İlk eylem heyecanı

- Evin FARAŞİN
109 görüntüleme

Bazı yaşanılan anlar vardır ki insanlara hayal gibi gelir. İlkler her zaman insanda ayrı bir duygu oluşturur ve hiçbir zaman unutulmaz. Tîra Karakoluna karşı yıllar evvel yaptığımız eylem de bu anlardan biridir.

1994 yılında Besta’nın Garisa alanındaydık. Kış süreciydi. Geceler uzun ve yağışlıydı. Yağışlar bizim için en avantajlı dönemlerdi. Bu durumdan yararlanıp keşif ve eylem hazırlıklarına koyulduk. Türk işgalci ordusuna karşı gerilla eylemlerinin yoğunca geliştirildiği bir dönemdi. Tîra Karakoluna karşı yapılması öngörülen eylem de bunlardan biriydi. Söz konusu karakol Garisa bölgesinin yukarısına düşüyordu. Karakolun etrafında bazı köyler vardı. Çok kapsamlı bir eylem planlanması ile hazırlıklara başlanmıştı.

Gözlerde zafer umudu

Çok sayıda saldırı ve savunma grupları oluşturuldu. Herkes çok heyecanlıydı. Bende ise ilk eylem heyecanı vardı. Yakılan köylerin, işkenceye uğrayan insanlarımızın intikamını alacaktık bu eylem ile. Bana B-7 silahı verilmişti. Eylem öncesi kadın ve erkek arkadaşlar olarak bir araya gelerek moral etkinliği düzenledik. Yağmura rağmen kocaman bir ateş yakıp etrafında halay çektik. Bizim heyecanımız arttıkça yağan yağmurun şiddeti de çoğaldı. Kararan havada bir yıldız gibi parlayan gözlerde zafer umudu ve bir daha görüşememe ihtimalinin burukluğu yansıyordu.

Cephanesini sırtlayan her arkadaş kendi grubuyla birlikte yola koyuldu. Hedefe yaklaştıkça heyecanım daha çok artıyor ve kafamdaki soru işaretleri çoğalıyordu. Nasıl olacaktı? Başarabilecek miydim? Hedefimize yakınlaşmamıza az kalmıştı ki aşırı çamurlu bir yerde takılı kaldık.

Gerillada çare tükenmez

Bir arkadaşın çamura saplanan ayakkabısını çıkartamadık. Hal böyle olunca biz de ayakkabımızı elimize alıp çıplak ayakla yürümeye başladık. Gerillada çare tükenmez, her sorunun bir çözümü bulunur muhakkak. Ayakkabısız kalan arkadaşa da, iki yelekten bir ayakkabı yaptık. Çamurlu yolu da aştıktan sonra her arkadaş kendi mevzisine geçti.

Ben B-7 silahını kullanacaktım. Mevziye ulaştıktan sonra herkes yerine konumlandı.  Eylem komutanının komutu ile hedefi netleştirdikten sonra atış yaptım. Yağıştan dolayı hedefi zor seçebilmiştim. Heyecandan üst üste üç kez atış yaptım. Üç atıştan ikisi hedefe ulaşmıştı. Hedefe yakın olan arkadaşlar ise çatışmaya geçmişti. Her üç grup aynı anda saldırıya geçmişti. Hazırlıksız yakalanan düşman neye uğradığını anlayamayarak şoke olmuştu. Mermilerin nereden geldiğini kestiremediği için ilk dakikalarda bir şey yapamadılar.

Yağışlı havada atılan mermi izleri küçük ateş böceklerini andırıyordu. Her şey o kadar çabuk olup bitmişti ki, kısa süre sonra eylem koordinesi arkadaş geri çekilme talimatı verdiğinde çok şaşırdım. İlk eylemin heyecanından dolayı zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım. Kısa zaman diliminde tüm karakol yerle bir edilmişti bile. Talimata uyarak geri çekilmeye başladık. Gecenin zifiri karanlığından dolayı önümüzü görmekte zorlanıyorduk. Tek çıkış yolu vardı oraya da düşman pusu atmıştı.

Başka yol da yoktu. ‘Ne yapacağız?’ diye düşünürken grup komutanı arkadaş ‘Onları vurarak pusuyu yaracağız’ dedi. Akla mantıklı gelen görüş de buydu. Pusuda olan düşman gücü hala bizi fark etmemişti zaten. Bizim hala çatışmada olduğumuzu sanıyorlardı. Bunu panik ve korkudan her yeri tarıyor olmalarından anlıyorduk.

Gecenin avantajı bizdeydi

Biz karakolu neredeyse ortadan kaldırmış halde tepeden inerken, pusudaki düşman ise bizim erken geleceğimizi tahmin etmemişti. Gece biz daha avantajlıydık. Askerler gece hareket edemiyordu. Hem gerillanın her an nereden çıkacağını bilememesinin korkusundan hem de araziye hakim olamamasından dolayı bloke olmuştu. Gecenin avantajı bizim elimizdeydi. Saldırı ve savunma olarak ikiye ayrıldık  ve harekete geçtik. Kısa bir çatışmadan sonra bir an sessizlik oldu. Geçeceğimiz istikameti düşmandan temizlemiştik. Çokça silah da kaldırmıştık. Bu da ayrı bir moral olmuştu bizim için.

Gün doğumuyla beraber yerimize ulaşmıştık. Çok yorulmuştuk ama yaşanılan heyecan ve tecrübenin sevinci yorgunluğumuzu aştırtıyordu. 1994 yılında ilk girmiş olduğum eylemin heyecanını hala dün gibi hatırlıyorum. Bu eylemin ardından onlarca belki daha fazla eyleme katıldım, ama katılmış olduğum bu ilk eylemin heyecanı çok farklıydı ve sözcüklerle ne kadar anlatmaya çalışsam da eksik kalacaktır.