Sosyal imha en ağır idam cezasıdır

yazan Abdullah ÖCALAN

resim5Sosyalite hem üstyapının, hem altyapının temel bağlayıcı gövdesidir, omurgasıdır. Sosyal cemaat veya sosyal grup olmasını bilmeyenler; siyasileşmeyi, askerileşmeyi hiç bilmezler. Hatta bu kadar bilinç düzeyi veya üstyapı kurumu olarak da değerlendirebileceğimiz parti, ordu, sizi sosyal yönden bir araya getirmek, sosyaliteyi bir adım ilerletmek içindir.

Unutmayalım ki, sosyalleşmeyen insan hayvandır! İnsanlık, maymunlaşmanın eşiğindeyken kendi kimliğini ancak sosyalleşmekle bulmuştur. Bir sosyal grup olmak insana özgüdür. Ve siz sosyal gerçekliğinize anlam vermedikçe, bizim için neden-nasıl gerekliliğini, sosyal gerçekliğin toprakla bağını, siyasetle bağını doğru koymadıkça bu konuda kendinizi disipline etmedikçe gelişim olmaz.

***

Kendini savunabilmek

Düşmanın vuruş tarzı lime lime etmiş. Yani bir insan nasıl bir kavga sahnesinde veya bir boks sahnesinde üst üste müthiş yumruk yer ve sendeler, bir daha kendine gelemezse, düşman belki bundan daha kötü durumlarla bizi sendeletmiş. Böyle vurmaya karşı, ayakta durabiliyor musunuz, savunabiliyor musunuz? İşte o zaman savaşçısın, gerillasın, yiğitsin. Düşman sizi hayvanlaştırmaktan daha beter bir duruma sokmuştur. Madem biz de insan olmakta kararlıyız ve insanlığımızdan vazgeçmeyeceğiz diyorsak, o zaman amansız tartışmalarla, en özgür tartışma imkanlarıyla kendimizi anlayabiliriz.

Dört bin yıl öncesinin Kürt’ünü en özgür topluma çekiyoruz. Türkeş, günlük olarak haykırıyor ve son zamanlarda bunu müthiş tırmandırmış: “Halis muhlis bir Türk yapacağım, hem de faşist Türk” diyor. Şimdi bizi nasıl faşist Türk yapacak? Mustafa Kemal yirmi-otuz yıl vurdu, kırdı. Abdülhamit’i var, Yavuz Sultan Selim’i var, daha da ötesi var. Şimdi Türkeş faşisti, soykırımı tamamlamak istiyor.

O müthiş cinayet timlerinin çalışma tarzını, o korkunç cinayetlerini göz önüne getirin. Bazı kaçırdıklarına uyguladıkları yöntemi yarın genelleştirecekler. Yeni faşist dönem 12 Eylül’le başladı birkaç önderliği var, birbirlerine devrediyorlar. Dört genelkurmay başkanı, beş-on başbakan, bilmem bir o kadar iç ve dış ilişkiler bakanı. Düşmanınızı, düşmanın yöntemini anlayacaksınız.

Dünyanın en ilerici özgür toplumu

4136-Serok TekŞimdi en çağdışı kalmış bir kurum olarak devlet, şu anda en sağ ve en çürüten bir faşist yönelim altında üzerimize geliyor. Zaten bütün köyler boşaltılmış. Sırf ajanlaşmadıkları için o kadar köy boşaltıldı. Fukara dağda kalmış bir Kürt. Fakat düşman onu önce sarsmak istiyor. “Devlet budur” diye yüreğine büyük korku salmak istiyor. Zaten aç bırakıyor. Pavlov’un köpekleri gibi bir zil sesiyle ağzını sulandırarak devlete ajanlık biçiminde koşturmaya çalışıyor. Bu noktaya getirilmek isteniyor. Yoksa bu köylerin hepsi PKK’li filan da değil. Ama faşist hamle onu yutmak istiyor. Bunun için vuruyor, aç bırakıyor, birkaç zil sesiyle kendine bağlamak istiyor. Bu korkunç bir hayvanlaştırma sürecidir.

Herkes çaresiz. “Nedir bu başımıza gelen” diyorlar. Dört bin yıl öncesinden daha geri bir konum. Adam dağında, köyünde biraz daha insanca ve özgürceydi, o da elinden gitti. Faşist hamle bunu yapıyor.

Tabii, bunun temel bir nedeni de devrimci hamlemizdir. Devrimci hamlenin tehlikesini biliyor. O zaten dağ başındaki köylüye yetişmiş, dört bin yıl öncekinin Kürt’ünü alıyoruz, dünyanın en ilerici, özgür toplumuna çekiyoruz. Emperyalizm bunu dehşetle karşılıyor. Emperyalizm; “acaba bu devrimci hareket insanı nereye götürür, Kürt insanını nereye götürür, Ortadoğu insanını nereye götürür?” diyor. Ortadoğu gericiliğini ayağa kaldırmak istiyor. Kendisi pür dikkat, Almanyası  “en tehlikeli adam”, Fransası, Amerikası birbirinden daha beter, “bir an önce boğulmalı” diyor. Bu tehlike ileride onlara da yönelmesin diye, Ortadoğu’da gerici zirveler yapıyorlar. “Birlikte tedbir alalım” diyorlar.

Devrimci hareket, böyle büyük bir hayvanlaştırmaya karşı, büyük bir insani hareketle karşılık vermektedir.

PKK hareketi büyük bir insanlık hareketidir 

MANSETPKK, büyük hayvanlaştırmaya, bütün emperyalist gerici-çapulcuya, insanlık dışı her türlü uygulamalara karşı insanın kendini savunma ve özgürleştirme hareketidir. Bunun için düşman bizi kapsamlı bir biçimde sosyal olmaktan çıkarmayı hedefliyor. Kürt gerçeğinde siyasal, askeri, ideolojik, sosyal hatta kültürel olmak idamlıktır. Türk anayasası bu konuda hükmünü böyle vermiştir. İdamlık olana kelleyi teslim etmek istemiyorsan veya böyle bir fermana koyun gibi boynunu uzatıp, kestirmek istemiyorsan direneceksin. Siyasi, askeri, ideolojik cephede olay budur.

Türk faşizminin uygulamaları

Şimdi, sosyal cephe biraz daha farklıdır. Sosyal cephe nedir? Dağ başındaki köydür, kent yığınlarıdır. Şimdi bunların hepsine bilinen bu yasalarla idamlık verilemez, daha değişik bir idam gerekir. Sosyal gerçeklik olmaktan çıkarma. Bu, belki de en ağır idamdır. Bir kişiyi idam edersen, tepkisi onunla, ailesiyle sınırlı kalır. Ama bütün bir sosyal yapıyı dağıtmaya ferman çıkarttın mı, belki de o toplum dünyanın en talihsiz toplumu olur ve bu da biziz. Tarihte bu kadar kapsamlı bir sosyal gerçekliğin imha planının daha geliştirilmiş olduğunu sanmıyorum.

Hitler’in Yahudilere uyguladığı sınırlıdır.  Yine beyaz ırkın siyah ırka uyguladığı sınırlıdır ve nitekim bugün bunlar aşılmıştır. Ama Kemalizm’in ve Türk faşizminin uyguladığı hem çok gizli, hem de ölümüne işletilmektedir.

Sizin ve bütün toplumun hatası nereden kaynaklanıyor? Düşmanın yakıştırdığı elbise, taktığı ruh, kazandırdığı her türlü biçimle mal edilmiş, beğeni görmüş, çalımını sata sata yaşayacağını sanıyor. İşte büyük gaflet! Bunu erkenden farketmem çok isabetli oldu. Kendimi böyle bir gaflete düşürmemem, kendime yapabileceğim en büyük iyilik.