Bizimlesin Mazda!

- Roştîyam MÛNZÛR
31 görüntüleme
Genç yüreğinde güneşin kanatlarını kuşanan, iyiliğin ve güzelliğin savaşçılarının sevgisini taşıyordun. Kadim zamanlardan gelmiş, dağları adımlıyor, adını aldığın iyiliğin gücüyle kötülüğe karşı savaşmak için sabırsızlanıyordun.

Bilme ve öğrenme heyecanın bitimsiz ve sonsuzdu. Çünkü sen üzerinde gerilla elbiseleri, omuzunda silahın, saçlarının örükleri omuzlarına düşen korkusuz bir savaşçıydın. Sen, başka bir zaman dilimine geçtiğin andan bu yana ‘çok erken’ cümlesi hafızamda yer edindi. Zamanı hiç olmayan bir anı, bir zaman tanımlaması içine sığdırmak ilginç. Aradan uzunca bir zaman geçti ama seni anlatmak hala zor geliyor. Sınırsız anıların vardı. Senin bitimsiz hikayelerinle, demini tutmuş çayın içine dalıyor; kah Bakûr dağlarına varıyor, kah Rojava topraklarında yol alıyorduk. Ülkemizin bir ucundan diğer bir ucuna adeta uçuyorduk. Hayallerin mekan değişirdi ancak amaçlar aynı kalırdı. Her bir hayal ile düşmana karşı özgürlük mermileri yağardı.

Güneşin sıcaklığını kucaklardın

Yabancı ülkelerde doğup büyümene rağmen ülkene kavuşma heyecanın ve özlemin hiç bitmedi. Çünkü bu kavuşma köklerinle, tarihinle, halkınla, dilinle buluşmayı ifade ediyordu. Sen de ülkesinden göçertilen bir ailenin çocuğuydun. Göçertmenin nedenlerinin peşine düştün ve nihayet yanıtlarını bulduğunda ise yüzünü ülkene döndün.

Kısa sürede sanki bu mekanlarda doğup büyümüş gibi hemen adapte oldun dağ yaşamına. Doğaya hep yoldaş olan Sen, gökyüzüne bakıp kuşları selamlar, ellerin toprakta ağaçları izlerdin. Rüzgarın soğukluğuna kapılmadan patikalardan koşar, güneşin sıcaklığını kucaklardın. Yoldaşlığın ve hayallerin ne kadar özletiyor kendini bir bilsen! Verdiğim her bir emeğin içinde seni anımsıyor, seni görüyorum. Çünkü Sen kendini emek ile yoğurup bunu etrafındaki insanlara da verecek kadar cömert ve fedakardın. Çevrendeki insanlara karşı kayıtsız kalmak senin işin değildi. Fazlasıyla ilgili, destekçi ve duyarlıydın. İnsanların sevinçleri kadar hüzünlerini de paylaşmayı bilecek kadar yetenekliydin. Yetersizliklerine rağmen hiç kimseyi yargılamadan bağ kurar, emek vererek yanlış ve hatalarını aştırtmaya çalışırdın. İnsan ilişkilerin içten ve masumaneydi. Seni örnek yapan ve öğretici kılan da buydu belki de. Varsa bir engel ona takılıp zaman kaybetmez, harekete geçer ve kısa sürede aşardın. Özgürlük dağlarında kısa süre içersinde hem bilinç, hem kişilik hem de askeri açıdan büyük gelişme kaydetmen de heyecanlı, emekçi ve içten katılımın sayesindeydi.

Etrafımızda devrim heyecanı

En çarpıcı özelliğin ise bitimsiz hayallerindi. Önce hayal kurar sonra peşinden giderdin. Mesela düşmana karşı savaşacağın tepeleri bile hayal eder, ilk mermiyi nasıl atacağını düşünüp kendince arazide keşifler yapardın. Aceleci ve aşırı heyecanlı oluşuna kızardım kimi zaman. Sense hayallerini ertelemeden biran önce gerçekleştirme arayışındaydın. Adeta kanatlanıp uçarcasına… Ve ufukların ardındaki güneşe doğru yol alarak uçtun Mazda. Kara bulutlar, şiddetli fırtınalar engellemedi seni. Yüreğinden taşan sahici sevgin sana tüm zorlukların üstesinden gelme gücünü verdi. Unutma, özgürlüğe olan tutkun ve hakikatin sırrı seni kucaklar, asla bırakmaz.

Şimdi ise sensiz dalıyorum hayallere. Senin, yoldaşlarını asla yolda bırakmayacağın hissiyatıyla huzurla doluyorum. Evet sen hep bizimlesin. Şimdi ise binlerce özgür kadın ilerliyor senin ve en değerlilerimizin yolunda. Sizin ardınızdan sözümüz değişmedi hiç, aynı cesur adımlarla yürüyor ve özgür mekanları kuruyoruz. Hakikat yoldaşlığını paylaştık seninle. Ağaçlardan düşen kuru bir çubukla toprağa, koşan çocuklar, gülen anaların figürünü çizerdik. Altına da ‘Star Kent’ yazardık. Etrafımızda bir devrim heyecanı yaşanırdı. O anlarda bir günün 24 saati de az gelirdi bize, çünkü an’ı yakalamak dakikalarda saklı değildi, saniyelerle yarışa girmekti. Bu yarışın içerisinde anıların, kitapların her bir cümlesi dahi bir devrim değerindedir.

Öze dönüş…

İntikamın, kurulan köylerin, özgürleştirilen kentlerin içerisinde saklı. Her bir arkadaşı anarak ilerlediğimiz bu yolda Mazdalar, Saryalar, Jinler ve Avaşinler çoğalıyor. Kadınların hareket ve yaşam alanları artıyor. Küçük bir adım olarak görülen Rojava’daki kadın devrimi, bugün sistemin sınırlarını çatırdatan ve ürküten genişliğe ulaşıyor, özgür kadının kazanımları çoğalıyor. Kadının yaşam olduğunu, düşmanın kin ve öfkeyle gerçekleştirdiği saldırılarıyla daha iyi anlaşılıyor.

Sana bir müjde vereceğim: Özgür yaşam ve özgür insan uğruna verdiğimiz mücadele artık sınırlarını aşarak dünyaya ilham oluyor. Ülkemizde başlayan devrim dalga dalga yayılıyor ve tsunami gibi erkek egemen dünyayı sarsıyor. Dünya halklarının mücadelemiz ile dayanışması gün geçtikçe daha çok büyüyor. Her bir kadın yaşam savaşı vermek için ayağa kalkıyor. Kadının yaşam olduğunu sadece biz değil artık tüm dünya haykırıyor. Bu haykırışlar, kazanımlar, sloganlar bize mücadelemizin anlamını her an daha yakıcı hatırlatıyor. Kadını yok sayan erkek dünyası yıkılıyor. Yeniden emeğimize sahip çıkıyoruz. Analarımızın ilmek ilmek ördüğü öze, yani anacıl düzenin kolektif ruhuna yeniden yol alıyoruz. Ve en değerlilerimiz olan siz, bu yol alışta hep yanı başımızda olacaksınız!

Şubat 2016’da Medya Savunma Alanlarında şehit düşen Mazda Mariya (Şevîn COŞKUN) arkadaşın anısına..