Özgürlük tutkunu Nudem’e

yazan Zerya GÜL

“Jin Jiyan Azadî!” 

Nudem Nurhak, bu sloganla en çok özdeşleşen yoldaşlardan biri…

Yeni zamanın kadını, yaşamın özgürlükle birlikte anıldığı zamanın, özgürlük tutkunu bir yoldaş…

2000’lerde Kuzey Kürdistan’da atılmaya başlanan, 8 Mart’la ve kadın gündemli tüm mücadele alanlarıyla özdeşleşen bu sloganı keşfeden kadınlar arasında olma ihtimali yüksek. Çünkü aynı dönemin hummalı kadın çalışmaları içinde o da vardı. Kadınları büyük direnmeye, özgür düşünmeye ve yaşamaya çağıran bu slogan etrafında binlerce eylem, etkinlik, örgütlülük oluştu, oluşmaya devam ediyor. Kürt kadınının, Kürtler’in ve dostlarının olduğu her yere yayılan, kadınların özgürlük alanlarını çoğaltan, yaşamla bağını yeniden kuran, boğucu, tüketici sığınaklardan kurtulmasına öncülük eden kadın özgürlük mücadelesinin en etkili denklemi. Bu bağı kurmak; kadın militanlığını, fedakarlığı, yurtseverliği, yaşam sevgisini, özgürlük tutkusunu zirvede yaşamayı gerektirir. Nudem yoldaş bu zirvelere tırmanmanın yılmayan, coşku ve moralini hep canlı tutan, zor dönemleri aşmanın, sürekli arayış içinde olmanın yorulmayan militan kişiliğidir. Yaşamı ve mücadelesini anlamlandıran bu slogan, her zaman huzur bulduğu köyünde son yolculuğuna uğurlanırken yükseltilen ve özgürlük tutkunu tüm yüreklerde yaşatılacağını anlatan bir slogan olur.

Örgütlü olmak, özgürlükle eşdeğerdir.

Önder Apo, “Jin Jiyan Azadî” sloganını, kadın mücadelesinin ve gerçekliğinin sihirli formülü olarak nitelendirdi. Nudem yoldaş bu sihire kapılan, en canlı, eylemli, örgütlülüğün yükseltildiği ve kadın özgürlük mücadelesinin tüm Kürdistan’ı, Türkiye ve dünyayı etkilediği zamanların mütevazı örgütçüsü ve eylemcisidir. Kadın, yaşam ve özgürlük bağını mücadele içinde deneyimleyerek öğrenmiş, bu bağla özdeşleşmiş bir özgürlük arayışçısıdır.

Özgürlük; bilinç, örgüt, eylem demektir. Örgütsüz kadının, erkek egemen sistemin, kapitalist modernitenin tuzaklarını göremeyeceğini, görse bile aşamayacağını toplumsal yaşam içinde derinden hisseden Nudem yoldaş için, örgütlü olmak, özgürlükle eşdeğerdir. Bulunduğu bütün mücadele alanlarında, kadınla ilgili gündem, tartışma, kararlaşma ve örgütlenme süreçlerinin hepsinde vardır. Yeni örgütlenmelere, eylem ve çıkışa ihtiyacı görme ve buna göre çözüm üretme, zengin öneriler geliştirme konusunda kafası hep meşguldür. Her sürecin ruhuna uygun bir yenilik, yeni bir anlam, yeni bir eylem ve örgütlülük mutlaka vardır. Süreçleri anlama ve katılma konusundaki duyarlılık, içsel yolculuğundaki devingenlikten kaynaklıdır. Sakin bir görünümü olmasına rağmen, sürekli hareketli bir ruh ve düşünce dünyasına sahiptir.

Özgürlük mücadelesiyle özdeşleşti 

Cins bilinci ve örgütlülüğü dendiğinde, ilk akla gelen yoldaşlar içinde Nudem’in yer alması, kadın özgürlük mücadelesiyle özdeşleşmiş kişiliğinden kaynağını alır. Kadın örgütlülüğü; kadının özgürlük alanlarını tanımlayacak, özgürlük bilincini güçlendirecek, erkeğin egemenlik alanlarını sınırlandıracak, devletçi-iktidarcı siyaset ve komplolarını aşacak bir yaşam, mücadele ve gelecek güvencesi için hayatidir. Nudem yoldaşın mücadele deneyimi, bu gerçeklikle yüzleşme, aşma, kendini örgütleme ve özgürlükte yol almada yoğunlaşır. Bu örgütlülük içinde, cins kimliğini anlamlandırma, cins sevgisini geliştirme, birlikte mücadele etme, zayıf yönlerini aşma ve güce dönüştürme önemli bir yer tutar.

Kadının siyaset tarzını oluşturma, erkeğin gölgesi olmaktan çıkma, merkeziyetçi-tekçi-iktidarcı siyasetin karşısına demokratik siyasetin kadın duyarlılığı, örgütleyiciliği ve kapsayıcılığıyla çıkma, mücadele ve örgütlenmeyi gerektirir. Her meclis, kurum, parti, kooperatif bir okul, bilinçlenme ve örgütlenme mekanıdır. Her bir kongre ve konferans yeni bir döneme adım atmanın tartışma, sorgulama, kendini ve tutucu siyaset anlayışını aşmanın yoğunlaşma süreçleridir. Sonucunda kitlesel, görkemli sunumları, mesajları, kararları, örgütlenmesi ile yorgunluğu halaylarla giderilen hummalı çalışmalardır. Bu yorgunluğu halaylarla gidermeyi en çok hak edenlerden biri olarak, Nudem halaydadır. Halay çekmeyi, tatlı bir yorgunluğu gidermenin ve geleceği daha kararlı örmenin bir ritüeli gibi karşılar, mücadele coşkusuyla bütünleştirir.

Dağlarla buluşarak ruhsal dinginliğe kavuştu

Devrimci ve toplumsal emeğin en yoğunlaştığı alanın dağlar olduğu, gerilla yaşamı ve mücadelesinin erkek egemen zihniyete, kapitalist modernite sistemi ve yaşamına karşı en radikal mücadele alanı olduğu inancı capcanlıdır heval Nudem’de. Kadın olarak kendini bilmenin, bulmanın en sade mücadele alanı olarak, varlık ve özgürlük mekanıdır. Kürtlerin, kadının yaşam ve direniş kültüründe dağların anlamını, kişiliğini anlamlandırma arayışıyla buluşturan Nudem yoldaşta; dağlarla buluşan, bütünleşen, güzelleşen ve ruhsal dinginliğe erişen başka bir anlam yakalanmıştır. İyi ki burdayım, bu yaşamın, mücadelenin içindeyim duygusuyla hep bir tamamlanma, kendini yeniden oluşturma duygusunu hisseden ve hissettiren bir yoldaş olarak, huzur ve moral kaynağıdır.

Nudem yoldaş varlığıyla moral ve güç veren, canlılığıyla coşturan ve harekete geçiren, olgunluğuyla yoğunlaştıran, ciddiyetiyle kadın iradesi ve örgütlülüğünü hissettiren, dostluğu ve yoldaşlığıyla seven ve sevilen bir kadın yoldaştır. Akışkan enerjisi; sadeleşen duygu ve düşüncelerinin yansıdığı güzel ve içten gülüşü; düşünsel, ruhsal, fiziksel uyumu ve bütünlüğü giderek daha fazla kendinde somutlaştıran estetik yönü, onu çekici kılar. İhtiyaç olan yerde olmak, ihtiyaç duyulanı hissetmek ve ulaşmak, tamamlamak ve tamamlanmak insana verdiği anlamla ilgilidir. Bu anlamda en çok aranan, sorulan ve yanyana olunmak istenen yoldaşlardandır Nudem can. 

Bu özlemle, hep yanımızda hissederek kadın ve özgürlük mücadelesini yükseltmeye, Nudem’in yoldaşı Leyla Güven’lerin direngenliği, Zülküf Gezen’in fedai ruhuyla yürümeye devam edeceğiz.