Kerkük’te devam eden kavgamız…

- Tamara Warjin/Kerkük
227 görüntüleme

YPJ-KERKUK

Kandil’in karlı zirvelerinden, yücelere uzanan sarp kayalıklarından ve kar sularından oluşan coşkun derelerin kıyısından aşağılara doğru heyecanlı bir yürüyüşle başlattık Kerkük yolculuğumuzu. Onlarca Edulê ve Onikiler ovadaki savaş için kuşandı silahlarını. Bir de gerillaca sırtladık yol dostu olan çok işlevli sırt çantalarımızı. İlerlerken arkamıza fazla bakmamak için çabalıyoruz. Ne de olsa bu dağlar öğretmişti bize kavgayı ve yaşamın derin manasını. Zorlu gece yürüyüşlerinde varılan dağ zirvelerine, tepeden tırnağa ter içinde kaldıktan sonra ayaklarımızın altında dizilen dağ silsilelerine bakarken tuhaf bir duygu düşüyor içimize. Bir de dağlı halkın çocukları olmak var işin içinde! Şehir gerillacılığı öncelikli eğitimimiz olsa da, her gerillanın yüreği dağ kokuyor. Nergisin, kekiğin, reyhanın kokusunu ve kulaklarımızı dolduran binbir çeşit kuş seslerini göğüs kafesimizin sol yanına iliştirip iniyoruz bizim için yeni olan ovadaki savaş meydanına.

Yol boyu bölge halkının umut dolu karşılamalarına şahitlik ediyoruz. Yol kenarını dolduran binlerce insanın “bu topraklar sahipsiz değil artık” der gibi selam vermeleri, gül yapraklarını ve bayram şekerlerini balkonlardan araçlarımızın üzerine serpiştirmeleri yükümüzü daha da ağırlaştırıyor. Büyük ve uzun süreli bir kavga için ilerlediğimizi heyecan ve neşe dolu yoldaş yüzlerinde okumak zor olmuyor böyle anlarda. Şunu hiç unutmuyoruz; biz Sara yoldaştan devraldık bu yeri göğü inleten KAVGAYI! “Nerde haksızlık olsa, nerde kölelik dayatılıyorsa, nerde kadınların özgürlük mücadelesine darbe vurulmak amaçlanıyorsa orada ölümüne KAVGA edeceksiniz” demişti bize. Bugün Kerkük’te Musul’da Şengal’da, Rojava’da yaşananlar Sara yoldaşın emrini yerine getirmemiz için biz emir erlerini savaş meydanlarına koşturuyor. Kavga ede ede özgür yarınları yaratacağımızın bilinciyle elde silah, yürekte büyük umutlar, tutuyoruz cephedeki yerimizi.

Ne Kerkük’ün çöl sıcağı, ne IŞİD’in toplum üzerinde yaratmaya çalıştığı korku işliyor APO’cu militanların özgürlük ve hakikat aşkıyla dolu yüreklerine. Yüzlerce gerilla tek beden gibi dolduruyoruz büyük cenk için hazırlanan mevzileri.

En çok da talancı, tecavüzcü, insani bütün değerlerini kaybetmiş egemen erkek zihniyetine karşı bir savaş olarak adlandırıyoruz bu kavgayı. Silahımızı havaya kaldırırken, Ortadoğu’nun Ana Tanrıça kültürüne bağlı kalmanın derin gururunu ve eşsiz mutluluğunu yaşıyoruz.

Önderliğimizin “doğru yoldayız, ama yoldayız” sözünün kılavuzluğunda yola devam ederken, Ortadoğu’nun binlerce yıllık kutsallıklarını, toplumsal değerlerini, ahlak ve hakikatini savunmak için, tüm kadınlar ve gençlerle bu özgürlük yolunda yürümeyi diliyoruz.

*YJA-Star gerillası