Zaferde buluşmak üzere… 

yazan Nujiyan ZEL

Yeryüzünden gökyüzüne ışıl ışıl parlayan bir yıldız gönderdim. Ardından bir tane daha ve bir tane daha… Toprak ana sizleri bağrına bastı, sımsıkı kucakladı.  Ben ise ellerimle toprağınızı kazamadım, yüreğime gömdüm sizleri! Sizden uzakta acınızla demlendim. Şimdi yüreğimde her geçen gün daha çok gürleşiyorsunuz.

Artık kara bulutlar ateşten şimşekler salsın ve yağmurlar yağdırsın üzerimize. Ağır ağır taşıdığı tüm damlalarını salsın ülkemin toprağına. Yine bir cemre zamanında güneş ve yağmur bekleyen tohumlar misali yüreklerin umutlarla coşacağı yağmurlar yağsın üstümüze! 

Şimdi cemre zamanı sevgili Ekin’im, takvimler seni gösteriyor. Vakit gökkuşağı günleri Ararat’ım, yürek, ruh ve güzelliğinle yarışan bahar gibi. Hazan terk edip gittiğin gibi Didar’ım, veda gibi tıpkı, umudun hüznün ardına saklanıp demlenmesi gibi… 

İçimi ürperten gerçekliğin adısın

Zemherinin tam ortasındayız, dünya kar beyazı ile örtündü. Bu yılki kış kampımızın koşulları oldukça iyi. Arkadaşlar kampımızı yapana kadar büyük emek sarf ettiler, bir hayli yoruldular. 

Irmak’ım can yoldaşım; çoğu zaman seni düşündüğümde, senin de beni hissettiğini biliyorum. Arkadaşlık sevgisi sözcüklerle anlamını ifade edebileceğim bir kavram değil. Yüreğimin parçası üç canı, Ekin, Didar, Ararat’ı beş ay içerisinde peş peşe sonsuzluğa uğurladık. Ve onlardan sonra da Fuat’ımızı uğurladık. Ve şimdi sen, benim duygu ve düşüncemde, ruhumda zaman zaman içimi ürperten gerçekliğin adısın. 

Zaman, her an bir can almaya meyilli

Mücadele yaşamımız yoldaşlarımızın uzun ömürler içerisinde yol almasına yetecek kadar  garanti taşımıyor. Zaman, her an bir can almaya yüz yüze bırakıyor bizi. İşte tüm bu gerçeklerin içerisinde bir gün senin de beni-bizi bırakıp gideceğini iyi biliyorum. Neredeyse senden sekiz yaş büyüğüm ve benden önce bu yaşama veda edebileceğin ihtimali büyük adaletsizlik, acımasızlık olur. 

Seninle doğru düzgün arkadaşlık yapamadık. Ayrıldığımızda sen daha on yaşında küçük bir çocuktun. Ve seninle özgürlük saflarında yeniden karşılaştığımızda 16-17 yaşlarındaydın. Ne bir kardeş olarak ne de aynı düşünce davasının yol arkadaşları olarak birbirimizi yakından tanıma şansımız olmadı maalesef. Her zaman arada mesafeler oldu. 

Sen benim ruh ikizimsin

Fakat her şeye rağmen şunu biliyorum ki “sen benim ruh ikizimsin.” Yaşamın boyunca yoluna çıkacak tüm engellerin her birini vicdan ve düşünce gücünle tart ve yoluna devam et! Tüm zorlukları olanca gücünle karşıla, bırak gelip geçsinler önünden. Eğer bilge kişiliğinde karşılarsan, sana en fazla güç katacaktır. Yalnız, onları asla küçümseme ve kovma kapından. Olgunluğunla ve bilgeliğinle karşıla, gücünle iradenle uğurla. Ve ülkemin özgürlüğüne duyduğum hasret kadar, anneme babama özlemim kadar sana hasret kaldığımı unutma küçüğüm. Yeni bir paylaşımda buluşmak üzere. Zaferde buluşmak dileğiyle…