Serhat’tan Botan’a yürüyen bir kadın

- Hêvi GABAR
65 görüntüleme

Dîrok Axtamara… Yüreği Cudi ve Gabar dağları gibi dimdik ve asi, yaşam ve umut dolu bir gerilla. Adı gibi, tıpkı yaşadığı coğrafya gibi saklı, ancak çok derin bir tarihin ta kendisiydi. O’nu anmak, hatırlamak ve anlatmak tarifi zor bir duygu yaratıyor. Dîrok yoldaşın doğaya yaklaşımındaki sadeliği ve inceliği de eşsizdi.
Doğaya yabancılaşmaya karşı öfkesi büyüktü. Yanlışlıklara karşı sert tavrına rağmen, yüreğindeki naifliğin, sadeliğin ve içtenliğin farkını her an yansıtan bir ışık gibiydi O. Kadının bozulmamış öz ruhunu taşıyan ve bunu yoldaşlığıyla paylaşan değerli ve güzel bir yoldaştı.
Bir gün mangada oturmuş saçlarımı tararken; “Annem birisi saçlarınızı nasıl tarıyorsa size yaklaşımı da öyle olur” dedi. Ve saçlarımı tek telini bile incitmeden taradı. Yaşamın her ayrıntısındaki incelikli yaklaşımı insanda büyük hayranlık uyandırıyor, devamlı yanında olmasını istediği bir can oluyordu. Gülüşü ve gözlerinde beliren hüzün Geliyê Zilan katliamı acısının canlı resmi gibiydi. “Ben bir aşirete başkaldırıp da geldim” derdi.

Gericiliğe başkaldırmıştı

Evet O, feodalizmin, ihanetçi ve işbirlikçiliğin Kürde dayattığı her türden gerici yaşama başkaldırmış ve bir akrabasıyla dağların yolunu tutmuştu. Kadına dayatılan gerici statüleri yerle bir eden bir arayış ve duruşun sahibiydi. Egemen eril mantığa karşı net duruşunun yanı sıra, özgürleşme arayışında olan erkek arkadaşlarla anlamlı ve örnek bir yoldaşlığı ve bağı kurmasını bilen birisiydi.
Sur Direnişi’nde şehit düşen heval Çiyager O’nu, “Yaşamda sergilediği pratikle insanı eğitiyor” sözleriyle tarif etmişti. Özgür kadın duruşunun nasılını yaşamıyla pratikte ortaya koyan ve bunu paylaşandı. Heval Dîrok’un mücadele ve halk değerlerine bağlılığı şaşırtan boyutlardaydı. O, büyük bedeller ile yaratılan değerleri temsil eden ve halka candan bağlı bir devrimciydi. Okumayı, araştırmayı sevdiği kadar yaşamdan ve insandan da öğrenmesini bilen bilge bir kadındı. Bazen hiç konuşmaz, susardı. Bir gün neden sustuğunu sorduğumda; susarak hislerimi geliştiriyorum demişti.

Cizre’den Erciş’e göç

Evet herkesin konuşmakta yarıştığı bu dünyada O susarak hissetmenin derinliğine varmayı tercih etmişti. “Bütün düşüncelerim beraat etsin diye kendimi suskunluğa mahkum ediyorum” diye not düşmüştü. Yıllar sonra baba tarafının, bizim de aslen olduğumuz Cizre İlçesi’nin Derşêw Köyün’den Wan’ın Erciş İlçesi’ne göç ettiklerini öğrendim.
O, Serhat’tan dağlara, oradan da ait olduğu Botan’a doğru yola çıkmış ve Botan’a kavuşmuştu. Botan’dayken herkes bir arkadaşa hitaben not yazarken, O gruptaki tüm kadın arkadaşlara hitaben bir not kaleme almış ve yoldaşlığa karşı bağının toplumsal karekterini ortaya koymuştu. Heval Dîrok özgürlük devrimimiz içinde romanı yazılmayı bekleyen binlerce kadından biri.
2016’da Botan’da şehitler kervanına katıldı. Adı gibi kadın özgürlük mücadelemizin tarihine eklenerek, sade ve katıksız bir duruşu miras bıraktı. Yarattığı değerlerle her an yoldaşları olan bizlerle yaşıyor.
Anılarına bağlılık sözü ile Dîrok yoldaş şahsında özgürlük mücadelesi şehitleri önünde saygıyla eğiliyorum.