Bir hayaliniz olsun

- KAKTÜS
203 görüntüleme

Bir kez daha anladım ki, kadın olmak çok zor! Ya kendi başımıza isyan bile edemiyoruz…

Kadına karşı şiddeti protesto etmeye de erkekler geldi. Ayıp ya, insanın biraz olsun yüzü kızarır. Ama ne gezer… “Ruhsal şiddetten tecavüze, sizi öldürdüğümüz için erkeklikten utanıyoruz” demeleri gerekirken, “Allah, kadını erkeğe emanet etmiştir. Ölen kadınlara El-Fatiha” dediler ya.  Yuh yani…  “Kadınların canı bize emanet, siz bizim namusumuzsunuz” dedi erkek olduğunu unutan densizin biri.

Ya STAR! Gel de saçını-başını yolma. Gel de vızıldayan erkek sineğe rulo gazeteyi yaptırma…

Okuyucudan özür dileyerek söylüyorum;  “ulan, sivrisinek, bırak da kendi isyanımızı kendimiz çıkaralım. Sen niye bizim yerimize isyan ediyorsunuz? Sözüm ona “kadına yönelik şiddeti” kınamak için Taksim’de mini etek giyip, eylem yapıyorlarmış…  İyi niyetten şüphemiz yok. Fakat söylemeden geçemeyeceğim “Cehenneme giden yol, iyi niyet taşlarından döşenmiştir.”

Düşünebiliyor musunuz, Taksim’de 100 kadın mini etekle eylem yapsaydı kaçta kaçı sağlam çıkardı? Bu soruyu da tamamıyla ‘iyi niyetimden’ soruyorum ha… Ya arkadaş madem mini etek giydiniz, bari ağda yapsaydınız ya. Biraz çekici olsaydınız, bir-iki vatandaş sizi taciz etseydi, taciz nasıl bir duygu olduğunu öğrenseydiniz. Yapmayın arkadaş, iyilik yapalım derken bizi yine hedef tahtasına oturtunuz. Madem kadınlara bir iyilik yapmak istiyorsunuz, çıkın şu hükümete karşı kendi adınıza isyan edin. Karşı durun, olmazsa devlete kafa tutun ulan!

İsyandayız, anlamıyor musunuz? Şiddet uygulayan siz, tecavüz eden siz, öldüren siz… İsyana gelince yine önde giden siz… Bu işte bir terslik yok mu? ‘Bu bir suçluluk psikolojisi’ diyeceğim, ‘aaaaa’ sesleri çıkacak sizden. Düşünüyorum da, bir an o bedeni parçalanan ve yakılan arkadaşın yerine kendi bacınızı, eşinizi falan mı düşündünüz? Hani yani, başka bir erkeğin sizin “kadınlarınıza el atması” mı sizi kadınlardan önce sokağa döktüren?  Diyeceksiniz, “bu kadar da değil.” Diyebilirsiniz. Ama bırakında yasımızda olmayan siz, isyanımıza da gelmeyin. Anlamıyor musunuz, İSYAN’ dayız! “Silahlanacağız,  silahlanacağız. Gerekirse, devlete de karşı duracağız!”  Var mı ötesi? Siz yapabiliyorsanız bunu yapın. Hadi devlete karşı durun. Ne oldu, zor mu geldi? Devlet dokunulmaz mı? Anarşi mi olur? Biri, size ‘terörist’ mi der. Ama söz konusu kadın olunca terör uyguluyorsunuz. Aaaa unutmuşum, siz zaten devletin kendisisiniz.  ‘Kadına özgürlük’ iyi bir şey olsaydı, siz onu kendiniz getirirdiniz…  O mantıkla, “kadının isyan etmesi gerekiyorsa onu da biz yaparız” diyorsunuz.

Erkeğin kurnaz olduğu söylenirdi, ama bu kadar olacağını düşünmemiştim. Ya siz kurnazdan da öte, duygu dolandırıcılarısınız. Kadın adına, kadın kurtarıcılığına soyundunuz! Analitik zekanın bu dehalığına pes! Yol, su, elektrik gibi geleceğe yatırım… Gel-git, “kadını dövme, sövme, öldürme hakkı sadece birkaç erkeğin tekelinde olsun,” hikaye bu…

Geçen vatandaşın biri diyor, “ben olmasaydım, o adam kim bilir sana ne yapacaktı? Dua et, o beğenmediğin erkek yanındaydı…”  Şimdi bacılar, ben bu adama ne diyeyim? Aha, siz söyleyin! Bir de “ben olmasaydım” demiyor mu, sanki biri balyozla kafama vuruyor, ruhum o kadar şiddet görüyor yani… ‘İyilikle’ bile insana sövmenin bir yolunu buluyorlar ya. Şimdi yerimden kalkacağım, ben kendimi döveceğim, sırf o, “ben olmasaydım” dememesi için… İşte, şimdi anladım insan nasıl cinnet geçirip, psikopat oluyor. Demek ki, tüm mesele buymuş…

Ya arkadaş, sizin hiç hayaliniz yok mu? Biraz kendiniz için mücadele edin. Mesela kendiniz için özgürlük isteyin! Erkeklik namına serbest ağlayabilme hakkı için yürüyüş düzenleyin. Başlık parasının kaldırılması için eylem yapın. Bir hayaliniz olsun ya…

Erkekte öldürme hissini körelten bir icatta bulunun. Ruhunuzu keşfe çıkın… Olmazsa devlete karşı çıkın… Çıkın, “bir erkek olarak artık senin adına kimseyi öldürmeyeceğim. Sevme ve bunu ikrar etme hakkımı istiyorum” deyin. Erkeğin ruhunu iyileştirme atölyeleri kurun. Ne oldu, hani cesaret, yiğitlik sizdeydi? Ya, zor tabi… Ya arkadaş, bir hayaliniz yok, güzel yaşam adına… Ev, araba, biraz zengin olup, istediğin kızı alma, tüm kadınların hayran olduğu tip olma dışında ne hayaliniz var, Allah aşkına söyler misiniz?

Ama kadın söz konusu oldu mu hemen damlıyorsunuz. Çıkıp, “artık öldürmeyeceğim, şiddet uygulamayacağım, tecavüz etmeyeceğim, işkence yapmayacağım, ‘Yiğidin Malı’nı meydanda sergilemeyeceğim” diyerek isyana kalkacağınıza, “kadına uzanan eller kırılsın” diyorsunuz. O el sizin zaten, kırın kurtulalım.

Demem o ki, düştüğünüz dip noktayı bir görün,  silkelenin biraz… Ruhunuza güzellik katın, umut dolu olsun! Bir hayaliniz olsun insanlık adına…

İSYAN’ dayız arkadaş, bilmem anlaşılıyor mu? Jin, Jiyan, Azadî! Silahlan, devlete karşı dur! Her şey kadının özsavunması için… Kısaca; Bijî 8’te Adar’ê  yani…