‘Erkeği öldürmek’ – Killing the dominant male-

- Jenni CALPHAM
25 görüntüleme

Andrea Wolf Jineolojî Enstitüsü, Ocak 2021’de ‘erkeği öldürmek’ (Killing the dominant male) teorisi üzerine bir broşür yayınladı. İngilizce olarak Abdullah Öcalan’ın ‘erkeği öldürmek’ teorisinin en derinlemesine incelemesi olan bu broşür, diller ve kıtalar arasında sıçrayan bir işbirliğinin ürünüydü ve hazırlanması iki yıl sürdü.

Nereden Başladık? Bulması en kolay nokta, 2019 ilkbaharında Andrea Wolf Enstitüsünde, bir sınıfta plastik sandalyelerde oturuyorduk. Grubumuz, Avrupa’nın birçok farklı yerinden gelen, oradaki Kürt Kadın Hareketi ile çalışan ve öğrenen arkadaşlardan oluşuyordu. Erkeği öldürmek üzerine bir seminerimiz vardı ve bu seminer bizi diğer eğitimlerimizden çok daha fazla konuşturtmuştu. Andrea Wolf Enstitüsü özerk bir kadın alanı idi ve orada hiç erkek yoktu, ancak erkekler ve erkeklik hakkındaki bu tartışmaların herkes için oldukça önemli olduğu açıktı.  Dolayısıyla bu konuda daha da derinleşmek ve araştırmak istedik. İkinci bir oturum yaptık ve bakış açılarının ne olduğunu, toplumsal cinsiyet özgürlüğü hakkında ne düşündüklerini duymak için tanıdığımız erkeklere ulaşmaya başladık. Cevaplar bazen sinir bozucu, bazen anlayışlı, bazen aydınlatıcı ve her zaman için ilginçti. Erkeklerin ataerkillikten nasıl etkilendikleri ve dolayısıyla onu nasıl uyguladıkları ve somutlaştırdıkları hakkında daha fazla konuşmamız ve bu konuda daha fazla duymamız gerektiğini keşfettik.

Hepimizin hikayelerinde ataerkillik var

Kürdistan Özgür Kadın Hareketi uzun süredir bunu konuşuyor. Abdullah Öcalan’ın ideolojisinden hareketle, kadın hareketi ataerkillik sayesinde aslında hepimizin içinde yaşayan egemen erkekliği öldürmek için adımlar atıyor ve düşünce ve eylemi birleştirmenin yollarını buluyor. Bu yüzden belki de broşür sürecinin başladığı yer 1990’larda Kürdistan’ın özgür dağlarıydı.  Ya da belki bizi Kürdistan yollarına götüren tüm hayatımızın içindeki anlardı. Bu anlar politikti ve aynı zamanda kişiseldi. Farklı ülkelerden, sınıflardan, kültürlerden, dünyalardan geldik. Ama hepimizin hikayelerinde ataerkillik vardı ve hepimiz bir cevap arıyorduk. Bu broşürü tartışmaya başladığımızda, kendimizi samimi/özel hayatlarımızdan bir şeyler paylaşırken bulduk: Yakın bir erkek arkadaşın intiharı, güvenilir bir yoldaşın cinsel şiddet ihaneti, erkek çocukların tatlılıklarının ve yumuşaklığının onlardan alıkonmasını seyretmek… Bununla birlikte soruları ve hayal kırıklıklarını da paylaştık, örneğin: Ataerkillik, içimizdeki erkeklik sorunlarıyla baş edememe, erkeklere ulaşma isteği, ancak bunu bireysel olarak değil kolektif olarak yapma ihtiyacı gibi.

Kolektif çalışmanın örneği

İngilizce yayınlanan erkeği öldürme broşürü kesinlikle kolektif çalışmanın bir örneğidir.  Bu çalışmaya yirmiden fazla kişi -yazım ve illüstrasyon- doğrudan dahil oldu. Ve ayrıca sayısız birçok arkadaşın konuşmalarından ve eleştirilerinden, atölye çalışmalarından ve birlikte geçirdiğimiz zamanlardan beslendi. Broşürün yazım sürecinde uzun bölümler için birbirimizden uzakta çalışıyorduk. Online iletişim ve farklı dijital yöntemlerle boğuşuyorduk ve bunların hepsi aslında tatmin edici değildi ve bir bardak çay ile birlikte olmayı özlememize neden oluyordu. Ancak birlikte olduğumuz zamanların anıları, çok uzaktaki arkadaşlarımızın enerjisi ve çalışmamızın önemli olduğu duygusu devam etmemizi sağladı. Sayfalar, sıcak Orta Doğu güneşinde ağaçların altına sığınılarak yazıldı. Bölümler gece geç saatlerde battaniyeler altında Türkçe ve Kürtçe’den çevrildi. Yağmurlu Avrupa şehirlerinde tartışmaların sesleri yazıya döküldü. Dışarıda kuzey donuyla birlikte ateşin önünde resimler bir araya getirildi. Tüm bunlarla öğreniyor ve değişiyorduk. Jineolojînin herhangi bir çalışması ile etkileşim gibi, tek yönlü bir yol değil, bir sohbetti. Jineolojî sizi olduğunuz yerde bırakmıyor. Sizi ne düşündüğünüzü ve ne hissettiğinizi daha da derine indirmeye, bunu birlikte yapmaya ve hepimizin yaptığı gibi kim olduğunuzu bulmaya sevk ediyor. Erkeği öldürme teorisi elbette sadece jineolojînin bir parçası değildir, bir bütün Kürt Kadın Hareketi ile bağlantılıdır. Bu bölümü veya diğer herhangi bir bölümü hareketin bütününden ve onun mücadele tarihinden ayrı olarak ele alamayacağımızı öğrendik. ‘Kadın Kurtuluş İdeolojisi’, ‘Kopuş Teorisi’ ve ‘Özgür Eş Yaşam’ hakkında bilgi edinmeye başladık. Ayrıca çok daha fazla broşüre ihtiyacımız olacağını da öğrendik!

Ataerkilliğe karşı isyanlar

Broşürü yazma sürecinin tam olarak ne zaman başladığını söylemek ne kadar zor ise, kesinlikle hiç bitmeyebileceğini söyleyebilmek de o mümkündür. Broşür yayınlandı, şimdi başlayabilecek tüm konuşmalara kapılar açık. Paylaştığımız bu kısa zaman diliminde bile, insanların bu konular hakkında konuşmaya aç olduklarını söyleyebiliriz. Geleceğin tartışmaları, yansımaları ve geri bildirimleri evvela onu yazmak kadar önemlidir. Broşüre, “erkeği öldürmek” çalışma grubunun nasıl oluştuğu ve bu broşüre neden ihtiyaç duyduğumuz ile başladık. Ataerkillik nedir sorusuna yanıt bulmayla çalıştık. Ataerkilliğin tanımını yapabilmek için tarihsel bir yolculuğa çıktık ve öncelikle alternatif olarak neolitik ve anaerkil toplumları, tarihteki cinsel kırılmaları, yaşamlarımızda ve duygularımızda ataerkillik konularını irdeledik. Kürdistan Özgürlük Hareketi’ndeki ‘erkeği öldürmek’ teorisinin kökenlerini ve içeriğini daha iyi anlamak için kadın ordulaşması, kopuş teorisi, kadın kurtuluş ideolojisi, kadın partisi ve özgür eş yasam kavramlarını irdeledik. ‘Neden erkekliği öldürmek’ sorusunda derinleşmek için Abdullah Öcalan’ın başlattığı teorik çerçeve, uygulama ve tartışmaları ele aldık. Bu temelde erkeği dönüştürme eğitim programları ve yine devam eden bir mücadele olarak erkeği dönüştürme projesine yer verdik. Ataerkil erkekliğe karşı isyanlar, özgürlüğe atılan doğru adımlar bölümünde Şehîd Fikrî Baygeldi, Şehîd Qadir Usta (Ereb) ve Şehîd Atakan Mahir’in bizlere ışık tutan mücadelelerine baktık. Erkek eğitimlerinden yansımalar bölümünde de enternasyonal erkek yoldaşların tepkileri üzerine düşünceler, Rojava’nin Qamışlo kentinde erkek işçilerle yapılan görüşmelerden gelen yanıtlar üzerine düşünceler ve  Rojava’daki eğitim programlarının deneyimlerine (Kobanê ve Cizîr Bölgesi) örnek  çalışma olarak yer verdik.

Yol gösterici örnekler

Erkeği öldürmek eğitim sürecimizin bir parçası olarak Bell Hooks’un yazılarına da bakmıştık. Siyah feminist, yazar ve aktivist olan Hooks’u broşüre dahil etmemiz önemliydi. Kürdistan’dan binlerce kilometre ötede ama aynı zamanda sömürge ve kapitalizm karşıtı olan Hooks, erkekler, erkeklik ve feminizm hakkında da çok şey yazdı. Görünüşe göre bu ataerkillik temaları, ezilenlerin baskıya karşı mücadele ettiği her yerde gündeme geliyor. Hem Siyah feminizmin hem de Kürt Kadın Hareketi’nin sömürgecilik karşıtı olduğunu cinsiyet, ırk ve sınıf sınırlarını aşan mücadeleden büyüdüğünü belirtmek de önemlidir.  Dünyanın her yerinde özgürlüğümüz için savaşan bu tür hareketlerin bize yol gösterebilecek örnekler olarak görülmesi önemlidir.

Erkeği öldürme broşürünü yazarken bu yolda bazı adımlar attık. Öğrendik ve öğrendikçe öğrendiklerimizi paylaşmaya yardım ettik. Kürt Kadın Hareketi’ni, birlikte yaptığımız çalışmaları ve bize verdiği gücü nerede olursak olalım taşıyoruz.