Kazandırıcı, yenilikçi ve ön açıcı

- Zilan DİYAR
191 görüntüleme

Kadınların özgürlük sorununu geniş ve derin bir çerçevede ele alan jineoloji tartışmaları devam ediyor. Brezilya’daki kadın kampı, İtalya Üniversitesi’nde verilen jineoloji dersleri Kürt kadınlarının ürettiği ve dünya kadınlarıyla paylaştığı bu çözümün geçerliliğini anlatan örneklerden birkaçı. İspanya’nın farklı özerk bölgelerinden gelen gruplarla yapılan jineoloji konulu seminerlerde de ilgi oldukça yoğundu. Jineoloji İspanya’da farklı alanlarda mücadele yürüten kadınlara ne kazandırdı. Onlardan dinleyelim….

Anna JòdarANA JODAR

31 yaşındayım sosyal eğitmenlik yapıyorum.. Kadının tarihi bugüne kadar hep onun varlığını inkar edenlerin oluşturduğu bir sistem tarafından yazıldı. Jineoloji ile birlikte artık kendi kaderini tayin edebilecek ve kendi tarihini yazabilecek kadınlar. Benim anladığım kadarıyla jineoloji kadını bir nesne olmaktan çıkarıp özne haline getiriyor. Bir feminist olarak jineolojinin feminizmle kurduğu bağı da oldukça önemsiyorum. Feminizm teorik anlamda birçok sorunu analiz etti ve bu durum henüz pratik sorunlara el atmadan teorik çerçevede bölünmesine de yol açtı. Jineoloji ile ilgili açıklamada hoşuma giden şey sadece teorik bir çerçeve sunmakla yetinmeyip pratik sorunlara da el atma iddiasını taşıması. Bu sayede Avrupa’daki hegomonik beyaz feminizmin başka kıtalardaki bu türden arayışlarla aşılmaya çalıştığını anladım. Jineolojiyi tanıtmaya dönük bu türden seminerler de aslında bu pratik çabanın bir sonucu ve çok önemli. Özgürlük arayışında olan kadınların yararlanabileceği türden bir kaynak. Jineoloji teori ve pratik açıdan bir bütünlük arz eden bir teorik çerçeve.

Jineolojiyi tanıtmak için Avrupa’da bir konferans düzenlendiğinden haberdar oldum. Jineolojinin evrensel bağını oluşturması açısından önemsiyorum. Farklı ülkelerde, şehirlerde kısacası kadın örgütlerinin olduğu her yerde jineolojinin evrensel bir bağ kurmasını sağlayacak (seminer, panel, konferans vb) bu tür girişimler arttırılabilir, biz de bu çalışmalara katılmak isteriz. Evrensel bağı kurabilmek geniş katılımlı konferanslar öncesinde yapılacak bu türden çalışmalarla olabilir. Ancak böyle olursa fikirler birbirinden kopuk olmaz ve sonrasında da süreklileşebilir. Zaten  süreklileşemezse bahsettiğimiz bütünlük sağlanamaz.

SARASara Ainhoa De Ceano-Vivas Nunez

Madrid’de Rojava Azadi adlı insiyatifte aktif olarak çalışıyorum. Bence jineoloji Batı merkezli düşünce akımları içinde yeni bir teori olarak öne çıkıyor. Kadın mücadelesine daha pratik ve gerçekçi bir boyut kazandırabilir. Jineolojinin yöntemlerini henüz derinlikli tanımıyorum. Ancak Batı kaynaklı düşüncelerden farklı bir yöntem izleyecekse bu olumludur. Kopuş teorisi, kadın kurtuluş ideolojisi gibi hususlar çok kazandırıcı, yenilikçi ve ön açıcı. Ancak jineoloji hakkında söylenen herşeyi içselleştirdiğimi de söyleyemem. Bunda birinci neden Batı merkezli düşünce sisteminin etkisinden kurtulamayışım olabilir, ama bana göre jineolojinin yöntemleri yeterince esnek değil. Ancak feminist kadın bakışına önemli yenilikler getirdiği kesin. Bu yüzden kuracağı evrensel bağlar oldukça önemli. Bir yandan tanıtımına ve anlaşılmasına dönük böylesi seminerler yürütmek diğer yandan jineolojiye ilişkin belgelerin farklı dillerde tercümesi yapılarak bu olabilir.

Paula Rubia

Barcelona Otonom Üniversitesi’nde gazetecilik okuyorum. Ayrıca toplumsal dönüşüme sunduğu katkıyı önemsediğimden sanatla özellikle tiyatro ile uğraşıyorum. Tiyatronun çatışmaları yönetme, uzlaştırma gibi bir özelliği var çünkü.

Emma Goldman’ın “Hayatımı Yaşarken” kitabını okumuştum daha önce ve burada anlatılanlar bana o kitapta anlatılanları çağrıştırdı. Jineolojiyi daha önce duymuştum, fakat bu çalışma konu üzerinde derinleşme imkanını sağladı. Önceden algımda şu vardı; jineoloji kadının tarihsel süreç boyunca kaybettiklerini yeniden kazanmasıdır. Ancak şimdi bunun çok daha ötesinde bir şey olduğunuPAULA RUBIA anlıyorum. En temelde toplumsal sorunları kadın merkezli çözümlemeye çalışması ve böylelikle kadınları mücadeleye sevk etmesi, kadının kendi haklarının farkına varması ve bu hakların kazanılması mücadelesinde bizzat rol üstlenmesi oldukça önemli. Feminizm sadece kadınların kürtaj hakkı, çalışma yaşamında varlık göstermesi, politik alana dahil olması mücadelesi olarak görüyor ki bu bakış açısı benim zihniyetime de nüfuz etmişti. Ancak jineolojiyle birlikte bu dar çerçeve aşılıyor. Bu hakları elde etmek önemli, ama tüm bunlar tek başına kadın özgürlüğünü sağlamaya yetmez. Jineoloji feminizmin bu bakış açısının da ötesinde şunu söylüyor; kadının özgürlüğüne kavuşması çok daha kapsamlı bir mücadele ve süreç gerektiriyor. Kısacası kadının ruhta özgürleşmesidir. Ben buna kavuşmak istiyorum. Angela Merkel olmak istemiyorum!

Jineolojinin yöntemleri bakımından feminizm de dahil olmak üzere kadın sorununa eğilen diğer düşünce akımları ve teorileri aşıyor bana göre. Ciddi bir fark görülüyor. Kadın haklarını cinselliğe ya da toplumsal alanda kazanılan haklara indigemekten öte jineoloji sorunları bütünlüklü ele alıyor. Ekonomik, sosyal, kültürel, politik kısacası yaşamın her alanına dahil olma hakkı var. Yine sosyal bilimlerin kadını ele alış tarzına getirdiği eleştirilerle de dikkat çekiyor. Çok değerlidir, hatta bana göre gerçek feminizm de budur.

Batı’da yaşayan bir kadın olarak jineolojinin sunduğu bu çözümlerin sadece bir coğrafya ile sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Bunun için önerim jineolojiye ilişkin ortak çalışma gruplarının oluşturulmasıdır. Mesela biz Katalanlar olarak bir grup kurmak isteriz. Jineoloji nedir, neden bu bilime gerek duyuldu vb konularda bir aydınlatma faaliyeti yürütülmeli. Benzer gruplar her yerde kurulursa büyük bir gelişme sağlanacağına inanıyorum.

ANA THOMASAnna Thomas

Barcelona Otonom Üniversitesi’nde Fizyoterapi okudum. Bunun dışında Heilpraktiker Enstitüsü’nde Naturopatia (doğal tıp) üzerine eğitim gördüm. Bu çalışmaya katılırken amacım jineolojinin alanlarından biri olan sağlık konusunda bilgilerimi derinleştirmekti.

Bu konuda ihtiyaçlarıma da cevap olabilidi. Terapist ve hasta arasındaki ilişkilerde teorik olmaktan ziyade somut ve pratik ilişkilere ulaştım. Sağlık alanındaki çözümlerin sistem içindeki doktor hasta ilişkisini aşan bir şekilde ele alınması önemli. Kapitalist modernite ve ulus devletin sağlık alanını (ilaç endüstrisi) halka karşı şantaj aracı olarak kullanmasına karşı sunduğu çözümler aydınlatıcı oldu benim açımdan.

Jineolojiye ilişkin sunumları dinlemek beni yoğunlaştırdı. Yani kadın bilimi, sorunları ele alma biçimi düşündürücü. Elbette biz kadınların jineolojide belirtilenler çerçevesinde kadın kimliğini oluşturma ve  mücadele etme konusunda sorumluluğu var. Ancak önemli bir diğer nokta; jineoloji bu konuda erkeğe de belli sorumluluklar yüklüyor. Yani kadının ulaştığı bu hakikatin erkek tarafından hazmedilmesi, erkeğe kabul ettirilmesi konusunda da bir çözüm sunuyor. Jineoloji şimdiye kadar yapılan araştırmalarla yetinmemek, daha ötesine geçmek için yeni bir toplum sistem kurmak için kilit bir araç oluyor.

Jineolojinin tanıtılmasına ilişkin yapılan çalışmaların çoğaltılmasına ilişkin yapılabilecek şey; evrensel ve ulusal düzeyde farklı kadın örgütleri ile temaslar kurmak, seminerler yapmak ve bu konuda çalışmaları ortaklaştırmak olmalıdır.