AB ‘aşırı’ sağ’a kaydı

- Heval ASLAN
269 görüntüleme

Avrupa Birliği’ne üye 28 ülke 5 yıl aradan sonra 23-26 Mayıs tarihlerinde Avrupa Parlamentosu’nun yeni üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti. Yaklaşık 400 milyon seçmenle Hindistan’dan sonra dünyadaki en büyük ikinci seçim olan bu yarışta 28 ülkeden yaklaşık 5000 aday ve 400 parti yarışarak Parlamento’nun 751 yeni üyesini belirledi.

Bu seçimler birçok açıdan önemli. Sadece ekonomik çıkarlar çerçevesinde bir araya gelen birlik ülkelerinin ortak siyaset yapma konusundaki en önemli mekanizmalarından birini oluşturuyor AP. Aynı zamanda AB’nin seçimlerle belirlenen tek mekanizması. 

1979 yılından beri üye ülkelerde doğrudan halk tarafından seçilen vekillerin üye ülkelere göre değil ideolojik /siyasi görüş temelinde parti gruplarında bir araya geldiği uluslar üstü bir parlamento ve yine uluslar üstü nitelik taşıyan Avrupa Birliği’ne bu anlamda bir “meşruiyet” sağlıyor. Her ülke ulusal partilerine göre aday listelerini hazırlıyor, seçimler de her ülkenin seçim kurallarına göre yapılıyor.

Aslında Avrupa Parlamentosu’nun AB karar alma mekanizmasındaki yetkisi AB antlaşmalarında yapılan değişikliklerle son dönemde artmış olsa da, Parlamento dış politika gibi bazı önemli konuların dışındaki yasama sürecinde AB Bakanlar Konseyi ile ortak karar veriyor. Yine Birliğin bütçesini denetme ve belirlemede veto hakkı var.

Komisyon başkanlarının belirlenmesi ve denetlenmesinde de söz sahibidir Parlamento.

Bu noktada 26 Mayıs’ta sandıktan çıkan sonuçlar Türkiye-AB ilişkileri ve Birliğin kadın politikalarının belirlenmesinde daha da önem kazanıyor.

Merkez sağ ve merkez sol’da oy kaybı

Peki sandıktan çıkan sonuçlar neyin göstergesi? İlk bakılması gerekilen nokta, seçimlere katılım oranı. 2014’te gerçekleştirilen bir önceki seçime göre katılım oranı %43’ten %51’e sıçradı. Bu da AB vatandaşlarının Birliğin politikalarının geleceklerini etkilediği düşüncesinin giderek yaygınlaştığı anlamına tekabül ediyor. Bu konuda özellikle mülteci faktörü önemli ve özgün bir noktada duruyor. Sağ eğilimin giderek arttığı AB üyelerinde Birliğin politikalarının ülkelerine giriş yapacak veya yapamayacak olan mülteciler konusunda önemli gören Avrupa vatandaşı seçmenler bu seçimlere daha yoğun ilgi gösterdi.

AP seçimlerinde beklendiği üzere geleneksel merkez sağ ve merkez sol partiler büyük kayıp yaşadı. Parlamento’daki en büyük grup olan Avrupa Halk Partisi (PPE) 180 sandalyenin sahibi oldu. PPE, bir önceki yani 2014 yılındaki seçimlere göre 41 sandalye kaybetti. 2014 yılında 191 sandalye ile AP’nin ikinci büyük partisi olan Avrupa Sosyalistler ve Demokratlar Grubu (S&D) da 152’de kaldı. Sosyal Demokratlar 39 sandalye kaybetti. Aşırı sağcılar ise yüksek oranda oy elde etseler de beklenen çıkışı yapamazken, Yeşiller’in özellikle Almanya ve Fransa’daki başarısı ‘sürpriz’ olarak değerlendirildi.Yeşiller grubu 2014’te sahip olduğu 50 sandalyeyi 67’ye çıkardı.

Almanya, Fransa ve İngiltere’deki sonuçlar 

Seçim sonuçlarını genelden ziyade Almanya, Fransa ve İngiltere açısından ele almak, AP’nin gelecekteki siyasetini öngörmemizi sağlayacaktır. Almanya’da 2018 yılında yapılan eyalet seçimlerinde önemli oranda oy kaybeden Başbakan Angela Merkel’i destekleyen Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik Partisi’nin 2014 AP seçimlerine göre yüzde 8 oranında oy kaybederek Almanya genelinde 29 oranında oy aldı. Almanya’da yeşiller yüzde 10.7’lik oranındaki oylarını yüzde 20.5’e çıkarırken, aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) oyunu yüzde 7’den yüzde 10.5’e yükseltti.

Aşırı sağ ve Yeşiller Fransa’da da yükselen iki partiydi. Fransa’da aşırı sağcı Marine Le Pen’in partisi yüzde 23.2 oy oranı ile seçimlerin galibi gelirken, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi LREM ise yüzde 22.4 ile ikinci sırada kaldı.Fransa seçimlerinde tıpkı Almanya’da olduğu gibi Yeşiller sürpriz bir sonuç elde etti. Yüzde 12.8 oy alan Yeşiller, merkez sağ Cumhuriyetçileri geride bıraktı. Sosyalist Parti ise yüzde 6.7 oranında oy aldı.

İngiltere’de ‘Turkuaz Devrim’i

Fransa’daki seçimlerin sonuçlarında dikkat çeken diğer bir nokta ise eşit temsiliyetin sağlanması oldu. Fransa’yı AP’de temsil edecek olan 79 parlementerden 39’unu kadınlar oluştururken, bunların ikisinin 20 yaş altında olması dikkat çekici.

Kuşkusuz Avrupa Parlamentosu seçim sonuçlarının en çok merak edildiği ülkelerden biri İngiltere’ydi. Normal şartlarda 29 Mart’ta AB’den ayrılması beklenen ancak bu ayrılık ertelenince Avrupa Parlamentosu seçimlerine de katılan Birleşik Krallık’ta seçime Brexit Partisi damga vurdu. Brexit referandumunun önde gelen isimlerinden Nigel Farage önderliğinde kurulan Brexit Partisi, tüm oyların yüzde 32’sini kazanmayı başardı. İkinci sırada yer alan AB’de kalma yanlısı Liberal Demokrat Parti ciddi bir sıçrama yaparak oyların yüzde 20’sinden fazlasını alırken, bu sonuçlar İngiltere’nin Brexit üzerinden yaşadığı derin bölünmeyi de bir kez daha gözler önüne serdi.

İngiltere siyasetinin iki geleneksel partisi olan ve parti içerisinde Brexit’e yönelik farklı görüşlerin bir arada bulunduğu Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi ise seçimin açık şekilde kaybedenleri oldu. İktidardaki Muhafazakar Parti yalnızca yüzde 9 oy alırken, İşçi Partisi ise yüzde 14’te kaldı. Toplamı yüzde 25’in altında kalan iki parti 2014’teki seçimlerde toplam yüzde 50, 1979’daki ilk Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ise toplam yüzde 80 oy almıştı.

Yeni kurulan Brexit Partisi’nin İskoçya hariç neredeyse tüm seçim bölgelerinde birinci parti olarak çıkması Birleşik Krallık haritasını turkuaz renge boyarken, İngiliz gazeteleri sonuçlarla ilgili olarak ‘Turkuaz Devrim’ manşetleri attı. Ancak Brexit Partisi’nin başarısına karşın, Yeşiller ve Liberal Demokratlar’ın oy oranlarındaki sıçrama, olası bir ikinci Brexit referandumu için referans oluşturabilir. Zira seçim sonuçlarına göre, Brexit destekçisi partiler yüzde 34.9’da kalırken, Brexit karşıtı partiler ise yüzde 40.4 oy aldı.

AP’nin cinsiyet temsiliyeti notları

2 Temmuz’da Strasbourg’da ilk kez toplanacak olan Avrupa’nın yeni Parlamentosu’nun 286 koltuğunu kadınlar dolduracak. 2019-2024 arasında AP’de görev yapacak milletvekillerinin yüzde 39’nu kadınlar oluşturacak. 2014’e kıyasla kadın temsiliyetinde yüzde 3 oranında bir artış görülmekte. 

Bu oran İngiltere’de Avam Kamarası’nda yüzde 32, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi’nin yüzde 23.6’sının üzerinde. Eşit temsiliyet sağlanmazken, cinsiyet temsiliyetinde gelişmeler yaşandığı belirtilebinir. Kadın temsiliyet oranı İsveç’te yüzde 55, Finlandiya’da yüzde 54, Fransa, Slovakya ve Lüksemburg’da yüzde 50, İngiltere’de ise yüzde 47. Slovenya’nın Avrupa’daki kadın milletvekili temsiliyeti yüzde 15 ile sınırlı kalırken, AP’ye kadın milletvekili göndermeyen tek ülke Kıbrıs oldu.

İki kürt kadını da Avrupa Parlamentosu’na seçilmeyi başardı. Almanya’da Sol Parti’nin 2’inci sıra adayı Özlem Alev Demirel ve İsveç’te Sosyal Demokrat Parti’nin 5’inci sıra adayı Evin İncir Avrupa Parlamentosu’na girmeyi başardı. Halkların Demokratik Partisi milletvekili Feleknas Uca, 1999 yılında Avrupa Parlamentosu’na seçilen ilk Kürt kadını olmuştu. 

Her ne kadar son seçimlerde AP üyelerinin yüzde 39’unu kadınlar oluştursa da AP üyelerinin şu anda Avrupa Parlamentosu’nda, belirli sayıda kadın milletvekilinin görevlendirilmesine yönelik bir kota uygulaması yok. Kadın hakları temsilcileri ise böyle bir uygulamanın esas alınmasının tarafı, çünkü kadın milletvekili sayısı ülkeden ülkeye büyük oranda fark gösterdiği gibi Kuzey-Güney farklılığı ise özellikle göze çarpıyor. En fazla kadın milletvekiline yüzde 55 ile İsveç ve yüzde 54 ile Finlandiya sahip. Malta’nın yanı sıra Kıbrıs, Polonya, İtalya, Çek Cumhuriyeti ve Portekiz de en az kadın milletvekili çıkaran diğer ülkeler.

Doğu Avrupa ülkelerinde kadın oranı çok düşük 

Bir ülkenin Avrupa Parlamentosu’na gönderdiği kadın milletvekili sayısı, genellikle o ülkedeki kadın politikacı sayısı hakkında da fikir veriyor. Ulusal meclislerde Avrupa Parlamentosu’na kıyasla kadın temsiliyeti daha düşük oranlarda seyrediyor. Kadın milletvekillerinin oranı ortalama yüzde 24 civarında. Özellikle çoğu Doğu Avrupa ülkesinin meclislerinde kadın sayısı çok az. Avrupa Parlamentosu’ndaki kadın milletvekillerinin sayısı sadece ülkeler değil siyasi partiler arasında da farklılık gösteriyor. Yeşiller ve sol gruplar kadın temsiliyetine daha çok önem veriyor.

28 ülkeden gelen 751 milletvekili AP’de siyasi görüşlere göre gruplar şeklinde çalışma yürütücek, bir grup oluşturmak için ise en az 7  ülkenin milletvekillerinin bir araya gelmesi gerekiyor, yani vekil sayısı değil de ülke sayısı önemli.

AP seçimleri aynı zamanda Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye Birliğe komşu olma konumunun yanısıra, onlarca yıldır üyesi olma yönünde çaba sarfettiği bir oluşum. AP’deki yeni tablo ve strateji Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerini de belirleyecek.