Bir yemin, üç meşale: Mirabal kardeşler

- Fidan YILDIRIM
303 görüntüleme

Belki de bize en yakın şey ölüm fakat bu beni korkutmuyor, haklı olan herşey için savaşmaya devam edeceğiz.” (Maria Teresa Mirabal)

“Bunca acıyla dolu ülkemiz için yapılacak her şeyi yapmak bir mutluluk kaynağı, kollarını kavuşturup oturmak ise çok üzücü.” (Minerva Argentina Mirabal)

“Çocuklarımızın bu yoz ve zalim sistemde yetişmesine izin vermeyeceğiz. Bu sisteme karşı savaşmak zorundayız. Ben kendi adıma her şeyimi vermeye hazırım, gerekirse hayatımı da. (Patria Mercedes Mirabal)

 

Bugün tüm dünyada kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılması mücadelesiyle özdeşleşmiş bulunan Mirabal kardeşler ne yazık ki insanlık dışı bir şiddetin kurbanları… Ve onların maruz bırakıldıkları şiddetin yarattığı nefret bugün tüm dünyada kadına yönelik şiddete karşı mücadelenin ateşleyici gücüne, Mirabal kardeşler ise kadına insanca bir yaşam yaratmanın bayrağına dönüşmüş bulunuyor.

Mirabal’ler dört kızkardeşlerdi. Dominikli bu dört kızkardeşin dördü de ülkelerindeki Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele yürütüyorlardı. İçlerinden üçü; Minerva, Patria ve Maria Teresa 25 Kasım 1960 günü rejim güçlerince vahşice katledildiler. Dördüncü kızkardeş Dedé yalnız hayatta kaldı. Katledilmeleri ülkelerindeki faşist rejime karşı isyanı ateşleyen Mirabal kardeşler önce Dominik halkının sonra da tüm dünya kadınlarının mücadele sembollerine dönüştüler. 1999 yılından bu yana, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun aldığı kararla, katledildikleri gün olan 25 Kasım “Kadına Karşı Şiddeti Ortadan Kaldırmak İçin Uluslararası Mücadele Günü” olarak dünya çapında eylemlerle karşılanıyor.

Mirabal kardeşler, Enrique Mirabal Fernandez ile Mercedes Reyes Camilo’nun kızları olarak Dominik Cumhuriyeti’nin Salcedo kentine bağlı Ojo de Agua köyünde doğdular. Orta halli bir çiftçi ailesine mensuptular. Dört kızkardeş de diğer hemcinsleri gibi evlenip birer aile kurdular. 1 Mart 1925’de doğmuş olan en büyükleri Bélgica Adela Mirabal Reyes (Dedé) kızkardeşlerinden farklı olarak kolleje gitmedi;  tarım işleri ve hayvan besiciliğinde ailesine yardım ederek sürdürdü yaşamını.

Mirabel kardesler 2

‘Kelebekler’ mücadele yolunda

12 Mart 1926 doğumlu ikinci kızkardeş Maria Argentina Minerva Mirabal Reyes, tanındığı isimle Minerva belki de hepsinin yaşam yolunu çizen oldu. Minerva, amcasından etkilenerek Trujillo karşıtı politik harekete katıldı. Rafael Leonidas Trujillo 1930-1938 ile 1942-1952 yılları arasında ülkenin resmi başkanlığını yapmış, ancak gerçekte 1930’dan suikastle öldürüldüğü 1961’e kadar ülkeyi perde arkasından diktatörlükle yönetmişti. Minerva hukuk okuyarak avukat oldu ancak 1949’da Trujillo’nun ilerleyişine karşı çıktığı için mesleğini yapmasını sağlayacak lisansı alması engellendi. Ablasının yanında kalıp onun politik aktivitelerini öğrenen 15 Ekim 1935 doğumlu en küçük kızkardeş Antonia Maria Teresa Mirabal Reyes onun izinden yürüdü ve politik aktivitelerde yer almaya başladı. Onu da ablası Patria izledi. 27 Şubat 1929’da doğan Patria Mercedes Mirabal Reyes, Trujillo’nun adamlarının bir dini ayin sırasında gerçekleştirdikleri katliama tanık olduktan sonra kardeşlerine katıldı. Eşi tarafından geride durmaya zorlanan Dedé politik aktivitelere en son dahil oldu. Kızkardeşler Trujillo’nun adamları tarafından gerçekleştirilen ve Patria’nın tanık olduğu katliamın tarihinden esinlenerek “14 Haziran Hareketi”ni kurdular. Grup, Trujillo tarafından katledilen birçok insanla ilgili kitapçıklar hazırlayıp dağıttı; isyanın başlayacağı zamana hazır olmak için silah, bomba vb. materyaller edinmeye başladı. Kızkardeşler Minerva’nın mücadeledeki kod adı ‘Kelebek’ten esinlenerek kendilerine “Las Mariposas” (Kelebekler) adını taktılar. Hareketleri daha sonra “Clandestina” olarak adlandırıldı.

Direnişin kızkardeşleri

Minerva ve Maria Teresa rejim karşıtı faaliyetlerinden dolayı tutuklanıp hapsedildiler. Üç kızkardeşin eşleri de onlar gibi mücadelede yer alıyorlardı ve bundan dolayı tutuklanıp Santo Domingo’daki hapishaneye konuldular. Bu saldırılara rağmen hiçbiri Trujillo rejimine son vermek için mücadele etmekten vazgeçmedi. 1960 yılında  Amerika Devletleri Organizasyonu Trujillo’nun uygulamalarını mahkum ederek ülkeye gözlemciler gönderdi. Minerva ve Maria Teresa cezaevinden salıverildiler ancak eşlerinin tutuklulukları devam etti. Trujillo rejimi tarafından defalarca tutuklanmalarına ve mal varlıklarına el konmasına rağmen Minerva, Patria ve Maria Teresa kardeşler ülkelerinde sivil hakların ve demokrasinin inşası mücadelesinden vazgeçmediler.

Kelebeklerin ruhundan korktular

25 Kasım 1960’da Patria, Minerva ve Maria Teresa şoförleri Rufino de la Cruz ile birlikte Patria ve Minerva’nın tutuklu eşlerini ziyarete gittiler. Cezaevinden dönüş yolunda Trujillo’nun yandaşları tarafından yolları kesildi; kızkardeşler ve şoför birbirlerinden koparılarak ayrı ayrı işkence ve dayaktan geçirilip katledildiler. Kızkardeşlere öldürülmeden önce tecavüz edildi. Cesetler daha sonra arabaya konarak araba dağ yolundan aşağıya yuvarlandı ve olaya kaza süsü verildi. Ne var ki, halkın bunun rejimin bir cinayeti olduğundan kuşkusu yoktu. Cinayetten kısa süre önce diktatör Trujillo yaptığı bir konuşmada ülkede iki büyük tehlike olduğundan söz edip birini kilise, diğerini ise Mirabal kardeşler olarak tanımlamıştı. Cinayet bu açık hedef göstermeden sonra gerçekleştirilmişti.

Devletten gelen itiraf

Mirabal kardeşlerin öldürülmelerinin Dominik halkı üzerindeki etkisi Trujillo’nun diğer cinayetlerinden çok daha büyük oldu. Diktatörlük karşıtı mücadele tırmanarak altı ay sonra, Mayıs 1961’de Trujillo’nun suikastle bertaraf edilmesiyle sonuçlandı. Trujillo’nun öldürülmesinden sonra General Pupo Romàn, Mirabal kardeşlerin Trujillo’nun sağ kolu olan Victor Alicinio ve Pena Rivera tarafından katledildiklerinden haberdar olduğunu itiraf etti. Ne var ki, Mirabal kardeşlerin katledilmeleri olayının ayrıntıları Trujillo yandaşı Joaquin Balaguer’in 22 yıllık iktidarının sona erdiği 1996 yılına kadar resmi düzeyde özenle gizlendi. Balaguer, cinayetin gerçekleştiği 1960 yılında da devlet başkanıydı.

1997 yılında devlet okullarındaki tarih dersleri müfredatı gözden geçirildi ve Mirabal kardeşler “ulusal şehitler” olarak ders kitaplarına girdi. Balaguer sonrası dönemde Mirabal kardeşlerin anısı belirgin olarak canlandı. Ulusal Tarih ve Coğrafya Müzesi’de Mirabal kardeşlerin özel eşyaları sergilendi. Trujillo’nun onuruna yapılmış olan dikili taş Mirabal kardeşlerin anısını yansıtan fresklerle (duvar resmi) kaplandı. Bu freskler birkaç yılda bir yenileriyle değiştirilmektedir.

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Anıları hep yaşatıldı

Kızkardeşlerinin katledilmelerinden sonra abla Dedé Mirabal hayatını onların mirasına adadı. Geride kalan altı çocuklarını büyüttü. Bunlardan biri, Minerva’nın kızı Minou Tavàrez Mirabal’dı ve 1996-2000 yılları arasında dışişleri bakanı vekilliği yapmış, 2002’den bu yana da alt mecliste milletvekili olarak bulunmaktadır. Kendi üç çocuğundan biri olan Jamie David Fernandez Mirabal eskiden Dominik Cumhuriyeti başkan yardımcılığını yapmış, şimdi de Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı makamında bulunmaktadır. Dedé 1992 yılında “Mirabal Kardeşler Vakfı”nı, 1994’de ise doğum yerleri olan Salcedo’da “Mirabal Kardeşler Müzesi”ni kurdu. 25 Ağustos 2009’da “Vivas en su Jardin” adıyla bir kitap yayınladı. 1 Şubat 2014 tarihinde yaşamını yitirinceye dek kızkardeşlerinin doğduğu Salcedo’daki evlerinde yaşadı.

25 Kasım şiddetle mücadele günü

Mirabal kardeşlerin direnişi ve vahşice katledilmelerinin yankısı Dominik sınırlarına hapsolmadı. 1981 yılında Kolombiya’nın Bogoto şehrinde toplanan “Latin Amerikalı ve Karaipli Kadınlar Kongresi” Mirabal kardeşlerin anısına, katledildikleri gün olan 25 Kasım’ı “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak karar altına aldı. On sekiz yıl sonra da BM 25 Kasım’ı “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” olarak ilan etti.

Mirabal kardeşler tüm dünya kadınları için birer mücadele rehberi olarak alınmanın yanısıra sinemada, edebi eserlerde, damga pullarında vb. çeşitli biçimlerde yaşatılmaktadır. Dominikli şair Padro Mir “Amén de Mariposas” (Kelebeklerin Amini) şiiriyle, yazar Julia Alvarez “İn the Time of the Butterflies” (Kelebekler Zamanı) romanıyla Mirabal’leri ölümsüzleştirdiler. 21 Kasım 2007’de, doğdukları vilayet Salcedo’nun adı “Hermanas Mirabal Province” (Mirabal Kardeşler Vilayeti) olarak değiştirildi.

2000 yılında Mirabal kardeşlerin cenazeleri bulundukları yerden alınarak doğdukları köye taşındı.