İyi bir ananın iyi bir oğlu olmak…

- Abdullah ÖCALAN
115 görüntüleme

Annemle girdiğim diyalog çok önemli. Sonradan yakıştırdığım bir şey veya kahinlik de değil, yaşadığım bir olay. “Sen böyle gidersen yalnız kalacaksın” demişti. Anam tarzımı o gün tespit etmişti. Şimdi onun söyledikleri doğru çıktı. Ben buradayım ve yalnızım. Anamın yaptığı, tarzıma ilişkin ilk eleştiriydi. Benim için daha sonra, “Keşke dizimin dibinde tutabilseydim” demişti. Bu, dört bin yıllık kölelik geleneğinin bir mantığıydı. Egemen anlayışı ifade ediyor. Musa Anter’le çektirdiği fotoğraf vardı. DEP Kongresinde çektirmişlerdi. Benim için yeri apayrı. Aslında aramız o kadar da kötü değildi. O diyalog önemlidir. Köle kültürüne başkaldırı için çok erkendi. Anaya karşı çıkmak bizim toplumumuzda çok kolay değil. Beni korumak istiyor, ama intikamımı almadan da yemek vermiyordu. İki defa dövüşe girdim. Cumo ile Mıho’yu taşlarla ahıra kadar kovaladım. Ahıra girdiler, bir daha çıkmadılar. Bu kadar kolay olacağını da tahmin etmiyordum.

Çocuklara eğitim gerekiyor

Anam “seni doğurdum” diyordu. Ben de anama “Beni doğurmakla ne kadar büyük bir acıya yol açtığını biliyor musun?” dedim. Ailelerin çocuklarının eğitimine ilişkin çok değerli bir anım var. Yine çardağın altında anamla oturuyorduk, ona tavukla civcivin hikayesini anlattım. “Tavuk bile civcivine su içiriyor, yemek veriyor. Halbuki sen büyük acılar ve yetmezliklerle beni başbaşa bıraktın” demiştim. En az bir tavuk kadar çocuklarınızı doğru büyütmelisiniz. Daha sonra bunu genelleştirdim, ilkeleştirdim. Çocuklara karşı mutlak bir sorumluluk, bir eğitim gerekiyor. Çocuklara karşı olağanüstü sorumluyum. Neden çocuk dünyaya getiriyorsun? O zaman iyi bakacaksın. Bir küçük kardeşim erken öldü. Duygulandırıcıydı. Kimse bilmez, arkadaşlar da bilmez. İhtiyar ana ve babaya nasıl değer biçilmesi gerektiğini aslında anlatmak isterdim.

Anadilin çocuklara aktarımı…

Annemin ölüm yıldönümü. Bu vesileyle kısa birkaç şey söylemek istiyorum. Anaları anmayı çok önemli görüyorum. Çok boğuştum O kadınla. Anamın vasiyetini tutuyorum. Anaların çocuklarına dillerini öğretememesi vahşi bir uygulamadır. Kendi anadilini öğrenemeyen çocuk annesini sevemez, saygı da duyamaz. Ana ve çocuk arasında yabancılaşma yaşanır. Bu en temel hakkın inkarını protesto ediyorum. Analar trajedisini doğru bir çözüme kavuşturmak gerekir. Arka kültür cephesini açmak lazım. Bütün analara saygılarımı sunuyorum.

Annem beni daha sonra anladı. İyi bir ananın iyi bir oğlu olmaya, ben özgürlük mücadelesi ile cevap verdim. Saygıyı da bu temelde geliştirdim. İyi bir ananın iyi bir oğlu böyle olur dedim.

Kadın kendi bağımsızlığını kendisi koruyacak. Kendi güvenliklerini alsınlar. Kadının özgürlüğünden korkmamak gerekir. Kadın kendi öz namusunu kendisi savunmalı. Kadın kendi kendini savunan insan olacaktır. Ben kadınlarla çok görkemli yoldaşlık yaptım, kadınla çok güçlü bir arkadaşlığım var. Bu bir güç ve inanç meselesi. Böyle erkekler varsa onlar da yardımcı olabilir. Ben anama saygıyı böyle ödüyorum. Benim için kendini yakan çok kadın yoldaşım oldu. Onların anısına böyle karşılık veriyorum.

4 Nisan doğum günümü, bütün kadınlara ve özellikle analara hediye ediyorum.

Daha büyük ideallerin peşindeydim

11 Nisan Annemin ölüm yıldönümü. Ölünceye kadar ona bir telefon bile açmamıştım, o yüzden kızgındı bana. Bazen üniversiteden köye uğradığım zamanlar annem bana hep “bana dört metre kumaş bile almadın” derdi. Oysa ben daha büyük ideallerin peşindeydim.

Ben hep toplumun kurtuluşunun kadının kurtuluşundan geçeceğini söyledim ve hala yıllardır bunu söylüyoruz. Cinsiyetçi toplum sistemi içerisinde ne kadın kurtulabilir ne de erkek kurtulabilir. Kadınlarımız gerçekten çaresizdirler. Nereden baksanız bir çıkar yol bırakılmıyor kadınlara. Kadın ve erkeğin sağlıklı bir temelde ilişki kurması bu sistem nedeniyle çok güçtür. Özgür ilişki, özgür yaşamı sağlayacak şekilde bir birliktelik yaratmak, bu sistem içinde çok zor görülüyor.

Apo’yu ortaya çıkartan gerçeklik

Benim  annemle olan ilişkim iyi bir örnektir. Ben daha yedi yaşında okula başladığımda baktım ki kendi anadilimden farklı bir dili öğrenmek zorunda bırakılıyorum. Bir çocuk olarak korktum, yabancı bir dili nasıl öğreneceğim diye düşündüm. Bu benim çok zoruma gitti. Bu konu yüzünden anneme kin besledim, onunla tartıştım ve o çocuk zihniyetimle annemin beni bu kültürel soykırımdan kurtarmasını bekledim ve bunu yapamadığı için -ne yapabilirdi ki zaten- onunla çok tartıştım ve tepki gösterdim.

İşte benim meselem, Apo’yu ortaya çıkartan gerçeklik budur. Bu anadil meselesi, ekmek ve su kadar önemlidir. Anadilini öğrenemezsen, eğitimini yapamazsan sağlıklı düşünemezsin, üretemezsin, adeta beyin ölümünü yaşamış oluyorsun. Kürt aydınının yaşadığı sorunların temelinde bu vardır. Bu nedenle yeterince güçlü, nitelikli Kürt aydını yetişemiyor! Annemle başlattığım -aslında o zavallı kadının da yapabilecek çok fazla bir şeyi yoktu- isyanımı, sisteme karşı devam ettirdim. İşte ben bu yüzden buradayım. Yurtsever ailelerimiz, mutlaka ne olursa olsun kendi çocuklarına anadillerini öğretmelidir. Bu bizim mücadelemizin en önemli boyutudur. Bütün yasaklara rağmen, yasakları aşarak bunu yapmalıdır.

Hangi kadınla nasıl yaşanır?

Kadını özgür olmayan bir halkın özgür olma şansı yoktur. Kadınsız yaşanmaz, mevcut kadınla da yaşanmaz. Anamla kavga ettim. Beni doğurmakla sen suç işledin dedim. Bir Kürt çocuğu bu düzende doğmamalı diye düşünüyordum. Bir kadın bizde ancak bir ana olabilir. Ancak çocuk doğurabilir. Hangi kadınla nasıl yaşanır?

Her gün onlarca kadın öldürülüyor. Bu ölümler savaştan daha beterdir.