Özgürlük yolunda birleşen ÜÇ KADIN 

- Şervîn NUDEM
345 görüntüleme

SONY DSCAvaşîn, Hêlîn ve Lêgerîn… Yüreklerinde özgürlük ve adalet arayışı olan, farklı kıtalardan yola çıkan ve yolları Rojava’da birleşen üç kadın. Cinsiyetçi, ırkçı, sömürgeci faşist saldırılara karşı başkaldıran üç kadın. Faşist çete ve Türk işgal ordusunun cinayetlerine karşı sessiz ve eylemsiz olmayı reddeden üç kadın, Rojava kadın devriminin savunması ve yaşamsallaştırılmasında yerini aldı.

Bu mücadelenin tarihsel öneminin farkında olan ve Rojava’da hayat bulan Demokratik Konfederalizmden yeni küresel devrimci perspektif için ilham alan bu üç kadın, kişisel çıkarları reddederek, günlük yaşamdaki çelişki ve sorunlarını mücadele  gerekçesi sayarak  değişim için sorumluluk üstlendi.

Amaçları uğruna yüreklerinde kararlılık, aşk ve sıcaklığıyla yaşayan ve savaşan üç kadın.

Etraflarına yaşam sevincini, insan sevgisini, heyecan ve yapıcı enerjiyi saçan üç kadın anılarımızda, yüreklerimizde ve mücadelemizde yaşamaya devam ediyor.

İsyan ve umudun kıvılcımını dünyaya yayan ve dünya kadın devriminin sembol isimleri haline gelen üç kadın… Tıpkı Paris’te yüzbinleri ayağa kaldıran kadın devrimi öncüleri Sara, Rojbîn ve Ronahî gibi; Bakûrê Kürdistan demokratik özerklik direnişçileri Sêvê, Pakîze ve Fatma gibi, Efrîn’de faşist Türk işgaline karşı savaşan Avesta, Barîn ve Amargî gibi.

Devrimin bir parçası olmak

ALINA SANCHEZ:LEGERIN CIYA1936 yılında Franco faşizminin sadece İspanya için değil, tüm Avrupa ve dünya için bir tehdit oluşturduğunu görerek İspanya Cumhuriyetini savunmak için dünyanın her yerinden binlerce insan yola çıktılar. Dünya devrimler tarihinde önemli bir anlama sahip olan enternasyonal tugaylardan sonra, 21. yüzyılda insanlığı tehdit eden Erdoğan ve DAİŞ faşizmine karşı yeni bir enternasyonalist mücadele birliği gelişmekte. Rojava devriminde somutlaşan sosyalizm ve kadın devrimi umudunun savunması için dünyanın dört bir tarafından enternasyonalistler Halk Savunma Güçleri YPG ve Kadın Savunma Güçleri YPJ’ye katıldı.

Avaşîn, Hêlîn ve Lêgerîn gibi onlar da Rojava devriminin kendi devrimi olduğununun farkındalar. Bu devrim, özgür bir dünya ve özgür bir toplum için adaletsizliğe ve sömürüye karşı savaşan insanların devrimidir. Bu, ataerkil şiddet ve iradesizleştirme dayatmalarından kendini kurtaran kadınların devrimidir. Dolayısıyla Rojava devrimini faşizme, kapitalizme ve erkek egemenliğine karşı başkaldıran, dünya devriminin temel direği olarak gördüler.

İlk başta, enternasyonalistler DAİŞ faşizmine karşı savaşıp devrimin savunmasında yer almak için Rojava’ya geldiler. 19 yaşındaki arkadaşımız Avaşîn Têkoşîn (İvana Hoffmann)’in Avrupa’daki yoldaşlarına bıraktığı veda mektubunda yazdığı gibi: “Rojava devriminin bir parçası olmak, orada kendimi geliştirmek istiyorum. Tüm ezilen halklarımızı birleştiren mücadelemizi tanımak istiyorum. Her şeyden önemlisi gerekirse hayatım pahasına devrimi savunmak istiyorum. (…) Burada artık beni hiçbir şey tutamaz. Kız kardeşlerim, kardeşlerim, arkadaşlarım, anne ve babam, yoldaşlarım; kapitalist barbarlığa karşı özgürlük mücadelesi karşımda dururken ben daha fazla eylemsiz duramam…’

Rojava’ya gitmeden önce, Almanya’da bir anti-faşist olarak Türk ordusunun Kürdistan’a yönelik saldırılarına karşı birçok yürüyüş ve eyleme katılan Avaşîn Têkoşîn, 7 Mart 2015 tarihinde, Til Temir’e bağlı Aşuri köylerini DAİŞ saldırılarından savunma direnişinde şehit düştü. Rojava devrim savunmasında bir MLKP militanı ve YPJ savaşçısı olarak 6 ay boyunca direnişe katıldı. Avrupa’dan YPJ saflarına katılan ilk Afrika kökenli olan enternasyonalist kadın militanıydı. Öğrenme merakı ve heyecanı, mücadele ruhu, duyarlılığı ve iradesiyle birçok insanı yeni adımlar atmaya cesaretlendirdi.

Ütopyaların uygulanabilirliği

ANNA CAMPBELL 1Hêlîn Qereçox (Anna Campbell) da, Kadın Savunma Birliklerinde DAİŞ’e karşı savaşmaya ve kendi deyimiyle “kadın devriminin bir parçası” olmak için Rojava’ya geldi. Yeni perspektifler ararken, İngiltere’deki anarşist, anti-otoriter ve queer-feminist örgütlerin mücadeleleri ve tartışmalarının deneyimlerini Rojava’da kazandığı yeni izlenimlerle karşılaştırdı: “Rojava iyi bir okuldur. Öğrenip kendimizi eğitiyoruz. Militan bir kişilik geliştirmeyi içeren uzun vadeli bir perspektiftir. Sonuç almayan, dar ideolojik çatışmalara düşmeden çeşitli olabilmek. Egemenlik kültürünü aşmak; ataerkilliğin, kapitalist yaşam tarzının ve ulus devletin izlerinden arınmak.”
Sayın Öcalan’ın savunmalarını ve kadın hareketinin edebiyatını büyük bir coşkuyla okuyup tartışan Hêlîn, Demokratik Konfederalizm, Kadın Kurtuluş İdeolojisi ve Jineolojî’nin kuramlarından ilham alarak, etrafındaki insanlara ilham verdi. Ütopyaların nasıl uygulanabileceği, özgür ve eşit ilişkilerin nasıl şekillenebileceği sorusu, onun için çok önemliydi. Kendisi de insan ve doğa ile olan ilişkilerinde bu ilkeleri esas almaya özen gösterdi. Devrimci mücadelenin öncelikleri, ilkeleri ve ihtiyaçları üzerine çok kafa yoruyordu. Türk ordusunun Efrîn’e dönük işgal saldırısına karşı Hêlîn’in tavrı şöyleydi: “Bugün, ya kurtuluş ya da tam kölelikle sonuçlanacak olan 3. Dünya Savaşı’nın boyutuna varan küresel bir mücadele yürütüyoruz. Bunun dışında kalıp, tembellik veya korkudan yapmadığımız şeyleri başkalarının yapmasını bekleyemeyiz. Eğer başarılı olmak istiyorsak, ‘ya hep ya hiç’ ile sonuçlanacak olan bir durumda olduğumuzu görmeliyiz. Şu anda cesaret ve karar, koordinasyon ve örgütlenme zamanı ve eylem zamanıdır. ”

Hêlîn bu netlik ve kararlılıkla, bir YPJ savaşçısı olarak Efrîn’e gitmeye ve faşist işgale karşı direnişe katılmayı ısrarla diretti ve katıldı. 15 Mart 2018 tarihinde, Türk ordusunun Efrîn’e yönelik gerçekleştirdiği yoğun bombardımanda heval Hêlîn üç yoldaşıyla birlikte aynı mevzide şehit düştü. Ancak kararıyla, memleketinde ve dünyanın birçok ülkesinde birçok insanı uyandırdı, egemen sistemin vahşi gerçekliğini görünür kıldı. Böylece O’nun anısına, on binlerce insan Britanya sokaklarına çıkarak Efrîn’e dönük faşist işgal harekatını ve Avrupa hükümetlerinin bu kirli savaştaki rolünü protesto ettiler.

Kürdistan dağlarında ilk Latin Amerika

ALINA SANCHEZ-LEGERIN CIYA3Benzer şekilde, Lêgerîn Çiya (Alina Sanchez) arkadaşımızın yaşam sevinci ve ölümünün acısı, Latin Amerika, Kürdistan ve Avrupa’da binlerce insanı harekete geçirdi. Heval Lêgerîn Efrîn halkına tıbbi ve insani yardımlar ulaştırmak için uluslararası sağlık kuruluşlarıyla bir görüşmeye giderken, 17 Mart 2018’de Cizîrê’nin Haseke kasabasında bir trafik kazası sonucu şehit düştü. Türk ordusunun Efrîn’e açtığı savaşın başında, yaralı ve hasta insanları tedavi etmek için doktor olarak oraya gitmek istemişti. Minbic ve Reqa’yı DAİŞ’ten özgürleştirme operasyonlarında, heval Lêgerîn cesaretini ön cephede yaralanan arkadaşlarını tedavi etme girişim ve yeteneği ile kanıtlamıştı.

Özgürlük ve insanlık arayışı heval Lêgerîn’i 2011 yılında kendi memleketi olan Arjantin’den Kürdistan dağlarına, akabinde ise Rojava’ya götürdü. Kürdistan dağlarında ilk Latin Amerika’lı enternasyonalist olarak, Lêgerîn Azadî adını seçti ve daha sonra Lêgerîn Çiya yaptı. Latin Amerika ülkelerindeki farklı sosyal hareketlerle ilişkiler kurmuş, eylem ve tartışmalarına katılmıştı. Arjantinli devrimci Che Guevara gibi, o da ilk olarak Arjantin’den Küba’ya yola çıkmış ve tıp okumuştu. Dünyanın neresinde bilgi ve yeteneklerine en çok ihtiyaç duyulduğunu ve nasıl bir parçası olabileceğini incelemiştir.

Latin Amerika’daki kurtuluş hareketlerinin başarıları ve hataları hakkında büyük bir hevesle, tartışıyordu. Aynı zamanda Kürdistan özgürlük mücadelesinin tarihi ve dağdaki her bir arkadaşın deneyiminden yeni bir şey öğrenmek için büyük bir ilgi gösterdi. Abdullah Öcalan’ın Savunmaları ve Sakine Cansız’ın otobiyografisinin İspanyolca’ya tercüme edilmesinde büyük emekleri geçti. Demokratik Konfederalizm paradigması ve Kürt kadın hareketinin gelişim düzeyinden derinden etkilendi. Latin Amerika’daki sosyal hareketler için çözüm perspektifinin de buradan geçtiğine inanıyordu.

Kürdistan ve Latin Amerika arasında köprü oldu

IVANA HOFFMANN-17Tartışma, paylaşım ve yaşama katılımı sayesinde heval Lêgerîn, Kürdistan dağlarındaki mücadele ile Latin Amerika’daki halkların mücadelesini yakınlaştırdı. Dağda bulunduğu dönemde, Türk ve İran ordularının Medya Savunma Alanlarına dönük gerçekleştirdikleri saldırılar sırasında savaş ve direniş gerçekliğiyle tanıştı. Tıp öğrenimini bitirmek için birkaç ay sonra döndüğü Latin Amerika’da, Kürdistan Özgürlük Mücadelesini, Özgür Kadın Hareketi ve Abdullah Öcalan’ın özgürlükçü paradigmasını Latin Amerika halklarına tanıştırmak için çalışmalarına yoğunluk verdi. Parlak gözlerle Kürdistan’da görüp deneyimlediklerini birçok ülkede anlattı. Yeni köprüler ve dayanışma ağları kurduktan sonra tekrar Kürdistan’a döndü. Kobanê direnişinin, Rojava ve Kuzey Suriye’de Demokratik Konfederalizm inşasının başarısı için, fikirlerini hayata geçirmek istedi. Savaş ve ambargonun zorluklarına rağmen büyük bir sevinç, azim, enerji ve empati ile Rojava’daki yeni toplum inşasının bir parçası olarak alternatif bir sağlık sistemi kurma çalışmalarında yer aldı. Her insan onun için önemli, dikkat ve saygıya layıktı. Mütevazı hayatı, net ilkeleri ve doğallığıyla; yoldaşlığı, kolektivizmi ve çalışmalarıyla sadece yoldaşlarını etkilemedi; Rojava ve Latin Amerika’da da birçok insanı ikna etti ve kazandı. Sonuç olarak; Latin Amerika’dan özgürlük arayışında olan birçok  enternasyonalist de Kürdistan’a doğu yola çıktı.

Uluslararası kadın mücadelesinin sembolleri 

Arjantin’de Lêgerîn için gerçekleştirilen bir anma töreninde Plaza de Mayo annelerinden Nora Cortinas’ın belirttiği gibi: “Lêgerîn ve birçok kadın Rojava’ya giderek Kürt Kadın Hareketinin tüm dünya kadınları için umut olduğunu ANNA U HEVALEN WEgöstermiştir. Efrînli kadınların söylediği gibi ‘Efrîn’i savunmak kadın devrimini savunmaktır’. Lêgerîn de bunu yaptı. Bizler de sadece Efrîn’i değil tüm Kürt halkını daha fazla savunmak zorundayız. Bazı kelimeler artık yeterli değil, seslerimizi daha da yükseltmeliyiz!”

Avaşîn, Hêlîn ve Lêgerîn yoldaşlarımız, faşist yıkımlara karşı uluslararası kadın mücadelesinin  sembolleri oldular. Düşmana asla benzemeden, ona karşı kararlı bir şekilde başkaldırıp savaştılar. Gülüşlerini, insanlık değerlerini ve sevgilerini hep korudular. Onlar, ataerkil kapitalist sistemin zoru ve sınırlarını aşma yollarını bize gösterdiler. Özgür kadınlar olarak geleceğimizi inşa etmek ve savunmak için sorumluluk almamızın mümkün olduğunu bize ispatladılar.

Bu inancı Hêlîn Qereçox’un devrimin kalbi Rojava’dayken tarihe not düştüğü satırlarında okumak mümkün:  “Burada (Rojava’da), uzun yıllardır çok sayıda enternasyonalist devrimci şehit düştü. Bu devrimin güçlü yanlarından biri, şehitlerin anısına eskisinden çok daha büyük ve güçlü şeylerin inşa edilmesidir. Bir gün eğer Rojava’ya artık yeni enternasyonalistler savaşmaya gelmese bile -ki böyle bir şeyin olacağına bile inanmıyorum- buradaki mücadele burada şehit düşen enternasyonalist insanların anısına devam edecektir. Bu da Rojava devriminin güzel yanlarından biri; daha iyi bir dünya inşa etmek için hep birlikte savaşabileceğimizi hissetmek…. ”

Avaşîn, Hêlîn ve Lêgerîn yoldaşlarımız kendilerini Rojava devriminde ölümsüzleştirdiler. Yollarını takip edip varmak istedikleri yerlere doğru hızla ilerlemek şimdi bizim sorumluluğumuzdur. Onların ve binlerce özgürlük fedaisinin anısına, kadın ve Ortadoğu halklarının devrim kıvılcımını gürleştirmek ve dünyaya yaymak bizim görevimizdir.