Kadınlar Erdoğan’ı yargılıyor!

- Newaya Jin
14 görüntüleme
TJKE’nin 25 Kasım’da başlattığı “Diktatörü Yargılamak İçin 100 Neden” kampanyasına dair kadın hareketlerinin görüşlerini aldık. Gazetemize konuşan Türkiye’den Almanya’ya, Mexica’dan Kolombiya’ya, Arjantin’e kadar kendi yerellerinde örgütlü olan kadın mücadelesi aktivistleri, kampanyaya dair desteklerini açıklayarak, diktatör Erdoğan’ın bir an önce yargılanmasını istedi.

 

 

Halk tarafından yargılanmalı!

Avrupa Kürt Kadın Hareketinin başlatmış olduğu “100 Neden” kampanyasını ve bunu sürdüren tüm kadınları selamlıyoruz. Diktatörler devlet korumasında oldukları sürece dokunulmazlık zırhına sahipler. Tıpkı faşist cuntacı Kenan Evren gibi. Özelde kadınlar ve tüm ezilenler cuntacıları affetmediler ve mücadele etmeye devam ettiler. Sistemi, devleti korumak ve iktidarını sürdürmek adına yapılan her katliamın sorumluları yargılanmalı. Avrupa Kürt Kadın Hareketinin ve kadın kurumlarının, AKP iktidarının ve onun nezdinde kendinden olmayana düşman olan Erdoğan diktatörlüğünün yargılanmasını zaman aşımına bırakmaması tam da bugün anlamını buluyor. Gerici iktidarların kadınlara yönelik politikaları, “namus”, “ahlak”, “kutsal aile” üzerine şekillenir. Buna uymayan her kadın ötekileştirilip saldırıya açık hale getirilir. Politikleşmiş devlet şiddetine karşı örgütlenen kadınlar iktidarın direk hedefinde. Çünkü sistemin çizdiği sınırların dışına çıkıyorlar. Bunun için önce kadınlar vurulur ki direniş bir değişime evrilmesin. AKP iktidarının politikaları da itiraz eden kadınları, LGBTİ bireyleri, çocukları vuruyor. Devlet aygıtını arkasına alan diktatör Erdoğan ve iktidarı Kürt halkının yaşam alanlarını yok etti, sivil halkı katletti, kültür-sanatını, dilini  yasakladı. Hapishaneler diktatörlüğe karşı çıkanlarla dolup taşıyor. Küçük çocuklar anneleriyle birlikte hapishanelerde. Düşünmek suç oldu. Kadın mücadelesinin ivme kazanması iktidarı rahatsız etti. Akademisyen, gazeteci, milletvekili kadınlar tutuklandı. Bütün bunlar ve daha fazla neden için “Diktatör Erdoğan Yargılanmalı” kampanyasını destekliyoruz. Diktatörlerin yargılanması sadece mahkeme salonlarında değil halkın olduğu alanlarda yapılmalı. Bunun için kadınlar AKP rejimi ile Erdoğan’ın politikalarını sokakta yargılıyorlar. İtaatsizliği örgütleyerek yargılıyorlar. Bodrumlarda katledilen kadınları ve çocukları sahiplenerek yargılıyorlar. Sınır ötesi operasyonlarla göç ettirilen mültecileri sahiplenerek yargılıyorlar. Kampanya çerçevesinde sadece imza atarak değil, devlet politikası sonucu katledilen kadınlar için dosya oluşturulmalı ve suçları belgelenmelidir. Yargılanma ancak böyle somutlaşabilir. Sistem işine yaramayan her şeyi bir şekilde devre dışı bırakır. Erdoğan’ın yargılanmasına imkânsız olarak bakılmamalı. Bizler imkansızlıkları gerçekleştirmek için mücadele edenleriz..

Avrupa Demokratik Kadın Hareketi

***

 

Kampanyanın destekçisiyiz!

AKP’nin 18 yıllık iktidari boyunca kadın katliamları ve kadına yönelik şiddet hızlanarak arttı. Her gün kadınların farklı şekillerde katledilmesine tanıklık ediyoruz.

Kadının canına, emeğine, bedenine yönelik suçlar hiçbir yasal tedbir ve koruma ile önlenmiyor, önlenmek istenmiyor. Kadınların büyük mücadelesi sonucu imzalanan İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmadığı her günün sonunda kadınlar öldürülüyor, şiddete ve sömürüye maruz bırakılıyor. Yine 6284 sayılı kanun etkin bir biçimde uygulanmayarak, kadınlar savunmasız bırakılmaya çalışılıyor. Üstüne üstlük bu kanunlar gibi kadın mücadelesi sonucu kazanılan nafaka hakkı da bu iktidar tarafından tartışma konusu haline getiriliyor. Yanı sıra, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı sıfatıyla Erdoğan “Kadına şiddet abartılıyor”, “Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum”, “Benim bedenim, benim kararım diyenler feminist” gibi söylemlerle kadınların mücadelesini itibarsızlaştırmaya çalışıyor, kadınları erkek-devlet şiddetinin hedefine koyuyor.

Kadınları katledenlerin mahkemelerde her türlü ceza indiriminden yararlandığı ve hatta şartlı salıverildiği Türkiye’de faillere verilen cezalar neredeyse ‘ödül’ mahiyeti taşıyor. Bunun sorumlusu ise; hakimlere ceza verirken kanunları değil, vicdanlarını dikkate almaları gerektiği konusunda talimat veren ve her fırsatta yargıya müdahale eden Erdoğan’ın kendisidir.

Gericiliğin dört bir koldan saldırarak kadınlara istediğinde evi, istediğinde kötü çalışma koşullarını dayattığı bir düzende, kadınları özgürleştirecek olanın hukuki zeminde hak mücadelesi ve haklarımıza sahip çıkarak yürütülecek örgütlü bir kadın mücadelesi olduğunu  yineliyoruz. Erdoğan’ın kadınlara ve kadın mücadelesine karşı attığı her adım, kurduğu her cümle, kadına yönelik şiddet olarak geri dönüyor. Bu zihniyet, kadınların yıllardır mücadele edip elde ettikleri kazanımlara göz dikmekten de vazgeçmiyor. Öyle ki şiddet uygulayan erkeği, şiddet mağduru kadından uzaklaştırdığı için, kadını şiddetten koruyan tek yasa olan 6284’ü ‘aileyi parçalamak’la itham ediyor. Kadınlar evde, sokakta, okulda, iş yerlerinde sadece erkek şiddetine değil; güvencesiz, kayıtdışı ya da düşük ücretlerle ‘ikinci sınıf’ bir hayata mahkum edilmeye çalışılıyor, yetmezmiş gibi bir de AKP hükümetinin eril politikaları eliyle nafaka haklarına da göz dikiliyor.

Sadece ülke içinde değil, ülke dışında da Erdoğan’ın emriyle başta Afrin’de olmak üzere işgal edilen topraklarda insanlık suçları işleniyor. İnsan hakları örgütleri, Türk ordusuna bağlı çetelerin adeta IŞİD vahşetini andıran biçimde kadın ve çocukları esir aldığını, esir pazarlarında satıldığını, yüzlerce kadına tecavüz edildiğini, binlerce insanın işkence gördüğünü raporluyor. Erdoğan adının geçtiği her yerde katliamlara, savaş suçlarına, zorla yerinden edilen insanlara, şiddete tanık oluyoruz.

Bu yüzden Erdoğan, attığı her kadın düşmanı adımdan, işlediği insanlık suçları yüzünden yargılanmalıdır! TJK-E tarafından başlatılan kampanyanın destekçisi olduğumuzu belirtiyor, biz de Erdoğan’ın yargılanmasını talep ediyoruz.                                Yaşasın Kadın Dayanışması!
Jin Jiyan Azadî!
SYKP Avrupa Kadın Meclisi

***

 

Birlikte üstesinden gelebiliriz

Almanya’da ve diğer birçok ülkede kadınların ezildiği bir dünyada yaşıyoruz. Ancak dünyanın her yerinde buna karşı mücadele yürüten kadınlar var. Mücadele yürüten kadınların birbirini desteklemesini, feminist bir dayanışma eylemi olarak görüyorum. Ancak birlikte mücadele ederek ataerkil dünyanın üstesinden gelebiliriz.

Charlotte Schmitz/Almanya’da kadınların öldürülmesine karşı yapılan imza kampanyasının öncülerinden

(https://weact.campact.de/petitions/femizide-in-deutschland-stoppen)

***

 

‘Kavganız kavgamızdır’

Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin tüm mağdurlarıyla dayanışma içindeyiz. Cinsiyete dayalı şiddet ve kadın cinayetlerinin her biri, bizler için çok fazlasını ifade ediyor. Kendi dillerini konuşan aktivistler olarak, faşist eğilimli, ataerkil hükümetlerle savaşırken, Türkiye’deki Kürt aktivistlerin mücadelesini de çok yakından hissediyoruz. Hepimiz aynı ataerkilliğe karşı savaşıyoruz, sizin kavganız bizim kavgamızdır. Dayanışma duygularımızla…

Kurtuluş Takımyıldızı (Berlin)

***

 

Destekliyor, yaygınlaştırıyoruz!

Kürt kadınları Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katledilmesinden beri, 8

 yıldır Latin Amerika kıtasında verdiğimiz mücadelede Kürt yoldaşlarımızı hissettik. Kürt kadınlarının, Erdoğan’ın yargılanması için başlattığı “Diktatörü Yargılamak İçin 100 Neden” kampanyasını destekliyoruz ve yaygınlaştırmak için çaba veriyoruz.Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in hayatlarıyla verdikleri mücadelenin,

bir halkın kurtuluş mücadelesini temsil etmekle birlikte aynı zamanda özgürlüğün ve yeni bir dünyanın yaratılması için de olduğunu biliyoruz.Daha iyi bir dünya için mücadele ettiklerinden dolayı katledilen Berta Caceres ve Marielle Franco kızkardeşlerimizin anılarını tüm canlılıklarıyla hissediyoruz. Yaşamları boyunca bıraktıkları ayak izleri ve anıları, Latin Amerika’dan Kürdistan’a süren mücadelemizde halklarımızı kucaklıyor.

Arjantin Kürdistan Destek Komitesi (Cordoba)

 

***

 

 

Sesimizi Kürt kadınlarının sesine ekliyoruz

Kolombiya’da direnen kadınlar olarak, halkların topraklarına savaşı dayatan Türk devletinin diktatör başkanı Erdoğan’ın yargılanması için başlatılan ‘100 Neden’ kampanyasına katılıyoruz.

Kürdistan gibi Kolombiya’da da sosyal soykırım politikaları, farklı bir geleceğin olanaklarını ortadan kaldırıyor, eleştirel düşünceyi suçluyor, adalet için savaşanları mahkum ediyor ve yeni şafakların hayali ile uyanan bizleri katlediyor. Cezaevleri, sokaklar ve Kolombiya’nın farklı topraklarından özgürlük için yükselen sesimizi Kürt kadınlarının sesine ekliyoruz. Halkların kendi kaderini tayin etme mücadelesi için çabalamaya devam edeceğiz. Aralıksız bir savaş. Tüm dünyada gerçekleştirilen kadın katliamları, sistemin, kadınların özgürlüğe olan açlıklarına ve toprakla olan bağlarına karşı açtığı aralıksız bir savaştır. Erdoğan diktatörlüğüne son! Erkek egemenliği kadınların direnişi ilerledikçe faşizme bürünmektedir. Erdoğan’ın diktatörlüğüne son!

Halklar Kongresi Kadın Üyeleri/Kolombiya

***

 

‘Bir kişi daha eksilmesin’

Erdoğan’ın kadın kırımını destekleyen siyasetinden dolayı yargılanmasından başka seçenek yok. Mexica’dan Kürdistan’a kadar yaşanan kadın kırımına artık yeter diyoruz! “Bizden bir kişi daha eksilmesin” diyoruz! Eğer bir kadına saldırı oluyorsa hepimiz buna yanıt vermeliyiz.

Mexica Kürdistan Dayanışma Komitesi