Berta Cáceres çevre savunmasına adanmış bir ömürdü

- Fidan YILDIRIM
292 görüntüleme

2015_bertacaceres_portrait1Bir Orta Amerika ülkesi olan Honduras’ın La Esperanza şehrinde 3 Mart 2016 sabahı erken saatlerde silahlı kişiler evine girdikleri çevre aktivisti ve Lenta halkının yerli lideri Berta Cáceres’i katlettiler. Doğa katliamına yol açan ve yerli halkların yaşam tarzlarını ortadan kaldıran barajlara karşı mücadelesi nedeniyle uzun yıllardır ölüm tehditleri alan Berta Cáceres aynı zamanda Honduras Yerli Halkları Konseyi (COPINH) kurucusu ve koordinatörüydü. 2015’de dünyanın en saygın çevre ödüllerinden olan Goldman Çevre Ödülü’nü kazanmıştı.

Berta İsabel Cáceres Flores 4 Mart 1973’de Honduras-La Esperanza’da doğdu. Orta Amerika’da 1970’lerde yoğunca yaşanan şiddetin ortasında büyüdü. Ev kadını ve hümanist bir sosyal aktivist olan annesi Berta Flores onun rol modeliydi. Annesi El Salvador’dan gelen mültecilerin sorunlarıyla yakından ilgileniyor, onlara yardım ediyordu.

Cáceres üniversitede eğitim alanında öğrenim gördü ve bir eğitimci olarak mezun oldu. 1993’de aktivist bir öğrenci olarak Honduras’daki yerli halkların haklarını savunmayı amaç edinen Honduras Yerli Halkları Konseyi (COPINH)’nin kurucuları arasında yer aldı. Topraklara illegal biçimde el koyan plantasyon sahiplerine, yasadışı ağaç kesimine ve Lenca topraklarındaki ABD askeri üssüne karşı mücadele etmek de dahil, değişik kampanyalara öncülük etti. Yerli haklarını koruma, sosyal hakları genişletme, feminizm, farklı cinsel tercih sahiplerinin haklarını koruma, çevrecilik onun ilgi ve mücadele alanları arasındaydı. Son yıllarda yoğunlaştığı baş konu ise, Lenca yerlilerinin yaşam alanları üzerinde inşası planlanan dev Agua Zarca barajına karşı mücadeleydi.

Barajlara karşı protesto

2006 yılında yerli Lenca halkından bir grup Cáceres’e başvurarak topraklarına getirilen çok sayıda iş makinası konusunda bir araştırma yapmasını talep ettiler. Cáceres yaptığı araştırma sonucunda, iş makinalarının Dünya Bankası’na bağlı Uluslararası Berta Cáceres 3Finans Kurumu destekli ve Honduras’ın Desarrollos Energéticos, SA (DESA) firmasına ortak bir Çin şirketi olan Sinohydro’ya ait olduğunu öğrendi. Bu firmaların Gualcarque Nehri üzerinde dört barajın kurulmasını öngören tehlikeli bir planı uygulamaya koydukları konusunda halkı bilgilendirdi. Proje sahipleri halkı bilgilendirmeyerek, Lenca halkını suya, yiyeceğe ve ilaca ulaşma konusunda kaygıya sürükleyerek ve onların geleneksel yaşam biçimini tehdit ederek uluslararası yasaları ihlal etmişlerdi. Cáceres, toplumla birlikte bir protesto kampanyası başlattı. Projeye karşı legal eylemler ve halk toplantıları örgütledi ve sorunu Amerikalılararası İnsan Hakları Komisyonu’nun gündemine taşırdı.

Berta Cáceres, 2013 yılından itibaren şirketlerin yerli halkların topraklarındaki faaliyetlerine karşı COPINH ve yerel topluma öncülük ederek inşaat alanında bir yıl boyunca protestolar geliştirdi. Protestocular her seferinde güvenlik güçlerinin saldırısına uğramaktaydı. 15 Temmuz 2013’de askerler protestocuların üzerine ateş açarak bir COPINH üyesini katlettiler, üçünü ise yaraladılar.

Sürekli tehdit edildi

2013 sonlarında hem Sinohydro ve hem de Uluslararası Finans Kurumu baraj yapımına karşı COPINH’nin protestoları nedeniyle projeden çekildiler. Fakat DESA engellemelerden kurtulmak için inşaat alanını başka bir yere taşıyarak projeyi sürdürdü. Başka bazı yerel iş adamları projeye destek verdiler ve Cáceres ile iki yerel lider hakkında “gasp”, “tehdit”, “mala zarar verme” suçlamasıyla dava açtılar. Uluslararası Af Örgütü (AI) hapsedilmeleri halinde onları ‘düşünce suçlusu’ olarak tanıyacağını açıkladı. Yerel ve uluslararası birçok organizasyon Honduras hükümetine çağrı yaparak insan hakları savunucularını kriminalize etmekten ve insan haklarını çiğnemekten vazgeçmesini istedi.

Toplum sürekli firma sahipleri, güvenlikçiler ve askerlerin tehdit ve tacizlerine maruz kalıyordu. Mayıs 2014’de iki ayrı saldırıda iki COPINH üyesi öldürüldü, üçü ağır yaralandı. Cáceres ve arkadaşları askerler tarafından sürekli tehdit ediliyordu. Bir gün yolda askerlerce durduruldular ve arabalarında silah bulundurmakla suçlandılar. Silahı arabaya askerler koymuştu. Bir gece göz altında tutulan Cáceres mahkemece her hafta imza verme uygulamasına tabi tutuldu ve yurtdışına çıkışı yasaklandı. Bu uygulama Şubat 2014’e kadar sürdü. Baraj yapımına karşı çıkanlara dönük saldırılar artarak devam etti. 20 Şubat 2016’da 100’den fazla gösterici tutuklandı ve COPINH’e yönelik tehditler daha da arttı.

‘Yaşamak istiyorum’

Bertha Cáceres uzun yıllardır can güvenliğinden yoksun olarak mücadelesini sürdürüyordu. 2009 yılında Honduras’da askeri darbe gerçekleştirildiğinde Amerikalılararası İnsan Hakları Komisyonu 29 Haziran 2009 tarihli tehdit altındaki insanlar listesine onu da dahil etmiş; evinin askerlerce sarıldığı öğrenildikten sonra da o ve başka aktivistler için koruyucu tedbirler kararı almıştı.

Aralık 2013’de Al Jazeera Televizyonu’na konuşan Cáceres şöyle demişti: “Ordunun, başında benim ismimin yer aldığı suikast yapılacak 18 kişilik insan hakları savunucuları listesi var. Yaşamak istiyorum. Bu dünya için hala yapmak istediğim çok şey var. Fakat topraklarımız için, onurlu bir yaşam için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğim. Çünkü mücadelemiz meşru. Çok dikkat ediyorum fakat tamamiyle cezasızlığın olduğu bu ülkede savunmasızım. Beni öldürmek istediklerinde bunu yapacaklardır.”

Öldürülmeden önce Amerikalılararası İnsan Hakları Komisyonu, kendisine yönelik tehditlerden dolayı koruyucu tedbirler alınmasını istemiş, Honduras hükümetinden onu korumasını talep etmişti. Öldürüldüğü gün korumasızdı. Honduras güvenlik Berta Caceres 2015 Goldman Environmental Award Recipientsorumluları Cáceres’ in öldürüldüğü gün adres olarak gösterdiği yerden başka bir yerde olduğunu ileri sürdüler. Belirtildiğine göre, evini değiştirmişti ve hırsızlık amacıyla gelen kişilerce öldürülmüştü!

Honduras’da 101 çevreci öldürüldü

Resmi açıklamalar Berta Cáceres’in katledilmesinde Honduras devletinin ve hükümetinin sorumluluğunu örtbas etmeye yetmiyor. Zira Honduras toprak ve çevre hakları savunucuları için en ölümcül ülke olarak tanınıyor. 2010-2014 yılları arasında Honduras’da 101 çevreci öldürüldü. “Global Witness” (Küresel Tanık) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, yalnızca 2014’de Honduras’da öldürülen çevrecilerin sayısı on ikiydi. Topraklarını, ormanları, nehirleri uluslararası tekeller ve onların yerli çıkar ortaklarına karşı savunmanın bedelini çevreciler canlarıyla ödüyorlar. Uyuşturucu parasıyla zenginleşen kesimler için baraj türü büyük projeler petrol veya silah ticaretinden daha karlı görülüyor ve Honduras’da barajların çevreye etkilerinin analiz edilmesine dair kanunlar işletilmeden sadece kağıt üzerinde kalıyor.

Berta Cáceres’in katledildiği saldırıda aynı evde bulunan Meksikalı çevreci aktivist Gustavo Castro Soto da yanağına ve eline aldığı iki kurşunla yaralandı. Soto saldırıdan sonra Honduras devlet yetkilileri tarafından gözetim altına alındı ve saldırının tanığı olması sebebiyle güvenliğinden endişe ediliyor. Uluslararası Af Örgütü (AI) Soto’nun büyük tehlike altında olduğu açıklamasını yaptı. Bertha Cáceres dört çocuğu ve Honduras Yerli Halkları Konseyi liderlerinden olan eski eşi Salvador Zuniga ile birlikte yaşıyordu.

Honduras Environmentalist KilledPolitik bir cinayet

Saldırı ile ilgili bir basın açıklaması yapan çocukları cinayeti politik bir cinayet olarak tanımlayıp hükümetin yürüttüğü soruşturmaya güvenmediklerini açıkladılar ve uluslararası bir soruşturma yapılması talebinde bulundular. Cáceres’in kendi adını taşıyan 25 yaşındaki en büyük kızı verdiği bir röportajda Agua Zarga barajını inşa etmek isteyen firmayı cinayetten sorumlu tutarak suikast için paralı adam tutmakla suçladı. Firma iddiayı reddetti. Uluslararası birçok çevre de cinayetin aydınlatılması için çağrılar yaptılar. Bu yönde araştırma ve soruşturmalar sürüyor.

Berta Cáceres 1993-2016 yılları arasında yürüttüğü çevreci faaliyetleri süresince sürekli ölüm tehditlerine rağmen kararlılıkla mücadelesini sürdürmüş, uluslararası düzeyde tanınmıştı. Çabaları nedeniyle 2015 yılında Goldman Çevre Ödülü’nü kazanmıştı. Yine, 2012’de Eichstätt-Ingolstadt Katolik Üniversitesi Adalet ve Barış Topluluğu’ndan Shalom Ödülü’nü almış, 2014’de de Cephe Savunucuları Ödülü’ne aday gösterilmişti. Küresel Gözlemciler Örgütü’nce Honduras’da riskle karşılaşan çevrecilerin sembolü olarak kabul ediliyordu.