Devrim yolunda şiirsel bir yaşam: Kerima Lorena Tariman

- Fidan YILDIRIM
125 görüntüleme
Kerima Lorena Tariman; Filipinler Komünist Partisi’nin askeri gücü Yeni Halk Ordusu’nun Roselyn Jean Pelle Komutanlığı’na (RJPC-NPA) bağlı öncü bir militan, bir anne, gazeteci, sanatçı ve tanınmış bir şairdi. 20 Ağustos 2021’de, 42 yaşındayken Negros Occidental Adasının Silay City bölgesinde askeri güçlerle yaşanan bir çatışmada Pabling kod isimli arkadaşı ile beraber katledildi. Babası, yaptığı bir açıklamada, kızının çatışma alanında çekilmiş fotoğrafını gördüğünü, fotoğrafta sadece elinden yaralanmış ve canlı olduğunun görüldüğünü, muhtemelen askerlerce sonradan infaz edilmiş olduğunu ifade etti.

Devlet yetkililerine göre; O, NPA’nın politik görevlilerinden biri olan Ella’ydı. Yeni Halk Ordusu’nun Negros Adası sözcüsü yaptığı açıklamada şunları söylüyordu: “Negroslu kitleler yoldaş Ka Ella ve yoldaş Pabling’i kalplerinin derinliğinde taşıyor. Onlar, kendilerinin onlarca yıldır süren feodal sömürüden kurtulmaları için savaşan devrimci şehitlerin ölümünün yasını tutuyor. Onların ölümü, devrimci davaya çelikten bağlılığımızı ve Onların yarım kalmış görevlerini devrimci zafere kadar korkusuzca üstlenmemiz gereğini hatırlatan bir adanmışlıktı.”

‘Onun farklı biri olduğunu hemen anlamıştık’

Kerima Lorena Tariman; müzik eleştirmeni, gazeteci ve organizatör Pablo Tariman ile Bicol Öğretmen Koleji’ni temsil eden kampus yazarı Merlita Lorena’nın üç kızının ortancasıydı. Annesi Merlita 21 Eylül 1972’de Filipinler diktatörü Ferdinand Marcos sıkıyönetim ilan ettiğinde 22 yaşında bir gazeteciydi ve ‘Bicol Chronicle’ isimli gazetede köşe yazarıydı. Aynı zamanda da Bicol Üniversitesi’nin bir çalışanıydı. Sıkıyönetim ardından tüm politik tutuklulara empoze edilen suçlamayla, ‘yıkıcı’ olarak suçlanıp göz altına alındı ve tutuklanıp Laguna’daki Camp Vicente Lim’e kapatıldı. Kerima 29 Mayıs 1979’da Legaspi City-Albay’da doğdu. Okula başladığında babası onun sıradışı bir çocuk olduğunu fark etti. “Okula gidip de çevresine tüm dikkatini verdiğinde onun farklı biri olduğunu hemen anlamıştık” diye yazmıştı babası, onun ölümünün hemen ardından. “Kitaplarla çevrili olarak, şiire yöneldi, kuğuların suya dalması gibi” diye eklemişti. 1996 yılında yaratıcı yazım bölümü öğrencisi olarak Filipinler Sanat Lisesi’ni dereceyle bitirdiğinde dağlı bir arkadaşıyla birlikte kürsüye yalın ayak çıkmış ve mezuniyet konuşması yapmak yerine kısa bir şiir okumuştu. Kerima Lorena Tariman 1996 yılında Diliman’daki Filipinler Üniversitesi’ne gazetecilik bölümü öğrencisi olarak başladı ancak daha sonra Filipinler Araştırmaları bölümüne geçti. Üniversitedeyken daha sonra evleneceği Ericson Acosta ile tanıştı.

Toplumsal mücadelede yer aldı

Kerima’nın ilk şiir koleksiyonu o daha 16 yaşındayken yayınlandı. Devlet üniversitesinde şiir yarışmalarını kazandı. Şiirleri birçok tanınmış gazetede yayınlandı. Kerima üniversiteden mezun olmadan, dört yıllık bir eğitimden sonra üniversiteyi terkederek toplumsal mücadelede yer aldı. Babasının yaşamının sürdüğü konser salonları ile opera gösterilerinin çok uzağında bir dünyayla ilişkilendi. Babası Pablo Tariman, Kerima’nın seçimlerine ve tuttuğu yola her zaman saygı duyduğunu belirtiyor: “Kızımla gurur duyuyorum. Yolunda daima tutarlıydı. Onun yaşamını şiirsellik ve bağlılıkla yaşaması hoşuma gidiyor. Bu ölüme yıllar öncesinden hazırdım.” Babası, gazeteler her gün politik çatışmalar ve uyuşturucu baronlarıyla işbirliği yapan polis haberleriyle doluyken kızından ‘normal’ bir yaşam sürmesini istemenin faydasız olduğunu belirtiyor. Halkın hizmetkarlarının diktatörlere, seçilmiş liderlerin diplomasi adına hainlere dönüşmesini kızının kabul etmeyeceğini ifade ediyor.

Şiirselliğe yakınlığı paylaştılar

Farklı yollardan yürümelerine karşın baba ve kızı şiirselliğe yakınlığı paylaştılar. Arkadaşları, Kerima’nın şiirsellikle hümanizmi birleştirme arayışını Filipin halkının yaşam koşullarına bakışında gözlemliyorlardı. Onu ‘Kelot’ diye çağıran yakın arkadaşlarına göre; soğuk görünümüne karşın, gitar çalan ve şakalara gülen bir yanı da vardı. Filipinler Üniversitesi Profesörü Rommel Rodriguez, Kerima’nın 1982 yılında çevrilen “Moral” isimli filmdeki, aktivizmi seçen “Joey” adlı karakterle kendisini özdeşleştirdiğini belirtiyor: Joey gibi, “O da sessiz ama cesurdu”, “Her ikisi de çok güzeldi.” Şiirden politik çalışmalarına kadar, uğraştığı her şeyde kişiliğinin derinliğinin kendisini gösterdiğini belirten Rodriguez, onun az konuşan bir kadın olduğunu söylüyor: “Ama onun düşünceleri ve yazıları çok daha fazlasını söyledi” diye ekliyor. Kerima kelime olarak soylu ve mükemmel anlamlarını taşıyor. Onu tanıyanlar kendisini de bu kelimelerle tanımlıyorlardı.

‘Kerima kalemi ve beyninin keskinliğini mantıklı sonucuna vardırdı: Devrim’

Kerima’nın silahlı mücadeleye katılması arkadaşlarını şaşırtmadı. Politik mücadelesi nedeniyle devletin silahlı güçlerinin tacizlerine maruz kalmıştı. 2000 yılında Filipinler Üniversitesi’nin öğrenci yayını ‘Philippine Collegian’ın yönetici editörü iken, köylü toplulukları üzerine araştırma yapmak üzere bulunduğu Ilagan-İsabela’da, illegal silahlara sahip olmak suçlamasıyla göz altına alınıp tutuklanmış; üniversite başkanı onu kurtarmak için yetkililer nezdinde girişimlerde bulunmuştu. Bir yıldan fazla süre ardından dava düşmüş ve Kerima serbest kalmıştı. “Yalnızca bu bölgedeki köylülerin durumu hakkında daha iyi bir kavrayış kazanmayı umud ediyordum. Fakat köylülerle birlikte yaşamaktan göz altına alınıp tutuklanmama kadar tüm deneyim sınıf mücadelesi gerçeği üzerine gerekli bir dersti” demişti yoldaşı Sarah Raymundo ile 2012’de yaptığı bir röportajda. Aynı röportajda, daha önemli bir amaç uğruna savaşmak üzere devrime katıldığını belirtiyor; “Filipinler Üniversitesi’ne girdiğimde özellikle genç radikallerin Ulusal Demokrasi bayrağı altında kitle örgütlenmelerinin geniş birliğini yaratmak için gösterdikleri kararlılıkla çarpıldım” diyordu. Ulusal Demokrasi; Filipinler’de gerçek demokrasiyi inşa etmeyi, stratejik kaynakları ulusallaştırmayı ve toprakların bir avuç kişinin elinde toplanmasına son vermeyi amaçlayan bir politik ideoloji ve hareket. Filipinler Üniversitesi-Uluslararası Araştırmalar Merkezi direktörü ve profesör olan Sarah Raymundo şöyle yazmıştı Kerima’nın ardından: “Kerima kalemi ve beyninin keskinliğini mantıklı sonucuna vardırdı: Devrim.”

Şiirleri mücadelesinin bir parçasıydı

Kerima’nın şair, müzisyen ve aktivist olan eşi Ericson Acosta 13 Şubat 2011’de Batı Samar’da silahlı devlet güçleri tarafından tutuklandı. O da bölgedeki yerli bir köylü örgütlenmesi olan Kapawa için gönüllü araştırmacı olarak çalışma yürütüyordu. Geniş çaplı yabancı madencilik ve insan hakları ihlalleri üzerine makaleler ve raporlar yazmıştı. O da diğer birçok illegal tutuklamada olduğu gibi, ‘terörist’ olarak lanse edilmiş ve illegal patlayıcı bulundurmakla suçlanmıştı. Kerima eşinin iki yıl sonra, 31 Ocak 2013’te salıverilmesiyle doruğa ulaşan bir kampanyaya öncülük etti. Acosta hakkındaki dava, delil yetersizliğiyle düştü. Kerima ve eşinin 18 yaşında Emmanuel adında bir oğulları bulunmaktadır. Kerima Lorena Tariman liseden mezun olmadan önce, ‘Biyahe’ adında bir şiir kitabı yayınlandı. 2017’de ‘Pag-aaral sa Oras: Mga Lumang Tula Tungkol sa Bago’ (Zaman Üzerine Yansımalar: Yeni Hakkında Eski Şiirler) adlı kitabı yayınlandı ve CNN Filipinler tarafından, Filipin dilinde yazılmış en güzel kitaplardan biri olarak tanımlandı. Şiirleri de mücadelesinin bir parçasıydı ve direnişe çağrıları da içeriyordu.

Şiirin yaşamla doğru bağını kurarak, devrimin yolunu seçti

Şiir yazmanın yanısıra, Kerima film ve kitap eleştirileri de kaleme aldı ve Marijoe Monumento takma adıyla yayınladı. Şair Vim Nadera, Tariman hakkında şunları söylüyor: “Kerima halkın, ülkenin ve şiirin değerini biliyor. Bir şair olarak, çelişkilerin değerini de anlıyor. Eylemlerini sözcüklerinden daha değerli kılma arayışı içinde bulunuyor.” Gazeteci Len Olea, “Bizim neslimizin en iyi şairi” diye nitelendiriyor Tariman’ı. Gazeteci ve film yapımcısı İlang-ilang Quijano, Tariman’a değer vererek, onun 2017’de basılan son kitabı, ‘Zaman Üzerine Yansımalar: Yeni Hakkında Eski Şiirler’de yer alan ‘Anlatı ve Tarih’ başlıklı şiirinin çevirisini yaptı. Kerima Lorena Tariman’ın anısına bir veda şiiri yazan babası Pablo Tariman, kızının şiir sanatına yaklaşımını, bir kuğunun suya yaklaşımına benzetiyordu. Şiirle iç içe bir yaşam süren Kerima Lorena Tariman, şiirin yaşamla doğru bağını kurarak, devrimin yolunu seçti ve yaşamın kaskatı, karanlık yüzüne şiirin ruhunu üflemenin güzelliğini gösterdi ardıllarına. O şimdi bu ruhun takipçileri için bir esin perisi olarak anılarda yaşıyor!