Zilanca bir varlık savaşı

- Gönül Kaya
66 görüntüleme
30 Haziran 1996 tarihi Kürt kadınları kadar dünya kadın özgürlük arayışçıları açısından da önemli bir dönemeci ifade eder. Bu tarih, Kürdistan Özgür Kadın Hareketi’nin temel özgürlük manifestosunun yaratıcısı olan Zeynep Kınacı (Zilan)’nın Dersim’de Türk sömürgeciliğine karşı gerçekleştirdiği ölümsüzlük eyleminin tarihidir. Bu eylem, sadece gerilla mücadele tarihinde değil, bir bütün Kürdistan Özgürlük Hareketi’nde bir milat olmuştur. Bir dönem tamamlanmış ve yepyeni bir başlangıcın startı verilmiştir.

Şehit Zilan’ın bu eylemi gerçekleştirmeden önce yazdığı mektuplara en derin anlam veren ve bu mektuplarda ortaya konulan ideolojik derinliği, kadın devriminin ideolojik zeminine dönüştüren Rêber Öcalan olmuştur. Büyük bir fedai eylem gerçekleştirmeye doğru yürüyüşe geçen Zilan, ölümün üzerine giderken yazdığı mektuplarda ‘büyük ve anlamlı yaşamak’ isteminden bahseder. Bu istek aslında sadece Zilan’ın değildir. O, adeta kadının 5000 yıllık kaybediş tarihinin derinliklerinden seslenmektedir. Yaşamak ve yaşatmak isteğidir bu… Eylemini bu açıdan ‘büyük yaşamak eylemi’ olarak tarif etmektedir. Kadının karanlıkta bırakılan tarihini aydınlatan bir ses olmayı ifade etmektedir. Zilan’ın sesi, Zilan’ın Rêber Öcalan’dan yapmasını istedikleri, adeta tarihten seslenen tanrıçaların sesi, istekleri olur.

 “En büyük devrim anlama devrimidir”

Şehit Zilan’ın yaşamak ve sahibi olmak istediği ‘anlamlı yaşam’ neydi? Kürdistan gerçekliğinde sürdürülen mücadele ve devrim birçok kavramla tarif edilir. ‘Sosyal devrim, kültürel devrim, zihniyet devrimi… vb’ sayısız tarifler yapılır. Bunun nedeni; Kürdistan sorununun sadece kaba bir sömürgecilikle anlaşılamayacağındandır. Kürt-Kürdistan sorunu sadece siyasal bir ‘işgal-imha-asimilasyon sorunu’ değildir. Bu sorunu doğru tarif etmek, sorunun köklerine inerek onu doğru anlamaktan geçmektedir. Rêber Öcalan’ın “En büyük devrim anlama devrimidir” belirlemesi, Kürt sorununda çözüm anahtarını göstermekte ve şöyle devam etmektedir: “Anlamaya karşı direnmek, anlamanın gereklerini pratikleştirmemek; bütün hataların, yanlış yaklaşımların, dolayısıyla başarısızlıkların temelidir. Anlama yeteneği, yaşam yeteneğidir. Anlama dürüstlüğü, yaşam dürüstlüğüdür. Anlama gücü, yapma gücüdür. Anlayanlar yapabilir. Anlar gibi gözükenler belki de kendisini hiçe saymanın, kendisiyle alay etmenin en temel nedenini veya yaşayamaz yaftasını kendi elleriyle boynuna asanlardır. Anlar gibi gözüküp de, anlamla bağlantısı olmayan pratik yaşam, iflasımızın yine en temel nedenidir.”  Şehit Zilan’ın kendinde başardığı devrim buydu: Anlamlı bir yaşamın inşası, zihniyet ve vicdanlardaki büyük anlama devrimine dayanmaktadır. Zilan, kadının, halkının, insanlığın büyük düşürülüşünü, ‘yaşam’ diye sunulanların sahteliğini, anlamsızlığını anladı, adını koydu ve bunları değiştirmek için büyük yaşam eyleminin sahibi oldu… ‘Yaşam’ diye bize sunulan ve bizlerin kabul ettiği sahtelikler nelerdi? Yemek-içmek miydi, ev-bark-mal-mülk sahibi olmak mıydı, karı-koca olmak mıydı? Meslek sahibi olup para kazanmak mıydı? Zilan bunları görmüş yaşamıştı. Yaşamanın sadece maddi doyum olmadığını görmüştü. Kürt soykırım gerçekliğini fark edişi, bunu anlaması Onu Kürdistan devrimine, gerillasına ulaştırmıştı. Kürt-Kürdistan için savaşmak nedir sorusu bu kez Onun karşısına çıkar? Özgürlük mücadelesinin sahibi olmanın önündeki engelleri fark eder ve anlar. Devrim içinde devrim yapma gücüne ulaşmaktı bunun cevabı. “En büyük devrim anlama devrimidir” sözünü kanıtlarcasına düşünür, hisseder, adım atar. Karşısına kadın özgürlük sorunu çıkar… Toplumsal düşürülmüşlüğün, anlamsızlaştırılmanın temelinde, kadında içselleştirilen duruş olduğunu anlar. Örülen içiçe geçmiş duvarları görür. Özgürlükle arasındaki engelleri bilince çıkarır. Bunları yıkmak için tüm gerilikleri, önyargıları, korkuları, zaafları eylemiyle yerle bir eder

Kadının yaşam ilkeleri

Anlamlı yaşamak, özgür yaşamaktır. Eski sistemin tüm kirinden ve sahtekarlıklarından kendini kurtarmaktır. Kadında büyük anlam devrimi bu temelde ortaya çıkmıştır. Zilan bir ölçü olarak, kararlılığı ve ulaştığı anlam-bilinç düzeyiyle bu devrimi büyük bir ideolojik ve örgütsel aşamaya çıkarmıştır. Zilan; artık eski sistem zihniyetiyle, alışkanlıklarıyla yaşamanın mümkün olmadığını göstermiştir. Erkek egemenlikli sisteme karşı en büyük anlamlı, radikal ve bilinçli red hareketinin komutanı olmuştur. Zilan, köle kadın ölçülerinin karşısına ‘özgür kadının kabul ve red ölçülerini, yaşam ilkelerini’ koymuştur. Bu ölçülere ‘Kadın Kurtuluş İdeolojisi’ diyoruz. Rêber Apo, Zilan başta olmak üzere tüm şehitlere bağlılığı, Onların isteklerini yerine getirme sorumluluğu temelinde özgür kadın kimliğini geliştirmiştir. Kürt Kadın Hareketi bu ilke ve ideoloji temelinde kendini inşa etmiş ve bu ilkeler ışığında etki gücünü arttırmıştır. Eskinin amaçtan ve anlamdan kopuk, yaşama karşı görülmemiş sorumsuzluğu yaşayan, birbirini köleliğe çeken ve sevgi-aşk adına kandıran, sömürgecilik karşısında en alttaki zavallı olmaktan kurtulamayan kadın ve erkek gerçekliğine karşı yürütülen bir mücadele gücü yaratılmıştır. Kürdistan devrimi, anlamlı ve özgür yaşama aşkla bağlı bireylerin mücadelesini ifade eder. Bunun öncüsü ve savunucusu da kadın hareketi olmuştur. Erkek egemenlikli sistemden sonsuz boşanma olarak da tarif edilen bu mücadelede anlamlı yaşamanın ölçülerine Zilan ölçüleri diyoruz.

21. yüzyıl ve anlamlı yaşam ilkeleri

Rêber Apo şöyle tarif ediyor şehit Zilan’ı: “Dikkat edilirse, böyle eylem sahipleri insanlık tarihinde de çok sınırlıdır. Belki de bir elin parmak sayısını geçmez. Dolayısıyla bütün dünya kadınları içinde yerini çok iyi ortaya koyarak gereken bağlılığı göstermek zorundayız. Çünkü bunlar kutsal değerlerdir. Tarihte buna azizeler, melekler denilir. Bunlar bu düzeyde ele alınması gereken kişiliklerdir. Burada büyük bir kopuş var. Sadece erkekten değil, bütün düzenden, bütün çirkinliklerden, bütün zincirlerden korkunç bir kopuş vardır. Bana göre bu büyük bir olaydır. Bize düşen bunu yorumlamaktır, teorileştirmektir ve bunu bir emir nedeni yapmaktır. Çünkü gerçekleşmiş bu olayın bize vereceği sonuçları vardır. Mektuplarını cümle cümle, kelime kelime yorumlayarak bu dürüstlüğü gösterip kendimizde gerçekleştireceğiz. Aksi halde Zilanlar’dan bahsetmek ikiyüzlülük olur ki, bana göre en sakıncalı hususlardan birisi de bu konuda ikiyüzlü olmaktır.”

Zilan’ın manifestosu günümüze dek bu perspektifle okundu, içselleştirildi, yine pratikleştirildi. Kadın ve toplum mücadelesinde; özgür bilinçlenme, örgütlenme, kesintisiz mücadele etme, bunları yüksek yurtseverlikle büyütme ve özgürlük ahlakıyla estetik ölçülerle yaşamsallaştırmak, yeni toplumsal ilişkileri geliştirme esas alındı. Zilan’ın arayışı ve isteği olan ‘anlamlı yaşamı’ inşa etme mücadelesi 2000’li yılların temel devrim hedefi haline getirildi. 21. yy’ı kadın ve halklar devriminin yüzyılı yapma kararlılığının altında Şehit Zilan’ın anlamlı yaşam ilke ve hedefleri vardır.

Özgür Kadın Manifestosu’nu insanlıkla buluşturmak

Bu çizgi ve ölçüler temelinde Kürt Kadın Hareketi, dünya kadınlarının anlamlı yaşam arayışlarıyla buluşmaktadır. Kapitalist modernitenin kadın ve toplum yaşamını dejenere etme, bozma, tüm yaşam değerlerini metalaştırma saldırıları oldukça yoğunlaşmıştır. 3. Dünya Savaşı süreci kadının hem kendi yaşam hakları kadar, insanın insan kalma mücadelesini daha büyük sorumlulukla omuzladığı bir dönemi ifade etmektedir. Yaşamı en amlamsız, amaçsız kılma sistemi, kapitalist sistem olmaktadır. İnsanı, en altta kişiliksizleştirme, ‘bilgi çağı’ adı altında ‘aptallaştırma çağı’nı geliştirdiğini görmekteyiz. Bir dönem kapitalist sisteme ‘tüketici insan’ gerekliyken, şimdilerde ‘insana gerek yok, sanal-yalan toplum’ anlayışı üzerinden insana, doğaya, topluma, kadına savaş açılmıştır. İşte bu noktada Zilan yoldaşın ‘anlamlı yaşamak istiyorum’ sözünün ne kadar da geleceğin tehlikesinin görülerek söylenmiş bir söz olduğunu anlıyoruz. Yaşam kadar, yaşamın anlamı, amaçları bitirilmek istenmektedir. Bu temelde Kürt Kadın Hareketinin evrenselleşme hedeflerinden biri Şehit Zilan çizgisini, ilkelerini, kısaca Özgür Kadın Manifestosu’nu hem dünya kadınlarıyla, hem de insanlıkla buluşturmak olmaktadır. Bugün 21. yy’ı şekillendirecek olan dünya demokratik uygarlık güçlerinin öncüsü kadınlardır. Devlet-erkek-iktidar şiddeti ne kadar artsa da, yenilmeden mücadelesini devam ettiren toplumsal güç; kadın hareketleri olmaktadır. Toplumun en dinamik değişim ve dönüşüm gücü kadınlardır. 2019-2020 yıllarında hem Kürdistan’da, hem de dünyada kapitalist uygarlık güçlerinin kadınlara dönük saldırılarından anlıyoruz ki; kadın hareketleri bu sistemi çok ama çok korkutuyor. Bunun en temel nedeni; kadın hareketlerinin bir yandan toplumsal devrimleri omuzlaması, diğer yandan bu sistemden sonsuz boşanma evresine geçmiş olmalarıdır. Büyük radikal anlama devrimi başlamıştır. Kapitalist modernite içinde anlamlı-özgür yaşam yoktur. Devrim; bu sistemin nimetlerinden pay almak için yapılamaz. Devrim; bu sistemin köklü reddi, ölçülerinin aşılması ve yeni, alternatif yaşam modernitesinin adım adım inşasıyla mümkündür.

Çoğaldıkça ‘birlik’ olmayı bilmek

Kürt Kadın Hareketi, evrenselleşme çalışmalarında Kadın Kurtuluş İdeolojisinin salt bir cins ideolojisi olmadığını anlatmaktadır. Çünkü kadın sorunu, bir sistem sorunudur, bir zihniyet, bir kültür sorunudur ve toplumsaldır. Kadın devriminin bu açıdan sadece kadını değil, erkeği de kapsaması gerektiğini ortaya koymaktadır. Kapitalist-ataerkil sistem kadın kadar, erkek cins gerçekliğiyle de oynamaktadır. Onu tanınmaz hale getirmektedir. Kadın ve erkek hakikatini bozmaktadır. Bu açıdan kadın devrimlerinin hedefi; başta kadın ve erkek arasındaki ilişkilerin ölçü ve ilkeleri nasıl ki ilk bozulan, iktidarlaştırılan ilişkiler olmuşsa, buradan başlayarak yeni özgür, demokratik, eşit toplumsal yaşam sisteminin inşa edilmesi olmaktadır. Bu sistem içinde başta kadın olmak üzere tüm toplumsal özgünlüklerin kendilerini bilinçlendirmeleri, örgütlemeleri, değişim dönüşüm mücadeleleri ekolojik bilinç, yine özgürlük ahlakı temelinde olacaktır. Bu temelde kurdukları ilişki ölçüleri, birbirlerini efendi-köle ilişkilerine değil, özgür eş-eşit yaşamlara taşıyacaktır.  Kürt Kadın Hareketi bu perspektif temelinde dünya kadın hareketleriyle buluşmayı esas alıyor. Sistem karşıtı olmak kadar, kadının evrensel birliğini, mücadele ortaklığını yaratma amacını taşıyor. Bu birliği sadece dönemsel eylemler yaparak değil, dünyada kadının demokratik konfederalizm sistemini inşa etme hedefiyle sağlamak istiyor. Kadınlar, bir yandan kapitalist sistemin ataerkil saldırılarına karşı varlığını korurken, diğer yandan alternatif sistem inşası ile özgürlüğünü sağlama amacı temelinde mücadele ediyor. Bu, uzun vadeli düşünmeyi, stratejik-ortak akıl gücüne ulaşmayı ve buna göre mücadele etmeyi gerektirmektedir. Bu, zorlu bir yolda ilerlemek, özgürlük aşkı temelinde yürümek demektir. Bu yolda yürümeyi bilmektir. Çoğaldıkça ‘birlik’ olmayı bilmek demektir. Bu, basit ihtiyaçlar, salt maddi hevesler-güdüler için yaşamamak demektir.

Bunların başarılması ve toplamı da, Şehit Zilan’ın dediği gibi ‘Anlamlı yaşamak’tır…