Avusturya’da öncü bir feminist: Rosa Mayreder

- Fidan YILDIRIM
52 görüntüleme
Avusturyalı olan Rosa Mayreder özgür düşünceli bir yazar, ressam, müzisyen ve feministti. 30 Kasım 1858’de Viyana’da zengin bir restoran işletmecisi ve barmen olan Franz Arnold Obermayer ve Marie çiftinin çocuğu olarak dünyaya geldi. On iki erkek ve kız kardeşi vardı. Babası muhafazakar görüşlüydü ve kızların resmi eğitim alması gerektiği düşüncesinde değildi. Ama Rosa’nın erkek kardeşlerinden birinin Yunanca ve Latince derslerine katılmasına izin verdi. Rosa ayrıca özel Fransızca, resim ve piyano dersleri aldı.
Avusturya’da öncü bir feminist: Rosa Mayreder

Geniş bir evde yaşayan ve varlıklı ailelere özgü bir eğitim alan Rosa özel öğretmenlerin gözetiminde piyano çalmayı, şarkı söylemeyi, Fransızca konuşmayı ve resim yapmayı öğrendi. Akademik olarak daha az eğilimli kardeşlerine daha fazla eğitim fırsatı verilmesi onu üzüyor, onları kıskanıyordu. Daha sonraki yıllarda kızların eğitimi konusunda geliştireceği itirazlarınnüveleri bu dönemde atılıyordu. On dört yaşından başlayarak ailesinin durumu, sosyal ortamı ve kişiliğine dair düşüncelerini günlüklere yazmaya başladı. 28 Nisan 1873 tarihinde başladığı günlük yazmaya daha sonra da devam etti;

günlük yaşamından savaş konusundaki duygularına kadar çok çeşitli konularda olayları, duygu ve düşünce dünyasını kağıda döktü. Orta sınıfın, genç kızların eğitimi konusundaki yaklaşımlarına baş kaldırdı. İsyanının somut örneklerinden biri olarak, on sekiz yaşına geldiğinde asla korse giymeme kararı aldı. Kadınların bedenini geleneksel anlayışa uygun olarak cendere altına alan korseyi reddetmesi, kadını erkeğin beğeni ölçüleri içinde şekillendirme anlayışına bir başkaldırıydı.

Cinsler konusundaki çifte standartlara ve fuhuşa karşıydı.

Ataerkilliği radikal eleştiriye tabi tuttu

Rosa Mayreder bir yetişkin olma çağına doğru giderken çok sayıda sanatçı, yazar ve filozofla tanışma şansı buldu. Bunlardan bir grup ile sık sık toplanıyorlardı ve bu etkinlik onun gelişimine büyük katkılarda bulunuyordu. Alman yazar ve filozoflar Nietzsche, Goethe ve Kant’ın düşünce ve eserleri onun üzerinde önemli bir etkiye sahipti. Toplumdaki kadın-erkek arası çelişkilerin bilincinde olan insanlarla tanışması Rosa’yı inandığı sosyolojik konuların peşinden gitmek konusunda cesaretlendirdi.

Rosa 1881 yılında mimar Karl Mayreder ile evlendi ve Obermeyer olan soyadı Mayreder olarak değişti. Eşi daha sonra Viyana’daki teknik üniversitenin rektörü oldu. Uyumlu bir evlilikleri olmasına karşın çocuk sahibi olmadılar. Eşi Karl Mayreder 1912’den öldüğü 1935’e kadar birçok kez depresyonun pençesine düştü.

Toplumdaki ataerkil yapılanmayı radikal bir şekilde eleştiriye tabi tutan Rosa aynı zamanda feminizme de eleştiriler yöneltiyordu. Kadınların tarihte gereğince yer bulamamış olması konusundaki hayal kırıklığını daima dile getiriyordu.

Topluma dönük eleştirilerinin ağırlıklı kısmı kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği gidermeyi ve kadınların üstlenebileceği rolleri genişletmeyi amaçlıyordu. Kadınların hakları için mücadele etmeyi varlık nedeni olarak görüyordu. Statükoya karşı mücadelenin çığır açıcı olduğunun bilincindeydi. Çabalarından dolayı ‘bilgiçlik ve yaramazlık yapmak’la suçlansa da o karşı

eleştiriler geliştirmekten geri durmadı.

‘Kadınlık Eleştirileri’ eseri yayınlandı

Rosa Mayreder iki etkili yazılı eser yayınladı. 1905’te yayınlananı ‘Zur Kritik der Weiblichkeit’ (Kadınlık Eleştirileri) adını

taşıyordu ve 1912’de ‘Kadın Sorunu Üzerine Bir Araştırma’ adıyla İngilizce de yayınlandı. Bu eseri, kabul gören filozoflardan alıntıları çürüten ve on yedinci-on sekizinci yüzyılların ideallerinden esinlenen bir yazım biçimini esas alan denemelerden oluşuyordu. Bu kitabı yazarken ilham aldığı düşünce; kadın hareketinin temelinin üç sorundan kaynaklandığı düşüncesiydi:

 Ekonomik, sosyal ve etik-psikolojik kaynaklar. Mayreder’in ikinci etkili kitabı, ‘Geschlecht und Kultur’ (Cinsiyet ve Kültür)adını taşıyordu ve 1923’te yayınlandı. Kadınlara dönük ayrımcılığı ve çifte standardı eleştiren bu ikinci çalışma da İngilizceye çevrildi. Rosa ayrıca, ‘Das Haus in der Landskrongasse’ adıyla otobiyografisini yayınladı.   

Rosa Mayreder, yazarlığın yanısıra ressam olarak da ürünler verdi ve Aquarellist (suluboya resim yapanlar) kulübüne kabul edilen ilk kadın oldu. 1981’de suluboya resimlerinden biri yıllık Viyana Kunstlerhaus (Sanatçılar Evi) sergisinde yer aldı. Mayreder, ressam Olga Prager, Avusturya kadın hareketi kurucusu ve lideri Marianne Hainisch ve hukukçu, yazar Karl Federn ile birlikte Kunstschule für Frauen und Mädchen’i (Kızlar ve Kadınlar İçin Sanat Okulu) kurdu.

Viyana’da fahri vatandaş olarak tanındı

Mayreder ayrıca Avusturya Genel Kadınlar Derneği kurucu üyelerindendi. Yine, 1907’de kurulan Viyana Sosyoloji Derneği’nin tek kadın kurucu üyesiydi. Birinci Dünya Paylaşım Savaşı sırasında barış hareketine katılan Rosa Mayreder 1919 yılında ‘Internationale Frauenliga für Frieden und Freiheit’ (Barış ve Özgürlük İçin Uluslararası Kadınlar Birliği) başkanı oldu. Yaşadığı dönemde birçok sanatçı, yazar, entelektüel kişi ile ilişkide olan; onlardan etkilenen ve onları etkileyen Rosa Mayreder, feminizm ve halk sağlığı gibi değişik sosyal konularda yazdığı ilk dönem yazılarında Nietzsche’nin çalışmalarını özellikle takdir ediyordu. Daha sonra, 1920’lerde ise Nietzsche’nin yazıları ve onun felsefesi etrafında oluşan kültün aşırılıklarına daha eleştirel yaklaştı.

Rosa Mayreder 19 Ocak 1938’de, 79 yaşında vefat etti.
1928’de Viyana’da fahri vatandaş olarak tanındı. Avusturya’nın 500 şilinlik banknotu üzerinde resmi yer almaktadır. Viyana’da adını taşıyan bir park bulunmaktadır.