Özgür Kürdistan’ı müjdeleyen ruh

- Laleş Rênas
55 görüntüleme
Şimdiye mavi bir ağıt,
geleceğe  kızıl bir direniş bıraktılar…
Avaşin, kendi suyunun rengine benzeyen bir direnişin sahipliğini üstlendi. Ölüme bir meydan okuma hali olarak geçecek tarihe, yaşama yeniden başlangıç olarak.  “Mermilerin sesi kesilir ama bizi ölümsüzleştirecek olan tarihin sesini kimse kesemez” diyordu Werxelê’nin yiğit komutanı Çavre.

“Güzel şeyler hep tekrar etmeli, güzelliğin tekrarı yaşansın ki daha güzel olan açığa çıksın” demişti Avaşin’in cesur komutanı Cumali Çorum. 27 Kasım 1978’den beri olan dile geliyor, kendini Avaşin toprağında gün yüzüne çıkartıyordu. Güzellik ve fedailik yeniden tanımlanıyor. Avaşin’de yaşananlar, konuşulanlar tarih ötesinden bize sesleniyor. Mam Reşo’da, Zendura’da, Arisfaris’te, Werxelê’de direnen ses; 1972’lerde genç bir grubun ilk seslerinin büyüyen haliydi.
Bir arkadaşlık hikayesiydi dile gelen. Fırtınalı yıllarda Önder Apo ve grup arkadaşlarını bir araya getiren de bu duyguydu. Amaçları, göğü faşizmin yarattığı siyahlıktan arındırmak ve tekrar maviye büründürmekti. Bu ise savaşmayı, boğuşmayı gerektiriyordu. Yol belirlenmiş, söz verilmişti. Yön diyardı, evet bedeller verilecekti ama başarı sağlanacaktı ve özgürlük tek mutlakiyetti. Özgürleştirecek tek kaynak ise direnişti.

“Dönülmez”

Mahir Çayan; 1972’de Türkiye Halk Kurtuluş Ordusunun genç önderleri olan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ı düşmanın elinden kurtarmak adına yoldaşlarıyla birlikte faşist rejime baş kaldırır. Dudaklarından dökülen şu sözler kulak zarlarından usulca içeri girer; “Devrim yolu engebelidir, dolambaçlıdır, sarptır. Bazıları düşer, gerilerde kalırlar. Bazıları ise yolu açar. Burada el titremesine, tereddüde ve kararsızlığa yer yoktur.” Mahir Çayan’ın yoldaşlarıyla birlikte bulundukları eve baskın olur. Teslim olun çağrılarına; “Biz buraya teslim olmaya, geri dönmeye değil, ölmeye geldik” der ve çatışır. Bu duruştan etkilenen Rêber Apo ilk grup aşamasının ilhamına kavuşur. Bundan 43 yıl önce Rêber Apo ve yol arkadaşları bir halkın özgürlük öyküsünü yazmak için yola koyuldular. Nefes nefese bu davayı örmeye başladılar. İnanç büyüdü, inanç büyüdükçe gruplaşma ortaya çıktı. İki cesur insan Kemal Pir ve Haki Karer ile birlikte “anlamın ve hissin” insanını yaratmaya koyuldular. Haki Karer’in şehadeti ardından ‘Kuruluş Bildirgesi’ yayınlanarak, “Şehitler, kazanımlarımızdır” şiarıyla artık PKK “dönülmez yol” tanımına kavuşturuldu. ‘Dönülmez yol” binlerce cesur kahramanı taşıdı dağlara. Yüzlerce destanı yarattı. 43 yılı geride bırakan Özgürlük Hareketi, her geçen güne bir anlam, bir kazanım, bir devrim sığdırdı. Faşizmin duvarlarını özgür yaşamda ısrar düsturu ile vurdu.

Baş eğdirmeyen ruh

44 yıllık bu yenilmez ruh, yedi aydır Avaşin’de, Zap’ta, Zendura’da yeni direniş destanları yazdırıyor. Avaşin’e bağlı Werxelê alanında vuku bulan Haki Karer, Kemal Pirler’in ruhu, devrim inancıdır. Zalim ve zulüm karşısında ser verip sır vermeyenlerin ruhudur. 44 yıldır çağın yeryüzündeki kötülük tanrılarına karşı baş eğmeyenleri yürüten ruhtur. Bu ruh, eski dönem Roma’sının köleleştirme politikalarına karşı kılıcı ile savaşan ve hür bir insan  olarak anılan Spartaküs’ün cesaretinin özgürlük savaşçılarının direnişinde dile gelmesiydi. Bu ruh; arkadaşlarını Alman nazi faşizmine ihbar etmedi diye idam edilen 17 yaşındaki Yugoslavyalı devrimci Lepa Radic’in canlanan ruhudur. Maviye ses verip ağıtları yakarken bile kızıl bir direnişi müjdeleyen ruh. Bu ruh; Kamuran, Rûken, Mahir, Cumali, Dilvîn, Celal, Amara, Zinarîn, Nalîn, Çavre, Tolvîn, Canşer, Adıl idi. Bu ruh; 2021’de Werxelê’de ölüme meydan okuyan genç yüreklerin cesaretiydi. Şairler, yazarlar, öykü/hikaye anlatıcıları, romancılar ölümle ilgili onlarca betimleme ve tanım yapmışlardı. Söz konusu devrimciler olunca bütün bu tanımlar, betimlemeler değişime uğrar.   Çünkü devrimciler, söze anlamı, melodiye ilk tınıyı verendir.
Onlar, yüzleri güneşe, toprağa, ateşe dönük ilerleyip, Rêber Apo ve yol arkadaşlarının 1972’de açtığı yolu öteye taşıyanlardır.

Onbinlerin büyük başarısı

Onların yedi aylık direnişi, düsturu tecavüz, işgal, kan, katliam olan ölüm ordusunun hevesini kursaklarında bıraktı. Savaşamayan askerlerin onursuzluğuna onursuzluk ekleyen, beklentisini karşılamayan tekniğine şaşırıp kalan, iç ihanetleriyle kendi kendini yiyen neçar kafalar Werxelê’de bir şkeftin kapısı önünde çözüldü. Son çare olarak kimyasala sarılan, direniş kapılarına benzin sızdıran metalden ordu, gerillanın direnişi karşısında çoktan çözülüp kaybetmiştir.
Ülkeyi kadınlar mezarlığına dönüştüren, kadını varlık ve anlam öznesi olmaktan çıkartan, ruhu ve kemiklerine kadar onu sömüren geri erkek kafalar, onur abidesi Kürt kadın savaşçıları karşısında ufaldıkça ufalıyor.
“Zafer”, çağdaş amazonlar olan YJA Star gerillalarının korkusuz savaşı ile işgalcilerin boğazına yapışıp kalmıştı. Tepe Sor ve Werxelê’de Çavre, Dilvîn, Amara, Hevîdar ve Zinarîn öncülüğündeki direniş işgalcinin ciğerlerini deldi. Gün geçtikte duvarları yıkılan faşizmin beslendiği lağam çukuru da kurumakta. İşte bu Rêber Apo ve yol arkadaşları Haki Karer, Kemal Pir, Mazlum Doğan, Sakine Cansız ve onbinlerin büyük başarısıdır. 44 yıllık amansız kavganın yarattığı bu başarı, Werxelê’de canlanan bu ruh özgür Kürdistan’ı muştuluyor. Yeter ki her özgür Kürt ferdi, tarihsel bu mirasa sahip çıksın, korkusuz savaşçılarının yanı başında dursun.