Rojava devriminde gelişmeler…

- Tekoşin Ozan
302 görüntüleme

1Rojava devrimi kadın devrimi olarak başladı kadın devrimi olarak devam ediyor. Savunma alanından ekonomik alana siyasal alandan kültürel alana sosyal çalışmalardan sağlık alanına kadar Rojava devrimini inşa çalışmalarına kadınlar öncülük ediyor. Rojava’ya gelen herkesin bunu görmemesi mümkün değil. Yaşam kadınların öncülüğünde hem her türlü saldırıya karşı savunuluyor hem de yeniden anlamlandırılıyor. Yıkılan gerici statükoların yerine yeni bir sistem inşa edilmeye çalışılırken, yıkılmaz denilen o kadar çok tabu yıkılıyor ki başka bir zamanda bunları yapmak pek mümkün olmazdı. Toplumun kendini bulması, kendisi olması kendine yetmesi… Toplumun çekirdeğini oluşturan kadınların öz varlığını bulması, her yönüyle kendine yetmesi çok muhteşem bir şey… Devrim oluyorsa bu amaçla oluyor.

Rojava devriminin iki temel amacı var. Birincisi kimsenin hükmü altında olmadan yaşanabilecek bir toprağın olması. Rojavalıların kültürel olarak kendini anlamlandırabileceği, toplumsal hafızasını sürdürebileceği, zevklerini, acılarını, sevinçlerini paylaşıp ortaklaşabileceği yani ruhsal ve fiziksel olarak toplum olma gerçeğini yaşayabileceği yurdunun dış saldırılara karşı savunulması… Diğeri bu topraklarda toplumsal gerçeği parçalayan iktidarcılığa, ahlaksızlığa, güçsüzlüğe, çaresizliğe, düşmanlıklara, ötekileştirmelere, sınıflaştırmalara karşı toplumsal ahlakını güçlendirme ve toplumun kendi kendini örgütleme gücünü açığa çıkarmasıdır. Her ikisi de hem çok basit bir kurala dayanıyor hem de bütün bir uygarlık tarihiyle savaşıyor olmaktan oldukça zor gerçeği ifade ediyor. Basit çünkü aslında yeni bir şey keşfedilmiş değil. Yapılmak istenen toplumun kendi kendine yetmesi için topluma saygılı olmak ve ona güç vermek. Dışardan bir gücün değil, toplumun içerisinden çıkan ama toplumsal gelişmelere motor gücü olan eğitimli, örgütlü ve dinamik bir yapının güç vermesi öncülük yapması. Kendini toplumsallığın gücünü açığa çıkarmaya adamış kadın ve erkekler bütün enerjilerini bu amaca yöneltiyorlar.

Bir Rojava başarısı: Mala Jin

Buna ihtiyaç olduğu devrim süreci boyunca çok daha iyi anlaşıldı. Ama öz güvenin geliştiği alanlarda ortaya çıkan ürünler bu motor gücünden çok daha uzun vadeli sonuçları da açığa çıkarıyor. Mesela Mala Jin (kadın evleri) orta yaşlı, yaşam deneyimi olan ve örgütlenmeye açık olan kadınların kadın ve aile sorunlarına getirdiği çözümler kadın adaletine olan güveni arttırırdı. Kadın-erkek Arap, Kürt, Hristiyan her kesimden insanların özellikle aile ilişkileri ve sorunları konusunda öncelikle Mala Jinleri muhatap almasını sağladı. Toplumsal sorunların yüzde 80’ninin mahkemelerde değil, bu kadın evlerinde çözülüyor olması Rojava devriminin en önemli başarılarından biridir. Bu nedenle olsa gerek gerici ataerkil zihniyetin temsilcisi KDP gibi çevreler gerekse de iktidar ve devlet yanlısı olan cinsiyetçi çevrelerin en fazla anti propaganda malzemesi yaptığı konu kadın evleri. Kadınlar bu evlerde çok rahat “boşanıyor”, “kadınlar artık bizi dinlemiyor”, “kadınlar erkeklere karşı ateş topu haline getiriliyor” gibi… Mala Jinlerde öncelikle kadınların şikayetlerini dikkate alma, kadınların istemlerini esas alma var. Devrim öncesi hiç görülmüş şey değildi tabii. Kadınlar, kurumsal olarak da desteklendiklerini gördükten sonra öyle kolay boyun eğmiyor, söylemek istediklerini ve eşit haklara sahip olma haklarını savunuyorlar. Egemenliğin ve cinsiyetçiliğin altını oyuyor tabii.

Tabular çatırdıyor

Mala Jinler, tabulara karşı büyük bir mücadele alanı. Toplum nezdinden giderek ağırlığı oluşan bir kurum. Sorunları yok mu? Var. Bu çalışmalarda yer alan kadınların zaman zaman sorun büyümesin, kadın mağdur olmasın niyetiyle geleneksel çözümlere yönelmesi gibi, hukuk alanında örgütlenen erkek egemen zihniyetin fırsat bulunca Mala Jinleri küçümsemesi, dikkate almaması gibi sorunlar var. Bunların giderilmesine yönelik çaba da var.

Rojava devriminde kadınların en fazla girdiği ve örgütlendiği alanlardan biri de siyasal-diplomatik mücadele alanı. Halkın kendisi hakkında düşündüğü, proje ürettiği, örgütlendiği ve mücadele ettiği alanlarda eşit temsil eşit katılım hakkı sağlanmış durumda. Karma kurumlara kadınlar özgün örgütlü yapılarından geliyorlar. Hiç bir çalışma kadın temsili olmaksızın yapılmıyor. Bir alışkanlık ve davranış biçimine dönüşmüş olan yani kültürleşen bu anlayış ve örgütlenme biçimi öncelikle örgütlü Kürt halkının içerisinde gelişirken, daha sonra özellikle Araplar içerisinde de gelişmeye başladı. Öyle ki, halkların ortak temsilinin gerektiği yerlerde eş başkanlık sistemi oluşturulurken genelde Kürt temsilinin kadın, Arap temsilinin erkek olmasına Arap delegelerden gelen yaklaşım gelişmelerin düzeyini gösteriyor. “Her seferinde kadın temsilinin Kürtlerden olması Kürt kadınlarının daha örgütlü, siyasal ve toplumsal bilincinin daha gelişkin olmasından kaynaklanıyor, bunu biliyoruz. Ama biz de artık Arapların da gerektiğinde kadınlar tarafından temsil edilmesini istiyoruz. Bu konuda sizi örnek alıyoruz” demeleri kadına yönelik geleneksel ataerkil bakış açısının çatırdadığının ifadesi. Rojava’da oluşturulan demokratik sistem etnik, dini farkların ayrımını yapmaksızın bütün kadınların hem halkını hem de kendilerini temsil etmesi, bu bilinci ve örgütlülük düzeyini yakalamasıdır. Bunun için yapılması gerekenler yeterli değil tabii. Eğitim, örgütlenme ve eylem alanlarında her kültürün kendi içinde ve kültürel demokratik bir bağ içerisinde hareket etmek için çalışmaların derinleştirilerek sürdürülmesine ihtiyaç var.

Kadınlar özgüven kazanıyor

Bir örnek de ekonomik alandan verilebilir. Erkek egemen sistemin kendisini en fazla kurumlaştırdığı ve kadınlara “günah, ayıp yapamazsın” yalanlarıyla kapattığı ekonomi alanında yavaş ama sonuç aldıkça ilerleyen bir çalışma var. Kadın kooperatifleri kurarak kadınların kimseye muhtaç olmadan yaşaması büyük bir zihniyet ve kültürel devrimi içeriyor. 2Biliniyor ki devletin prototipi olan aile kurumu kadınların erkeklere olan muhtaçlığı üzerine inşa edildi. Tarihte ilk istikrarlı geçim imkanlarını yaratan ve yaşamsal ihtiyaçları ilk karşılayan kadınlar olmasına rağmen, gasp edilip kadınların dışlandığı ve erkeğe muhtaç hale getirildiği bu alanı yeniden kadınların alanı haline getirmek çok acil bir ihtiyaç. Ana perspektif kadınların dayanışma halinde kooperatif kurarak kendi işlerini kendilerinin yapması. İlk dönemler oldukça zorlu gelişti. Olur mu acabalar çok fazla ön planda oldu. Kapitalist sistem sadece kadınları değil genel toplumu da toprağını sürmekten, köyünün ürünleriyle ilgilenmekten uzaklaştırmış. Bu nedenle en öncelikli sorunlardan biri kadınların toprak alması, kendi topraklarında çalışmasıydı. Bu yıl oluşturulan bazı kooperatiflerin sonuç vermesi özgüven kazandırdı, teşvik edici oldu. Kadınların kendi ürünlerini kaldırması, toplumun gelir düzeyini dikkate alan fiyat belirlemesi, kadın pazarının kurulması ve bu pazarlarda kadınların kendi ürünlerini satması yeni yeni gelişen ama büyük heyecan yaratan bir durum. Daha işin başında sayılır bu çalışmalar. Ama “kadın pazarı” kavramı bile toplumun bakış açısını değiştiriyor.

Kara çarşafları yırtan kadınlar

Devrim, doğal olarak toplumu düşmanlardan kurtarma mücadelesiyle yansıyor dünyaya. YPJ güçlerinin DAİŞ’ten kurtardığı alanlar dünyaya kara çarşaflarını yırtan kadınların görüntüleriyle yansıyor. Özgürlük çığlığı yüklenmiş bu davranış tillilerle destekleniyor. Kurtarılmış alanlardan yükselen ilk özgürlük çığlığı Türkmen, Arap, Kürt kadınlarının “Biji YPG-YPJ” çığlıkları. Bu devrimin anlamını en iyi kadınlar biliyor. Bu devrimin önderini ve öncülerini de en iyi kadınlar takip ediyor. Bu nedenle tekraren belirtmek lazım ki; Rojava devrimi kadın devrimidir.