Direnişin Kadınları

- Ekin ADA
179 görüntüleme

Tüm dünya kadınlarının yüreğine direniş umudu eken, onları cesaretlendiren ve varlığını savunmayı öğreten kadınlarımız var. Rindexanların, Besêlerin, Zariflerin, Zilan ve Beritanların mücadele ruhuyla yol alan, zamanın ruhu haline gelen kadınlar bunlar. Hep isyanın kulaklarına fısıldandığı…

Zamanın ibresi bizden yana şimdi. Artık tarihe kadın zamanı işliyor. Kürt kadınlarının direnişleriyle yazdığı tarihi anlatıyor herkes.  Bu direniş destanının bir parçası olmak isteyen tüm kadınlar, kadın direnişinin yükseldiği mekanlara akıyor. Her ırktan, mezhepten ve dinden kadınlar, yürekli Kürt kadınlarımıza yol arkadaşı olmaya geliyor. İnsanlığın doğuş beşiği olan Mezopotamya’da Medlerin ülkesine akıyor insanlık kendi kökleriyle yeniden buluşmak için. Bu direnişin kaynağını herkes sorguluyor tabii. Bu ruhu diri tutan gerçeği… Evren ve yaşamın anlamına varanların, kendilerini varlık haline getirip örgütlenebilen kadın gerçeğinin rüştüdür direniş. Bir de inançları var; yaşamın demokratik, eşit ve özgürlük temelinde yeniden kadın eliyle inşa edilebileceği inancı. Bu inanç, yüreklerini özgürlük aşkıyla doldurmuş bu kadınların.

Kendilerini yaşamın tüm alanında sınayan bu kadınlar, bunu başarabileceklerini, kadının böylesi büyük güce sahip olduğunu biliyorlar. Kadınlar için kutsal kitaplarda yapılan tanımlamaları, boşa çıkartıyor duruşları. Zayıf, güçsüz ve erkeğin (Adem’in) kaburgalarından doğan gerçeği yok artık. Ne Kürt kadınları ne de Kürt kadınlarının mücadele gerçeğini takip eden hiçbir kadın bu gerçeği artık kabul etmiyor ve bu gerçeğe boyun eğmiyor. Bu kadın tanımı, kutsal kitaplardaki kadın tanımından, kadın gerçeğinden daha güvenilir, daha inanılır şimdi. İşte bu tanımı yırttığı için, yerle bir ettiği için İslam dini adına yola çıkan IŞİD gibi gerici ve karanlık bir güç, bu kadınlardan korkuyor. O yüzden bu kadar saldırıyor bu kadınlara. Bu kadınların elleriyle vurulup ölmekten, dolayısıyla cennete gidememekten korkuyorlar. Hayalini kurdukları cennetlerinde bile ancak kendilerine cariye olabilecek dedikleri kadınlar, onların ürettiği silahlarla onları vurunca, cennetin kapılarının üzerlerine kapanacağı korkusuyla kadın savaşçıların bulunduğu mevzilere yanaşmıyorlar. Bir de o mevzilerin çok daha fazla direndiğini biliyorlar.

Peki nasıl direniyor ve savaşıyor bu kadınlar? Her şeyden önemlisi savaşma kararlılığında olabilmen ve karşı bir cephe açman için sebepler aranır. Kürt kadınlarının da sayılamayacak denli sebebi var. Ama en önemlisinden birkaç taneye değineceksek, bunlardan biri ülkelerinin işgali ve ülke gerçeğiyle iç içe geçmiş kadın olma gerçekleri. Birbirinden ayırmadığımız ve biri özgürleşirse diğerinin mutlaka özgürleşeceği gerçeği. Ve “Kadını özgürleşmeyen bir toplum, ülke özgürleşemez” tanımı mücadelede daha büyük bir rol ve misyon biçiyorken onlara, onlar da öncülükten geri adım atmıyorlar. Dolayısıyla bu mücadelenin temel aktörü haline getirdiler kendilerini. Sadece öz savunma alanında değil, siyasette de, diplomaside de ve daha birçok alanda da etki düzeyleri gittikçe artıyor. Direnişlerini yükseltiyorlarsa, güçlerinin farkındalar. Yani kendilerini tanıyorlar, kendi köklerinden hiç kopmayan özlerini diri tutuyorlar. Uğruna savaştıkları özgürlük kavramına herkesten daha farklı bir anlam biçiyorlar. Modernizmin liberal özgürlük anlayışının çok çok ötesinde bir anlam. Onlarda somutlaşan özgürlük kavramı, varolmakla, irade olmakla, bilinçle, örgütlenmeyle eşdeğer. Tüm güzellik ve estetik tanımlamalarının da ötesinde, tarifini yaptıkları güzellik tanımı; başkaldıran kadının güzelleştiği biçimindeki tanım. İşte ellerinde silahla kamera ve fotoğraf makinelerine odak konusu yapılan ve manşetlere taşınan bu kadınlar mücadele ettikleri için bu kadar güzel ve çekici.

Bu kadınlar tüm dünya kadınlarına nasıl yaşanması ve mücadele edilmesi gerektiğini öğretiyorlar. Herkes onları izleyerek, nasıl yaşayacağına karar veriyor. Ve Kürt kadınlarının direniş mücadelesi dalga dalga tüm dünya kadınlarını sarıyor. Herkes bu direniş gerçeğine katılıyor. Çünkü bu direnişin, kadınların zamanını getireceğini biliyor. İşte böyle bir zamandayız, kadının zamanındayız.