Roza’nın bıraktığı izler

- Eylem RONİ
463 görüntüleme

Zemheri demlerinde her kar tanesine mavi gülüşlerini sığdıran ve beyazı mavide saklayan umut ve heyecan dolu bir yaşam karesidir Roza. Lapa lapa yağan bir kar yağışında bizi karşılamaya gelirken tanıdım O’nu. O kış doğa, heybesindeki her şeyi boşaltırcasına kusuyordu. Kimi arkadaşlar acaba kıyamet mi geldi? diyordu. Sanki bozulmuştu her şeyin dengesi.

1999 Komplo yılıydı. Lanet ve karaya bürünmüştü iklim. Tanrı krallar tüm vahşetiyle zulmün tiyatrosunda son sahneyi canlandırıyordu. Öldürmeyen bir acının insanı yaşatacağı ve daha güçlü mücadele edeceğinin sınandığı tarihlerden geçiyordu herkes gibi Roza da. Bu zorlu süreçlerin cevabı fedaileşmekten geçiyordu. Her gerilla Önder Apo’nun etrafında ateşten çember oldu. Roza arkadaş da intikam için oluşturulan fedailer biriminin içinde yer alıyordu.

Karda yürümekten yorulmuş, bir adım daha atacak takatimiz kalmamıştı adeta. Bizi yüreğine alırcasına, üşüyen ve bitap düşen halimizi unuttururcasına sımsıkı sarıldı. O an soğuk yorgunluk gölgede kaldı. Tebessüm, içtenlik, fedakarlık ve yaşam aşkıyla herkeste derin izler bıraktı. Karşısındaki yoldaşının o an yaşadıklarını hisseden ve bunu davranış diline kavuşturan her hareketi O’nun neden fedailik gibi bir tercihte bulunduğunu çok iyi anlatıyordu.

Hazan’da buluştu Güneş’le

Güz mevsiminde özgürlük değerleriyle buluşan Roza arkadaş, Rojava’lı tanınan bir ailenin kızıydı. Yaşadığı çevrede ağa kızı olarak tanınıyordu. Fakat O bundan ziyade,   halkının özgürlüğü için mücadele eden bir Kürt kızı olarak bilinmek istiyordu. Küçük düşünmeye yer yoktu O’nun yaşam akışında. Büyük başarılara sahip olmayı ve arayışlarının peşinde koşmayı kafasına koymuştu. 1994 yılında dahil olduğu çalışmalarda 1 yıl boyunca kalır.

Önder Öcalan’ın genç arkadaşları eğitime alma istemi üzerine Roza arkadaş da Önderlik sahasına geçer. Önderliğin insanı geliştirmeye verdiği önem ve emeğe tanık olan Roza arkadaş kendi katılımını da bu temeller üzerinden inşa eder.

Mücadeleye katılımını babası desteklemiş olsa da, geniş aile çevresi O’nu ısrarla geri istemişlerdi. Yaşça devrimcilik için çok genç olan Roza’yı arkadaşları da geri göndermeye karar verir. İnatçı ve ısrarcı özelliklerinden dolayı hiç kimse O’nu katılım kararından vazgeçiremedi. Doğruluğuna inandığı bir şeyin sonuna kadar takipçisi oldu. Yaşam felsefesini oluşturan temel ilkeler O’nun her nefesinde çok belirgindi. Meraklı olması ve sürekli ve sorular sorarak sonuca ulaşmaya çalışması etrafında filozof olacak algısını yaratıyordu.

Önderliğin yanında kendi kişiliğiyle mücadele etmeyi öğrenen Roza, kendini her an  sorgulamayı bir erdem gibi ele alırcasına yaşamın her anında bu sorgulamayı yapıyordu. Ülkesiyle buluşmak için sabırsızlanan Roza öneri üzerine öneri yapar. Fakat Önderlik O’nun biraz daha kalması ve güçlenmesini hedeflemiştir. Aşırı ısrarları sonucu 1997’de gerilla saflarına gelir.

‘Kendi kişiliğinde devrim yarattın’

Önderlik Roza arkadaş için şu değerlendirmelerde bulunur; “Sen kendi kişiliğinde devrim yarattın.” Bu güç ve güven verici sözler Roza’nın yaşamı boyunca kendini borçlu hissettiği ve layık olmaya çalıştığı sözler olur.

Önderliği yoldaşlarına anlatırken gözlerindeki ışıltılı mavilik karşısındakine enerji veriyordu. Önderliğin her kadını kökleriyle buluşturduğu yeniden dirilmenin ayetlerini anlatırken tüm duygu ve düşünceleriyle Önderliğe bağlılığı, inancı yoldaşlarının katılımını etkiliyordu. Cins mücadelesinde ‘asla pes etmek yok’ diyordu. Önderlik kavgacı, zeki, kendine güvenen kızları sever, biz de bu özellikleri kendimizde oluşturmalıyız. Yaşamın her alanında çaba sahibi olmayanın bir parça ekmeği bile hak etmediğini söylerdi.

Özgürlük ölümden koparak farklılaşıyor

Roza arkadaş Önderlikle paylaştığı bazı duygularını günlüğünde şöyle kaleme alır;

Başkanım!

Baharda yüce ve büyük bir hatır istemeye hazırım. Ve ben kendini en üst düzeye ulaştıran ruhlardan biri olmak istiyorum. Zilanlar, Viyanlar, Xeyriler ve bu yolda yürüyen bütün yoldaşlarım gibi. Ve hissediyorum ki Onlar dağların zirvesinde, kayalıkların üstünde beni bekliyorlar. İçimdeki dünya çok büyük ve ben bu dünyamda önümdeki yolu daraltıp, zorlaştırarak kendimi içinde kaybettim. Bu da canımın çok yanmasına neden oluyor. Heval Mazlum sakin ve sevilen bir arkadaş ve dik başlılığıyla biliniyordu. Bu da O’nun özgür iradesini gösteriyordu. Zamanında özgürlüğe ulaşmadığımda kendime sürekli O’nu esas aldım. Özellikle içinde yaşadığımız bu dönemde özgürlük ölümden koparak farklılaşıyor. Çünkü bu çağ özgürlük ve sevginin beraber yaşayabileceği bir çağ değildir. Sürekli ikisini de yok etmeye çalışan bir çağdır. Dışarıda çok sert ve soğur bir hava var, fakat benim içimde volkan kaynıyor. Gerçek, görünen bir şeydir. Duygularını örgütlemek insan hareketleri için çok önemlidir. Acaba duygularımızı örgütleyebilir miyiz?”

Hesapsız ve korkusuz yaşar fedai

Amaca amansız bağlılıktır fedailik. Arayışların amaçla anlamlaşması ve hakikatle buluşmasıdır. Sonsuz bağlılık ve sorgusuz adanmışlıktır fedailiğin ışığı. Fedailer büyük yaşam savaşında kendisini, benliğini her anlamda sınayandır. Kendisini yaratma savaşında duygularını ve düşüncelerini yaşama yüklediği anlamları geçmişi ve geçmişte saklı olan geleceğini sınar. Ölümün anlamlı yaşamla farklılaştığı enerjidir.

Roza arkadaş fedailiğin yaşam felsefesine ulaşmak için 2000’den itibaren fiziki katılımdan tutalım ruhsal katılıma kadar tüm enerjisi ile kendisini kattı. Bir ortamda Roza arkadaşın canlılığı çok belirgindi. Bu O’nun yaşama ne kadar güçlü sahip çıktığını gösteriyordu. Tüm enerjisiyle çalışmalara katılan hesapsız, kaygısız olan, hatta sınırlarını zorlayan, her zaman gücünden daha fazlasını yapmayı esas alan bir duruşa sahipti. Zorlu eğitimlerde pes etmeyen, kadın arkadaşlar açısından fizikmen zor olan kimi hareketlerde en başarılı performansı gösterdiği biliniyor.

Fedailik çalışmasında Roza arkadaş kendi kişiliğinde büyük bir çıkış yaptı. Görev bilinci fedailiğin en temel ilkesidir. Görevde başarıyı ve zaferi yaratmak dönemin ruhuna uyum sağlamaktır. Görev aşkı duyarlılıkla yoğrulur. Yaşamdaki en küçük görevden en büyük görevlere kadar, temel tali ayırımı yapmadan tüm görevlere büyük bir sorumlulukla ve titizlikle yaklaşırdı Roza arkadaş. Yaptığının farkında olandır fedai. Günlük olarak ne yaptığını, ne yapması gerektiğini, ne yapacağının muhasebesini yapmak derin parti bilinci gerektirir. Roza arkadaş, yaptıklarıyla asla yetinmeyen, her zaman daha fazlasını yapmaya çalışan ve etrafını da böyle motive eden bir fedaiydi.

Zilan’a doğru

Dersim, her gerillanın gerillacılık yapmak istediği büyülü coğrafya. Her bir toprak parçasında tarih, isyan ve özgürlük emareleri hissedilir. Buradaki kadın direnişi ve dirilişi özgürlük arayışları herkes gibi Roza’yı da derinden etkilemiştir. Zilan yoldaşın tarihi eylemi Roza’da özgür kadın militanlığının tarihsel sorumlulukları üstlenip ve cevap olma öngörüsü bilincini kazandırmıştır. Bu yüzden Zilan’ın çıkış yaptığı mekanı adımlamak O’nun için büyük bir fırsattı. 2004 baharında düzenlemesinin Dersim’e olduğunu ilk duyduğunda sevinçten gözlerinden yaşlar aktı ve tek tek tüm yoldaşlarına sıkı sıkı sarılarak bir an kendini Önderliğe ve Zilan’a hiç olmadığı kadar yakın hisseder.

Roza arkadaş Dersim’e giderken şu sözleri dile getirir;

“Partiye ’94 yılında katıldım, gerillaya ’97 yılında geldim. Behdinan-Soran alanlarında kaldım, şimdi de Dersim’e gidiyorum. Dersim’e gitmek önemli, çünkü Önderlik ‘Bana bağlı olanlar Dersim’e gitsinler’ dedi. Bu esaslar ve duygularla Dersim’e gidiyorum. Heyecanlıyım. Tüm Kürdistan’ı selamlıyorum” sözleriyle, mutluluğun heyecanı ile açığa çıkan gülüşleriyle yola çıkar.

Dersim halkının kalbinde yer yapmıştı

Dersim’de eylemci kişiliğiyle tanınıyordu Roza. Bütün yoğunlaşmaları düşman hedefleri üzerineydi. Saatlerce karakolların keşfini yapar, gözleri ağrıyana kadar dürbünü elinden indirmezdi. ‘Sürpriz eylemlerle düşmanı şok edecek darbeler vurmalı, rahatsız etmeliyiz ki pes ettirme aşamasına getirelim’ derdi. Girmediği bir eylemde herkesle kavga ederdi, her eylemde onun da emeği olmalıydı. Düşmana öfkesi, kini büyüktü. Her şehit düşen yoldaşın intikamını almak için misilleme eylemlerinde hangi hedefin vurulacağını her toplantıda önerirdi.

Başarısızlıkları hazmetmez öfke duyardı Roza arkadaş. Kendi komutasındaki kadın arkadaşları eylemsel ve örgütsel açıdan geliştirmek için büyük çabalardı.  Arkadaşlara gerilla yürüyüşünde nefesini, fiziğini, temposunu nasıl örgütleyeceğini harfi harfine öğretiyordu. Dersim coğrafyasının adeta kadın arkadaşlar için yaratılmış bir coğrafya olduğunu dile getirir, kendisini burada çok özgür hissettiğini söylerdi. Dersim’de kaldığı günden şehit düşeceği ana kadar buradaki halk ve gerillalar üzerinde büyük bir etki bırakmıştı. Rojava Kürdistanı’ndan olup Dersim’e kadar gelip savaşması halkta büyük bir saygınlık yaratıyordu. Halkla diyaloglarında eğitici olduğu kadar mütevazi, sade ve halkın çektiği acılarla empati kuruyordu. Kendisine “Komutanımız”sın dedirtecek kadar Dersim halkıyla bütünleşip halkın kalbinde yerini yapmıştı.

Son eylem anı

Yine bir güz ayı ve yine düşmanın peşinde kaygısız cesur adımlarla koşan Roza’nın içi içine sığmıyordu. Hiçbir zaman pratikte yaptıklarıyla yetinmiyordu. O yılda hazan mevsimi gibi hüzünlüydü. 2007 yılında Dersim’de çok ağır bedeller vermiştik. Çok değerli yoldaşların aramızdan zamansız ayrılışları en çok da Roza’nın içine sinmemişti. Yoldaşlarının intikamını almadan kış kampına girmeyi kendine yedirmiyordu. İddia ve kararlılığı yüksek hedefe kilitlenmiş bir şekilde düşmanın üzerine yürüdü. Eylem başarıyla sonuçlanmıştı. Fata sonrasında çıkan operasyonda Roza çatışmada kahramanca savaşarak iki yoldaşı ile birlikte şehadete ulaştı.

* 30 Ekim 2007’de Dersim Mazgirt’te şehit düşen Roza Dêrik’in (Evlin BAŞA) anısına…