Arin’in bizlere bıraktığı neydi?

- Ruhşan BOZAN
179 görüntüleme

Arin; Ari halkından gelme. Ari; Mezopotamya topraklarında yaşamış ve neolitik kadın devrimine 8 bin yıl boyunca öncülük etmiş halk topluluklarından… Arin arkadaşın da neolitiği künyesinde taşıdığını görüyoruz. “Her adın bir ruhu var” derler. İsmin bireyin karakteristik yapılanmasında önemli bir yer edindiğine inananlardanım.

Arin heval genç yaşına rağmen Kürt ve Kürdistan’ın uzak ve yakın geçmiş tarihini okumuş ve sorumluluğunu sağlamca yerine getiren bir kültür ve ruh taşıyıcısıdır. Kürt halkının uzak tarihi ilk insanlığın toplumsallaşmasına dayanır. Neolitik devrimin öncülüğünü üstlenmiştir. Arkeolojik kalıntılardan görüyoruz ki yaşamın kadın eliyle zihniyetiyle oluşması vardır. Her halkın kendini özgürce ifade etmesi eşit yaşaması vardır bu topraklarda.

Arin neolitikten günümüze kadar esip gelen ezgidir. Kadının etik-estetik ahlakını neolitik dönemde en güçlü şekilde yaşamış ve yaşam kültürü, ölçü-ilkesi haline gelmiştir. Eril egemen zihniyetin yaşama hakim olmasıyla, insanlığın üzerinde büyüdüğü etik-estetik ahlak ters-yüz edilse de neolitik kültürü ve ahlakını içsel olarak yaşayan ve yaşatan kadınlar olmuştur. Bazı kadınlar bu ezginin yalın sade sesiyle büyümüş ve şekil almıştır. Nedir bu etik-estetik ahlak: İnsanlığı büyüten ölçüler, ilkelerdir. Birlikte eşit hoşgörü içinde yaşamaktır. Saygılı, hürmetli, başkasının hakkını gasp etmeden, cömert kendi ve çevresinin birey-toplum olma hakkını savunur. Ne kimsenin hakkını yer ne de hakkını yedirir. Doğanın bağrındaki tüm canlılara saygılı, sevgi ve aşkı doğayla iç içe yaşayarak toplumsal birlikteliğini oluşturmuştur. İşte tüm bunların yok edilmesi istendiği yerde en derin acıyı ve hüznü kadın başta olmak üzere toplum yaşamıştır. Bu kültürel değerler sadece Mezopotamya’nın insanına değil taşına toprağına da sinmiştir. Hem de sökülememecesine sinmiştir. Hiçbir sömürgen mentalite ve silah bu tarihin derinliklerine kök salmış mirası söküp atamaz, Mezopotamya topraklarında kadınlar var oldukça en arkaik kültürel mirasa sahip olan değer yargılarından asla vazgeçmeyecek, bunun en ön cephede hep mücadelesini verecektir.

Direniş mirasının taşıyıcısı

Arin yok edilmek istenen insanlık karşısında özgürlük ve direniş mirasının en yaman taşıyıcısıdır. Ari halkının sahip olduğu kültürün ifadesidir. Bu etik-estetik ahlakıyla yoğrulmuş, zalimler karşısında direniş, kültürüdür. İnsan olmakta ısrardır, bu kültür gülistan bahçesinde herkesin kendi rengi ve şekli û şemaliyle hürce yaşamasında ısrardır. Arin’i devrimci ruh olarak ele almak ve eylemini de 21. yy. tanrıça duruşu olarak görmeli ve okumalıyız. Çünkü Arin arkadaş hem tarihsel kalıntılarla yaşamış hem ana tanrıça kültürünün, zihniyetinin, duruşunun en belirgin uygulayıcısı olmuş hem de korkusuzluğun abidesi olmuştur. Zalimlere aman vermemiş saldırı ruhuna en üst düzeyde yaşamıştır. Komutası altındaki yoldaşlarını ana kucağı, şefkati ve sevgisiyle korumuş ve yoldaşlık aşkını yüreğinin derinliklerinde yaşayarak yoldaşlarına da akıtmıştır.

Toplumlar tarihinde dönemeçler vardır. O dönemeçlerden ya başarıyla çıkılır ve yolunu aydınlatırlar ya da yol olur varlığını kaybederler. Sömürünün, vahşetin sınır tanımazlığı da halklar için tarihsel dönemeçlerdir. Özellikle de Kürt halkı bin yıllardır kan emicilerin vahşiliğini çok iyi bilir. Dehak zalimi bunlardan biridir ve silsile gibi günümüze kadar uzanır bu vahşet. Yüreksiz beyinlerin insanlığı halklar nezdinde yok etme girişimleri hep olmuştur. DAİŞ çeteleri de yüreksiz, paslı zihniyetin uzantısıdır.

Yıkılmaz savunma duvarı

Arin arkadaşın bizlere bıraktığı tüm resimlerinde yüzü güleçtir. Gülüşü özlüdür ve bu toprakların değeridir. Gözleri umut yüklü ve ışıltılıdır. Bu, yaşam sevincinin ve bağlılığının göstergesidir. Post modern Dehak sistemine karşı kadın devriminin zaferidir adeta. Özgürlüğe olan tutku ve aşktır. Barbar çeteler tarafından çepeçevre kuşatılmış Kobanê içinde asla morali düşmüyor, inançsız olmuyor, özgür yaşam tutkusundan taviz vermiyor. Görev ve sorumluluğunun bilincindedir. Kadın öncülüğünde gelişen özgür yaşam felsefesinden bir an olsun vazgeçmiyor ve düşman saldırısı karşısında kendini yıkılmaz bir savunma duvarı haline getiriyor. Kobanê’nin Mıştenur tepesinde iki ideoloji çarpışıyor. Biri DAİŞ çeteleri şahsında barbar eril-egemen zihniyet, diğeri ise insanlık değerleriyle insan olmakta ısrar eden  zihniyettir. Biri kurutan, çölleştiren kara çarşaflara büründüren karanlığa gömen, yok eden iken, diğeri yeşillendiren, yaşatan, gül bahçesine dönüştüren, kadın, çocuk, genç, yaşlı bir arada huzurlu, mutlu cıvıl cıvıl hayatı yaratmakta ısrar edendir.

Toplum tarihi-kültürü ile vardır

Heval Arin, insanlığı korumanın eylemini yapmıştır. Çünkü bu barbar çetelerinin insanlık düşmanı olduğunu tüm dünya gördü. Çeteler nereyi ele geçirmişse ilkin o yerde tarihten günümüze miras kalan değerlere yöneldiler. Tarihsel kalıntıları parçaladılar. Tarihsel-kültürel mirası yok edip insanlığı tarihsiz, köksüz ve belleksiz bırakmak istiyorlar. Halbuki toplum tarihiyle-kültürüyle vardır. Çeteler kameraların karşısına geçip korku imparatorluğunu yaratmak için rehin aldıkları masum insanları kafeslere koyarak diri, diri yaktılar. Gözlerini kırpmadan insanların boğazlarını kestiler. Binlerce kadını rehin alarak köle pazarında sattılar. Gönül eğlendirip tecavüz ediyor, işkence yapıyorlar. Kıyım makinesi gibi önüne geleni öldürerek “İslamiyet” adı altında kıyım yapılıyor. Yaratılan korku diktatörlüğü karşısında hiçbir gücün duramayacağı algısı yaratılmak istendi. Ancak bu insanlık düşmanı makineyi Rojava’da, Kobanê’de durduran halk oldu. Fedaice direnerek sadece kendini değil insanlık savunuldu. Kobanê’de Arin’in fedai ruhu insanlık direnişini büyütmüş, çetelerin içinde eylem yaparak çete grubunu tar û mar etmiştir. Bu sıradan bir eylem veya duruş değildir. Çünkü Kobanê’de kuru bir savaş yoktu. Orada ideoloji vardı. Kültür, inanç tarih vardı. Paradigmasal bir savaş vardı. Çeteler ve onları yaratan zihniyet Mezopotamya’nın en kadim halklarından biri olan Kürdü yani mazlum bir halkı yok etmek istediler. Arinler’in öncülüğünde direnen halk ise demokratik, ekolojik cinsiyet özgürlükçü paradigmayı ve kadın kurtuluş ideolojisini savunmanın ve kendilerine ait tüm değerleri korumanın savaşını verdi.

Arin kadın devrimine çağrıdır

Arin arkadaş insanlık tarihinin direniş taşıyıcısıdır. Ruhunda Ninhursak’ın, İştar’ın izi vardır. 21. yy’ın destanıdır. Kürt kadınlarının kahramanlık destanıdır. Sadece Kobanê veya Kürdistan tarihine geçmemiştir, dünya kadınlarına ilham, umut ve ufuk olmuştur. Kürt kadınlarına ve tüm dünya kadınlarına çağrıdır. Arin insanlık devrimine, kadın devrimine çağrıdır. Kadınların özgürlüğü için her yerde olabildiğince kadın özgürlük mücadelesini yükseltme, kadınların kendi “xwebûn”una sahip çıkma çağrısıdır. Özgürlüğe aşık olma, gönül verme, sevdalanma çağrısıdır. Korkuyu yerin dibine koymadır. Sinmişlik, iradesizlik perdesini yırtıp büyük bir cesaretle kadına olan tüm baskılara dur demektir. Zülme haksızlığa “Edi Bese”dir.

*Gebze M Tipi Kapalı Cezaevi