TJK-E: Örgütsüz kadın savunmasız kadındır örgütsüz kalmayalım!

- Newaya Jin
253 görüntüleme

tjke-bayrak-sonKürt kadınları olarak eril şiddetin her türlü ifade biçimleri olan; devlet şiddetinden aile içi şiddetine, milliyetçilikten ırkçılığa, ekonomik şiddetten çevresel yıkıma, tecavüzden kadın katliamlarına, psikolojik şiddetten yapısal şiddete kadar her türlü şiddet biçimi ile yoğun bir şekilde karşı karşıya kaldık ve hala da kalıyoruz. Hem cins hem ulus hem de sınıf olarak üç boyutlu bir şiddete maruz bırakılıyoruz. Ancak mücadelemizi geliştirirken, bizi yok etmeye çalışan şiddetin komple gerçeğini ideolojik olarak çözümleyip, sistemle en etkili mücadelenin kendi sistemini inşa etmekten geçtiği gerçeği doğrultusunda örgütleniyoruz.

Kürt Kadın Özgürlük Hareketi olarak 30 yıllık mücadele deneyimimizin açığa çıkarttığı gerçek budur. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir kadın örgütlülük ve öz savunmadan yoksun kalmamalı. Örgütlülüğü ve öz savunması olmayan kadın, sistemin saldırıları karşısında varlığını koruyup özgürlüğünü sağlayamaz. Örgütsüz kadın savunmasız kadındır. Kadınların kurtuluşu kadınların ortak örgütlü mücadelesinden geçer. O nedenle toplumsal alana katılımımız bireysel kadın kimlikleri ile değil örgütlü kadın kimliği temelinde olmalıdır. Bizler için öz savunma, düşmanın saldırılarına karşı kendini silahla korumaktan ibaret değildir. Öz savunma bizler için hayallerimizin, umutlarımızın, ütopyalarımızın savunulması ve dolayısıyla yaşamsal kılınması anlamına geliyor. En büyük öz savunma ise, reddettiğimiz eril-kapitalist-devletli sisteme karşı hayallerimizin, umutlarımızın, ütopyalarımızın yaşam bulduğu alternatif, özgür sistemimizi inşa etmektir. Bu konuda Kürt Kadın Özgürlük Hareketi’nin en büyük yoldaşı olan ve 18 yıla yakın bir zamandan beri bir NATO operasyonu sonucu Türkiye’de topyekûn tecrit altında esir tutulan Önder Abdullah Öcalan’ın geliştirmiş olduğu demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigma sadece Kürt kadınları için değil, bütün dünya kadınları için ön açıcıdır. Bu paradigma ile kadın özgürlük hareketlerinde, ideolojik derinlik, örgütlenme ve öz savunma boyutunda çok önemli bir çözüm perspektifi ortakurtceya çıkabilmiştir.

Biz kadınlar sömürgeciliğin birçok yol ve yöntemle uygulamaya koyduğu şiddeti reddetmek için köleliğin ve sömürgeciliğin kişiliğimizde, bilincimizde, irademizde ve bedenimizde yarattığı tüm olumsuz etkilere karşı “Ji bo têkbirina dagirkeri xwebûn” kampanyasını 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü vesilesiyle başlatıyoruz. Bütün kadınları ve tüm ezilenleri erkek egemen sisteme karşı ortak mücadeleye davet ediyoruz.

Kampanyanın hedefleri

-Sömürgeci sistemin etkilerine karşı etkili bir bilinçlendirme çalışması yürütülecektir. Bunun için paneller, seminerler, çalıştaylar ve kadın toplantılarına ağırlık verilecektir.

-Sömürgeciliğe karşı “örgütsüz tek bir kadın kalmasın” perspektifi temelinde her ev, her mahalle, her işyeri, her sokak çalışma zeminidir. Örgütlü kadın kimliği ile örgütlü toplum tabandaki bu bilinçlenme, duyarlılık ve farkındalık yaratılarak örgütlü kadın kimliğinin oluşumu için çalışılacaktır.

-Sömürgeciliği beyinlerde, kişilikte, ruh da ve duyguda söküp atmak için meclisler, komünler ve kadın inisiyatifleri demokratik ekolojik özgürlükçü bir anlayışla inşa edilecektir ve yaygınlaştırılacaktır.

-Sömürgeciliğin yedirilmiş ve içselleştirmiş bir toplum yaratma gerçekliğine karşı özgür birey ve toplum çözümlemeleri derinleştirilerek toplumun değişimi ve dönüşümü için kadın akademilerine ağırlık verilerek bilinçlendirme çalışmaları esas alınacaktır.

-Kültürel sömürgeciliğe aşmak için alternatif sanat ve kültür çalışmalarına ağırlık verilecektir. Bunun için kadın ve toplum için sanat perspektifi temelinde kâr amacı taşıyan sermaye gruplarına hizmet eden sanat ve kültür çalışmalarına karşı durulacaktır. XWEBÛN olma bilinci ile  toplumun maneviyatını güçlendirecek ve moral değerleri ile buluşturacak alternatif kültürel, sanatsal etkinlikler geliştirilecektir.

-Sömürgeciliğin ekonomiyi toplumu teslim almak için kullandığı yoksullaştırma ve köleleştirme sistemine karşı kadının ekonomik topluluklarını oluşturma, bu alanda kadın dayanışmasını sağlama ve kadının emeğini görünür kılma çalışmalarına komünal ekonomi temelinde ağırlık verilecektir.

-“Benim dilim benim ülkemdir, geleceğimdir” gerçekliği temelinde asimilasyona karşı büyük bir mücadele verilerek ana dilde konuşmak, yazmak ve ana dili yaşam dili haline getirmek için kültürel sömürgeciliğe karşı XWEBÛN olma mücadelesi aktif bir biçimde yürütülecektir.tjke-yuruyus

-Sömürgecilik hegemonik kültürün, dilin, inancın ve dilin yayılması ve kendisini hakim kılmasıdır. Bu nedenle tüm inanç gruplarının, halkların ve dillerin özgürce akabilmesi ve kendini özgün kimlikleri ile var etmesi ve örgütlemesi için tüm inanç grupları ve halkların XWEBÛN olma mücadelesinde dayanışmayı ve ortaklığı yakalamak için “Faşizme karşı dayanışalım, direnişi yükseltelim” cephesini öreceğiz.

-Sömürgecilik kendine yabancılaştırma üzerinden egemen kültüre ve sisteme benzeştirmeye çalışmaktadır. Bunun için önce sistemin küçük yapı taşı olan aile ocağında örgütlenme birimlerini oluşturmaktadır. XWEBÛN olma kampanyası ailenin demokratik değerlerle buluşması, özgürlük ve eşitlik bilincinin bu kurumda başlatılması anlamına gelecektir. İktidarın ve hiyerarşinin aşılması için aile ve ikili ilişkilerde efendi-köle çelişkisinin aşılması gerekiyor. Bunun için özgür eş yaşamın hayatın her alanında benimsenmesi için çalışmalar yürütülecektir.

-Sömürgecilik yoğunlaştırılmış şiddetin her türünü savaşlar üzerinden yürütmektedir. Bunun için devlet kurumsallaştırılmıştır. Devlet etrafında ordu, hukuk, siyaset, eğitim, sağlık ve ekonomi işgal ve talan üzeri yaygınlaştırılmıştır. XWEBÛN kampanyası ile ulus devletçi, hiyerarşik iktidarcı ve toplumsal cinsiyetçi sistemlerle demokratik mücadele yürütülerek eşit- özgür ve kadın özgürlükçü bir toplum geliştirilecektir.

-Avrupa’da bireyselleşen, toplumsallığı kıran kapitalist modernist sistem maneviyatı yıkarak kadında ve toplumda yıkıcılığa ve tüketiciliğe yol açıyor. Tüketim ve manevi çöküntüye karşı toplumsallığı esas alan ve bu anlamda arayışı güçlendirmek için her zeminde kadınların buluşmasını gerçekleştirmek için dayanışma ve diyaloga ağırlık verilecektir.

-Bunun için Avrupa’da yaşayan Avrupalı, Afrikalı, Asyalı ve Ortadoğulu kadınlar başta olmak üzere Anadolu ve Mezopotamyalı kadınlarla faşizme karşı dayanışma ve ortak direniş ve mücadele cephesini geliştirme temelinde bir çok kadın hareketi, sivil toplum örgütü, çevreci, sol, sosyalist- feminist ve kapitalist sistem karşıtı güç ile bir araya gelme ve ataerkil sisteme karşı demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü sistemi geliştireceğiz.

-Demoratik ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmamızın mimarı olan Önder A. Öcalan’ın özgürlüğü için mücadele etmek temel esaslarımızdan biri olacaktır.

-Sömürgeciliği aşmak için fikir-zikir-eylem birlikteliğini yakalamak olmazsa olmazlarımızdandır. Bu nedenle her yerde ve anda güçlü bir dinamizm yaratmak için eylem ve etkinliklere ağırlık verilerek kendi irademiz, bilincimiz, emeğimiz için yoğun bir demokratik tepki ağını oluşturmaya ağırlık verilecektir.

‘Xwebûn’ nedir?manset-1

Kadınlar eskiden asla erkeklere bağımlı ya da muhtaç değillerdi. Bugün dünyada milyonlarca kadın kocasının ya da babasının izni olmadan tek başına seyahat edemiyor. Kadınlar kendi bedenleri ve sosyaliteleri, çocukları ve bir bütün yaşamları hakkında söz sahibiydiler ve iradeliydiler. Bugün kadınların çoğu bu haklarını ve irade gücünü kaybetmiştir.Erkek bedeninin doğurganlık özelliğinin olmadığı temel bir biyoloji bilgisidir. Evrenin dişil enerjisi ve onun insanda somutlaştığı kadın kimliği ise gerek bedensel gerek zihinsel olarak üretkendir. Hiçbir kadın kimliği var oluşu için erkek aklına, beynine ve bedenine muhtaç değildir. Bağımlılaştırılan, güçsüz kılınıp erkeğin ve sistemin kölesi kılınan kadın varoluşunu aşıp özgür bir varlık olarak kadın olmak için Xwebûn olmayı başarmalıyız. Bu etik bir meseledir. “Ben benim” diyeceğiz. Yani kendi kendimizin olacağız, yani Xwebûn! Kadına kültürel olarak dayatılan ‘‘mutlak mülk olacaksın” anlayışına karşı direnmek, mücadele etmek ve bu krizli varoluş problemlerine çözüm olmak Xwebûn alabilmekten geçiyor. Bu kavramı, anlamını ve gereklerini yaşamın her anında hatırlamak ve bağımsız, özgüvenli-cesur davranış gücünü geliştirmek öncelikli atmamız gereken adımlardır.

Jineoloji’ye Giriş Kitabı