Direnişin imgeleri!

- Medya DOZ
323 görüntüleme

YPJ-SAVASCI-OTURURKEN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaç gündür “Kobanê denince ne hissediyoruz, ne şekilleniyor kafamızda, nasıl imgeler çarpıyor ruhumuzun duvarına” diye sorarak takip ediyorum, hem kendimizi, hem de Kobanê’yi. Fark ediyorum ki Kobanê olmuş her birimiz ve zaten Kobaneleşti benliklerimiz…  Ve bulmaya çalışınca bu soruların cevabını, anlıyorsun ki her sorunun binlerce cevabı var. Hayatlar değişti mesela, her hayatın bir ömre sığmayacak binlerce öyküsü birikti. En çok da kadınlar değişti ve değiştirdi. Kadınlar direnişleşti, direniş kadınlaştı adeta…

Bir ana düşünün, dizlerinin üzerine çökmüş bir ana, başını gökyüzüne kaldırıp haykırdığında başının üstündeki mavi şiltenin yırtıldığını… Akşam olmasını sabırsızlıkla bekleyen ve perdenin arkasına saklanmış yıldızların yeryüzüne, ananın başı üstüne döküldüğünü düşünün mesela… Kobanê denince insanın aklına bu imgeler gelmiyor mu sizce de? Geliyor elbette, hem de bu imgenin çok ötesinde, kelimelerin ne kadar gariban olduğunu anlıyorsun tekrar tekrar. “Keşke alfabede daha çok harf olsaydı, keşke cümleler bu çağın esaretinden kurtulup daha çok özgür olsaydı” demekten alıkoyamıyor kendini insan. Hiçbiri ifade yetmiyor bu ifadesizliği anlatmaya. Sanki kelimelerin çoğu direngen bir firarda, sanki tarih çocuksu bir dille yeniden heceleniyormuş gibi geliyor insana…

Herkese insan olmayı öğreten destanlar yazılıyor, o biz olan, o bizi kendine benzeten coğrafyada… Dünyanın vicdanı orada sorgulanıyor, orada sınanıyor tekmil insanlık. Öyle ki Kobanê bir şehir olarak direnmiyor, kültürel bir direniş olmayı başarıyor. Direniş kültürünün adına, tarihin tutanağına yeni sayfalar ekleniyor kekik kokan kadınların elleriyle… Evet, hayatlar değişti demiştik, değişti hayatlar, Kobanê de kadınlar bütün dünya kadınları adına bir çığlık olmayı başardılar.

Değişen hayatlardan bir örnek vereyim; mesela bizim “Ruken” dediğimiz ve bize, bizim olma gurunu yaşatacak kadar güzel ruhlu Kobanêli Ruken’in de hayatı değişti. Yıllardır dağlarda bir gerilla olan Ruken de hepimiz gibi baştan ayağa Kobanê olmuş, kulağı bir haber işitmeye kilitlenmiş, gözleri çocukluk şehrinde yükselen dumanlarda öylece takılı kalmış, şehirdeki her patlama yüreğinde volkanlara dönüşmüş adeta. Uzun yıllardır göremediği ve artık büyümüş kardeşleri var orda, özlemini yüreğinde büyüttüğü anne ve babası var orda. Hepimizin eli yüreğinde beklerken, haber bültenlerinde geçen bir şehit isminin bizim Ruken’in kardeşi olduğunu öğrendik. Her toprağa düşen direniş tohumunun ardından kalbimizde yükselen o isyan, Ruken oldu baştan ayağa… Sonradan öğrendik ki bizim sevimli, canımızın içi Ruken’in babası, iki erkek kardeşi cephede savaşırken, annesi ve eli silah tutamayacak kadar küçük kardeşleri de sınırın öte yakasına geçmiş.

KOBANE-SEHITLER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Savaşın çok kızıştığı bir zaman diliminde baba ve iki oğlunun aynı cephede dövüştüğü bir sırada, Ruken’in Ferman ismini taşıyan kardeşi ağır bir şekilde yaralanıyor, Ferman’ın babası canının parçası oğlunu hastaneye yetiştirip tekrar cepheye dönüyor. Ferman’ın başında bekleyen, saçlarını okşayan, ellerini ellerine alıp defalarca öpen bir baba yok! Savaş siperlerinde mevzisi boş kalmasın diye yerine dönen baba, içimizin derinliğinde barışı arzulayan her hücrede kahramanımız oluyor. Ama keşke Ferman son nefesini verirken yanında olsaydı baba. Keşke hiç ayrılmasaydı başucundan, demeden duramıyor insan. Keşke Ruken içinde öpseydi Ferman’ın alnından, vedalar sadece rüyalarda kalmasaydı keşke, vedalaşmanın bile arzu edileceği zamanlardan geçtik, vedalar için bile birikti keşkelerimiz… Ruken olduk hepimiz, her gerilla bir avuç su olmak istedi Ruken’in yüreğinde yanan ateş için. Yüreğinden öpüyoruz arkadaşım. Dudağındaki hasrete dönüşüp Ferman’ın alnına değiyoruz arkadaşım. Sen oluyoruz hepimiz, Kobanê’ye dönüşüyor tüm direncimiz.

Ama hiçbir tarih kitabının anlatamadığı bir şey anlıyoruz bu öyküden ve diyoruz ki bu ruh bu halkta var oldukça ve bu halkın öncülüğünü bu direniş sembolü kadınlar yaptıkça yenilgi asla vuku bulmayacak bu topraklarda. Dünyanın yüzü bugün Kobanê’de Kürt kadınlarının aynasında netleşiyor. Direniş bütün insanlığın saklısında duran asıl duyguları açığa çıkarıp yeni nakışlar işliyor…