Tahammül mü?

- KAKTÜS
34 görüntüleme
Sabır nedir, nasıl bir şeydir ve neden sabır sahibi olmak gerekiyor, hiç bilemiyorum. Tahammülüm yok. Çok açık ve resmi olarak ifade ediyorum: Tahammül edemiyorum! Resmi diyorum, hani ciddiye alınsın diye. Malum bizde ciddiye alınma anca resmiyette olur. Sanırsınız ki sosyal yaşam ciddiyetten yoksun bir olay!?

Şimdi şevgili okuyucu, aslında “resmiyet” ve “ciddiyet” gibi laflar mesafe olayı. Onların saygıyla bir alakası yok. Birbirimizden ne kadar uzaklaşırsak o kadar sınırlarımız olur, duvarlar öreriz. Sonra da yaşananlar sanki bizden uzakmış gibi, sanki onlarda bizim hiç payımız, rolümüz yokmuş gibi davranırız. Hayır yok öyle bir şey! Sabır bir kere tahammül etmek demektir. Şimdi ahlaksızlığa, hayasızlığa tahammül etmek zorunda mıyız? Kadına, çocuğa el atılmasına sabır göstermek zorunda mıyız? Bu nasıl bir toplumsal çürümüşlüktür?

Devlet hukuklarında cinsel saldırı?

Sakin kalmalıyım dedim, yine ‘CİN’lendim. Bacım bir rahat yok mu? Film izlerken bile gerildim. Kara zihniyete şarteli indirmek istiyorum. Öyle dellenmişim ki, haksızlığa karşı serhildana geçip, özgürlük şartelini kaldırıp tüm evlere “kaçak, özgür düşünce” hattı döşemek istiyorum. Ama Star bizim cezamızı verecek, dellenmeden bu işlere el atmıyoruz. Zaten bizim toplum olarak da sorunumuz bu: İllah damarımıza basacaklar! Başka türlü insanlığımızı hatırlamıyoruz. Hele şuraya bak, ya Star!.. Ergenliğe daha yeni adım atan küçük kız çocuğuna; “Eğer biri memelerine dokunmak isterse ne yapacaksın?” diye soruyorlar filmde. Çocuktan çıt çıkmıyor, çünkü bilmiyor. Cevap: “Hemen kollarını böyle önden birbirine kavuşturacaksın. Tamam mı?” Sanki çocuk kollarını birbirine kavuşturunca karşıdaki mahlukat  duracak!?! Bırak kollarını önden bağlamayı, çocuk üstüne bas bas bağırıyor, çığlık atıyor kimse duymuyor. Şimdi kolunu önden bağlayınca mı durduracak iğrenç varlığı. Erişkini kendini koruyamıyor, çocuk nasıl korusun? Peki ne yapmak lazım? Merak etmeyin anlatacağım. Ama önce bu kadın, çocuk taciz ve tecavüz olayındaki hukuka bir parmak basmak istiyorum. Pardon hukuksuzlu diyecektim ama neyse… Birincisi kadın ve çocuklara dönük taciz ve tecavüzler normal, birilerinin bir anlık güdüleri sonucu gelişen bir olay değildir. İkincisi bütün dünyada hukuki karşılığı benzerdir, yani cezasızdır. Sakın bana, “7 ila 12 yıl” falan filan “cezası” var demeyin. Bir insanın ömrüne mal olan veyahut olacak olan taciz ve tecavüz suçunun insan üzerinde bıraktığı travmayı giderecek bir ceza yok bana göre. Bu konuda Avrupa hukukuna da hiç bakmayın, hüsrana uğrarsınız. Örneğin Avrupa ülkelerinden Almanya’da partnere dönük tecavüz suçunun cezası 5 yıla kadar sadece. Fransa’da ise tecavüz kavramı geniş tutulmuş. Tartışmalı olmakla birlikte 5 ila 20 yıl. İtalya’da aile içi tecavüz de dahil 10 yıla kadar cezası var. En “özgürlükçü”, “demokrat” İsviçre’de de ceza 10 yıldır. İsveç’te madde kullanımı halinde yapılan tecavüz suç sayılmıyor. Tecavüz suçunun cezası ise 2 yıl. Belçika’da 5 ila 10 yıl cezası var. ABD’de tecavüz suçları eyaletlere göre değişiyor. Kimi eyaletler 6 ay ceza verip, üç ay yatırıyor. Kimi eyaletler ise hadım ediyor. Ceza değişken. Bu ülkelerdeki cezalar örnek davalar üzerinden verilen cezalar. Yoksa anayasadaki karşılığı kesin budur gibi bir bilgi yok. Garip bir durum ama söylemeden edemeyeceğim, dünyanın neresine giderseniz gidin siyasi cezalar en üst cezalar olurken, en düşük cezalar tecavüzcülere ve kadın katillerine veriliyor. Zaten Avrupa ülkelerinde “siyasi tutuklu” bulunmuyor. Sanki dersin Avrupa medeniyetler diyarı, herkes özgür!?! Bizim Ortadoğulu millet böyle görüyor. Ama adamlar öyle bir hukuk geliştirmişler ki, akıllara ziyan. Bireysel olarak geniş bir haklar silsilesine sahipsiniz. Ama devlet sınırları içerisinde. Sınıra dayandı mı maskeler düşüyor. Demokrasi diz boyu, özgürlük hak getire…

Devletin kendisi tecavüzcü

Şimdi bunları niye anlatıyorum? Kendinizi kandırmayın diyorum. Dikkat edin, sadece topluma mal olmuş davalarda bu tecavüzcüler yıllarca içeride tutuluyor. Yani toplum tavır göstermezse, harekete geçmezse devletin ceza verme gibi bir niyeti yok. Neden? Çünkü devletin kendisi tecavüzcü. Ee bu durumda devlet  toplum içerisindeki temsilcisini niye cezalandırsın? Aklınız alıyor mu? Hele bir düşünün; taciz ve tecavüz olaylarında devlet en çok kimden korkar? Halktan! Toplumsal infial olmasından! Peki niye toplumsal bir infial yok? Eee hani taciz ve tecavüzleri durduracaktık? Ne oldu? Ben söyleyeyim: Kokuyorsunuz, kokuyoruz hep birlikte. 21. yüzyıla girmişiz, teknoloji gelişmiş, hayat dijital, yaşam sanal, çağ atladınız diye düşünüp, çirkeflik ortadan kalktı mı sanıyorsunuz? Belli değil mi, su akmazsa kokar. Kıçının üstüne oturup bütün gün bilgisayar başında, internette dolaşmak, orada-burada bir şeylere tepki göstermek su gibi akmak değil ki. Toplum dediğin canlıdır, hareketlidir, akar. Öyle olmadığı için de kokuyoruz. Yapay zekaya sormuşlar, “En büyük hayalin ne?” O da demiş, “İnsanat bahçesi kurmak.” Bilgisayarı bir yapay zeka olarak kabul edersek, hepimizin gönüllü olarak bu “insanat bahçesinin” bir üyesi olduğumuz anlaşılır. Yani hayvanlardan daha kötü bir durumdayız. Çünkü hayvanlar zorla tutuluyor, biz ise gönüllü olarak buradayız, daha ne olsun! Gerçekten tahammül edilmesi çok zor bir zaman.Şimdi bacılar, size bir şey daha ifade edeyim, yani içiniz öyle sıkılmasın. “Eş” olarak seçtiğiniz kişi çıkıp gittiğinde, başka bir kadına hakaret etmeyin. “Erkeğimi çaldı, kocamı aldı, yuvamı yıktı” demeyin. Gerçekten onlar almışlarsa anca evinizdeki çöpü almışlardır. Ne dertleniyorsunuz? “Cennetteki kadın olacağım” diye çirkef bir adamın ağzının üstüne niye bir tane indirmiyorsunuz, Allah aşkına?  “Kadının eli kocasına kalkmazmış. Kadın kocasının dediğini yapmazsa cennete gitmezmiş.” Wıış, ben ölem loyy! Şimdi canlarım, kızkardeşlerim; cennetteki kadın olmadan önce dünyadaki kadın olun. Haksızlığa, çirkefliğe boyun eğmeyin. Kendiniz ve çocuklarınız için mücadele edin. Sırası gelirse cennet için de mücadele edersiniz. Lakin dünyada zulme, çirkefliğe boyun eğenler, cennetin yüzünü göremezler bilesiniz. O yüzden ne kendinizi, ne çocuğunuzu, ne de başka kadınları ezdirmeyen. Ezdirirseniz, ezilirsiniz. Benden söylemesi… Hadi kalın sağlıcakla…