Üç kızıl gül

yazan Vildan Dirik

Can yoldaşlarım, sizler aramızdan ayrılalı iki yıl oluyor. Bu iki yılı sizlerin yokluğunun acısı ve bir o kadar da sizlerin yürüttüğü mücadelenin daha da yükseltildiği bir yoğunluk içinde geçirdik. Sizler fiziksel olarak bizimle olmasanız da hiç bir eylem adınız anılmadan, kavganız anımsanmadan geçmedi. Bizlerle her eylem, etkinlikte ve platformda tüm varlığınızla yerinizi aldınız, yani var olmaya devam ettiniz. Sizlerin gözlerindeki ve yüreğindeki  özgürlük ateşi yolumuza ışık tutarken, inancınız bizlerin Kabe’si oldu.

Belki her zaman gereğince layık olamadık sizlere, anılarınıza olan bağlılığın gereği olarak Kadın Özgürlük Mücadelesi’ni olması gereken düzeye yükseltemedik. Ancak yetersiz de olsa yürüttüğümüz her mücadelede, yaptığımız her eylemde, gösterdiğimiz her gelişimde ve yarattığımız her dönüşümde sizler yüreklerimizde ve düşüncelerimizde var oldunuz. Daraldığımız anlarda yaşamınızla bizlere örnek olup, bizleri yeniden motive ettiniz. Aslında hiç bir gerekçe sizlerin şehadeti önünde zaten yeterli geçerlilikte olamazdı.

Değerli yoldaşlarım, mücadeleniz ve şehadetinizin yarattığı etki dalga dalga yayılarak dünyada özgürlüğe susamış kadınlara umut olurken, sizlerin şahsında Kürt kadınları ise birer özgürlük sembolü ve abidesi haline geldiler.

Şimdi dünya gözlerini açmış Kobanê’ye bakıyor. Nasıl oluyor da dünyanın en acımasız, en barbar ve vahşi örgütüne karşı kadınlar savaşabilir diye şaşıyorlar. Bir yandan buna şaşarken diğer yandan da yaşlısıyla genciyle topraklarını, onurlarını kısacası yaşamlarına ait her şeyi kahramanca savunan bu kadınları anlamaya ve anlatmaya çalışıyorlar. Şaşmalarına şaşmamak gerekiyor yoldaşlarım, çünkü dünya böyle kahramanlıkları her zaman görmüyor ve savaş deyince akla kadınlar gelmiyor. Savaşları çıkartan erkekler ve savaşan da erkekler, kadınlar ise bu savaşların hep mağdurları olarak bilinir ya, işte bu kez bu gerçeğin bir yanının ters yüz edilmesi ile tanıştı dünya. Her zaman olduğu gibi bu kirli savaşlar, egemen erkek mantığının ürünü olmakla beraber, bu kez farklı bir tablo ortaya çıkıyordu. Kadınların mağduriyeti değil, cesurca ve kahramanca duruşlarıyla gündeme geliyorlardı. Öyleki dünya Kürt kadınları şahsında Kobanê ve Kürt savaşçılarına hayranlıkla bakıyor, önlerinde saygıyla eğiliyorlar. İşte bu kahramanlık, özgürlük ve bağımsızlık ruhunun yaratıcıları sizlersiniz değerli yoldaşlarım. Kobanê’deki direniş ruhunu, bu direniş ruhunun kadınları üzerindeki etkisini anlamaya çalışırken, sizler önümüze çıkıyorsunuz. Evet, bu ruhun yaratıcısı sizlersiniz. Kahramanlar bağırlarında başka kahramanlıkları beslerler, yarattıkları umut ve inanç her zaman ezilenlerin yoluna ışık tutar. Sizler de bugün Kobanê’de kahramanca direnen kadınları bağrınızda yarattınız ve ışığınızla yollarını aydınlattınız. Bu da göstermiştir ki haklı hiçbir mücadele boşuna verilmemiş, verilen her şahadet büyük umutlarla birlikte özgürlüğe yol almıştır. İşte şehitlerin yaratımları mücadelemize sadece anlam değil, ufkumuzu büyütmüş ve görkemli direnişleri kendisiyle beraber getirmiştir. Bu nedenle Kobanê’de siz vardınız. Kobanê’de Saraların ardılları vardı ve onlarla direniş anlam kazandı, büyüdü.

Bugün Rojava’da oluşurulan sistem tüm dünyanın ilgisini çekmekte ve birçok ülkeden araştırmacılar, siyasetçiler, yazarlar ve akademisyenler tarafından yerinde incelenmektedir. Çetelerin işgali altındaki köyler, şehirler adım adım özgürleştirilmekte ve özgür yaşam alanları oluşturulmaktadır. Halk kendi yaşamını kendi eliyle ilmik ilmik örmekte ve tüm bunlarda kadınların öncülüğü ve rolü hiç bir zaman olmadığı kadar etkin olmaktadır. Yaşamın her alanında varız ve savaşa karşı olsak da gerektiğinde savaşmayı da biliriz diyen Kürt kadınlarının duruşu sizlerin şahadetine verilebilecek en anlamlı duruş olmuştur. Ne sizi, ne de kadın mücadelesinde yaşamını yiteren diğer kadın devrimcileri Kobanê direnişinden ayrı düşünmek mümkün değil. Kobanêli kadınlarda sizleri görmemek mümkün mü? Kadın Özgürlük Mücadelesi katlanarak, bağrından kahramanlar üreterek çoğalmış, büyümüş ve şimdi tüm dünya genelinde Kobanêli kadınlar şahsında  bütünleşmiştir. Bugün artık Kobanêli kadınlar sizlerin öncülüğü ve önderliğinde kadın mücadele tarihine, Kürt kadınlarının adını bir kez daha en anlamlı şekilde yazmışlardır. Şehitlerin ölümsüzlüğü bu şekilde bir kez daha görülmüştür ve sizler bizlerin yüreğinde üç kızıl gül olarak yerinizi hep koruyacaksınız. Anılarınız önünde saygıyla eğiliyoruz.