Özgürlükte ısrar yürüyüşü

yazan Zerya GÜL

Önder Apo Bekaa’daki Mahsum Korkmaz Akademisi’nde, her 8 Mart’ta kadın yoldaşlarla adını “Özgürlük Yürüyüşü” koyduğu gelenekselleşen yürüyüşler gerçekleştirirdi. Yine böyle bir yürüyüşte O’nun kayalardan sekerek koşar adımlarla yürüyüşüne yetişmeye çalışırken nefes nefese kalan arkadaşlara dönüp gülerek “Bana yetişemiyorsunuz, değil mi? Yetişmek için kendinizi, adımlarınızı güçlendirmeniz lazım, güçsüz düşürülmüşsünüz” demişti.

Bu adımları güçlendirmek için; kadın ordusu, ardından YAJK, kadın partisi ve kadın konfederalizmi geliştirildi. Kopuş teorisi, Kadın Kurtuluş İdeolojisi, sonsuz boşanma, xwebûn bu örgütlenme adımlarının düşünsel, ruhsal, yaşamsal temelini oluşturdu. Yetmedi; erkeği öldürme, erkeği dönüştürme, özgür eşyaşamla tamamlanan kavramsal, kuramsal açılımlar geliştirdi. Özgürleşen kadın diyalektiğinin erkeğin egemenlik alanını daraltacağını ve özgürlüksel dönüşüme öncülük edeceğini gören ve gösteren bir yoldaşlık, dostluk adımlarını ördü. 

“Erkekten dost, kadın için ikinci gün skandal demektir” tespitini yapan Önder Apo, bu gerçekliği boşa çıkarmak için tarihsel kurnazlık ve komploculuğun köküne dinamit koymanın cesaretini gösterdi. Geleneksel toplumu, geleneksel tüm ilişki biçimlerini ve erkek egemen sistemi karşısına alan özgürlük için çarpan bir yürek, ateşlenen beyin ve sınırsız bir enerjiyle hep akan bir varlık biçimiyle özdeşleşti. Hep oluşan, oluşturan yeni bir varlıklaşma, kimlik ve kişilik kazanma bireysel ve toplumsal bir gerçekleşme biçimine dönüştü.

“Tehlikeli sularda yüzmek” 

Erkek egemen sistemin tüm kurnazlıklarının can damarını oluşturan, tüm kirini gizleyen, her türlü komploculuğu bu gizin üzerine kuran böylesi tehlikeli bir alana giriş yapmak, tarihsel komplocu geleneği deşifre etmek, bütün uygarlık güçlerini karşısına almak demekti. Uyuyan devi uyandırmış, cini şişeden çıkarmıştı. Sihirli lambayı, beyinleri, yürekleri aydınlatan, iyinin, güzelin, kötü ve çirkine galebe çalması için kullanmıştı.

“Tehlikeli sularda yüzmek” deyimi, böylesi cesaretli devrimci, özgürlükçü adımları ifade etmenin başka bir biçimi olabilir ancak. Amaç o kadar kutsal, çekici, yaratıcı, oluşturucu, örgütleyici, özgürleştirici ve güzelleştirici ki, her türlü tehlikeyi göze almayı gerektirecekti. Komploların ardı arkası kesilmemesine rağmen, ulaştığı gerçekliği yaşamak ve yaşatmak Önder Apo’da bir varlık, yaşam ve oluşum biçimidir. Kadın özgürlük çizgisinin çekiciliği, örgütleyiciliği, özgürlüklere kapı aralayan büyüleyiciliği, tüm tarihi ve toplumu aydınlatmanın hummalı bir uğraşına dönüşmüştür. Devletli uygarlık ve tüm komplolar karşısında duracak kök yakalanmıştır.

Özgür toplumsallığa yön veren kadınlar

Zilan gerçeği bu komploculuğu görme, çözme ve boşa çıkarmanın en duyarlı, en derin adımıdır. Bu yüzden “anlamlı bir yaşamın ve büyük bir eylemin sahibi”dir. Önderliğimiz “Zilan yoldaş komutan, bizler onun emir erleriyiz” dedi. Özgür toplumsallığa ve mücadelesine yön veren özgür kadın duruşu, hissedişi, eyleme geçişi ve kendini gerçekleştirme düzeyidir. Erkek egemen dünyanın kadına, topluma ve yaşama kıyan tüm yönelimlerini boşa çıkarmanın mihenk taşıdır. Özgürleşmek isteyen kadın ve erkek bu gerçeğin izinde yol alabilir. İki çizgi temsilinde Zilan özgürlüğü, yaşamı, toplumu, diğer çizgi ölümü, köleliği, devleti ve tüm kötülük ve komploları temsil etmektedir. Bu anlamda Zilan bir çizgi, bir manifesto olmuştur. Komploları boşa çıkarmanın fedai ruhunu, tanrıça kültürünün yaşayan gücünü temsil etmiştir.

Tecridi parçalamak ve Önderlikle buluşmak mücadele gerekçesidir

Önder Apo’nun kendini tanrılara karşı geldiği için kayalıklara çivilenen Prometheus’a benzeterek İmralı kayalıklarına çivilendiğini belirtmesi, tüm tanrıların gazabına uğradığını anlatmaktadır. Tüm uygarlık güçlerinin tecrit içinde tecritte uzlaştığı nokta, kadını şişeden çıkaran ve tüm kötülükleri bir bir deşifre eden, komploları boşa çıkaran özgürlük inancı ve iradesinin kırılmasına dönüktür. Prometheus’un ışığı, Önder Apo’nun demokratik ekolojik kadın özgürlükçü paradigması ve demokratik sosyalizmdir. Kadını, halkları, doğayı ve tüm dünyayı kurtaracak aydınlık yoldur. Tecridin bu kadar derinleştirilmesi, Önderlik’ten başlayarak kadın ve halklar devrimini tecrit ve tamponlamaya yönelmesi, tarihsel komploculuğun süreklileştirilmek istenmesiyle bağlantılıdır.

Avesta Xabûr yoldaş bu tehlikeyi sezer, Efrîn işgalinin devletlerarası komplonun devamı olduğunu görür ve Zilan fedailiğiyle boşa çıkarmak ister. Çağın Direnişi’nin sembolü olması, devletli uygarlık saldırılarını boşa çıkaracak direnişin kadın özgürlük değerlerini yükseltmek ve sahiplenmekten geçtiği bilincine sahip olmasıyla ilgilidir. 20. yılına giren devletlerarası komployu boşa çıkarmak, böyle bir direniş ruhu, kadın bilinci ve iradesiyle mümkündür. Bu kararlılıkla kadın devrimini derinleştirmek, Ortadoğu halklar devriminin temel dayanağına dönüştürmek, Önderlikle buluşmak, tecridi ve imha planlarını parçalamak, direnen tüm kadınların varlık ve mücadele gerekçesidir.