Bir işçi lideri: Domitila Chungara

- Fidan YILDIRIM
35 görüntüleme

“Gelecek nesillere tek geçerli mirası bırakmak istiyorum: Özgür bir ülke ve sosyal adalet!”

Bolivyalı işçi lideri ve feminist Domitila Barrios de Chungara 1975 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Meksika’da gerçekleştirilen Uluslararası Kadın Yılı Tribünü katılımcılarından biriydi. 7 Mayıs 1937’de Pulacayo’da doğan Chungara’nın mücadeleci yaşamı madenci eşlerinin hak arama mücadelesi içinde başladı. Mütevazi bir aileden geliyordu ve yaşamı madencilerin acı dolu yaşamlarına tanıklık ve (René Barrientos ile Hugo Banzer Suarez’in diktatörlüklerine karşı) barışçıl mücadeleler içinde geçti.

Ailesi Siglo XX kalay madeni bölgesinde yaşamakta olan Domitila daha on yaşındayken annesi madenci kasabasının zorlu yaşamı içinde hayatını kaybetti. Terzi babası tüm gününü işine verdiği için beş kız kardeşine bakmak Domitila’ya düştü. Maden bölgesindeki kayaların ufaltılarak cevher çıkarılması işine girerek çalışmaya başladı. 1952 yılında bir maden işçisinin eşi olarak madencilerin yaşamına daha fazla dahil oldu.

Ev Kadınları Komitesi

Madenci eşleri, daha yüksek ücret talep etmeleri nedeniyle tutuklanıp, çalıştıkları kalay madeni Siglo XX’ye 200 mil uzaklıktaki La Paz’a götürülen ve hapsedilen kocalarının peşinden bir bir La Paz’a gidiyor ve eşlerini bulmaya çalışıyorlardı. Ama hepsi de çökmüş bir moralle geri dönüyorlardı. Bu durum onları güçlerini birleştirmeye götürdü. La Paz’a bu kez topluca giden kadınlar, Devrimci Ulusal Hareket’in engellemelerine rağmen, on günlük açlık grevi ardından eşlerinin taleplerinin karşılanmasını sağladılar. Bunun üzerine 1961 yılında yetmiş kadın bir araya gelerek Ev Kadınları Komitesi’ni örgütlediler. Ev Kadınları Komitesi’ni bir sendika gibi örgütleyen kadınlar Batılı feminizmle pek az ilgilenmelerine rağmen liderlikleri erkekler tarafından başlangıçta tereddütle karşılandı.

Komite’yi ‘şeytanın işi’ olarak tanımlayan Yahova’nın Şahitleri’nin bir topluluğunda yer almakta olan Domitila Barrios de Chungara 1963 yılında bu topluluktan ayrılarak Ev Kadınları Komitesi’ne katıldı. 1964 yılında Bolivya’da iktidara gelen General René Barrientos, dünyanın ikinci büyük kalay işletmesi olan ve Domitila ve arkadaşlarının eşlerinin de çalıştığı COMİBOL’un iflas ettiğini ve ordu da dahil, çalışan herkesin maaşlarında kesintiye gidileceğini açıkladı. Mayıs 1965’te Ev Kadınları Komitesi bu durumu protesto için bir manifesto yayınladı. Bunun üzerine Komite’nin lideri Lichen Oquendo tutuklandı ve Komite’de yer alan kadınların eşleri sınır dışı edildi. Oquendo’nun yerine eski bir şirket çalışanının karısı olan Norberta de Aguilar getirildi.

 San Juan Katliamı

Domitila, Ev Kadınları Komitesi vasıtasıyla, kaya yığınlarında çalışmak isteyen kadınları temsil eden İşsizler Komitesi’ni örgütledi. Kadınlar farkında olmadan bir hükümet ajanının öncülüğünde, işe giriş için imza attılar ancak Domitila devreye girerek işçilerin kıdem tazminatlarını garantiye aldı ve hükümet ile işçiler arasında bir işbirliği anlaşması yapılmasını sağladı.

Haziran 1967’de sömürü ve kötü iş koşullarını protesto eden direnişçi işçilere karşı diktatör Barrientos’un emriyle Siglo XX’de katliam yapan ordu 400 kişiyi katletti. San Juan Katliamı olarak anılan katliam genel sekreterlerin ertesi gün yapacakları toplantıdan duyulan korkuyu ifade ediyordu. Domitila yapılan katliamı kınadı ve birkaç gün geçmeden ordu tarafından tutuklandı ve işkence gördü. Hamileydi ve işkenceler sonucu bebeğini kaybetti.

1967 yılında Domitila Uluslararası Kadınlar Yılı Tribünü’nden döndüğünde Ev Kadınları Komitesi Genel Sekreteri olarak görevlendirildi. Ertesi Mayıs ayında Corocoro’da yapılan bir madenci kongresinde ev kadınları komitelerinin tüm madenlerde örgütlendirilmesine ve Ulusal Ev Kadınları Federasyonu’nun kurulmasına karar verildi. Ancak federasyon kuruluşu gerçekleştirilemedi.

1971 yılında General Hugo Banzer iktidara geldi ve iktidarının ilk yılında hükümetin imajını değiştirmek amacıyla kimi girişimler gerçekleştirdi. Bu çerçevede Domitila’ya da İçişleri Bakanlığı’na bağlı çalışacağı, eşinden daha yüksek maaş alacağı ve çocuklarına avantajlar sunan bir görev teklif edildi. Ancak böyle bir görevi kabul etmenin Ev Kadınları Komitesi’nin işçilere sadakatini sorgulatacağı kaygısıyla teklifi reddetti.

Hükümetle karşı karşıya geldi

Barrientos sendikayı yasadışı ilan etmişti ancak paranın devalüasyonu gerçekleştirilip de geçinmek iyice zorlaşınca Ev Kadınları Komitesi maden şirketi marketinden yaşam ödeneklerinde artış yapmasını talep etti. Kadınlar gerçekleştirdikleri  bir gösteri sırasında gaz bombalarına maruz bırakıldılar. Bunun üzerine kalay madeni şirketi COMİBOL müdürüne mektup yazmaya karar verdiler ancak yazdıkları mektuba cevap alamayınca yeni bir gösteri düzenlediler.

Domitila Ev Kadınları Komitesi’ndeki faaliyetleri nedeniyle komünist çalışmalar içinde olduğu şüphesiyle tutuklanıp önce Oruro’ya, ardından da Los Yungas’a sürgün edildi. Los Yungas’da sürgünde olduğu dönem, komite ile ilişkilerinden dolayı suçluluk duygusu ile boğuştu: Bir çocuğunu kaybetmiş, kocası kara listeye alınmış, kendisi de bir kadın olarak toplum içindeki geleneksel yerinin dışına çıkmıştı! Ne var ki, Ev Kadınları Komitesi ile, çocuklarını özgürlük mücadelesine kurban etmek pahasına, kendisini bir lider olarak görecekti.

Sosyal, politik ve ekonomik yoksunluk ortamında, Ev Kadınları Komitesi lideri olarak Domitila Marksist politik inisiyatifler tarafından yönlendirildi. Değişik reformların yapılması için mücadele etmenin yanısıra madenciler ve köylülerin koşullarının iyileştirilmesi çabasına özel önem verdi. Domitila, sınıfsal statülerden kaynaklanan farklılıklara karşı alt sınıfların sesi olmak için mücadele eden bir devrimci, bir savaşçı, bir feministti. İhtiyacı olanlara adalet ve eşitlik getirmek için hükümetle ve özel olarak da General Hugo Banzer Suarez’le karşı karşıya geldi.

Domitila’nın politik yaşamının başlangıcı

Ünlü otobiyografisi “Let Me Speak!” (Bırak Konuşayım!) kitabında, Domitila, büyük haksızlıklar ortamında, Bolivya’daki sosyal sınıflar arasındaki ilişkileri sonsuza kadar değiştirecek politik bir zihniyet geliştirebilen bir kadının öyküsünü anlatmaktadır. Sesinin insanları etkilediğini ve onların yaşamını değiştirebileceğini ilk keşfettiğinde Domitila’nın politik yaşamı da başladı. Mücadelesi, pirinç ve şeker fiyatlarının artışına karşı çıkarak madenciler ve köylülerin koşullarını protesto etmekle başladı. Radyo vasıtasıyla, üst sınıfları eşitsizliklerden dolayı eleştirerek onlara meydan okuyabildi. Mücadelesi ona ağır bedeller de ödetse halkın desteğini hep arkasında hissedebildi. Ona göre, kadın ve erkek birbiriyle savaşmak yerine, sistemi değiştirmek, kadın ve erkeğin yaşam, çalışma ve örgütlenme hakkına kavuşması için birlikte mücadele etmeliydiler. Çocukluk hayallerinin gerçekleşebilir olduğunu Marksist kitaplardan öğrendiğini söylüyordu. Herkesin eşit olduğu, gerektiği kadar yiyecek ve kıyafete ulaşabildiği, yoksulluğun olmadığı, hastalara, yaşlılara, herkese devletin baktığı bir dünya düşlemişti çocukken ve böyle bir dünyanın mümkün olduğunu Marksizmden öğrenip onun mücadelesine girişmişti. Bu mücadelesi ve kararlılığı ona egemen kesimlerden çok düşman da kazandırmıştı. Politikayı yalnızca kendi işi olarak gören, emperyalizmin destekçileri olarak değerlendiriyordu böylelerini. Marx ve diğer devrimci düşünürlerden ilham almakla birlikte, onun yolunu esas aydınlatan Che Guevara’ydı. Che’nin Bolivya’da sonuca götüremediğini o başarmış; mücadelesi halkın mücadelesi olmuş ve insanlar zafer kazanmıştı. Politik yaşamının ortalarında tanınmış sloganı şuydu: “Gelecek nesillere tek geçerli mirası bırakmak istiyorum: Özgür bir ülke ve sosyal adalet!”

Domitila Barrios de Chungara 13 Mart 2012’de, 74 yaşındayken Bolivya-Cochabamba’da akciğer kanserinden yaşamını yitirdi.