Büyük öfkeler olmadan büyük doğrulara ulaşmak mümkün değil

- Abdullah ÖCALAN
32 görüntüleme

Biz birikmiş kinin ifadesiyiz! Tıpkı birikmiş duyguların ifadesi olmak gibi. Hem sevginin, hem öfkenin, hem gazabın birikmesidir. Kinsiz insan boş insandır. Aynı zamada sevgileri de büyütmek gerekiyor.

Sevgisiz insan çirkin insandır. Bunların ikisinin birlikte büyütülmesi bir sanatçı inceliği ister.

Kini rastgele saçtın mı çirkin olursun. Çirkinin kini olmaz.

Demek ki, Önderlik gerçeğinin diğer boyutu da her zaman devrimci amaç için gerekli olan, egemenlerin zulmünden, sömürüsünden kaynaklanan kinini sürekli geliştirmektir. Öfke sevginin önündeki tehlikeye duyulan duygu tepkidir. Sevgi büyük bir olaydır. Tek başına öfke faşizmdir.

Dönüştüren öfke…

Öfkem beni dönüştürmeye yöneltiyor. Sanat, yöntem devrimcidir. sizin gibi kırıp dökmüyorum. Sağa sola bükme yok, yöntemi tutturuyoruz. Yanlış anlayışın, yaşam tarzının, yaşam alışkanlığının kellesini koparın diyorum. Ne fiziki olarak varolduğun için, “yaşıyorum” diyebilirsin, ne de fiziki olarak öldüğünde “öldüm” diyebilirsin.

Bizim bu büyük öfkemiz, sizin bu sürekli kaybettiren tarzınıza, onun arkasındaki kişiliğinizedir. Önlenebilecek iken önlememeye, yapılabilecek iken, yapmamaya, çok önemli başarıların sahibi olmak mümkün iken, yanlışlıklarıyla yaşamayı alışkanlık haline getirmeye büyük öfke duyuyoruz.

Şimdi benim öfkem, biraz da gelmiş olduğunuz toplumsal gerçekliğedir. İnanılmaz bir sorumsuzlukla yetiştirilme söz konusudur. Bin yılların reva görülen haksızlıklarının öcünü almanın, dayatılan geri yaşamın hesabını sormanın, köleleştirilmeye başkaldırmanın fırsatı doğmuştur.

Hangi Kürt’ten nefret ederim? Tabii ki işe yaramayan, değerine sahip çıkmayan.

****

Öfkelerimi intikama dönüştürdüm

Büyük öfkeler olmadan, büyük doğrulara ulaşmak ulaşmak mümkün değildir. Biz Kürtler hep öfkeliyiz. Bağırır-çağırır, kırıp dökeriz. Bu da kör bir öfke. Bu yaşama karşı bir ihanet ve bir gafleti dayatmaktır. Düşmandan nefret etmemişseniz, ondan kurtulmak için bütün gücünüzle ayakta kalmayı başaramamışsanız, bunun gerekliliği düşüncesi sizde gelişmemişse, çok önemli aksaklıklarla yüklü bir konumdasınız demektir.

Bu ülkede olup bitenlere, gerçekten esefle bakmamak kin ve öfkeyle bakmamak mümkün değildir. Giden bizim canımızdır, bizim kanımızdır. Nefretin ne kadar büyükse o kadar düşmanın üzerine yürürsün. Biraz yurtseverliği olan, düşmanına kini olan, biraz kazanma hırsı olan büyük işler başarabilir. Toprağın kendisi, özgürlüğün kendisi, düşmanın kendisi, neyin nasıl yapılacağını her gün bin defa insana söyletir.

Yaşamdan duyulan öfkenin düşmana yöneltilmesini geliştirdik.

Ben bütün öfkelerimi, tepkilerimi, isyanlarımı bir zincirin halkaları gibi PKK gerçekliğine dönüştürdüm.

Halkımızın kini, öfkesi artık içinde biriken ve dolan nitelikte değil, PKK’de birleşerek, resmileşen ve düşmanın üzerine boşaltılan zehirdir.

Sosyal gelişmenin önünde meşhur Kürt çelişkisi var. Kan davası, kapı komşu kavgası, it kavgası, eşek kavgası, bir karış tarla kavgası. Bu da çok geri ve ilkel düzeyde bir tepki durumudur.

Ailem bana ilk namusu tanıtmak istediğinde nasıl anladım onu hayret ediyorum. Halen “Çocuk büyüsün de intikam alsın”; bunu nasıl sezdim gerçekten de çok ilginç. Tabii daha da ilginç olanı; “Böyle namus olmaz, böyle intikam alınmaz” dememdi.

Ben öfkelerimi en iyi intikama dönüştüren kişiyim. Kötülükten, çirkinlikten intikam almak, benim yaşam odağımdır. Bütün geriliklere karşı korkuncum.

Devrim aynı zamanda intikam ve ateş sanatıdır

Neye karşı intikam? Kaybedilen hemen her şeye karşı. Kötü ve çirkin olan her şeye.

Devrim aynı zamanda intikam ve ateş sanatıdır. Yani yapma, yıkma, yakma da söz konusudur.

Sanki büyülenmiş gibisiniz veya intikamcılığınızın şurasında, burasındasınız. Ya hedefsizsiniz, ya da basit bir uygulamacısınız, ama büyük vurucu değilsiniz. Zaten intikam gerekçelerini daha tam anlamamışsınız. Hatta bu duraksamanız, bu muğlaklığınız, tıkanmanız intikam gerekçelerine inanmamalarınızdan geliyor.

Büyümenin dayanağı düşmanın tarihte ve günümüzde dayattığı köleliğe karşı intikam duygusudur.

Düşman bu zulüm ve ihanet tarihini arkasına alarak yürüyor. Bundan hiç kuşku yok. O zaman sen de intikam tarihini arkana al ve yürü. Ne güne duruyorsun; bütün plan ve perspektiflerini arkasına alarak yürüyor, sende karşısına geç. O, her adımını büyük bir dikkatle atıyorken, tarih bir kez daha tekerrür biçiminde senin başına patlatılmak istenirken sen nasıl bunalımlı, ve yüzeysel olduğunu söyleyebilirsin? Hani devrimciliğin, hani tarihi doğru çıkışın? Hani özgür ve onurlu yaşam için biraz istem ve hak sahibi olmak isteyeceksin?

Hesap sorma tarzınız olsun

Bizim savaş gerçekliğimiz, her acı bir katliam ve yenilgiyi yaşattığı artıklarının dar ağaçlarında can verdiği, işkencehanelerde çürütüldüğü, yine en uğursuz bir teslimiyetle boyun eğdirdiği lanetli bir tarihin tersine çevrilmesidir. Hiç olmazsa PKK böylesine uğursuz ve lanetli bir tarihin tekerrür ettirmemesini düşünüyor ve buna büyük hassasiyetle yaklaşıyor. Binlerce yılın intikam anlayışı bir şeyi ifade edecekse; darağaçlarında bu kadar can verenlerin ve işkencehanelerde bu kadar katledilenleri  unutmamışsak, günlük olarak da maddi ve manevi yaşamı kahredilenlere önderlik etmek istiyorsak, bunların ahdının ve şu şeref sözünün sahibi olmak istiyorsak nasıl yaklaşmamız gerektiği açıktır.

Bizden alınan her şeyi yeniden kazanmak, çocuklardan ihtiyarlara, gencecik kızlardan analarımıza kadar, tüm tarihimizin içinde olup-bitenlerden günümüze dek, en kahrolası yaşam içinde yüzen halkımızın tüm bireylerine kadar herkesi böylesine bir duruma iten, onlardan her şeylerini alan ve insanlığın dışına atan bir rejimden her şeyimizi devrimci intikam ruhuyla söke söke almak, dünyanın en onurlu görevi değil midir?

Böylesine bir göreve talip olmak kadar yüce olan başka hangi yaşamdan bahsedilebilir?

Öfkemiz neden büyük değil? Neden siyasete dönüşmüyor? İntikam almak isteyenler için arayıp da bulamayacağı hiçbir şey yoktur.

Çok büyük acılarımız var, bu düşmandan büyük intikam almak zorundayız. Bana göre yüzyıllarca da sürse mutlaka hesap sormanız gerekiyor. Mutlaka sizin de bir hesap sorma tarzınız olmalıdır. Bunu sormadan kolay uyumayın, kolay yemeyin, kolay içmeyin. Doğru olan da budur. Bu tarz sizi insanlığa kazandırabilir. İhtiyaç duyduğunuz tüm başarılara sizi kavuşturabilir.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Ateşten