“Erkek adamın düştüğü zor durum”

- Newroz Ceren
233 görüntüleme

G.KURDISTAN EYLEM 525 Kasım’da Süleymaniye asayişi miting yapmak isteyen Kürdistan Özgürlükçü Kadınlar Hareketi (RJAK) üyelerine elektrikli coplarla saldırarak ve göz yaşartıcı gaz sıkarak müdahale etmişti. Asayiş müdürü “ben sizi anlamıyorum, siz sokak kadını mısınız, her gün sokaklardasınız, siz de diğer örgütler gibi gidin otellerde, salonlarda konferans yapın, başımızı belaya sokmayın” diyerek kadınların durması gereken sınırı hatırlatmıştı. Bu hatırlatmayı yaparken aslında gerçeği de söyledi. Çünkü Güney Kürdistan’da faaliyet yürüten RJAK başka örgütler gibi değildi.

Kelepçeden on dakika önce çıkmış ellerini yumruk yapmış, bize doğru sallıyordu:Benim gibi bir erkek adamı bu hale getirirsiniz öyle mi? Benden hesap istersiniz, öyle mi? Hepinizin gözünü çıkarırım, sizi pişman ettiririm. Siz kadınlar kendinizi ne sanıyorsunuz? Nereye gitseniz peşinizde olacağım, bacaklarınızı kıracağım…”

Biz otuza yakın kadın bu tehdit fırtınasında oturduğumuz ipe gerilmiş bez parçası mahkeme koltuklarında gittikçe daha geriye yaslanıyorduk. Bizim dışımızda salonda bulunan herkes; hakim, güvenlik görevlisi ve mahkeme tutanakçısı hepsi bıyık altından gülerek bize bakıyor, tehdit fırtınasını bir evin camından izler gibi izliyorlardı. Adamın oğlu da babasının ardından tehditlerin son sözlerini sanki önceden beraber prova yapmışlar gibi hiç şaşırmadan tekrarlıyordu.

Davacılar sanık oldu

İçeride beş erkek ve otuza yakın kadın vardı. Onların altı katı fazla olmamız güç dengesini hiç değiştirmiyordu. Aslında yazılı olan kanuna göre şikâyetçi taraf olarak gelmemize rağmen kadim bir paradigmanın kanunu tarafından yargılananlar olarak şimdi mahkemesi yapılan bizdik. Bir erkek adamı düşürdüğümüz durumdan dolayı yargılanıyorduk.G.KURDISTAN EYLEM 6

Mahkemenin nedeni, 26 yaşındaki Sâkar adlı kadın öğretmenin babası tarafından öldürülmesiydi. Sâkar, Güney Kürdistan’ın Süleymaniye iline bağlı Ranya kasabasında bir erkekle ilişkisi olduğu söylentileri nedeni ile uykudayken babası tarafından kalaşnikof silahla taranarak öldürülmüştü. Irak yasalarına göre bir cinayette aile şikâyetçi değilse dava açılmayabilir. Eğer zanlı cinayeti “namusunu korumak” için işlediğini ispatlarsa sadece 6-12 ay arasında değişen bir ceza ile kurtulur.

Hem suçlu hem de güçlü!

Süleymaniye’deki kadın örgütleri RJAK öncülüğünde bir platform kurarak Sâkar’ın katledilmesi olayına el attı ve kadın örgütleri olarak mahkemeye başvurma kararı aldı. Ancak mahkeme başvuruyu kabul etmeyince Sâkar’ın annesi ile ilişkilenip bir şikâyet dilekçesi imzalattık.  Sâkar’ın babası bu nedenle 7 ay tutuklu kaldı. Fakat annesi ailenin tehdidi nedeni ile mahkemeye gelmedi ve dilekçenin ona ait olmadığını söyledi. Böylece Sâkar’ın babası, kendisine göre de hâkime göre de ‘boşu boşuna’ 7 ay hapis yatmış oldu.

İşte bizim erkek adamı düşürdüğümüz hal buydu. Mahkemenin bu son oturumunda bu nedenle Sâkar’ın neden ve nasıl öldürüldüğü hiç ele alınmazken, sadece ‘erkek adamın’ düşürüldüğü durum tartışıldı. Oturum bittikten sonra bu durumu kabul etmeyeceğimizi söylemek için yanına gittiğimiz hâkim aslında bizim paçayı sıyırdığımızı, bize dava açılması gerektiğini, bunu yapmadığı için kendisine teşekkür etmemiz gerektiğini söyleyerek gitti.

RJAK kapatılan ilk kadın kurumu

“Erkek adamın düşürüldüğü hal” kavramı, geniş ve esnek bir kavramdır. Aileden aileye, mahkemeden mahkemeye, kanundan kanuna genişliyor, derinleşiyor. Erkeklerin zihinsel ufkuna göre yeni yeni şekiller alıyor. Erkek adamın namusunu lekelemek, erkek adamı dile düşürmek, mahkemeye düşürmek vb. söylemler, erkek adamın kişisel nedenlerle bir hale düşürülmesi demektir. Bu ise suç demektir. RJAK, GG.KURDISTAN EYLEMüney Kürdistan’da bu suçu kamulaştırıp genelleştirmeye çalışarak bir suç daha işledi. Bu nedenle de Güney Kürdistan’da ‘erkek adamın sistemine düşürmeye çalışmak’tan yargılanıp Hewlêr bürosu kapatılan ilk kadın kurumu oldu.

19 Mayıs 2014’te RJAK’ın Hewlêr bürosuna baskın düzenlendi, çalışanları gözaltına alındı. Büro kapatıldığı gibi, içindeki bütün malzemelere el konuldu. Mahalle Asayiş Müdürü, RJAK’ın artık kapatıldığını, bir daha çalışma yürütemeyeceğini söyledi. Ancak RJAK bunu kabul etmeyerek mahkemeye başvurdu.

Dikiş nakış iyi, eylem kötü

Hewlêr’de yapılan RJAK’ın kapatılması mahkemesi Sâkar cinayeti mahkemesinin değişik bir versiyonuydu. Öncelikle mahkemenin ilk birkaç oturumu ‘niye mahkemeye başvuruyorsunuz?’, daha doğrusu ‘nasıl mahkemeye başvurmaya cesaret ediyorsunuz, erkek adamı mahkemeye düşürüyorsunuz?’ tartışmaları ile geçti. Daha sonraki oturumlar suç teşkil edecek hiçbir gerekçe olmadığı için ‘toplumsal asayişi tehdit ediyorsunuz, toplumu kışkırtıyorsunuz, insanlara yanlış şeyler öğretiyorsunuz?’ suçlamalar ışığında geçti. Yani ‘siz bizim gibi erkek adam hükümetini ve erkek adamları nasıl sorgular ve sorgulatırsınız?’ meselesine döndü sorun. Mahkemenin sonunda Hewlêr bürosunun kamuyu kışkırtan eylemleri nedeni ile kapatıldığı söylendi. Resmi mahkeme sonucuna göre ise sadece kadınlar için bazı çalışmalar yapmak için (hâkimin yorumuna göre sadece kadınlara dikiş nakış öğretmek için) kurulan bir dernek işi milleti kışkırtmaya dökmüş, siyasal faaliyet yürütmeye başlamıştı, bu nedenle de kapatılıyordu. Bu kararın kabul edilmeyeceğini söylemek için mahkeme sonrası görüşülen yetkili kişiler de tıpkı Sâkar’ın mahkeme hâkimi gibi bürodaki eşyaları iade ettikleri için şükretmemiz gerektiğini söyledi. Her iki mahkemenin sonucu da aynıydı: Haklı olanlar, erkek adamın toplumsal kural, gelenek ve tahayyülünü bozduğu, yani onu zor duruma düşürdüğü için yargılanıyordu.

Sorunun temelinde aşırı erkeksilik var

Güney Kürdistan’daki kamusal düzendeki en belirgin özellik nedir diye sorulacak olursa verebileceğim ilk cevap ‘aşırı erkeksilik’ olacaktır. Siyasi partilerin rekabet biçimleri, muhalefetin duruşu, kamu düzeninin (ki bu kavramı hiç benimsemem) kurgulanış biçimi, bir bütün hayatın kurgulanışında aşırı erkeksilik vardır. Sadece bu sistemG.KURDISTAN EYLEM 7in temel çarkı olan siyasetçilerin resimlerine bile baksanız bu gerçeği hissederseniz. Gülümseyen resimlerde dahi bir haşinlik vardır.  Bu tespiti sadece bir parti veya birkaç kişi için söylemiyorum. Çünkü aslında Güney Kürdistan’daki partilerin hepsi matruşka bebekler gibi birbirinin içinden çıkmışlardır. Bu erkeksilik geleneğini ilk sistemleştiren KDP olduysa da, daha sonra ondan kopan YNK aynı geleneği sürdürmüş, ondan kopan Goran Hareketi de aynı geleneği devralmıştır vs. Bazıları kıyıdan köşeden biraz törpülenmiş olsa da, orijinal örnek KDP’dir. Dayandığı sosyal zemin ve aşırı güç birikimi onu bu konuda daha ayrıcalıklı kılmıştır.

‘Başımızı belaya sokmayın’

Fakat genel olarak Güney Kürdistan’da sistemsel hakikatleşme, hakimiyetler zincirinin güçlülüğüne ve bunun sürekliliğine her açıdan odaklanmıştır. Bunu toplumda içkin bir hale getirmeyi de başarmıştır. Sistem dışı muhalefet yokluk sınırında seyrediyor dersem sanırım mübalağa olmayacak. İşte RJAK’ın suçu bu noktada başlar; sistem dışı muhalefet sınırını biraz geçmeye çabalaması, diğer kadın örgütlerinden farklı olması. Bir kere hiçbir siyasi partinin denetiminde değil. Devletin hiçbir kurumuna maddi olarak bağımlı olmadığı için bütçem kesilir kaygısı taşımıyor. Kadın konusunda sadece ölümleri durdurun diye gözyaşı dökmüyor; sistemi, siyasi otoriteleri eleştiriyor, DAİŞ saldırılarının başladığı dönemden beridir kadınların öz savunma hakkı konusunda çalışma yapıyor. Kamu otoritelerini en rahatsız eden özelliği ise kadınları sokağa çıkarıyor, sokak eylemleri yapıyor. 2013 yılında 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde Süleymaniye asayişi miting yapmak isteyen RJAK üyelerine elektrikli coplarla saldırarak ve göz yaşartıcı gaz sıkarak müdahale etmişti. O zaman asayiş müdürü “ben sizi anlamıyorum, siz sokak kadını mısınız, her gün sokaklardasınız, siz de diğer örgütler gibi gidin otellerde, salonlarda konferans yapın, başımızı belaya sokmayın” diyerek kadınların durması gereken sınırı hatırlatmıştı. Bu hatırlatmayı yaparken aslında gerçeği de söyledi. Çünkü RJAK başka örgütler gibi değildi.

Reform değil devrim istiyoruz

RJAK diğer kadın hareketleri ile biçimsel olarak kıyaslandığında maddi gücü diğer hareketlere göre çok zayıf, hiçbir güç tarafından desteklenmiyor, kurumları binaları yok, baskılar nedeni ile çalışanları birçok zorlukla karşı karşıya kalıyor, bu da çalışmalarını zorlaştırıyor. Fakat RJAK tüm bunlarla beraber sağlam bir muhalif duruş gösteriyor, olaylarla sınırlı kalmıyor, sistemi eleştiriyor, reform değil devrim istiyor, bir yerlerde gedik açıyor ve insanlar bu gedikten diğer tarafa geçiyor. Bu radikal duruşu onu istenmeyen, çekinilen durumda tutuyor. Bu toplumu sonsuza değin kendi mülküymüş gibi yöneteceğini sanan güçler bu G.KURDISTAN EYLEM 8nedenle RJAK ve onun gibi güçleri tehdit olarak görüyor. Otoriteye başkaldırı sayıyor. RJAK hareketinin sistemin erkeksi yönünü teşhir etmesinden korkuyor. Erkeği zor durumda bırakmasından çekiniyor. RJAK’ın kadınlara esin kaynağı olmasını istemiyor, ona imrenenlerin düşeceği durumu baştan herkese gösteriyor bir anlamda.

Şengal’e yürüyen kadınlar şiddete uğradı

Bu nedenle 2015 yılı 8 Mart’ında “Süleymaniye’den Şengal’e Êzîdî Kadınlarla Dayanışma Yürüyüşü” önerisini diğer kadın örgütlerine götürdüğünde “başımıza bela açmak istemiyoruz” cevabi verildi. RJAK tek başına yürüyüşü başlatıp Süleymaniye’den Kerkük’e, Hewlêr’den Duhok’a doğru yürüdü. Şengal’e bir buçuk saat kala KDP asayiş noktasında kendisine izin verilmedi, eylemciler yine şiddete uğradı. Aynı gün Bölge Hükümeti Başkanı Neçirvan Barzani Êzîdîlerin kutsal mekânı Laleş’te bir grup kadın aktivistle Şengal kadınları için etkinlik düzenliyordu. Şengal yürüyüşçülerini durduran KDP asayişi ‘Siz niye Şengal’e gitmek istiyorsunuz? Siz de efendi efendi Neçirvan Barzani’nin yanına Laleş’e gidin, orada Êzîdî kadınlarını destekleyin’ diyerek sınırların zorlanmaması öğüdü ve tehdidini yetkilerine dayanarak yeniledi. Oysa RJAK zaten toplumundaki kadınları koruyamayarak DAİŞ’in eline düşüren bu sistemi protesto ediyordu. Madem bu kadar erkektiniz bu kadınları niye koruyamadınız diyerek bu erkekliğe ve erkeksiliğe isyan ediyordu.

RJAK doğru noktadan işe başladı, kadınlar için devrimsel değişim istiyor, kadın devrimi istiyor. Erkekleri zor duruma düşürüyor. Bu nedenle daha birçok zorlukla karşılaşacak gibi görünüyor.