Kapitalizmin merkezinde özgür yaşamın inşası 

- Viyan POCH
23 görüntüleme
Almanya, Avrupa’da jineolojî çalışmalarının ilk önce tartışılıp tanıtıldığı ülkelerden oldu. 2014 yılında Almanya’nın Köln kentinde ilk jineolojî konferansının gerçekleşmesi ardından jineolojî çalışmaları Avrupa’da bir komite olarak örgütlendirildi. 2014 yılı sonrasında kadın bilimi ve yaşamı tezi yani jineolojî, Kürdistan Kadın Hareketi aracılığıyla Almanya’daki kadınlar içerisinde tanıtılmaya başlandıkça, bu ülkede ve Avrupa’da büyük ilgi gördü.

Avrupa Jineolojî Komitesi bu temelde 2017 yılı Ağustos ayında ilk uluslararası jineolojî kampını Almanya’nın Bonn kentinde bulunan Utamara Kadın Merkezi’nde düzenledi. İkinci jineolojî kampı ise 2018 yılı Mart ayında güney Avrupa’da yapıldı. Gerçekleştirilen bu kamplar özellikle de Almanya’da jineolojî çalışmalarına ne kadar ihtiyaç duyulduğunu ortaya koydu. Almanya gibi kapitalist modernite ve liberalizmin merkezi olan, pozitivist bilimin temellerinin atıldığı ve insanlığa karşı en büyük katliamları gerçekleştiren tarihin en faşist rejimlerden birinin boy verdiği bu ülkede yapılan çalışmalar oldukça önem taşıyor. Jineolojî aracılığıyla kadın direniş tarihi, hakikat ve demokratik moderniteye ilişkin sürdürülen çalışmalar tarihi bir adımdır. Bu sorumlulukla 2018 yılı Eylül ayında bu kez Almanya’daki kadınların katıldığı jineolojî kampı gerçekleştirildi. Kampta, Almanya’nın farklı bölgelerinden 60 kadın buluştu. Jineolojî ve yöntemlerinin kapsamlı olarak tartışıldığı bu kampta, her kadının kendi ülke gerçeği ve tarihi geçmişini tanıması, bir kadın olarak kendi realitesini de kavrayıp analiz etmesi, kadın ve feminist mücadele için uzun vadeli ortak bir perspektif ihtiyacı ortaya çıktı. Almanya’daki kampta bu konuda ciddi adımlar atıldı. Jineolojî bilimi çerçevesinde günümüz Almanya topraklarında doğal toplum ve erkek egemen sistemin tarihi geçmişine ilişkin kapsamlı bir araştırma sunularak, bu çalışmaların derinleştirmesi ihtiyacı vurgulandı. Kamptaki tartışmalarda özellikle de ırkçı ve cinsiyetçi ulus devletin kuruluşu ve yapılanmasında yakın çağlarda gerçekleşen cadı avının rolü çözümlendi. Ayrıca liberalizmin kişiliklerimiz üzerindeki etkisi de derinliğine tartışıldı. Aynı zamanda spor, doğal tıp gibi farklı yöntemlerle kadın sağlığının korunması ve kadın öz savunmasının geliştirilmesinin ihtiyacı da vurgulandı. 

Almanya’da jineolojînin gelişimi ve çalışma alanları

Gerçekleştirilen bu kamp Almanya’daki kadınların jineolojî çevresinde kendilerini daha güçlü örgütlemeleri ve bu ülkede kadın biliminin gelişimi için girişimde bulunmalarını sağladı. Bu nedenle 2019 yılı baharında Almanya’da ikinci jineolojî kampı organize edildi. Bu kamp, jineolojî çalışmalarına katkı sunan gerilla komutanlarından Şehit Hêlîn Murat’a adandı. Düzenlenen her iki kampın olumlu sonuçları ardından Almanya’daki kadınlar örgütlenmelerini plan ve strateji dahilinde geliştirdi. Kadınlar bu örgütlülükleri sayesinde Türk devletinin 2019 yılı Ekim ayında Girê Spî ve Serêkaniyê’ye yönelik başlattığı işgal saldırılarına güçlü bir yanıt verdi. Ayrıca düzenlenen her iki kampın tartışmaları kitaplaştırıldı. Almanya genelinde kitabın dağıtımı ve tanıtımı yapıldı. Komitenin kuruluşuyla birlikte Almanya’da jineolojî çalışmaları oldukça aşama katetti. 

Feminist örgütler içersinde büyük ilgi görüyor

Kadın bilimi jineolojînin çalışmaları kamplarla sınırlı kalmadı. Almanya Jineolojî Komitesi, jineolojînin temeli ve yöntemlerinin tanıtılması amacıyla panel, seminer ve farklı eğitimler de düzenledi. Sadece sol ve feminist çevrelerde değil, komitenin kuruluşuyla birlikte üniversiteler bünyesinde ve akademik alanda da özel bir çalışma yürütüldü. Almanya Emden Üniversitesi ve Rojava Jineolojî Fakültesi arasında işbirliği geliştirildi. Bunun bir sonucu olarak Emden Üniversitesinde verilen jineolojî dersi Alman öğrenciler üzerinde büyük bir etki yarattı. Bu üniversitede verilen jineolojî dersi devam ederken, bu dersin diğer üniversitelerde de verilmesi için öneriler yapıldı. Bununla birlikte farklı üniversite ve okullarda panel ve seminerler gerçekleştirildi. Almanya’daki öğrenci ve araştırmacılar pozitivist sistemin derinleşen etkilerine karşı özgürlükçü ve doğayı esas alan yöntemler geliştirmenin arayışı içerisinde. Jineolojî de bunun için büyük bir imkan sunuyor. Ayrıca jineolojî, feminist örgütler ve cins bilimleri içerisinde de büyük ilgi görüyor. Bu çevrelere yönelik bir süre önce cinsel teoriler ve queer konusunda bir konferans düzenlendi. Jineolojînin tanınması amacıyla akademik ilişkiler aracılığıyla karşılıklı diyaloglar devam ediyor. Jineolojî çerçevesinde farklı çalışma ve araştırmalar da başlatıldı. Bu çalışmalardan biri olan “erkeği öldürmek” ve “erkeğin dönüşümü” Rojava Andrea Wolf Enstitüsü’nün hazırlayıp yayınladığı broşür çerçevesinde yürütülüyor. Jineolojî komitesi, Almanya’daki söz konusu çalışmayla konuya ilişkin tartışmaların geliştirilmesini, daha önce Kürdistan’da başlatılıp yarım kalan bu adımın tanıtılmasını ve bu alanda da yürütülebilmesini amaçlıyor. Bu çalışma, Almanya’da özgür eş yaşama ilişkin güçlü bir zeminin oluşturulması için de büyük rol oynuyor. Ayrıca Almanya’da Kürt toplumu içerisinde konfederal sistemin oturtulması için uzun süredir sürdürülen çalışmalar, Alman toplumu içerisinde de gelişmeye başlıyor. Bu çerçevede farklı inisiyatifler oluşturuldu. Jineolojî demokratik modernitenin inşasında da önemli rol üstlenip, bu ülkede zihniyet devrimine öncülük etmeli. Bu amaçla Almanya Jineolojî Komitesi ekoloji, sağlık, demokratik sistem ve direniş tarihine ilişkin özgün eğitimler düzenleyerek, tiyatro ve müzik gruplarına yönelik de kültürel ve pedagojik projeler başlattı. 

Jineolojî kampına Zapatistler de katılacak 

Demokratik modernite çerçevesinde kadın biliminin oluşturulması amacıyla Almanya ve Avrupa Jineolojî Komiteleri Ağustos ayı sonunda bir kamp daha düzenleyecek. Jineolojînin ilk çalışmalarında yer alan gerilla komutanlarından Şehit Leyla Agirî anısına düzenlenecek bu kampta, jineolojînin temelleri ve yöntemleri tanıtılarak, jineolojî bakış açısıyla ekoloji, tarih, sağlık, eğitime ilişkin tartışmalar yürütülecek.  Zapatistlerden bir delegasyonun da kampa katılması için hazırlıklar yapıldı. Birbirini tanıma, deneyimleri paylaşma ve karşılıklı tartışmalarla Zapatislerden oluşan delegasyonun jineolojî kampına güç vererek, ayrı bir renk katacağına inanıyoruz. Düzenlenecek bu kamp, Almanya’daki jineolojî çalışmalarının güçlü biçimde sürdürülmesi için de önemli bir zemin hazırlayacak. 

Kürdistan kadın devrimi ve jineolojînin etkisi 

Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi ve jineolojî uzun süredir Almanya’daki mücadeleye büyük etkide bulunuyor. Farklı alanlarda ortaya çıkan bu ilgi her geçen gün artarak, büyük umut yaratıyor. Almanya’nın Kürt hareketine yönelik politik tutumu ve özgürlük hareketini engellemeye yönelik baskılarına rağmen, önümüzdeki süreçte jineolojînin Almanya’da büyük bir gelişim sağlayabileceğini belirtebiliriz. Jineolojî bu ülkedeki kadın hareketlerinin yeni bir çıkış yapması, özgürlükçü ve demokratik çevrelerin daha güçlü örgütlenmesi için büyük rol oynayabilir. Jineolojînin gücü, jineolojî ile tanışan her kadının kendi gerçeğini çözümleyerek tarihi ve hakikatiyle yüzleşmesi ve öz varlığı yani ‘xwebûn’u oluşturmada güçlü adımlar atmasını sağlıyor. Jineolojî ve Kadın Özgürlük İdeolojisi her kadına yeni özgürlük ölçülerini tanıtarak, “Özgürlük nedir?”, “Özgür bir kadın nasıl yaşamalı?” gibi yaşamın temelini oluşturan nice soru ve sorgulamalara kapı aralıyor. Jineolojî çalışmalarıyla birlikte Almanya’daki kadınlar da bunları çoğaltarak, “Erkek egemen sistem bu topraklarda nasıl gelişti?”, “Erkek egemen sistem kadını nasıl etkiledi?” gibi soruların yanısıra, “Yaşam ilişkilerini özgür biçimde nasıl yeniden oluşturabiliriz?” sorusuna da cevap arıyor. Almanya’daki kadınlar ve kapitalist modernite dışında özgür bir yaşam seçeneği için mücadele eden halklar ve toplumsal kesimler, farklı bir yaşam alternatifinin yaratılması için Kürdistan Kadın Hareketi’nin deneyimleri ile jineolojînin geliştirdiği yol ve yöntemleri büyük bir fırsat olarak görüyor. Söz konusu gerçekleri anlayıp günümüzde yaşadıkları sorunları doğru biçimde analiz ederek, bu alternatifi uzun süreli bir mücadeleyle yaşamsal kılmak ve geliştirmek istiyor. Demokratik konfederalizmin inşası da faşist, ırkçı Alman devletinin inkar edip gizlemek istediği hakikatin ve toplumun direniş mirasının jineolojî ile aydınlatılmasına bağlı. 

*Avrupa Jineoloji Komitesi Üyesi

Werger: Dengir GÜNEŞ