Doğuştan bir isyancı: Hubertine Auclert

- Fidan YILDIRIM
246 görüntüleme

Hubertine Auclert; oy verme hakkı da dahil kadın hakları ve özgürlüğü için mücadele eden bir öncü ve kendini “feminist” olarak tanımlayan ilk Fransız kadın hakları savunucusudur. 10 Nisan 1848’de Fransa’nın Auvergne alanındaki Allier departmanında yedi çocuklu orta halli bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası 1848 yılında İkinci Cumhuriyet’in ilanıyla Tilly komününün belediye başkanlığına gelmiş, ancak 1852’de Louis-Napoléon Bonaparte’ın askeri darbeyle iktidara gelmesiyle görevini kaybetmiş bir cumhuriyetçi ve İkinci İmparatorluk karşıtı varlıklı bir çiftçiydi.

Daha dokuz yaşındayken bir Romen Katolik manastırına yerleştirilen Hubertine Auclert burada dini temellerde eğitim aldı. On üç yaşında iken babasını kaybetti. Aldığı dini eğitimin etkisiyle rahibe olmaya karar veren Auclert’in bu talebi Saint Vincent de Paul manastırının rahibelerince kabul görmedi. 1864 yılında on altı yaşındayken manastırı terkederek annesinin de yaşamakta olduğu amcasının evine yerleşti. Annesinin 1866 yılında vefatının ardından ağabeyi tarafından Montluçon’daki bir manastıra yerleştirildi tekrar. Rahibeler tarafından fazlasıyla bağımsız karakterde olduğu suçlamasıyla 1869’da ikinci bir kez daha kilise yaşamından uzaklaştırıldı. Bu uygulamayı haksız bulan Auclert dini sınıf karşıtı duygulara kapıldı.

Hubertine Auclert 3

Doğuştan bir isyancı

Kadına yönelik erkek baskısı ve şiddetine karşı neredeyse doğuştan bir isyancı olan Hubertine, kadın hakları için verilen mücadeleden etkilenmekte gecikmedi. Manastırdan ayrıldığı dönemde Maria Deraismes ile Léon Richer tarafından dile getirilen feminist görüşler ve gerçekleştirilen aktivitelerden  etkilenen ve ailesinden kalan mirasla ekonomik olarak da bağımsızlaşan Hubertine, 1869’da Paris’e giderek orada kızkardeşinin evine yerleşti. Burada cumhuriyetçi ve kadın hakları savunucusu çevreler içinde yer aldı. İmparator III. Napoléon’un iktidarının sona ermesi ve Üçüncü Cumhuriyet’in kurulmuş olması kadınlar karşıtı maddeler içeren Napoléon yasasına karşı mücadelenin yolunu açmış bulunuyordu. Kadınlara eğitim ve ekonomik bağımsızlık yolunun açılması, boşanmanın serbest bırakılması talepleriyle eylemliliklerde artış yaşanıyordu.

Kadın karşıtı yasalarla mücadele

“Kadınların Durumunu İyileştirme Derneği” ile Victor Hugo’nun Onursal Başkanı, Léon Richer ile Maria Deraismes’in ise yöneticisi olduğu “Kadın Hakları Derneği”ne katılan Auclert feminist faaliyetlerde yer almaya başladı ve Richer’in sekreteri oldu. Kendisini “feminist” olarak tanımlayan ilk Fransız aktivistti. Zamanın birçok öncü cumhuriyetçi feministi gibi Auclert de, katolik manastırındaki yaşamının da etkisi ile, kilise karşıtı bir mücadeleciydi. O dönemin Fransız kadın hareketi mücadelesinin odağına kadın karşıtı yasaların değiştirilmesi talebini koyarken, Auclert daha ileri taleplerle mücadeleyi öne çekiyor; kadınlara seçimlerde aday olma hakkı tanınması mücadelesini vererek, eğer kadın vekillere söz hakkı tanınmış olsaydı adaletsiz yasaların asla kabul edilmeyeceğini savunuyordu. 1876’da kadınlara oy hakkını savunan “Kadın Hakları Derneği”ni kurdu. 1883 yılında dernek adını “Kadınlara Oy Hakkı Derneği” olarak değiştirdi. Ne var ki 1878 yılında Paris’te toplanan “Uluslararası Kadın Hakları Kongresi” kadınlara oy hakkı talebine destek vermeyerek Hubertine Auclert’i büyük hayal kırıklığına uğrattı. Yönünü sosyalist harekete çeviren Auclert, 1879 yılı Ekim ayı sonunda Marsilya’da toplanan “Üçüncü Ulusal İşçi Kongresi”ne katıldı. Kongrede uzun bir konuşma yaparak şu mesajı iletti: “Kadınları kötü koşullara mahkum eden bir cumhuriyet erkeklere eşitlik getiremez!” Mesaj çok açıktı, ancak proletaryanın mantalitesi henüz bu mesajı almaya hazır değildi!

Hubertine Auclert 5 Temsil yoksa vergi de yok

Hubertine Auclert karşılaştığı zorluklar ve engellerden daha da bilenmiş olarak 1880 yılından itibaren vergi vermeme tavrını geliştirdi. Yasal temsil hakkına sahip olmayan kadının vergi verme yükümlülüğü de olmamalıydı ona göre. Yasal danışmanlarından biri, daha sonra 1887’de hayatını birleştireceği Avukat Antonin Lévrier idi. 8 Nisan 1881’de yüksek mahkeme tarafından vergi vermeme tavrı mahkum edilip vergi memurları kapısına dayanınca tutumunu daha fazla sürdüremedi.

Auclert 13 Şubat 1881de “La Citoyenne” (Vatandaş) isimli, kadın özgürlüğünü ateşli bir şekilde savunan aylık bir gazete çıkarmaya başladı. Gazete, aralarında Séverine (Caroline Rémy) ile gazeteye birçok makale yazan ressam ve heykeltraş Marie Bashkirtseff gibi dönemin feminist hareketinin elit şahsiyetlerinin de desteğini aldı.

Evlilikte mal paylaşımını savundu

1884 yılında Fransız hükümeti nihayet boşanma hakkını yasallaştırdı, ancak Hubertine Auclert yasanın kendi maaşına sahip olma hakkı tanımayarak bariz bir biçimde kadınlara önyargılı yaklaştığını belirtip çıkan yasayı eleştirdi. O zaman için “radikal” bir öneri ortaya atarak, evlenen çiftlerin mal paylaşımını içeren bir evlilik kontratı yapmaları gerektiğini savundu. Feminist mücadelesini dil alanına da taşıran Auclert; tanık, avukat, seçmen, milletvekili gibi birçok kelimenin dişil halinin üretilmesi gerektiğini savundu.

Auclert eşiyle birlikte 1888’de Cezayir’e gitti ve orada dört yıl kaldı. Eşinin ölümü üzerine tekrar Paris’e dönen Auclert, maddi sorunlardan dolayı “La Citoyenne”in yayımına son verdi. Ancak feminist aktivitelerini sürdürdü. 1894 yılında Edouard Drumont tarafından çıkarılan “La Libre Parole” (Özgür Söz) isimli gazetede yer aldı. 1900 yılında Fransa’daki bütün feminist kadın örgütlerini bir çatı altında birleştiren “Fransız Kadınları Ulusal Konseyi”nin kuruluşuna tanıklık etti. Konsey, kuruluşunun hemen ardından kadınların oy hakkı mücadelesini desteklemeye başladı.

Hubertine Auclert 4 Parlamento seçimlerine aday oldu

1908’de yıllar süren mücadeleden sonra Fransız devleti nihayet kadınların kendi gelirlerinin kontrolünü kendi ellerine almalarını kabul etti. Ancak 60 yaşına gelmiş olan Auclert tam özgürlük için mücadelesini sürdürdü. Aynı yıl belediye seçimleri sırasında, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmemesini protesto için bir oy sandığını sembolik olarak parçaladı. 24 Nisan 1910’da Marguerite Durand tarafından da desteklenerek otoritelere karşı geldi ve kendisini parlamento seçimlerine aday gösterdi. Renée Mortier ve Gabrielle Chapuis isimli iki kadın daha onları takip ederek adaylıklarını açıkladılar. Fakat otoriteler tarafından dördünün de adaylıkları kabul edilmedi.

Fransız kadınlarının hak mücadelesi tarihinin ana şahsiyetlerinden biri olarak değerlendirilen Hubertine Auclert eylemlerine 1914’de 65 yaşında vefat edinceye dek devam etti. Paris’teki komünar mezarlığı olan Père Lachaise’e gömüldü. Mezarının üstünde kadınların oy hakkı mücadelesini simgeleyen bir heykel bulunmaktadır.