Mısır’ın ilk feministlerinden: Melek Hıfni Nasif

- Fidan YILDIRIM
327 görüntüleme

Malak Hifni Nassif

Melek Hıfni Nasif, 20. yüzyılın başlarında Mısır kadınının gelişimine entelektüel ve politik alanda önemli katkı sunmuş bir feminist. Kadınların eğitimi konusunda söylevler veren ilk Mısırlı kadınlardan olmanın yanısıra, lise eğitimi almasına izin verilen ilk kadınlar arasında da yer almaktaydı.

Kahire’de 25 Aralık 1886 yılında doğan Melek Hıfni Nasif, orta sınıftan bir aileye mensuptu. Edebiyat ve kültürel konularla ilgili olan babasının da etkisiyle daha büyüme çağında Arap şiirleri okuyor ve boş zamanlarında yazılar yazıyordu. Babası daha çocukluğundan başlayarak ona Arapçayı ve Arap kültürünü öğretti, onu Mısır’ın öz kültürü ile buluşturdu.

İlk Mısırlı feministlerden

O dönemde kızların ancak evde özel eğitim almaları mümkünken avukat olan babası onun evinin dışında eğitim almasına izin verdi. Nasif, Kahire’deki Abbas İlkokulu’nun kızlar bölümüne girme şansını yakaladı ve 1901’de okuldan mezun olan ilk grup içinde yer aldı. Onun gibi tanınmış bir şahsiyet olacak olan Nebeviyye Musa ile birlikte bir devlet lisesinde eğitim almalarına izin verilen ilk kızlardandı. Her ikisi de öğretmen okuluna kayıt yaptırdı ve Nasif 1905’de Mısırlı ilk kadın öğretmen olarak mezun oldu. Okuduğu ilk okulda iki yıl öğretmenlik yaptıktan sonra ailesinin evlenmesi için baskı yapması sonucu 1907’de babasının belirlediği, bir Bedevi kabile reisi olan Abd al-Satar al-Basil Paşa ile evlenmek zorunda kaldı. Yasalar evli kadınların öğretmenlik yapmasını yasakladığı için mesleğini bıraktı. Eşinin peşinden çöl ortasındaki Fayyum’a giderek orada zor bir yaşama mahkum oldu. Evlendiği kişinin önceden evli ve bir çocuklu olduğunu öğrendi ve hem bu kumalı yaşamın acı tecrübeleri ve hem de başka kadınlara dair gözlemlerine dayanarak Mısırlı kadınların durumunu incelemeye ve yazıya dökmeye başladı. Bahisatu’l-Badiye takma adıyla Mısır toplumuna dair makaleleri liberal-seküler el-Umme partisinin yayın organı olan ‘el-Ceride’de yayımlanmaya başladı. Mısır gazetelerine düzenli olarak yazan ilk ve önemli kadın yazar olan Melek Hıfni Nasif, yirminci yüzyılın ilk Mısırlı feministleri arasında yer aldı.

Kadınlarda farkındalık yarattı

Nasif’in yaşadığı dönem kadınların statüsü ve Mısır’ın geleceği konusunda entelektüel ve politik tartışmaların yoğun yaşandığı bir dönemdi. Feminist ve ilerici düşünceleri ileri sürenler kadar ulusalcı ve geleneksel düşünceleri savunanlar da yoğun bir tartışma içindeydiler. Melek Hıfni Nasif de bu tartışmalara Mısır’ın geleceğine dair kendi özgün bakış açısı ile katıldı. Gerek gazetede yayınlanan makaleleri gerekse üniversitelerde ve Umma Partisi’nin merkezlerinde sık sık gerçekleştirdiği söylevlerde kadınların örtünmemesi, eğitimi, kızların erken evliliği, kadınların boşanma özgürlüğüne sahip olmaları, eşlerinden gördükleri şiddet konularında düşüncelerini açıklıyor; bu yolla kadınların ilerlemelerine katkı sunuyordu.

MANSETO dönemki feminist düşünceler ne yazık ki ağırlıkta Batılılaşma ve Avrupai yaşam tarzını olumlamaya dönüktü. Hüda Şaravi gibi bazı feministler kadınların peçelerini atmalarını daha Avrupai, daha özgür bir yaşama doğru ilerleme olarak değerlendiriyorlardı. Nasif bazı yönlerden çağdaşlarıyla aynı düşünceleri paylaşsa da bazı yönlerden de onlardan farklı, kendine has düşüncelere sahipti. Alternatif bir feminist anlayışı vardı. Avrupalılaşmayı İslam ve geleneksellikle harmanlıyor; ancak iki dünyanın kombinasyonu ile kadınların doğru yönde ilerleyebileceğine inanıyordu. Düşüncelerini yazdığı makalelerde dile getiriyordu.

Çok eşliliğe karşı çıktı

1900’lerin başlarında Mısır’da birçok elit kadın peçelerini açmayı feminizmin sembolü olarak ele alıyordu. Kasım Amin gibi bazı yazarlar kadınların güçlerini ve özgürlüklerini göstermelerinin bir sembolü olarak onların peçelerinden kurtulmalarını savunuyordu. Melek Hıfni Nasif ise, buna karşı çıkıyor ve özgürlüğe bu yolla ulaşılamayacağını söylüyordu. Ona göre, varlıklı birçok kadın peçelerini onun baskısından kurtulmak ya da özgürlük arayışlarından dolayı değil, Avrupa modasına uymak için atıyorlardı. Peçenin uzun zamandır kültürlerinin bir parçası olduğunu ve onu yasaklamanın birçok kadın için rahatsız edici olacağını dile getiriyordu. Kadınları önce onları örtünmeye sonra da birdenbire özgürlükleri için açılmaya çağıran erkeklere karşı ihtiyatlı olmaya çağırıyor; peçe konusundaki düşünceleri ile diğer feministlerden ayrılıyordu.

Nasif, Mısır’daki kadınların evlilikteki hakları konusu üzerinde de ağırlıkla duruyordu. Kendi kişisel tecrübesinden de bu konuda çok şey öğrenmişti. Yaşadıklarından yola çıkarak çok eşliliğe şiddetle karşı çıktı. Bir makalesinde çok eşliliği kadının ölümcül düşmanı olarak nitelendiriyordu. Evliliğe bakış açısında büyük değişikliklerin gerektiğini savunuyordu: Çok eşlilik sona ermeli, kadın da erkek de boşanma hakkına sahip olmalı, kadınların evlilik yaşı en az on altıya çıkarılmalıydı. Erken evliliğe şiddetle karşı çıkan Nasif, bunu Mısır’daki evlilik sisteminin en büyük sorunlardan biri olarak değerlendiriyor ve köklü reform yapılmasını savunuyordu.

Kadınlar için eğitim reformunu savundu

Nasif, eğitim reformunu kadınların birçok sorununun çözümünde anahtar olarak görüyordu. Kızların okula gitme ve okulu bitirme umudundan yoksun bırakılmasını haksızlık olarak değerlendiriyor, bu görüşlerini diğer feministlerle de paylaşıyordu. Ancak eğitim nasıl olursa olsun düşüncesinde de değildi. Mısır’daki misyoner okullarına karşı çıkıyor, en eğitimsiz kızların misyoner okullarından mezun olanlar olduğunu savunuyordu. Halk eğitim sistemi üzerinde daha fazla kontrol  kurulması gerektiğini belirtiyor ve Mısır kültür ve tarihi de dahil daha zengin bir eğitim müfredatının gereğini dile getiriyordu.

Resmi eğitimin tek başına kadınların sorunlarını çözemeyeceğini savunarak kadınların aynı zamanda Kuran ve şeriat konularında da eğitim alması gerektiğini ileri sürmesi onunla diğer feministler arasındaki mesafeyi daha da açtı. Nasif, aynı zamanda dönemindeki dini uygulamaları da eleştirerek İslamın ilk yıllarında olduğu gibi kadınların da camilerde ibadet edebilmesi gerektiğini savundu. Kadınların harem hayatından bunalıp oyunculuk, dans gibi Batı kültür tarzına ait eğilimler göstermesine karşı çıktı. Kadınların İslami değerler çerçevesinde kendi yolunu bulması gerektiğini belirtiyordu. “Eğer biz Batıyı takip edersek kendi öz medeniyetimizi yıkmış oluruz ve bir millet medeniyetini kaybettiğinde zayıflar ve yok olur” diyordu.

Politik eylemlerde yer aldı

Melek Hıfni Nasif, çoğu kadının uğradığı haksızlıkların ev içinde yaşandığını savunuyor; bir kadının geleceğinin terbiyede, bir çocuğun büyütülme tarzında yattığını belirtiyordu. Avrupalı anneler ile Mısırlı anneler arasındaki farkları vurgulayarak Mısırlı annelerin kızlarının fiziksel sağlığı ve zihinsel gelişimlerine Avrupalı anneler kadar özen göstermedikleri eleştirisini yapıyordu. Annelerin kızlarına başkalarıyla empati kurmayı öğretmesi gerektiğini söylüyordu. Kızlara daha iyi dini eğitim verilmesi, kadın hemşireler için okullar açılması, kadınların sağlık hizmetine ulaşma olanaklarının artırılması ve hijyen eğitimi verilmesi için eğitimde reform öneriyordu.Malak-Hafni-Nacef

Nasif, düşünceleri çerçevesinde örgütlenmeler ve politik eylemliliklerde de yer aldı. Başka ülkelerden kadınlarla buluşma perspektifiyle Kadın Eğitim Derneği’ni kurup Mısırlı kadınları diğer Arap ülkelerinin kadınları ve Avrupalılarla bir araya getirdi. Kızıl Haç’la ilişkili bir ilk yardım servisi kurdu. Kendi evinde bir hemşirelik okulu açtı. Kadınlara kendi evlerinde ürettikleri ile kendi paralarını kazanmaları için yardımcı oldu. Yazılarında savunduğu düşünceleri pratikleştirmeye özen gösterdi.

1909’da Kahire’deki Mısır Üniversitesi’nde üst ve orta sınıf kadınların oluşturduğu gruba tarihi konferanslar verdi. Kadınların ev dışında çalışmalarının temel hakları olduğunu ve onlara uygun iş fırsatları hazırlanması gerektiğini savundu.

32 yaşında yaşamını yitirdi

Nasif’in en dikkate değer çalışmalarından biri, kadınların durumunu iyileştirmek amacıyla Mısır Yasama Meclisi’ne 1911’de on maddelik bir program sunmasıdır. Bu maddelerin bazıları şöyleydi: İlk okul okuma zorunlu olmalıdır; hijyen eğitimini, çocuk bakımını, ilk yardım ve ekonomiyi içermelidir; hemşirelik ve öğretmenlik eğitimi verilmelidir; yüksek öğrenim tüm kadınlara açık olmalıdır. Bütün bu maddelerde yasa çıkarılması talebinde bulunan Nasif, diğer maddelerde ise evlilik yaşı ve peçe gibi kadın hakları konularını ele alıyordu. Meclis bu programı kabul etmediyse de, feminizmi politik bir foruma taşırmada önemli bir örnek oldu.

Melek Hıfni Nasif, 17 Ekim 1918’de bir grip salgını sonucu hastalanarak 32 yaşında vefat etti. Cenaze törenine çok sayıda feminist, Mısır Eğitim Bakanlığı ve birçok hükümet mensubu katıldı. Denemeleri Mart 1919 ile Mart 1920 arasında dokuz bölüm halinde ‘el-Muktataf’ dergisinde onun anısına yayımlandı. Daha önce de 1909’da, “Al-Nisa’iyyat” adı altında, yaptığı konuşmalar ve yazdığı denemeleri kendisi bir araya getirip yayımlamıştı.