İnsan kaçakçılığıyla mücadeleye adanmış bir ömür: Susana Trimarco

- Fidan YILDIRIM
21 views
Kızı kaçırılan Trimarco’nun mücadelesi, cinsel istismar sektörünü ifşa etti, yüksek rütbeli yetkililerin yolsuzluğu ile insan ticareti şebekelerinin cezasız kalma sorunlarına kamuoyunun dikkatini çekti. Böylece, 2008’de Arjantin’de insan trafiğini federal bir suç olarak kabul eden yasanın çıkmasında etkili oldu.

 

Susana Trimarco (Sara Susana del Valle Trimarco de Veron), insan ticareti ve yolsuzlukla mücadele çabalarıyla uluslararası alanda tanınan Arjantinli bir insan hakları aktivistidir. 2002 yılında kızı kaçırılan ve yıllara yayılan onu arama sürecinde insan ticareti şebekeleriyle mücadeleye katılarak çok sayıda kadın ve kız çocuğunun kurtulmasını sağlayan Trimarco cinsel istismar mağdurlarını desteklemek için bir vakıf kurdu. Lobi çalışmaları, Arjantin’de yolsuzluk ve hükümetin cezasızlığını gündeme getirmesiyle tanındı ve bu tartışma, gazete ve dergilerde cinsel hizmetlerin reklamının yasaklandığı 2011 tarihli bir yasayla sonuçlandı.

Kızı kaçırıldı

Susana Trimarco, 1954 yılında Arjantin’in Tucuman Eyaleti’nin başkenti San Miguel de Tucuman’da doğdu. 1975 yılında evlendiği eşi Daniel Veron’u 2010 yılında kaybetti. Eşi, ölümünden önce kızını arama çalışmalarında onunla birlikte çaba sarfediyordu. Trimarco’nun kızı Marita Veron (doğum adı Maria de los Angeles), 3 Nisan 2002’de bir doktor randevusuna gitmek üzere annesinin evinden ayrıldı ve bir daha geri dönmedi. 22 yaşında ve bir çocuk annesiydi. Kaybolduktan üç gün sonra, kaybolduğu yerden 30 kilometreden fazla uzaklıktaki La Ramada bölgesinde, kaybolduğu sırada giydiği spor ayakkabıları yerine topuklu ayakkabılarla polis tarafından bulundu. Bir seks partisinden kaçtığı anlaşılmaktaydı. Polis onu Tucuman’a giden bir otobüse bindirdi. Ne var ki, Marita Veron gideceği yere ulaşamadı.
Birkaç gün sonra ortaya çıkan bir görgü tanığı, Marita Veron’un üç adam tarafından kırmızı bir arabaya itildiğini gördüğünü bildirdi. Üç hafta sonra da bir hayat kadını, Marita’nın ailesine, onun insan kaçakçılarına ‘satıldığını’ söyledi.

Polis gerekli soruşturmayı yapmadı

Sonraki yıllarda BBC’yle yaptığı bir konuşmada, Susana Trimarco, “3 Nisan 2002 hayatımın en üzücü günüydü. Kızımın hayatının mahvolduğu gün olduğu için o günü asla unutmayacağım.” diyordu. 2010 yılında vefat eden eşiyle birlikte hastanelere gitmiş, polis ve komşularıyla kızları hakkında konuşmuş ama bir sonuç alamamışlardı. Şöyle anlatıyordu: “Hastanelere, sokaklara gidip geldik, kız arkadaşlarıyla konuştuk. Hiçbir şey bulamadık. Umutsuzluğa kapılmıştım. Polis karakolunda, raporumuzu almak istemediler, bir erkek arkadaşıyla veya kız arkadaşlarıyla gönüllü olarak gittiğini söylediler. Sonra da rapor tutacak kağıtları olmadığını veya arabayla gidip onu arayacak benzinleri olmadığını söylediler.” Trimarco, polisin sonraki tutumunu da, “Polise hangi yöne bakmalarını söylesem, tam tersine bakıyorlardı” şeklinde açıklıyordu. Kızının kaybı nedeniyle yaşadığı acıyı ve aldığı tutumu şöyle ifade ediyordu: ” Artık bağıramayacak hale gelene kadar bağırdım. Sonra güçlü olmam gerektiğini anladım. Sadece kalbimle değil, aklımla da düşünmeliydim. Bu insanlar güçlüydü ve ben hiç kimseydim, param, gücüm, kaynaklarım yoktu. Kızımı geri almak istiyorsam onlardan daha akıllı olmalıydım.” Böylece kızını bulmak için kendi başına soruşturma yürütmeye karar verdi.

Kendi çabalarıyla soruşturmayı yürüttü

Polisten yeterince destek alamayan Veron’un ailesi kendi çabalarıyla soruşturmayı yürüterek polisin bir dizi geneleve baskın düzenlemesini sağlayacak verilere ulaştı. La Rioja’daki bu genelevler kendilerini kabare veya viski barı olarak adlandırıyorlardı ama gerçekte kadınları özgürlüklerinden mahrum bırakmak da dahil, fuhuşun yapıldığı yerler olarak biliniyorlardı. Susana Trimarco kızını bulabilmek uğruna bir hayat kadını kılığına girerek genelevleri ziyaret etmeye başladı. Tehditler alıyor, aramasını saptırmak için kendisine sahte ipuçları veriliyordu. Yaptığı soruşturmaların sonucunu polisle paylaşarak, özgürlüklerinden mahrum bırakılan çok sayıda kadının baskınlarla serbest bırakılmasını sağladı ama kızını bulamadı.

Kadın ‘satın almakla ‘ ilgileniyormuş gibi yaptı

Polis baskınlarında kurtarılan kadınlardan biri, Veron’u, baskın yapılan yerlerden olan ‘Candy’de gördüğünü ancak baskından kısa süre önce oradan çıkarıldığını söyledi. Bu bilgi üzerine, Susana Trimarco, kadın ‘satın almakla ‘ ilgileniyormuş gibi yaparak, insan kaçakçılığı çetelerine sızmaya başladı ve bu ziyaretlerden topladığı bilgilerle polis baskınlarının yapılmasını ve cinsel istismara uğrayan düzinelerce kadının kurtarılmasını sağladı.
‘Candy’ olarak adladırılan genelevin sahibi olduğu iddia edilen Lidia Medina adlı kadının “O aptallar onu arıyor ve o İspanya’da” sözleri üzerine Veron’u arama çalışmaları İspanya’ya uzandı. Medina, oğlu ve geliniyle, “hukuka aykırı özgürlükten mahrum bırakma ve ağırlaştırılmış fuhuşa teşvik” suçlarından halen tutuklu bulunuyor.

Kaçırılan kızlar için vakıf kurdu

Soruşturma sonucu yeni tutuklamalar ve baskınlarda bir dizi kadının daha kurtarılması gerçekleşti. İspanya’daki fuhuş çetesine ilişkin elde edilen bilgilerle bu çetenin elinden 17 kadın kurtarıldı ancak  aralarında Marita Veron yoktu.
Susana Trimarco, 2007 yılında, Arjantin’de kaçırılan kızları kurtarmak amacıyla Fundacion Maria de los Angeles’i (Maria de los Angeles Vakfı) kurdu. Bu vakıf yoluyla cinsel taciz mağdurlarına destek sundu.

Mücadelesi yasanın çıkmasında etkili oldu

Trimarco’nun mücadelesi, cinsel istismar sektörünü ifşa etti, yüksek rütbeli yetkililerin yolsuzluğu ile insan ticareti şebekelerinin cezasız kalma sorunlarına kamuoyunun dikkatini çekti. Böylece, 2008’de Arjantin’de insan trafiğini federal bir suç olarak kabul eden yasanın çıkmasında etkili oldu. Yasa ayrıca mağdurlara hukuki yardım sağlamak üzere bir Kurtarma Ofisi kurdu. Bu yasanın kabulü ardından 3 bin kişi insan tacirlerinin elinden kurtarıldı. Güvenlik Bakanlığı ilk kez polis güçlerinin insan kaçakçılığı şebekelerine karıştığını ortaya çıkardı. 2011 yılında da gazete ve dergilerde örtülü veya açık olarak fuhuş reklamı yayımlanması yasaklandı. Bu yasak, kadın ticareti ile mücadelede önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Veron’u kaçırıp fuhuşa zorlayan insan kaçakçılarına satmakla suçlanan 7’si erkek 6’sı kadın 13kişi 8 Şubat 2012’de San Miguel de Tucuman’da bir mahkeme önüne çıkarılarak yargılanmaya başladılar. Üç ay süren duruşmalarda Susana Trimarco ve genelevlerden kurtarılan bir düzine kadın da dahil 130’dan fazla tanık dinlendi. Mahkemeyi yürüten üç hakim 12 Aralık 2012’de,  sanıkların Marita Veron ile ilişkili olduğuna dair kanıt olmadığı gerekçesiyle suçsuz olduklarına karar verdi. Veron’un annesi Trimarco’yu temsil eden avukatlar, üç hakimi yolsuzlukla suçladılar.

Halk Marita Veron için adalet istedi

Sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi Arjantin genelinde yaygın protestolarla karşılık buldu. Kimliği belirsiz kişiler, davadaki hakimlerin kişisel verilerini, adreslerini, telefonlarını ve banka hesap özetlerini yayınladı, hükümet web sayfalarını hacledi. Başkent Bueno Aires de dahil çeşitli şehirlerde Susana Trimarco’yu desteklemek amacıyla çok sayıda yürüyüş düzenlendi, halk Marita Veron için adalet istedi.
Bir hafta sonra Trimarco, Arjantin Cumhurbaşkanı ile görüştü ve beraat kararı veren üç hakimin azledilmesi için işlem başlatıldı. Aralık 2013’te, bu 13 sanıktan 10’u Marita Veron’un kaçırılması ve cinsel istismar suçundan bu kez mahkum edildiler.
Kızını arama sürecinde Susana Trimarco ölüm tehditlerine maruz kaldı, iki defa öldürülmeye teşebbüs edildi ve evi yakıldı. Ama o mücadelesinden vazgeçmedi.

İnsan hakları ve özgürlük savunucusu

8 Mart 2007’de ABD Dışişleri Bakanlığı adına Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Susana Trimarco’ya Uluslararası Cesur Kadınlar Ödülü’nü takdim etti. Arjantin ulusal senatosu Trimarco’yu insan haklarını teşvik etmeye dönük çalışmaları nedeniyle, Premio Domingo Faustino Sarmiento ödülüne layık gördü. Ayrıca, Kanada hükümeti onu John Diefenbaker İnsan Hakları ve Özgürlük Savunucusu Ödülü ile onurlandırdı.
Susana Trimarco, 2013 Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.
Vidas Robadas (Çalınan Hayatlar) adlı televizyon dizisi Susana Trimarco’nun kızının kaçırılması ve onun mücadelesinden esinlendi. Susana Trimarco ayrıca, 2009 tarihli Fragmentos de una Busqueda (Aramanın Parçaları) adlı bir belgesele konu oldu.