Kadim halklar kenti: Amêdîye

- Rojin Zerdal
361 görüntüleme

Her mekan kendi öyküsüyle tarihte yer alır. Fakat bu öyküler sadece insanla sınırlı değildir. İnsan sadece bu tarihin bir parçasıdır. Asıl olan şehrin taşı, toprağı, ağacı, suyudur. Çünkü bunlar insanlığın yerleşim yerlerini belirler, kentlerin ve köylerin kurulacağı alanlar toprağın verimine, suyun kaynağına, ağacın bolluğuna göre belirlenir.

İşte tüm bunlar Amêdîye’nin de bir parçası. Amêdîye’nin doğal güzelliği sizi içine çeker. Bir kere zaten başlı başına nasıl olur da böylesi bir yerde şehir kurulduğunun şaşkınlığını yaşarsınız. Tabii ki şaşkınlığın yanı sıra bir hayranlık… Bugüne kadar buraya gelmemiş, görmemiş olduğunuz için hayıflanırsınız.

AMEDIYE 2Amêdîye dağların eteklerinde değil, tepesinde kurulmuştur. Güney Kürdistan’nın Duhok şehrine bağlı olan Amêdîye ilçesi, Duhok’a 70 km uzaklıktadır. Deniz seviyesinden 1426 m yükseklikte kurulan şehrin etrafı ise surlarla örülmüştür. Şehir dağın tepesinde kurulduğu için bir metrekare bile büyümesine imkan yoktur. Genişlemeye müsait olmayan şehrin nüfus artışı mümkün değildir. 200 yıl önce ilçenin nüfusu 6 bindir, aradan geçen yüz yıllara rağmen ilçenin şimdiki nüfusu da 6 bindir.

Amêdîye hem doğa hem de mimarisiyle dikkatleri çekiyor. Bu nedenle Amêdîye, Kürdistan’ın en güzel yerleşim yerlerinden biri, dünyanın ise en güzel 30 ilçesi arasında yer alır. Kürdistan’ın en gözde turistik şehri olan Amêdîye’ye her yıl Kürdistan’ın ve dünyanın değişik yerlerinden binlerce insan gidiyor. Farklı halkların bir arada yaşadığı şehirde, çoğunluğu Kürtler olmak üzere Asuriler ve Yahudiler de yaşarmış. Ancak son 100 yıl içerisinde Amêdîye’de yaşayan diğer halklar ya asimile olmuş ya da göç etmişlerdir.

Amêdîye’nin tarihi

Coğrafi konumu nedeniyle önemli bir ticaret merkezi olan Amêdîye, imparatorluk ve krallığın da önemli merkezlerinden bir olmuştur. Amêdîye’nin tarihi Asur imparatorluğuna yani M.Ö 2000’li yıllara kadar uzanır. Asur dönemine ait birçok sinagog ve kilise kalıntıları şehirde bulunmaktadır. Mitanni Krallığı’nın izlerine de rastlamak mümkündür, en son yapılan kazı çalışmalarından M.Ö 1600 yıllarından Mitanni Krallığı’na ait bir mağara bulundu. Birçok kez el değiştiren şehir, en son 1142’de Selçuklu hükümdarı İmadeddin Zengi tarafından Aşib kalesinin yıkıntıları üzerinde sil baştan inşa edildi. Amêdîye, 13. yy’dan 19. yy’a kadar yani 600 sene boyunca Behdinan Kürt Emirliği’nin başkentiydi. Behdinan Kürt Emirliği, başkentleri Amêdîye’den Kürdistan’ı yüzyıllar boyunca yönetmişlerdir.

Amêdîye şehrinin ismine ilişkin ise bazı kaynaklar: Asurlar zamanında Amat adında bir kentin olduğunu, şehrin şimdiki isminin ‘Amat’ ile Selçuklulara ait ‘İmadiye’ isimlerinin sentezinden oluşturulmuş olduğunu belirtiyor.

Amêdîye’nin tarihi yerleriU.S. Soldiers Take Part in Kurdish Labor Day Celebration

Dünyanın en güzel 30 ilçesi içerisinde 24. sırayı alan Amêdîye, emsalsiz mimarisi ile masalsı bir şehri andırıyor. Etrafı surlarla çevrili olan şehrin her bitiş noktasında uçurumlar bulunur. Şehirde bulunan 1200 ev doğal oluşumlardan meydana gelmiştir ve bu evlerde toplam 6 bin insan yaşamaktadır. Bu evler orjinal taş işçiliği ile yapılmıştır, kale içinde ise dairesel formda düzenlendiği gibi dururlar. Harika mimarisi ile renkli görüntüler oluşturan ilçede ‘modern’ bir otel ya da yapı yoktur. Ancak Amêdîye’nin çevresinde birçok yeni yapı maalesef inşa edilmiştir.

Kürtler tarih boyunca saldırı ve baskılarla karşı karşıya kalmışlardır. Kürdistan’da birçok kalıntıda direnişin izlerine rastlarız. Amêdîye kalesi de bunlardan biridir. Birçok tarihi imparatorluğa beşiklik eden kaleye ziyaretler ise her geçen gün artıyor. Kale, şehrin eski kapısının batısında bulunuyor.

Solav şellalesi, Amêdîye ilçesinin 4 km uzaklığındadır. Ağaçlarla dolu bir vadide bulunan şellale hayranlık uyandıran bir güzelliği sahiptir. Amêdîye bahçelerine dökülerek çağlayana benzer bir akıntı oluşturan şellale muazzam renklerde görüntüler oluşturuyor. Ancak ziyaretçileri ve turistleri ağırlamak için Solav şellalesinin yanına birçok otel ve çardak inşa edilmiştir. Bu da ne yazık ki şehrin doğal ve tarihi yapısını bozuyor.

Asur döneminden kalan sinagog ve kilise kalıntıları şehrin önemli tarihi eserleri arasında yer alıyor. Amêdîye yakınlarında Mitanni dönemine ait tarihi bir mağara ise 2009’da arkeolojik kazılar sonucunda bulundu. Yine Kubhan okulu eski islami medrese kalıntılarından biridir. Okul, Amêdîye kalesinin kuzey doğusunda ve Solaf tatil beldesinin kuzeyinde ağaçlarla dolu bir bahçenin içinde bulunmaktadır. 17.yy’da islami ilimlerin öğrenimini veren Kubhan okulundan günümüze bazı duvarlardan başka bir şey kalmamıştır. 940- 981 yıllarında Sultan Hasan Weli tarafında inşa edilen Amêdîye camiisi ise Ortadoğu’nun en eski camiilerinden biridir. Bere Sılı Parkı ise Amêdîye ilçesinin doğusunda yer alıyor.  Sonbaharda Amêdîye halkı ve çevre köylerden gelenlerle birlikte Hasat Festivali bu parkta kutlanılır.

Yahudi tarihinin ilk kadın hahamı Amêdîyeli

Yahudi toplumunda kadınların haham olması çok zor. Günümüzde bile çok az rastlanan bir durumdur. Ancak bundan 300 yıl önce Amêdîyeli Asenath Barzani adlı kadın hahamlık yapmıştır. Babasının ölümünden sonra Asenath Barzani, Yeşiva’nın başına geçer. Bu Yahudi tarihinde bir ilktir. Babasının görevlerini devralan Barzani, sık sık seyahat ederek Yahudi cemaatini bir arada tutar. Asenath Barzani, 1670 yılında Amêdîye’de yaşama gözlerini yumar. Asenath Barzani’nin mezarının bulunduğu yer halen İsrailliler tarafından sık sık ziyaret edilmektedir.