Tecride sessiz kalanlar…

- Newaya Jin
401 görüntüleme

HEDIYE ACAR2Avrupa’daki Kürdistanlılar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık ve güvenliği için alanlarda.  Öcalan’ın sağlığına yönelik basında yer alan haberlerin, Kürdistanlılarda kaygı ve öfkeyi arttırıyor.

Başta Kürdistan olmak üzere, Avrupa ve dünyanın birçok merkezinde gerçekleştirdikleri eylem ve etkinliklerle Öcalan’a uygulanan tecride karşı tepkilerini ortaya koyan Kürdistanlılar  “Öcalan’ın özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür“ diyor. Biz de Newayan Jin  olarak, 23 Haziran 2018’te gerçekleştirilen 14. Zilan festivaline katılan Kürt kadınlarından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan ağır tecritte karşı görüşlerini aldık.

CPT tecride sessiz kalıyor 

Hediye Acar: Başkan Apo’nun üzerindeki tecridi kınıyorum. Avrupa’nın bu tecritte karşı sessiz kalmasının tek sebebi Erdoğan’a destek vermeleridir. Öyle olmasaydı buna sessiz kalmazlardı. CPT de bu konuda görevini yerine getirmeli ve İmralı’daki tecridi takip etmeli, incelemelerde bulunmalı. Tecridin yıllardır bu ağır koşullarda sürdürülmesinin bir nedeni de CPT’nin sorumluluklarını yerine getirmemesidir. Kürt halkının tepkisi ve eylemlerine rağmen tek adım atılmadı. CPT kendi görevini yapmıyor.

Başkan Apo üzerindeki tecrit aynı zamanda Kürt halkına karşı uygulanan bir tecrittir. Kürtler üzerindeki bu zülüm ve katliam nereye kadar sürecek? AİHM ve CPT neden bu kadar sessiz? Demek ki Erdoğan onları da ikna etmiş. Avrupa ve CPT artık bu zulüme dur demeli. Başkanımız üzerindeki tecrit son bulmalı.

Sesimizi duyurmalıyız

ROJIN OSMANRojîn Osman: Yaklaşık 20 senedir Başkanımız ağır esaret koşulllarında bulunuyor. Uygulanan tecrit ise ağırlaşmış bulunuyor. Ne avukatları ne de ailesine görüş için izin verilmiyor. Avrupa ise sessizliğini sürdürerek, hiçbir şey yapmıyor. Oysa ki istenirse 24 saat içerisinde dahi çok şey yapılabilir. Tek isteğimiz Önderliğimizin özgürlüğü. Sürekli vurguladığımız gibi Kürt halkının özgürlüğü Başkan Apo’nun özgürlüğüne bağlı. Avrupa ne zamana kadar Önderliğe yönelik tecride ve Kürtlere uygulanan soykırıma sessiz kalacak? Başta kadınlar olmak üzere elimizden geleni yaparak, sesimizi duyurmalıyız. Çünkü saldırı ve zülümden en çok kadınlar zarar görüyor. Bu bizim sorumluluğumuzu arttırıyor. Biz kadınlar artık buna dur demeliyiz. Êdî bes e!

Birgün aramızda olacak 

XANE YASIT1Xanê Yasit: Yaklaşık 14 senedir Avrupa’dayım ve yapılan tüm eylem ve etkinlilere katılıyorum. Önderliğimize uygulanan  tecridi nefretle kınıyorum. Kürdistan’ın dört bir parçasına sesleniyorum; Önderliğimizin üzerindeki tecrit aslında tüm Kürt halkına karşı uygulanan bir tecrittir. Başkan Apo özgür değilse biz de değiliz. 40 yıldır bu mücadele devam ediyorsa bu da Önderlik sayesindedir. İnanıyorum ki Önderliğimizin felsefesi yıllar da geçse etkisini sürdürecek ve kabul görecek. Büyük bir umutla inanıyorum ki birgün Başkanımız aramızda olacak ve bizler de özgür olacağız. Yürütülen faşizme karşı tüm Kürtler ve dostları birliğini oluşturmalıdır. İnanıyorum ki Kürt halkının verdiği mücadele kazanacak ve tarihe geçecek. Zafer bizim olacak.

Özgürlüğe kadar mücadele 

HARBIYE SAKA1Harbiye Saka: Şimdiye kadar yapılan tüm kadın festivallerine katıldım. Çünkü kendimi borçlu hissediyorum. Önderliğimizin bize verdiği mirastır.

Önderliğimizin üzerindeki tecridi nefretle kınıyorum. Tecrit Önderlik şahsında tüm demokrat halklara karşı uygulanıyor. Biz belki Avrupa’da yaşayan Kürtler olarak da eylemlerle tecride karşı tepkilerimizi dile getiriyoruz. Tüm dünya bilmeli ki 40 yıl değil, 100 yıl da geçse mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Önderimiz özgür olana kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu tecride sessiz kalan CPT’yi de kınıyorum. Tecride karşı en etkili olabilecek bir kurum olduğu halde bu sorumluluğunu yerine getirmeyip, Önderlik söz konusu olunca iki yüzlü davranıyor. Türk devleti ve CPT’nin amacı, Kürt halkının Önderlikle kurduğu bağı koparmaktır. Yoksa bu kadar sessiz kalmazlardı. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar Kürt halkı Önderliğine bağlı bir halktır. Ne direnişten, ne de Önderliğimizden vazgeçeriz.

Birlik en büyük güvencemiz

NERGIZ1Nergiz:  19 senedir Önderliğimiz dört duvar arasında direniyor. Ağır tecrit altında olmasına rağmen ideoloji ve düşünceyle en büyük direnişi yürütüyor. Başta uluslararası devletler olmak üzere komploda payı olan ve tecride sessiz kalan tüm kesimleri kınıyoruz. Önderlik sadece Kürt halkının lideri değildir tüm insanlığın lideridir. Çünkü nerde ezilen bir halk varsa Başkan Apo onun yanındadır. Kürt halkına yönelik düşmanlık sadece Türk devleti eliyle yürütülmüyor. Türk devletinin katliamlarına sessiz kalan ve destekleyen birçok devlet bunun bir parçası oluyor. Bu nedenle Avrupa’yı da şiddetle kınıyoruz Önderliğimizin üzerindeki tecritti protesto etmek için yaptığımız eylem ve etkinliklere bile engel oluyorlar. Kürt halkına çağrım, ulusal değerlerimize sahip çıkılması. En büyük güvencemizin birlik olduğunu bilerek bunu oluşturmalı, ayağa kalkmalı ve Önderliğimize sahip çıkmalıyız. Hiçbir lider Başkan Apo gibi insanlığa liderlik yapmıyor. Tüm kadınlara da çağrım var; sokaklara çıkın haklarınızı arayın ve Önderliğe sahip çıkın. Çünkü Önderlik felsefesi kadın haklarıyla başladı.

Önderliğimize sahip çıkacağız

MENSURE YILMAZ5Mensure Yılmaz: Bir genç olarak kadın özgürlüğü için festivale katıldım. Kürt halkı Önderliğin ideolojisiyle bulunduğu her yerde mücadelesini sürdürüyor. Saldırı ve baskılar bizi yıldıramaz. Türk devleti ve uluslararası güçler birleşerek Kürtler üzerinde kirli politikalar yürütse de başta kadınlar olmak üzere her alanda mücadele veriyor ve buna isyan ediyoruz. Değerlerimize, Önderliğimize ve şehitlerimize bağlı, örgütlü bir halkız. Kürtlerin direnişinden onur duyuyorum. Tüm insanlık adına mücadele ediyoruz. Bir kez daha dünyaya gelme şansım olsaydı yine bir kadın ve Kürt olarak doğmak isterdim.

Önderliğimiz İmralı’da ağır tecrit koşulları altında tutulsa da,  onun felsefesi ve düşünceleriyle sokaklardayız. Onun felsefesiyle büyüdüm ve başkanıza çok şey borçluyuz. Önderliğimizin üzerindeki tecritti de kınıyorum. Türkiye devleti ve ona destek verenler Önderliğimiz üzerinde çok kirli bir siyaset yürütüyor. Fakat ne olursa olsun her yerde olacak ve mücadelemize, Önderliğimize sahip çıkacağız.

Taviz vermiyoruz

RUKEN SURIRûken Sûrî: Başkanımız 19 yıldır İmralı da tek hücrede, ağır tecrit koşulları altında tutuluyor ve hiç kimseyle görüşmesine izin verilmiyor. Bu insanlık dışı bir uygulama. Buna sessiz kalan Avrupa devletleri, CPT ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni şiddetle kınıyorum. Türkiye kadar buna sessiz kalanlar da bu tecritten sorumlu.

Avrupa’daki üniversiteli gençler olarak elimizden geldiğince tecride karşı bir şeyler yapmak istiyoruz. Fakat burada da engellerle karşı karşıya kalıyoruz. Gençler özgürce hareket edemiyor, her zaman mutlaka bir şekilde önüne engeller konuluyor. Tüm engellemelere rağmen bizler mücadelemizden taviz vermiyoruz. Önderliğimiz için de ne gerekiyorsa yaparız. Başkanımız şu anda tecrit altında olabilir ama biz de onunlayız ve onun ideolojisiyle sokaklardayız.

Kürtlere karşıtlığında birleşiyorlar

SEMSA ALPBOGA1Şemsa Alpboğa: Bir genç kadın olarak Önderliğimiz üzerindeki tecridi nefretle kınıyorum. Önderliğimize yönelik fiziki ve psikolojik tecrit 19 yıldır daha da ağırlaştırılak sürdürülüyor.

Hiçbir haber alınamıyor ve hukuksal anlamda bir ihlal söz konusu. Tecride karşı sessizlik, Avrupa’nın Kürtlere olan yaklaşımının yansıması. Kürt karşıtlığına yönelik bir işbirliği var ve bu konuda birleşiyorlar. Avrupa’nın PKK hareketini terör olarak görmesi de bunun bir göstergesi. Önderlik üzerindeki tecritle birlikte Kürt halkı üzerindeki baskılar da gün geçtikçe şiddetleniyor. Bunların tek sebebi de Türkiye devletine verilen destektir. Avrupa giderek Kürtler üzerindeki baskıları daha da derinleştiriyor. Ama genç kadınlar başta olmak üzere Kürt halkı olarak bu baskılara boyun eğmeyeceğiz.

Haklar ve özgürlüklere yönelik tecrit

AYDA EKMEZ KILICAyda Ekmez Kılıç: 21. yüzyılda yaşadığımız süreç kanlı bir döneme, faşizme evrilmiş durumda. Bu da insanlığın kaldıramayacağı bir durum. Fakat tüm bu kaos ve çıkmazın içinde Önderlik kendi düşünceleriyle, çözümlemeleriyle bir kapı açmaya çalıştı. Ama uluslararası komplo ve sürdürülen tecritle buna engel olmak istiyorlar. Bu tecrittin kaldırılması için elbette Kürt halkıyla birlikte tüm devrimci ve demokratik güçler harekete geçmeli. Tecrit normalleştirilerek, sanki böyle bir şey yokmuş gibi gösterilerek, tepkilerimiz bastırılmak isteniyor.

İyi biliyoruz ki Önderliğimiz üzerindeki tecrit sadece bir kişinin üzerindeki tecrit değildir. Bu tecrit, halklar, özgürlükler ve ezilenlerin üzerindeki bir tecrit olarak görülmeli ve sürekli tepkilerimizi ortaya koymalıyız.

Baskı ve zülüm olsa da Önderliğin ideolojisi ve felsefesinin kazandığını görüyoruz. Bu da yaşanılabilinir bir hayattın kapı aralığıdır. 21. yüzyılda demokrasi yani Önderliğin ideolojisinin kazandığı yüzyıl olacak. “Bijî Serok Apo!”

Endişe duyuyoruz

CIGDEM CIYA1Çiğdem Çiya: Önderliğimize yönelik yaklaşık 20 yıldır uygulanan tecrit var ve artık giderek şiddetlenen bu tecrit nedeniyle korkuyor, Önderliğin sağlığı ve hayatından endişe duyuyoruz. Bu konuda en etkili kurum olan CPT ise çok rahat yaklaşıyor. Kadınlar olarak her yerde tepkilerimizi ortaya koymalı ve artık buna dur demeliyiz. Önderliğimizin özgürlüğü için ellimizden ne geliyorsa yapabilmeliyiz. Önderliğin özgürlüğü kadınların da özgürlüğüdür. Dünyada hiçbir savaş edebiyette kadar sürmemiştir. Bizler de artık bu savaşın son bulmasını, bir çözüme gidilmesini istiyoruz. Bu çözümün tek muhatabı elbette Önderliktir. Ondan dolayı Önderliğin en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşması gerekiyor. CPT ve Avrupa devletleri de tecride ve çözüme yönelik sorumlu yaklaşmalı. Önderliğimizin de bir an önce özgürlüğe kavuşmasını diliyoruz.

Her yerde direneceğiz

SUPHUYE TATLISuphiye Tatlı: Önderliğimize yönelik ağırlaştırılmış tecridi  şiddetle kınıyorum. Benim için inanılmaz bir durum. Bir insan nasıl 20 sene tek hücrede bir başına yaşayabilir? Önderliğimizin buna karşı ortaya koyduğu büyük bir irade ve güç var. Kürt kadınları ve Kürt halkı olarak dünyanın neresinde olursak olalım buna sessiz kalmayacak ve her yerde direneceğiz. Ellimizden gelen ne varsa sonuna kadar sürdüreceğiz. Bizler Önderliğiyle var olan bir halkız. Önderlik olmasaydı bizler de burada olmazdık. Bundan dolayı kadının rolü çok önemli. Eminim ki benim gibi düşünen binlerce kadın var. Sonuna kadar Önderimize sahip çıkacak, arkasında olacağız.