Andrea Wolf Enstitüsü: Jineoloînin dünya bahçesi

- Sarah MARCH
19 görüntüleme
Kürdistan’da gelişen kadın devrimine bağlı olarak, özellikle de jineolojî dünya kadınlarının dikkatini çekiyor. Dünyanın farklı ülkelerinden özgürlüğe gönül vermiş kadınlar aktif olarak jineolojî çalışmalarına katılıyor. Dolayısıyla kadın ve yaşam eksenindeki devrimci bilim ihtiyacı sadece Ortadoğu için değil, bütün dünya için kendisini hissettiriyor.

Dünyanın dört bir yanından kadınlar bir araya gelerek, kadının varlığı, bilinci ve çok renkliliğini yok etmek isteyen hegemonik, tekçi egemen sisteme karşı, Jineoloji yoluyla erkek egemen sistemi analiz ederek, hep birlikte yeni bir yaşamın temelini atma imkanını yakaladı. Özellikle de “kadın kimdir?” ve “nasıl yaşamak istiyoruz?” soruları dünya kadın hareketleri ve feministler içerisinde yeni bir arayış ve derin bir yoğunlaşma ortaya çıkardı. Aynı zamanda bu kadınların birçoğu kadın devrimi gerçeğini tanımak ve anlamak amacıyla Rojava’ya gitmek ve orada özgün, toplumsal ve bilimsel çalışmalarda yer almak istedi. Bu nedenle 2019 yılında Andrea Wolf Enstitüsü kuruldu. Batı’dan Doğu’ya, Kuzey’den Güney’e dünyanın tüm kadınları burada birbirini tanıyarak fikir alışverişinde bulunuyor, fikirlerini biriktirip, yetersiz ve çelişkili yönlerini tartışarak hep birlikte kadın özgürlük sorunlarını netleştiriyor. Kadınların bu çabaları dünya devrimine yönelik fikir ve duyguların da gelişmesini sağlıyor.

Kadın kültürünün izinde

Enstitü üyeleri çalışmalarını 21. yüzyılda da neolitik dönemde olduğu gibi, ağırlıklı olarak özgün ve komünal biçimde köylerde örgütlüyor. Kadınlar bu biçimde kültür ve köy devrimini demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigma temelinde geliştirmeyi esas alıyor. Böylece ortak araştırma ve tartışmalarla açığa çıkan düşünce, tarihsel deneyim ve günlük analizlerden ortaya çıkan sonuçlardan yeni perspektifler ortaya çıkarıyor. Enstitü üyeleri bahçe ekiminden hayvanların beslenmesine, ailelerin ziyaret edilmesinden komünlerin örgütlendirilmesine, eğitimlere katılımdan akademilerin inşaasına, kitap okumadan makale yazımına, dil eğitimlerinden üniversitelerde ders vermeye kadar tüm çalışmaları büyük bir aşkla, coşkuyla yapıyor. Kadın kültürünün izinde, Sara, Beritan ve Zilanlar’ın mücadele perspektifi ekseninde direniş ve toplumsallaşma perspektiflerini yaratıyor.

Dünya kadın devriminin kaynağı

Kürt kadınının mücadele tarihi, her kadının bir çiçek tohumu gibi özünde etkili bir potansiyeli taşıdığını ve her kadının devrimde güzelleştikçe toplumu da değiştirdiğini kanıtladı. Su ve toprağın olduğu her yerde her bir çiçek tohumu toprağa kök salarak, doğal olarak büyüyebilir. Andrea Wolf Enstitüsü’nde de bu çiçeklerden sarı, kırmızı ve yeşil öncü renklerden bir gül bahçesi ortaya çıktı. Yeni tohumlar vererek, çevresine de serpilen bu çiçekler yeni bahçeler oluşturdu. Kaynağını, yaşamını özgürlüğe adamış şehitler ve Önder Apo felsefesinden alan bu bahçe her geçen gün büyüyor, renklenip güzelleşiyor. Partileşme, kadın konfederalizmi, kopuş teorisi, kadın özgürlük ideolojisi, erkeği öldürmek ve özgür eş yaşama kadar üzerinde yoğunlaştıkları kapsamlı fikirlerle Kürdistan özgür kadın hareketi, jineolojî ile özgürlüğe sevdalı dünya kadınlarının bahçesinin kaynağını oluşturuyor. Kadın kendisini tanıdıkça rengini ortaya çıkarıyor. Jineolojî çalışmalarında da gördüğümüz gibi, kadın bilinçlendikçe mücadele ediyor. Kadının bugünlere uzanan direnişinden biliyoruz ki kadın ‘mücadele ettikçe özgürleşir, güzelleşir ve güzelleştikçe de sevilir.’ Andrea Wolf Enstitüsü, bu güzelliği daha ileriye taşıma, kadın bilincini geliştirme, sevginin, dünya kadınlarını sevmenin yani kadın özgürlüğü ve dünya kadın devrimini yaratmanın kaynağını oluşturuyor.

“Ne istediğimizi biliyoruz”

Andrea Wolf Enstitüsü’nde çok yönlü sürdürülen çalışmalar farklı dillerde yeni ürünleri de ortaya çıkardı. Kürt kadın hareketinin tarihi ve Rojava devrimine ilişkin “ne istediğimizi ve ne yapacağımızı biliyoruz” adıyla Almanca bir kitap, “Jin Jiyan Azadî; Kürdistan özgür kadın hareketinin yüreğinde” adıyla İspanyolca bir kitap yayınlandı. Ayrıca özgün ve devrimci eğitim ve erkeği dönüştürmeye ilişkin iki broşür Avrupa dilleri ve Türkçe’ye çevrilerek, jineoloji.org sitesinde paylaşıldı. Jineolojînin tanınması ve yayılması için bu materyallerin hazırlanması oldukça önemli olmakla birlikte, Andrea Wolf Enstitüsü çalışmalarında yer aldıktan sonra ülkelerine dönen kadınların, dünya kadınları içerisinde daha büyük bir sevgi ve etki yaratarak, bunu çevrelerine yayması da oldukça önemliydi. Jineolojî yerel komitelerin çalışmaları bu temelde Avrupa’dan Latin Amerika’ya kadar güçlendirildi. Bu çalışmalar aynı zamanda dünya kadınlarının konfederal sisteminin ilk tohumlarını oluşturdu. Şüphesiz bu örgütlülük ve yoldaşlık ortamını teneffüs edip, jineolojî çalışmalarında yer alan her kadının Kürdistan’ın her bölgesi ve tüm dünya kadınlarına karşı sorumluluk hissederek, komünal bahçenin büyütülmesi ve güzelleştirilmesini hedeflediğini belirtebiliriz. Andrea Wolf Enstitüsü üyeleri, Şehit Ronahi ve tarihteki tüm şehitlerin anısına geliştirilen bu çalışmaya sahip çıkarak, kadın bilimi ve yaşamının geliştirilmesini amaçlıyor.

 

Çeviri: Dengir GÜNEŞ