‘Her boydan ve soydan köktenciliğe karşı çıkıyorum’

- Fidan YILDIRIM
252 görüntüleme

teslime-nesrin-2Bangladeşli feminist, yazar, şair ve doktor Teslime Nesrin dinlerin kadına yaklaşımını radikal bir şekilde sorguladığı için hakkında ölüm fermanları çıkarılmış bulunan bir insan hakları savunucusu. 1971 yılında Hindistan’dan ayrılıp bağımsızlığına kavuşmadan önceki Bangladeş’de 1962 yılında doğdu. Yazım serüveni daha çocukluk yaşlarında şiir ve öykü ile başladı. Yerel gazeteler ve edebiyat dergilerinde yazı ve şiirleri yayınlandı. Daha sonra ulusal çapta yayın yapan bir gazetede yazmaya devam etti. Teslime Nesrin 1979-1983 yılları arasında tıp fakültesi öğrencisiyken aynı zamanda “Senjuti” (Karanlıktaki Işık) adlı bir edebiyat dergisinin editörlüğünü de yapıyordu. Tıp fakültesinden jinekolog doktor olarak mezun oldu. Doktorluğun yanısıra yazın faaliyetlerini de sürdürdü. Binlerce çocuğun yaşama gözlerini açmalarında kadınlara doğum sırasında yardımcı olmakla yetinmedi; onların insanca ve özgür yaşamaları için çağdışı yaklaşımlarla savaşmayı da bir yaşam felsefesi haline getirdi.

Dinin ayrımcılığını işledi

24 yaşında doktor olarak kırsal bir alanda göreve başladığı dönemde ilk şiir kitabı yayınlandı. Üç yıl sonra yayınlanan ikinci kitabı dünya çapında ün kazanmasını sağladı ve köşe yazarlığı yapmaya başladı. Eserlerinde dinin, geleneğin ve baskıcı kültürlerin kadınlara uyguladığı ayrımcılığı işledi. Yazdıkları kimi çevrelerde beğeniyle karşılansa da dine bağnazca sarılan çevrelerde öfke ve nefretle karşılandı. Çalıştığı gazetenin binası saldırılara hedef oldu. Gazetenin Yazı İşleri Müdürü, Teslime Nesrin’i saldırılara karşı koruduysa da dini yazılar yazmaması konusunda uyarmaktan da geri durmadı. Ülteslime-nesrin-4kesinde can güvenliği tehlikeye girince kendi kültürüne yakın bulduğu Hindistan’a yerleşerek çalışmalarını orada sürdürmeye başladı. Teslime Nesrin, Hindistan’da yayınlanan bir gazetedeki yazıları ile “Ananda Ödülü”ne layık görüldü.

Tehditlerin hedefi oldu

Gerek biçim ve gerekse içerik olarak radikal yazılar yazması ve kadın olması nedeniyle büyük ilgi gören Teslime Nesrin, 1994 yılında çıkan “Lajja” (Utanç) adlı romanında, Hindu inancında büyük yeri olan “Krisna”dan sonra gelen Tanrı “Visnu”yu işlemiş; o yörede yüzlerce yıl önce yapılmış olan ve birkaç yıl önce Hindu’ların saldırısında yıkılan “Babri” camiinin öyküsünü ele almıştı. Kitapta yer verilen, “var olan tüm nefret fırtınasının kökeninde hep dinlerin yer aldığı” şeklindeki belirlemeyi gerekçe yapan “Habibur Rahman” adlı bir hoca Nesrin hakkında ölüm fermanı çıkardı. Ülkesindeki ve genel olarak Müslüman alemindeki rejimlerin kadınlara ve azınlıklara yönelik tutumunu eleştirdiği yazılarında “İslam’a iftira ettiği” gerekçesiyle ‘Tüm Hindistan İbdehad Kurulu’ da 2007’de Teslime Nesrin’in başına ödül koydu. Bu tehditler yüzünden Hindistan’ı da terk etmek zorunda kalan Teslime Nesrin, geri adım atmak yerine, “binlerce yıl önce yazılmış ve kimsenin anlamadığı dinsel buyrukların çağdışı olduğunu” belirtince tepkiler daha da büyüdü ve hemen hergün hocaların öncülüğünde dinci çevrelerin mitingleri boy göstermeye başladı. Hindistan’daki nüfuzlu bir imam Teslime Nesrin’in yüzüne katran süren herkese para ödülü vereceğini açıkladı.

‘Hiçbir din eşitliği öğütlemez’

Teslime Nesrin, 1994 yılına kadar kaçak bir şekilde yaşadıktan sonra bu tarihte yurtdışına çıkarak 1998’e kadar İsveç, Berlin ve Amerika’da sürgünde kaldı. İnsan hakları için mücadelesini bu yıllarda da sürdürdü; kadınların sorunlarını ve yazgılarını değiştirmek için mücadelelerini işleyen kitaplar yazmaya devam etti.INDIA-BANGLADESH-LITERATURE-NASREEN

Türkiye’de Aziz Nesin gibi aydınların varlığını önemseyen Teslime Nesrin, 1994 yılında yaptığı bir açıklamada, tüm aydınları kendisinin de daha sonraları bir buluşma gerçekleştirip bizzat görüştüğü Aziz Nesin’e destek vermeye çağırmıştı. Fransa’da yayımlanan L’Humanité gazetesine verdiği bir demeçte şunları belirtiyordu Nesrin: “Her boydan ve soydan köktenciliğe karşı çıkıyorum. Şahsen hayatım boyu İslam köktenciliğinden çektim. Müslüman bir ülkede doğup büyüdüm. Köktencilikleri, Hinduizm, Hristiyanlık, Musevilik, Budizm olsun kadınlara baskı yapan dinleri eleştirdiğim zaman hiç kimse beni ölümle tehdit etmiyor. Ama söz konusu din İslam oldu mu, İslamcı köktendinciler hakkımda derhal fetvalar çıkartıp öldürülmemi, asılmamı istiyorlar. Kelleme fiyat biçiyorlar. Bu nedenle kendi memleketim Bangladeş’den atıldım. 10 yıl Avrupa’da yaşadıktan sonra Hindistan’a Kalküta’ya gittim. Orada da fetvalar boynuma yapıştı. Kitaplarım meydanlarda yakıldı. Haydarabat’da bir kitabımı tanıtırken bir İslamcı köktendincinin saldırısına uğradım. Sınırdışı edilmem için yürüyüşler düzenlediler. Solcu Hindistan hükümeti cevaben, beni sınırdışı etmezden önce Yeni Delhi’de bir evde göz hapsine aldı. Bu köktendincilerden ötürü şimdi bir kez daha iltica etmek zorunda kaldım. Çok zor bir durum. Ben her şeyden önce Bangladeşli bir yazarım. Ülkemden uzak kalmak bana çok acı veriyor. Halbuki orada kadınların özgürlük hakkı için mücadelelerini teşvik edip güçlendirebilirdim.” T

eslime Nesrin, köktendinciliğin kadın hakları karşısındaki tutumunu da şöyle dile getiriyordu aynı röportajda: “Köktencilik kaynağını dinden alıyor. Yani hiç bir din kadın-erkek arasında eşitliği övmüyor, öğütlemiyor. Tüm dinler kadınlara düşman. Hepsi kadına baskıyı teşvik ediyor, hepsi kadınların erkeklerle aynı haklardan yararlanmasını engelliyor. Hiçbir biçimde kadının özgürlüğüyle bağdaşmayacak ataerkil sistemlerin ilelebet sürmesini istiyor.”

Kitapları ülkesinde yasaklı

Bugüne kadar 17 kiteslime-nesrintap yazmış olan Nesrin, 1994 yılında Avrupa Parlamentosu’nca verilen Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü’nü, 2004 yılında da Birleşmiş Milletler Kültür Örgütü (UNESCO) Hoşgörü Ödülü’nü aldı. 2007 yılında Uluslarara
sı Yazarlar Birliği-PEN’in Türkiye Merkezi tarafından, “laiklikle ilgili mücadele veren yazarları desteklemek ve onlara ‘yalnız değilsiniz’ mesajı vermek” amacıyla ‘Onur Üyesi’ seçildi. 2008’de de Fransa tarafından kendisine, “ifade özgürlüğünün yasayla dayatılan sınırları olamayacağı ve ölüm çağrılarının bir suç olduğu” düşüncesiyle “Simone de Beauvoir Kadınlara Özgürlük” ödülü verildi.

Hakkındaki ölüm fetvaları yüzünden hala ülkesinden uzak yaşamakta olan Teslime Nesrin’in birçok kitabı Bangladeş’de yasaklı. Kitaplarından biri “Bir Kadın Yazgısı” ismiyle Türkiye’de yayınlandı.