Esintinin fırtınaya dönüşü

- Ruken Aras
214 görüntüleme

Türkiye siyaseti ve toplumsal hayatı adeta bir kaos yaşıyor. AKP hükümeti toplumla dalga geçercesine algı oyunları oynuyor, yalanlar söylüyor, küfürler ediyor, tehditler savuruyor. Ve birçok kesimde de  bu rahatsızlığın karşısında güçlü bir muhalefetin olması gerektiği inancı gittikçe yaygınlaşıyor. Emekçiler ücretlerden, gençler üniversite sınavlarından, çevreciler doğa talanından, kadınlar hükümetin politikalarından rahatsız.

Her kaos yeni doğumlara, oluşumlara da gebedir. Bu kaostan nasıl çıkılacağına dair tartışmalar sürerken Türkiye seçimleri tarihinin ilk deneyimlerine tanıklık ediyor.

Tabii ki Amed’de ve bütün Kürdistan’da gündem 8 Mart’ların coşkusu, Newroz hazırlıkları, 4 Nisan heyecanı ile birlikte genel seçimi de kapsıyor. Şimdiden seçim stratejileri konuşuluyor, bürolar hazırlanıyor, aday adayları konuşuluyor. En az bir oyu ikna etmenin iddiaları büyüyor… Şimdilik rekor,  yedi oy ikna ettiğini söyleyen bir Suriçi sakinine ait.

Ama Kürdistan’da yaşam hep özgürlük gündeminin sıralamasına göre nefes alıp vermekte.

mrd-derik-07-03-2014-8-mart-coskuyla-kutlandi10

 

HDP’nin seçimlerde elde edeceği başarı halkların geleceğini belirleyecek

Artık zamanın ivmesi Kürt Özgürlük Hareketi’nin kazanımlarına doğru hareket ediyor.

Ve Kürdistan’da yaşam, özgürlüğe kilitlenecek anı;  seçimlerden HDP’nin başarısını  beklemekte.

2015 genel seçimleri sadece Türkiye toplumlarının yakın geleceğini belirlemekle kalmayacak, Ortadoğu’unun da kaderini etkileyecek gibi görünüyor. Şu anda seçimlerle ilgili en önemli gündem HDP’nin  % 10 seçim barajını aşıp aşamayacağı, aşarsa ne olacağı ama daha da tartışılanı aşamazsa ne olacağı ya da olmayacağı…

HDP’yi bu kadar gündeme oturtan süreçleri unutmamakla birlikte seçimlerde meclise girmesi dahilinde yaşanacak gelişmeleri de değerlendirmek gerekiyor. Halkların, inançların, kadınların, emekçilerin, gençlerin, sanatçıların ve yaşamın bütün farklılıklarının temsili olma iddiası taşıyan HDP,  Kürt halk Önderi Öcalan’ın projesiydi. Önceleri kendisinin  HDP tarzı örgütlenme önerisi birçok kesim tarafından ütopya olarak görülmüş, çalışmalar biraz umutsuzca başlamıştı.

Türkiye toplumlarında yıllar boyu hem farklılıkları reddetmek üzerinden zihniyet inşaları gelişti hem de farklılıkların birbirini eşitlik ve özgürlük temelinde güçlendirmeleri önüne engeller konuldu. Aşırı parçalanmışlık birbiriyle buluşamamaya, birbirini anlamamaya kadar gitti. Şimdi HDP ile bir toplumda bütün farklılıkların nasıl bir arada ve özgürlükler temelinde yaşayabileceği iddiası hayata geçirilmeye çalışılıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte de toplumsal kesimlerde büyük umutlar yeşermeye başladı.

Şimdi HDP ile birlikte demokratik toplum modeli inşa edilmeye çalışılıyor. Herkesin kendi olma felsefesiyle ve bir diğerinin özgürlük hakkına saygı duyarak yaşamı ortak örebilmenin imkansız olmadığını görme iddiası. Ve bu iddia aslında kapitalist moderniteye karşı en ideolojik, en örgütsel ve umut veren bir isyana dönüşmekle birlikte demokratik modernitenin yaşam bulması için de her anı özgürleştirme mücadelesinin bir paradigmasıdır.

Çözüm sürecinde gündeme gelen 10 maddenin önemi

Türkiye genel seçimleri ile birlikte Kürt Halk Önderinin çözüm sürecini barış sürecine evirecek 10 maddelik ön koşulu da gündemi etkilemekte. Ancak bu 10 maddede nelere değinildiği konusunda ciddi bir tartışma yürütülmediği çok açık. Birçok kesim sanki tek başına silahların bırakılmasına koşul olarak sunulmuş bir maddeler toplamı olarak bunu okuyor. Oysa demokratik toplumun sadece Kürtler için değil, tüm halklar ve kesimler için çözüm olarak ele alındığını ve çok net öneriler olduğunu görebiliyoruz. 10 maddede kavramların yeniden doğru tanımlanmasından tutalım, sosyal yaşama, anayasal değişikliklere, tüm kesimlerin özgürlüklerini kapsayacak ilkesel yaklaşımlara ve çok önemli olan kadın özgürlüğüne değinilmektedir.

Müzakere sürecini güçlendirme konusunda  KJA’nın  kadın özgürlük komisyonu kurması ve bu komisyonda başta kadın sorununun doğru tanımlanmasından tutalım, anayasal güvencelere, sisteme eşit ve özgür katılımdan tutalım  ailenin demokratikleşmesine kadar  birçok çalışmanın planlanması da müzakere sürecindeki kadın katılımının önemini ve farklılığını gösterecektir. Kürdistan’daki kadın mücadelesinin ve kazanımlarının geldiği düzey bu çalışmada da kendini somut veriye dökebilecektir.

ada-08-03-14-kadinlar-miting3Kadınların çözüm sürecinde ve seçimlerdeki rolü

Belki de jineoloji iddiası ile birkaç yıldır anlatmaya çalıştığımız, “kendi deneyim ve kazanımlarımızdan yola çıkarak kendi bilgi yapımızı oluşturma”  iddiası  somut bir veri olarak  bu süreçte tarihe geçecektir. Tıpkı Kobanê  kadın devrimiyle birlikte kadının öz savunmasının, öz iradesiyle savaşmasının  dünyayı sarsması gibi…Tıpkı eşbaşkanlık sisteminin yaşamın her alanında zorunlu kılınması gibi. Elbette ki müzakere süreçlerinde dünya deneyimleri çok önemli ancak her sebep, her süreç aynı sonuca gidemeyebilir. Tüm deneyimleri dikkate alarak kendi gerçekliğimizden yola çıkmak ve kendi hakikat arayışımızı sürdürmek elzem görünüyor. Nasıl ki Kürdistan’daki mücadele “toplumun özgürlüğünü kadının özgürlüğüne” bağladıysa, çözüm sürecini de kadının öncülüğüne ve kendi iradesiyle kendini temsil etmesine bağlamaktadır.

Müzakere süreçlerinde kadınlar konuk olarak, “acıları dinlenmek üzere” çağrılmayıp, bizzat bu sürecin yürütücüsü olarak katılım sağladığında gerçek bir kadın temsiliyetinden bahsedebileceğiz. Bunun için de Kürdistan’daki kadın mücadelesinin ideolojik alt yapısı, kazanımları, örgütlülük düzeyi ve iradesi önemli tarihsel- toplumsal deneyimlere sahip…

Şimdi Kürdistan,  yeni bir tarih yazmanın heyecanını yaşıyor. Barajları aşarak mecliste temsiliyete ulaşma ve müzakere sürecini barış sürecine evriltme heyecanı… Artık Kürdistan,  kadının öncü olmadığı hiçbir süreci meşru kabul etmeyecek bir tarihe doğru evriliyor.

Kadın yoldaşlığına güvenen ve kadın mücadelesine inanan paradigma,  önceleri  hafif soluyan  bir esintiyi şimdi bir fırtınaya dönüştürmenin müjdesini veriyor. Bu fırtına ki erkek egemen zihniyetin tüm yaratımlarını silip süpürecek ve ardından kadın baharı yaşamı güzelleştirecek.