Bir kadın düşer yollara Kürdistan uğruna

- Ruhal YILDIZ
72 görüntüleme
Bütünü parçalamaya çalışan, kendisine ait olmamasına rağmen sahibiymiş gibi yaklaşan faşist diktatörler, Kürdistan coğrafyası üzerine çizdiği anlamsız sınır hatlarıyla toprağın ruhunu da parçalayacağını sanmışlardı. Toprağın hafızası dengbêjlerin yüreğinde söze dökülünce hangi çağ ve uzaklık olursa olsun onu duymak isteyen, hissetmek isteyen her yürekte yeniden ve yeniden can bulur.

Aynı toprak parçası üzerinde yaşayan insanların güzel ruhlarını ve birlikteliğini cesaretini ne bir tel örgü ne de beton bir cadde sınır koyabilir. Her çağda özgürlük türkülerinin söylendiği Kürdistan topraklarında Kürt özgürlük hareketi ile yeni bir varoluşa tanıklık edilir. Ser verip sır vermeyenlerin varoluş hikayesi. Saltanatlara değil onura ve inanca biat edenlerin, güneşe, toprağa ve suya amen diyenlerin hikayesi.

Bir kadın düşer yollara Urmiye’den

Ve bu yeniden yaratılış hikayesi ile egemenlerin Kürdistan topraklarında sınır diye tabir ettiği anlamsız tüm tel örgüleri, sıralanmış duvarları paramparça olur, toza dönüşür. Atılan her intikam mermisinde, yaşanılan her kahramanlık hikayesinde, her adımda, söylenen her gerilla türkülerinde direniş baki kalır. Öyle ki Kürdistan’ın hangi parçasından olursa olsun yüreği toprağın acısını duyan her insan dağların özgürlük kokan zirvelerinde yer alır. Ve böylelikle Kürdistan’ın yeniden bir’leşme serüveni de tamamlanmış olur. Bu uğurda Mahabad’dan, Kobanê’den, Amed’den, Kelar’dan yiğitler düşer yollara.

Alevler içersindeki Kürdistan’a bir avuç su taşıyanlardan biri de ta Urmiye’den yola çıkan Madura’dır. 1989’da Urmiye’de yaşama merhaba diyen Madura bir kültür mozaiği olan Rojhilatê Kürdistan’da yurtseverlik duyguları derin bir ailede büyür. Okul yıllarında anadilinden ve kültüründen farklı bir yaşamla karşılaşan Madura, farklılıkların dıştalandığı bu sisteme büyük bir öfke duyar. Devlet sisteminin Kürt insanına karşı olan baskı ve asimilasyon politikalarına yakından tanıklık eder.

Yeni yaşama aşkla sarılır

Çamurdan yaptığı oyunları ve annesinin onun için ördüğü yaşamdan çok farklı olan şehir yaşamını içine sindiremez. Asi ve meraklı çocukluk hayallerine duvar örülmek istenen şehirlerde yaşamak istemez ve beşinci sınıftan sonra okulu terk eder. Her zaman bir sorgulama içerisinde olan Madura, annesinin lorilerinde duyduğu hüznü yüreğinin en derinliklerinde yaşar. Kürt varlığına, diline ve kültürüne karşı olan bu sistemi hiçbir zaman kabul etmez. Bazen köylerine misafir olan, dağların zirvelerinde esen rüzgârın özgürlük türkülerinde buluşan gerillaların yaşamından, yoldaşlıklarından çok etkilenir. Kadın bir gerillanın ona verdiği Rêber Apo’nun yazmış olduğu kitabı okumaya başlar. Korku duvarlarını yıkarak yeni bir yaşama büyük bir aşkla sarılan Madura 2011 yılında özgürlük mücadelesine katılır. Aldığı ilk eğitimde öğrendiklerini kendisine pusula yapar. Gerilla kıyafetleriyle özgürlük kalkanını süsleyen raxt ve silahına olan bağlılığıyla bir kadın olarak kendi toprağının şervanı olmanın onurunu yaşar.

Bir yudum suyla kutsar ruhunu

Adım adım yol alırken patikalarda karşılaştığı her akan derede bir yudum suyla kutsar ruhunu. Gecenin karanlığında düşmanın beynindeki korku, şafakta doğan güneşle yoldaşının intikam yemini olur. Özgürlük aşkıyla yanan yüreğini mücadelenin ateşinde yoğuran Madura, cesareti ve fedakârlığıyla her daim görevlerini yerine getirerek yoldaşlarının güvenini kazanır. Tam da “Bir yoldaş yoldaşının alnını yıldızlara değdirendir” sözünün hakkını vererek sağlam kurar dostluk ve yoldaşlık bağlarını. Yaşama en yalın haliyle katılır. Kürt düşmanlarının halka ve doğasına dayattığı katliamlara karşılık öfkesini büyütür ve her zaman eylemsellikler içerisinde olur. Yürüdüğü her patikada kendisinden önce geçen gerillaların adımlarını, düşüncelerini, varmak istedikleri yerleri hayal ederek daha güçlü ve emin adımlarla yola yolcu olmanın heyecanını yaşar.

Son nefesine kadar…

Son görev yeri olan Xakûrkê’ye ulaştığında Beritan’ın türküsünü duyumsar yüreğinde. Patikalarda yürürken alnından boncuk boncuk dökülen her damla ter toprakla buluşup emeğe dönüşür. Madura geçmişin intikamı ve geleceğin umuduyla mücadelesini sürdürür. Önderliğe bir adım daha yakın olmak için en büyük isteği olan Kuzey Kürdistan’da gerillacılık yapma hayalini gerçekleştirir. Şemzinan’da kaldığı süre içerisinde yürüttüğü çalışmalarda atik ve disiplinli katılımı ve cesaretinden dolayı halk içerisinde de kısa sürede çok sevilir. Kimi zaman  düşmanın zorla boşalttığı köylereden geçerken, annesinin anlattığı loriler gelir aklına. Yüreğini ince ve derin bir acı sarar. Kinini intikam yeminiyle büyütür. Kürdün hayallerine umut olmak için iradesini ve inancını güçlendirir. Son nefesine kadar da halkının hakkı ve özgürlüğü için çarpışmaktan geri durmaz.