Köklerine koşmanın adıdır Tekoşin

- Amargi ARHAT BA
8 görüntüleme

Tekoşin olmak, Kürdistan’da kadına layık görülen tüm feodal dayatmalara karşı özgürlüğe çıkıştır.

Tekoşin olmak, modernitenin tüm sahte güzelliklerine nefret kusmaktır.

Tekoşin olmak, insanların her şeyiyle maddiyatçılığa ve bireyciliğe koşuşturulduğu bir dünyada maneviyatın ve komünalizmin adıdır.

Tekoşin olmak, herkesin içine sindirdiği ve neredeyse kimliğine ihanet için birbiriyle yarıştığı bir çağda hep özüne ve köklerine koşmanın özgür duruşudur.

Tekoşin, tüm toplumsal acılarımızdan ve hep bize layık görülen beterden intikam alırcasına düşmana darbe vurmaktır.

Tekoşin, özgürlüksel bir dışavurum, Kürdistan’da kadının özgürlük ağıtıdır…

Bir bahar gününde…

Yaşamımızı belirleyen bazı anlar vardır dağlarda. O anların içine sığdırdığımız onlarca dağlı yürek. Belki de birçoğu için alışagelmiş birkaç dakikadan ibaret olan zamanın anlamı gerillada sonsuz izdüşümler bırakır. Bu, tüm oluşların an’da, bir anda gerçekleştiği gerilla zamanıdır…

En unutulmaz anlar ise hep baharda yaşanır. Gerillada bahar hem hüzünlü ayrılıkların hem de kucak dolusu buluşmaların zamanıdır.  Mevsimin ağır ağır yüzünü yaza döndüğünü gören bulutlar alelacele, sanki bir daha yağamayacakmış gibi hınçla döker tüm damlalarını. Aynı bu bulutlar gibi aceleci, telaşlıdır gerilla baharlarda. Hep bir yerlere ulaşma telaşındaki gerillalar bu yağmurların altındaki hızlı adımlarıyla sanki özgürlük halayına tutuşmuş gibilerdir.

Halaylı bir bahar gününde tanıştık Onunla… Komutan Tekoşin Amanos gelmiş diyordu birileri sevinçle. Bir yerlere ulaşma telaşındaki adımlarımızın, nefes nefese kalan bedenlerimizin soluklandığı güvenli sığınak oldu Onun yanı. Baharın henüz yeşeren tomurcukları simsiyah saçlarına özenerek örttüğü kefiyenin rengi kadar yeşildi. Tomurcukların yeşili nasıl yakıştıysa bahar dallarına, Onun saçlarına da öyle yakışmıştı bahar yeşili kefiyesi. Geldiği yerdeki yoldaşlardan ayrılmış olmanın hüznü, ancak henüz tanıştığı bizlere ‘merhaba’ demenin meraklı gülümsemesi vardı yüzünde.

Bir bahar yağmurunda tanıştık Onunla. O yıldızlı gizemin ardına kapılıp içinde herkese yer verdiği yoldaşlığının içinde olmak istedim. O an bildim ki, herkes dünyanın bütün güzelliklerini sakladığı yüreğinde bir yer edinebilseydi, hiç kimse hiçbir lanetine tanık olmazdı bu yüzyılın. Çünkü Onun yüreği kutsallıkların yüreğiydi.

Yoldaşlıkları sonsuzluğa denk düşerdi

Henüz Onu görmeden önce fısıldadı bize dağlar. Onu ne denli seveceğimizi ve bir daha hafızamızdan asla silinmeyecek izler bırakacağını fısıldadı. Henüz Onu görmeden bizi saran yoldaşlık esintisiydi geleceğinin habercisi. Bazı rastlantılar dışarıdan bakıldığında çok gösterişsiz ve sıradan görünseler bile anın akışında ne kadar ölümsüz olduğunu anlar insan. O bizim ölümsüz hatıralarımızın en güzel, en özgür anıydı. Bizimle konuştuğunda PKK’li olmanın o içimize sığmayan heyecanını duyumsardık hep. Ona her baktığımızda, onun yanında geçen her anda PKK’li olmaktan gurur duyardık. Bizimle konuştuğunda her zaman gözlerimizin ta içine bakar ve bizi okurdu, bizi anlardı. Çoğu zaman bizler henüz ağzımızı dahi açmadan birazdan neler söyleyeceğimizi bilir ve hissederdi. Biriyle sohbet ettiğinde mutlaka gelir tam yanına oturur, kadın yoldaşlarının, savaşçılarının ya elini tutar, ya sarılır ya da saçlarını okşardı, ama mutlaka karşısındakiyle ilgili olduğunu gösterir ve sözleriyle, yüreğiyle bunu hep hissettirirdi. Onun yanındayken kendimizi hep çok değerli hissederdik. Hiçbir zaman bize bir şey olmayacakmış gibi, zalim zulmetmeyecekmiş gibi ya da düşman bize hiçbir şekilde zarar veremeyecekmiş gibi güvende hissederdik kendimizi. Aynı sırtımızı dayadığımız, güvenli korunaklarımız dağlar gibiydi yüreği. Onunla yaşadığımız her an içine özgürlüğün sığdırıldığı zamanlardı. Onunla sohbet ederken, yürürken, Onunla gülerken hep zamanın özgür anlarına denk gelir ve özgürlüğü tadardık. Hiç kimsenin kimseye sonsuza dek gönlünde yer vermediği, tüm diyalog ve ilişkilerin sınırlı ve denemelik olduğu dünyaların uzağında, onun yüreğindeki yoldaşlıklar hep sonsuzluğa denk düşerdi.

Dokunduğu yeşili görüyoruz

O öyle güzel ve hakikate öyle yakındı ki, bu dünyada kirletilmiş ve özünü yitirmiş her ne varsa ona baktığında kendinden utanır, varlığına lanet okurdu. Biz ona her baktığımızda ülkemizin el değmemiş, düşmanın elinin asla uzanamayacağı o özgür toprakları, ırmakları ve o sonsuz mavi gökyüzünü görürdük.

Şimdi Komutan Tekoşin’le özgürlüğün tadına vardığımız topraklarda yine hep Onunla beraberiz. Onun gülüşlerinin rahmeti altında nefes alıyor, Onunla yürüyoruz. Onun dokunduğu her şeyde, her sarıldığı yoldaşında, yürüdüğü her patika üzerinde bıraktığı izler hep çok güçlü, bu yüzd

en hiçbirimiz Onun yokluğunu kabullenemedik. Onun göğe yükselen gülüşlerini duyuyor, dokunduğu da

llardaki yeşili görüyor, yürüdüğü topraklardaki bereketi hissediyoruz.

Komutan Tekoşin’in yarattığı bilinç ışıklarının altında Önderliğe yürüyoruz…

* Ağustos 2019’da Medya Savunma Alanları’nda gerçekleştirilen hava saldırısı sonucu şehit düşen Tekoşîn AMANOS (Ceylan YAŞAR)’ın anısına…