Çağdışı kast sistemine karşı bir fedai

- Fidan YILDIRIM
284 görüntüleme

Gauri Lankesh Hindistanlı bir gazeteci, kadın hakları savunucusu ve kast sistemine dayalı ayrımcı politikalar karşıtı bir aktivistti; bu kimliği nedeniyle ve sağ kanat Hindu fanatizminin kararlı bir eleştirmeni olmasından dolayı siyasi bir suikaste kurban gitti.

2-4 Aralık 2018’de Hindistan’ın Bangalore kentinde yapılan ve Sakine Cansız’a adanan, “Kadının Özgürlüğü Üzerine Uluslararası Teorik Seminer”de Sakine Cansız ile Gauri Lankesh’in büyük boy fotoğrafları birlikte kapladı duvarları. Çünkü ikisinin de gelecek özlemleri ve sonları benzerdi.

Gauri Lankesh 29 Ocak 1962 tarihinde Hindistan’ın Karnataka Eyaleti’nin Bangalore kentinde, sosyal ayrımcılığa ve kast sistemine karşı bir inanç olan Lingayat inancına mensup ve Karnataka eyaletinin resmi dili Kannada dilini konuşan bir ailede doğdu. Lingayat kimilerince Hindu dininin bir mezhebi olarak değerlendirilirken onun savunucuları ve başka kimi kesimlerce de ayrı bir din olarak tanımlanmaktadır. Gauri’nin babası; şair ve gazeteci Palya Lankesh, annesi ise İndira Lankesh’dir. Bir erkek kardeşi ile bir kızkardeşi vardır. Babası, Kannada dilinde tabloit bir gazete olan ‘Lankesh Patrike’ gazetesinin kurucusuydu.

‘The Times of İndia’da gazetecilik

Gauri, Bangalore Merkez Koleji’nde eğitim gördükten sonra Kitle İletişimi Hint Enstitüsü’nde eğitimini tamamladı ve gazetecilik kariyerine Bangalore’de yayınlanmakta olan ‘The Times of İndia’da başladı. Daha sonra eşi Chidanand Rajghatta ile birlikte Delhi’ye taşındılar. Eşi ile beş yıllık evlilikten sonra ayrılan Lankesh çocuk sahibi olmamasına karşılık, Jignesh Mevani, Kanhaiya Kumar, Umar Khalid ve Shehla Rashid Shora adlı öğrenci lideri aktivistleri evlatlıkları olarak değerlendiriyordu. Lankesh tekrar Bangalore’ye döndükten sonra dokuz yıl ‘Sunday’ magazinin bir muhabiri olarak çalıştı. 2000 yılında babası vefat ettiği zaman, Delhi’deki ‘Eenadu’s Telugu’ televizyon kanalında çalışmaktaydı ve on altı yıllık gazeteciydi.

Kendi gazetesini çıkartmaya başladı

Babaları vefat ettiğinde Gauri ve erkek kardeşi İndrajit, ‘Lankesh Patrike’ gazetesinin yayıncısına giderek gazetenin yayınını durdurmak istediklerini ilettiler. Ancak yayıncı onları bu fikirden vazgeçirdi; Gauri gazetenin editörü olurken kardeşi ise reklam işlerini üstlendi. 2001 başından itibaren iki kardeş arasında gazetenin yayın politikası konusunda fikir ayrılığı başgöstermeye başladı ve 2005 yılında zirveye ulaştı. Şubat 2005’te, polise dönük bir Naxalit (Maoist komünist gerillaların hareketi) saldırı konusunda bir rapor Gauri’nin onayıyla gazetede yayınlandı. 13 Şubat’da ise gazetenin sahibi ve yayıncısı olan İndrajit, Naxalit yanlısı olduğu iddiasıyla raporu geri çekti ve 14 Şubat’da Gauri’yi gazetenin bazı ekipmanlarına el koymak suçlamasıyla polise şikayet etti, Gauri de ona kendisini bir silahla tehdit etme suçlamasını getirdi. 15 Şubat’da ayrı ayrı düzenledikleri basın açıklamalarında İndrajit, Gauri’yi Naxalizmi savunmakla, Gauri ise onu, sosyal aktivitelerine karşı olmakla suçladı. Sonuçta Gauri çıkarmakta olduğu aile gazetesinden ayrılarak, ‘Gauri Lankesh Patrike’ adıyla kendi gazetesini çıkarmaya başladı.

Etkili bir politik örgütleyici

Gauri, Hindu çoğunluğu diğer kesimlerin üzerinde gören ve onlar üzerindeki hakimiyetini savunan sağcı politikalara karşıydı ve bu düşünceleri çok tutarlı bir şekilde eleştiriyordu. Hinduizmin bir din değil; kadınların ikinci sınıf varlıklar muamelesine tabi tutulduğu, toplumda bir hiyerarşi sistemi olduğunu savunuyordu. Lingayat topluluğu için bir azınlık dini gününü desteklemiş, baskı altındaki topluluklar için bir toplumsal uyum platformu olan ‘Komu Souharda Vedike’nin başkanlığını yapmıştı. Filozof Basavanna’nın takipçilerinin Hindu olmadıkları düşüncesini taşıyordu. En alt kast olan Dalitlerden yerli kabilelere, solculardan müslümanlara ve diğerlerine kadar, ülkeyi öncelikle Hindulara ait bir ülke haline getirmek isteyen Hindu milliyetçiliğine karşı olan tüm sosyal ve politik grupları bir araya getirme yeteneğine sahip, etkili bir politik örgütleyiciydi.

Basın özgürlüğünün savunucusu

Gauri Lankesh basın özgürlüğünün savunuculuğunu yapıyordu. Hindistan’ın iki büyük partisinden biri olan Hindistan Ulusal Kongresi’nin lideri ve Karnataka eski başbakanı Krishna’nın sıkı destekçisi Shivakumar’ın yanlışları hakkında yazılar yazmıştı. Milliyetçi görüşler savunan diğer büyük parti; Hindistan Halk Partisi (Bharatiya Janata Party-BJP) karşıtıydı, öyle ki, 2014 genel seçimlerinde bu partinin basın danışmanı olduğu için 35 yıllık arkadaşıyla bağlarını kesmişti. 2014 Kasım’ında Kongre, Karnataka hükümetinin Gauri’yi, Naxalitleri şiddeti bırakıp teslim olmaya ikna etmek üzere oluşturulacak komitenin bir üyesi olarak atamasının önünü açtı. BJP’nin lider kesiminden bir delegasyon Gauri’yi Naxalit sempatizanı olmakla suçlayarak bu görevlendirmeye karşı çıktı ve komiteden çıkmasını istedi. Ancak Başbakan bu talebi reddetti.

Gauri Lankesh açıkça kast sistemine karşıydı. Sağcı Hindu grupların alt kastlardan bir yayıncıyı, çocuğu olmayan çiftlerin çocuk sahibi olmak için rızaya dayalı ilişki ritüellerini tasvir ettiği gerekçesiyle hedef almasına karşılık sağcı bir romancının da aynı konuyu işlediğini belgelemiş ve neden onun da eleştirilmediğini sorarak kendisinin her iki yazarı da savunduğunu ifade etmişti. Bunun üzerine 19 Şubat 2015 tarihinde Hassan Bölgesi Brahman Derneği, Gauri’ye karşı bir yürüyüş düzenleyerek polisin onun hakkında tutanak tutmasını talep etti.

Evinin önünde suikaste uğradı

23 Ocak 2008’de sağcı BJP’nin dört lideri hakkında gazetesinde yayınlanan bir haberden dolayı, uzun hukuki süreçlerden sonra 2016’da hapis cezasının yanısıra tazminat ödemeye mahkum edildi, hapisten çıkabilmek için yüklü miktarda kefalet ödemek zorunda kaldı. Haberin yazarı da ceza aldı. BJP’li üç işçinin pahalı bir mücevheri çalması ve parti liderlerinin kuyumcunun hak aramasını engellemesi ile ilgili haber başka gazetelerde de yer almasına karşılık kendisinin suçlanıp yargılanmasını Gauri, sağcı kesimlerin kendisine yönelimlerinin bir sonucu olarak değerlendirdi.

5 Eylül 2017’de Gauri Lankesh bürosundan çıkıp akşam 8 sıralarında evine geldiğinde kapısının önünde kasklı üç adam tarafından kurşunlanarak katledildi. Toplam yedi kurşundan üçü başına, boynuna ve göğsüne isabet ederek ölümüne yol açtı. Katiller motorsikletle kaçıp izlerini kaybettirdiler.

Suikast, iktidar ve muhalefet partileri de dahil çok çeşitli örgütlenmeler, halklar ve toplumsal kesimler tarafından lanetlendi. Hindistan’ın her tarafında cinayeti protesto eylemleri yapıldı. Suikastten bir hafta sonra Bangalore’de 15 bin kişinin katıldığı bir yürüyüş gerçekleştirildi.

Katiller zehirlenmiş kişilerdi

6 Eylül 2017’de Gauri Lankesh bir devlet töreni ile toprağa verildi. Cesedi halkın saygı geçidi için birkaç saat Bangalore’deki kültür merkezi Ravindra Kalakshetra’da tutuldu. Lingayat geleneklerine göre gömülen Gauri’nin bir radikal olması nedeniyle ailesi hiçbir dini kaide uygulamadı.

Suikastle ilgili yürütülen soruşturma sonucu 2018’de iki kişi tutuklandı. Birisi, kendisine dinini korumak için birisini öldürmesi gerektiğini söylediğini ve kurbanı tanımadığını söyledi. Ağustos 2013’te batıl inançlara karşı mücadele eden aktivist Narendra Dabholkar, Ağustos 2015’te de Hindu idollerini eleştiren bilim insanı M. M. Kalburgi kurşunlanarak katledilmişti. Şubat 2015’te de komünist bir lider ve köşe yazarı olan Govind Pansare suikaste kurban gitmişti. Gauri Lankesh’i katleden kişilerle birlikte yakalanan silahlardan birinin Dabholkar ve Kalburgi suikastlerinde de kullanıldığını açıkladı Hind polisi.

Katledilen bu aydınların hepsi de aynı zamanda yerel dillerde yazıyorlardı ve aktivistlerdi. Sol düşüncelere ve alt kastlara yakın kişilerdi. Hinduların ayrıcalıklarına karşıt toplulukları bir araya getirebiliyorlardı. Katilleri ise, Hindu egemenliği için karanlık örgütlenmelere giden ırkçı-milliyetçi-dinsel bağnazlıkla zehirlenmiş kişilerdi.