Buenos Aires’den Şengal’e adınız kadınların dilinde

- Newaya Jin
280 görüntüleme

11-FIDAN DOGAN - ROJBIN - STRASBOURG 2011Bizden ayrılışından bu yana 4 yıl geçti. Ölümsüz zamanlardan günümüze uzanan anılar her zaman yolumuza ışık tutmaya devam ediyor. Bir kış günüydü, henüz şafak vakti gelmemişti. Kuşlar bile ağaçların dallarında kıpırdamaksızın derin bir uykuya dalmıştı. Felaketten habersiz… O gün kuşlar ötmeyecekti… Donup kalacaktı oracıkta, kanatları kırılacaktı… O gün, tarihimize kara gün olarak kazınan 9 Ocak 2013. Yeni yılın ilk haftasıydı, bu mücadelede 14. yılını doldurmuştun Rojbin. İlk günlerimizdeki coşkun, heyecanın duruşundaki olgunluğuna bir hayli renk katmaktaydı. Her koşulda ve durumda siyasetin elegansını tüm davranışlarında nasıl da işlerdin. Bir eşikteydin aslında devrim yürüyüşünde. Mücadeleyi kendi şahsında yaşamsallaştırmak için büyük bir çaba içerisindeydin. Xwebûn, yani kendin olmak için sorumluluk hissiyatını gün be gün bilinçlenerek, halk ile ve yoldaşların ile her konu hakkında paylaşarak beslemeyi görev bilmiştin. Çünkü artık çalışmak, koşturmak, aktaran pozisyonda olmak yetmiyordu. Artık süreç bizden öncülük bekliyordu. Önderliğimizin “Bir Halkı Savunmak” eserinden çok etkilenmiştin. Halkın oluşturduğu bir yaşamın halkalarını sağlamlaştırmak, bu mücadele ağında öznelerin bileşkesi olabilmek gibi analizler yapıyorduk. Demokratik konfederal sistem tezleri ile bağdaşan bakış açısını pratikleştirmekti tüm gayen. Son dönemlerde Önderliğimizin özgürlüğü ve tecride karşı mücadelen Kürt diplomasisinin örgütlenme sistemi için örnek teşkil etmekteydi. İnancını, emeğinle yoğurman inanılmaz sonuçlara yol açmaktaydı. Mücadele ağları büyük bir titizlikle örülerek çoğalıyor ve her bir dalına farklılıkların birleşme halkası ekleniyordu.

Diplomatlar dünya tarihinde halkların hakları ve mücadeleleri için elçi olarak tanımlanırlardı. Ancak bizim tarihimizde diplomasi halkın sesi ve iradesinin evrensel bir mücadeleye akması anlamına gelmektedir. Önderliğimizin tanımı ile halk diplomasisi. Xwebûn mücadelesinde öncelikli olarak kadın kimliğinin erdemine varmak, sırrına ermek vardı. O bilinci kararlı duruşunla ve Kadın Özgürlük Mücadelesi’ne olan tutkunla temsil ederdin Rojbin. Evrenselleşmenin belki de en önemli yolunun bu Kürt kadın mücadelesini her alanda yürütmekten geçtiğine oldukça inanırdın. Bu şehir 15-FIDAN DOGAN - ROJBINsenin buradaki sayısız buluşmana, onlarca kadın hareketi ile yaptığın görüşmeye ve etkinliklere tanıklık etti. Fransız Senatosu’nda Kürt Kadın Hareketi’nin kadın kırımına karşı başlattığı kampanyayı tanıtacak bir konferans düzenlemiştik, bir sonraki yılda tekrarlanan konferansın sana, Sakine ve Ronahi yoldaşa adanacağından habersiz… Sen taa o zaman “Bu devrim dalga dalga yayılacak. Kürt kadınları dünya kadınları için bir umut ve onların mirası da bugün bizim mücadelemizde yaşıyor” demiştin. Evet Rojbinim, bugün bizim mücadelemiz dalga dalga yayılıyor, Kürdistan’dan Paris’e, Latin Amerika’ya, Afrika’ya… Rojava’da Kobanê zaferiyle ardıllarınız Arinler, Silavlar, Sur’da Rozalar, Silopi’de Pakize, Fatma ve Seveler… Bu kadınlar özgürlük haykırışıyla direnişin tarihine sizler gibi derin iz bıraktılar. Artık düş sandığımız büyük hayaller gerçekleşen ve gerçekleşmeyi bekleyen görevler olarak karşımızda duruyor. Evrensel demokrasi mücadelemizde Jineoloji tartışmalarıyla mücadele ağını kadınlar ile buluşarak renklendiriyoruz. Buenos Aires, Paris, Portekiz’den Afrin’e, Nusaybin’e , Şengal’e “Jin-Jiyan-Azadî” sloganı her lisandan telaffuz ediliyor.

Failleriniz biliniyor Rojbin, bu katliamı aydınlatma mücadelesi sürekli bir şekilde veriliyor 4 yıldır. Kürt kadınları, halkı ve dostları her Çarşamba günü Avrupa’nın dört bir yanında yürüyor yılmadan. Direnişin adını haykırarak:

“Sara-Rojbin,-Ronahi

Jin-Jiyan-Azadi”

Bu yıl yine binler Paris’e akacak. Öfkemiz büyük mücadeleye dönüşmeye devam edecek. Dinmeden ve yılmadan hakikat için yürüyeceğiz. Failler hesap verecek, Fransız yetkililerinin yargılamayı geciktirmesi ve “katil öldü” demesi bizler için bir son olmayacak. Gerçeklerin karanlıkta kalmasına izin vermeyeceğiz.

ROJBIN-FIDAN DOGAN 58Sizler bugün Rojava’da, Bakur’da, Rojhilat ve Başur’da kadınların direnci, gözlerindeki umudu ve ellerinde dalgalandırdıkları özgürlük bayrağısınız. Minbicli kadınlar sizin ışığınızla atıyor üzerindeki kara çarşafları ve siz diye kucaklıyorlar ardıllarınız olan genç savaşçıları. Rakkalı, Şeddadeli, Qamışlolu çocuklar sizlerin güzelliğiyle atıyor şen kahkahaları.

Şimdi milyonlar sizinle akıyor mücadeleye, Kobanê’den Minbic’e, Botan’dan Dersim’e…  9 Ocak 2013  günü şafak vaktinde Kürt halkına yaşattıkları acı, bugün kimselerin önüne geçemeyeceği bir direnişe dönüştü. Zaten böyle değil miydi geleneğimiz? Her acı büyük bir güce dönüşmemiş miydi? İşte böyle yaşıyor Kürt halkı sizi, böyle nefesleniyor sizlerle.

Evrende her bir şeyin canlı olduğu söylenir ve kendine ait bir zamanı olduğu…  İnsan, hayvan, çiçek, ağaç, dağ, taş, su, ateş gibi… Her şeyin bir duygusu, aklı, soluğu varmış. Her duygu evrende bir noktadan diğer noktaya ulaşırmış. İyi kötü bir devinim içerisinde geri dönermiş başlangıç noktasına. Mesela herhangi bir şeyi iyi  ve güzel düşünürsen o duygu sana zaman içerisinde geri dönermiş. Şimdi mavilerde dolaşır bu hisler… Toprağa özlem, dağa, denize, anneye, zamanda yaşayan anılara ve sizlere… Ve tüm bunların toplamı olan hakikate, anlam yüklü canlı bir yaşama… Mekan ve zaman gözetmeden umutların peşinde olmanın onuruyla…