Yaşamın rehberidir analar

- Çarçel ENGİZEK
379 görüntüleme

Kadınlar olarak yaşamın tüm üretim geleneğini içimizde barındırırız aslında. Bu cümle çoğu kişiye oldukça iddialı gelebilir, ama üzerinde derinlemesine düşünüldüğünde hak verilecektir. Her türlü emek çalışması kadınların yaşamında belli biçimlerde yansır. Yaşamsal bir boyut olarak gelişir. Öyle soyut ve kendiliğinden gelişen bir olgu değildir. Bu, yaşamı ve çalışmayı, üretim ile düşünceyi ayrıştırmamaktan, parçalamamaktan bütün ele almaktan geliyor. Kimlikleri, tüm toplumun düşünce ve davranışını içinde barındırır. Her şeyin iç içeliği aslında kadınlarda güzeldir. 

Mayıs ayı içersinde İstanbul’da Açlık Grevi direnişine destek vermek için eylem yaparken gözaltına alınan beyaz tülbentli annelerin eğitim durumuna ilişkin ifade tutanakları bölümüne “cahil” yazıldığı ortaya çıkmıştı. Cehalettin devlette ruh bulmuş halini bir kez daha görmüş olduk. Onlar, yaşamın bu beyaz tülbentli bilgeler tarafından yaratılıp kendisini sürdürülür kıldığını bilmeyecek kadar cehaletin dip noktasındalar. Günümüz biliminin, felsefesinin, hafızanın binlerce asır öncesinde bu analar tarafından ilk keşfinin yapıldığından, toplumların yine onların rehberliği, sevgisi ve alın teri sayesinde bu günlere gelebildiğini bilmeyecek kadar cahiller. Onlar, üzerinde oturdukları devlet zemininin bu bilge kadınların bir dokunuşu ile çökebileceğini hesaplayamayacak kadar cahiller. 

Bilincin toplumsallaşmasındaki erdem

Rojava’da gerçekleştirilen dönüşümlü Açlık Grevi eylemine katılan anaların sohbetinin konusu da işte devletin bu “cahil” cehaleti. Bu kör cehalet söylemlerini çok da ciddiye almasalar da, gururlarına da dokunmuştu. Annelerden biri “Bunlar günahlarında batmışlar, akılları ve yürekleri artık işlemez durumda, ne söyleseler de bir karşılığı yok” diye nokta koyuyor muhabbette. 

Rojava’da kadınlar dört duvar arasında kalıp yemek ve diğer ev işlerini yapmak ile mükellef değiller sadece. Toplumun savunma, ekonomik, politik görevlerine karşı da sorumluluk sahibiler. Yaşamın öncüsü olma bilinciyle akıyorlar hayata. Evet bu topraklarda eski çağlarda olduğu gibi kendi varlık gereksiniminin bilincinde bir toplum gelişiyor yeniden. Varlık hali nedir? Kimin için yaşar insan? Kadınlar hayattan ne bekler, ona ne verir? Kimin için bu denli çırpınır, kendisini nasıl güçlü kılar? Kürt kadınları tüm bu sorularına yanıt bulacak kadar bilincini toplumsallaştırmayı başardı. 

Yaşamın rehberleri

Üretim ile bilinç eşit düzeyde gelişir. Yaşam ve özgürlük bütünselliği ortak değerlerde saygıyla gelişir. Kürt anaları son yıllarda çok ağır savaşlara, kayıplara, acılara tanıklık etti. Savaş deyip geçmediler, onu yüreklerinin en derin noktasında yaşadılar. Yıkılan, viraneye çevrilen yaşamları bilinçleri ile, emekleri ile, elleri ile yeniden dokudular, onardılar. Ceberut devletin zulmüne karşı başı dik duruşları kendilerine olan özgüvenlerindendir. Çünkü onlar yaşamın yaratıcıları, sürdürücüleri, rehberleridir. 

Kırk yıl önce onurlu bir yaşam için çakılan kıvılcım büyüyor. Bu kavgaya dahil olmak bilmelerin en alası, üretimlerin en anlamlısı. Kof erkek mantalitesi cehaletini her gün biraz daha perçinlerken kadınlarımız, analarımız ve coğrafyamız varlığını ve bilincini daha güçlü kılma mücadelesini büyütüyor. Cehaletin dibine vurmuş diplomalılara en güzel cevabı toplumsal bilinçleriyle veriyor analarımız.