- Ronahi SERHAD
230 views
Kürdistan kadın özgürlük tarihimizde ayrı bir yeri olan Ekim ayı şehitlerimiz, destansı mücadelemizin özüdür, çizgisidir. Ekim Şehitleri olarak sembolleşen her bir öncümüzün temsil ettiği gerçeklik, taşıdıkları misyon ve eylemiyle bağlantılıdır.  Ekim ayı şehitleri, kadın mücadelesinin amaca göre örgütlenmedeki gelişimi, eylemin büyüklüğünü, öncülüğün iradeleşme ve toplumsal mücadele düzeyini gösterir. Kürt, Türk, Alman, Çerkez, Arap her ulustan kadınlar Kürdistan dağlarında buluşarak,  Rêber Apo çizgisinde bütünleşerek, tek bir amaca kilitlenerek, ortak ruhla savaşarak geleceğe büyük bir miras bıraktılar.

İhanetle hesaplaşma

Sadece kendi dönemlerinin kahramanı, öncüsü, militanı değil, tüm zamanların özgürlük çağlayanı; faşizme, sömürgeciliğe, emperyalizme, cinsiyetçi-milliyetçi-gerici tüm iktidarlara ve beslendiği erkek egemen sisteme karşı her daim mücadele çağrısı oldular. Büyük yaşadılar, büyük eylemin sahibi oldular, büyük başardılar. Az zamana büyük devrimsel gelişmeler sığdırdılar. İhanete ve komploya karşı intikam yemini oldular. Savaşın özgürlükle, yaşamla bağını kurarken, yeni bir felsefeyle yeni bir dünyayı yaratmanın mümkün olduğunu kanıtladılar. Beklenenin çok çok ötesine geçerek toplumun umudu haline gelen kadınlar olarak tarihte yerlerini aldılar. Öyle çoğaldılar ki adları yüzlerce kadında yaşadı, mücadele mirasları daha büyük örgütlenme andına dönüştü. Yaşamları özgür kadın modeli olarak dillerden dile anlatıldı, nesilden nesile aktarılıyor. Temsil ettikleri yeni değerler, mevcut toplumsal değerlerin, yaşam anlayışının sorgulanmasını güçlendirdi. Yeniden kadınlaşmanın, özgür kadınla özgür erkeği yaratmanın mücadelesine dönüştü. Ekim Şehitleri emeği, zorluğu, sancısı ve başarılarıyla kadın ordulaşması ve partileşme sürecinin varlık kazanmasını sağladı. Daha da sıralayabileceğimiz bu nedenlerden dolayı Ekim şehitleri, mücadele tarihimiz ve geleneğimizin kilometre taşıdır. Kürdistan’ın sömürge koşullarında, düşman kanununun tek yasa olarak uygulandığı şartlarda kadın özgürlük devrimcisi olarak dağlarda, şehirlerde, zindanlarda özgür iradeyi savunmak, onuruna sahip çıkmak ve düşmanın askeri imha dahil inkar ve özel savaş saldırılarını boşa çıkarmak, toplumda direniş ruhunu ortaya çıkarmak hiç de kolay olmadı. Ekim Şehitleri, dönemin koşulları, düşman saldırıları ne olursa olsun her zaman başarının mümkün olduğunu gösterdiler. İlke ve çizgiyi mücadele pratikleriyle şekillendirdiler, militan öncülük özelliklerini keskinleştirdiler. Özelde ihanetle özdeşleşmiş KDP’ye ve komplocu güçlerin tasfiye saldırılarına karşı Apocu fedai ruhla savaşarak teslimiyet çizgisini yerler bir ettiler.  Beritan-Gülnaz Karataş, Azime-Mihriban Saran, Bermal-Güler Otaç, Rewşen-Leyla Kaplan, Zeynep-Gurbetelli Ersöz, Canda-Sanem Bertan, Meryem Çolak, Sarya-Nursen İnce, Helin Çerkez-Nermin Akkuş, Ronahi-Andrea Wolf, Rotinda-Aynur Artan, Kurdê-Selamet Menteş, Çiçek Gabar-Guhar Çekirge, Çiçek Botan- Hacer Kaya, Ruken Bingöl-Sevcan Algünerhan ve Geliyê Tiyarê ölümsüzleri, Rojin Gewda, Arin Mirkan -Dilar Rencxemis, Gülnaz Ege-Nuran Er, Nagihan Akarsel görkemli direnişleriyle özgürlüğün temsili oldular.

Kadın gerillacılığı onun emeğiyle mayalandı

Ekim şehitlerinden Azime (Mihriban Saran) arkadaş, büyük bir iddiayla kadın gerillacılığını Kürdistan dağlarında mayalandıran yüzlerce devrimci kadından biriydi. O tarihlerde Kürdistan dağlarında bir kadın olarak var olmak, varlık gösterebilmek başlı başına bir devrimdi. Faşist cunta rejiminin kökleştiği 12 Eylül 1980 darbesinden sonra ilk gruplarla Önderlik sahasına ulaşmayı başaran az sayıdaki kadın arkadaşlardandı. Özgürlük saflarına katılmadan önce öğretmenlik mesleğini yapan Azime yoldaş, Önderlik sahasında aldığı eğitimle güçlü bir öncü kadın oldu. Kadınların askeri örgütlenmesinde, kurumlaşmasında ciddi bir emeği olan ve komutanlık yapan Azime arkadaş Botan’da 1994’te şahadete ulaştığında kadın gerillacılığında örnek bir komutan olarak ölümsüzleşti, onun mücadele yaşamı kadın ordulaşmasında güven kaynağı oldu.

Binlerce Beritan dağlarda

Ekim şehitlerinin bu şekilde sembolleşmesinde 1990’lardan itibaren devreye giren ihanetçiye çizgiye karşı mücadele önemli bir yer tutar. Ekim şehitleri bir anlamda ihanete karşı Kürdistani değerlere sahip çıkma, teslimiyete karşı savaşın ve direnişin kararıdır. Bu kararlılığı uçurumlardan kendini atacak kadar gösteren Beritanların kararlılığıdır. Şehadetiyle ihaneti titreten, sömürgecilere ne olursa olsun mücadelesinden geri adım atmayacağını gösteren Beritan’ın (Gülnaz Karataş) artık bir çizgi haline gelişidir. Üniversiteden özgürlük dağlarına yol alan Beritan yoldaş, 1992’de Xakûrke’de son kurşununa kadar savaşıp son nefesini uçurumlarda vererek, kadın ve halk olarak varlığını korumanın özgürlük ilkesi oldu. Onun direniş çizgisi tüm Kürdistan’a yayıldı. Beritanlaşma teslimiyete, ihanete, komploya ve sömürgeciliğe karşı özgürlük bilincinin zirveleşmesi anlamını taşıdı.

Halk çizgisi olarak Beritanlaşmak

Bugün de aynı çizgide KDP ve soykırımcı faşist TC’ye karşı savaşan kadın gerillaların her biri birer Beritan’dır. Çağın vahşetine karşı insanlık onurunu, ilk kutsalların yaratıldığı toprakları, kadın özgürlük değerlerini savunuyorlar. Bu nedenle Beritan çizgisi sisteme, düşmana, gericiliğe, baskıya, zulme, haksızlığa karşı susmayan tüm kadınların mücadele kimliğidir. Özgürlük isyanıdır, toplumsal ayaklanma iradesidir. Beritanlaşmayı salt askeri güçlerin direniş çizgisi olarak algılamayı aşıp halk savaşı çizgisi olarak kavramak ve uygulamak gereklidir.

Her halktan kadınların birliği

Sadece 1992 yılı değil onun sonrasındaki yıllar ve sonrasındaki Ekim ayları da ihanete karşı mücadele sembolleriyle doludur. Faşist Türk devletinin her zaman yaslandığı temel unsur KDP işbirlikçiliği olmuştur. Defalarca geliştirdikleri ortak askeri imha saldırıları gerillaların en çetin direnişiyle boşa çıkarılmıştır. Türk devletinin aynı amaçla 1997’de gerçekleştirdiği operasyona karşı fedaice savaşan sayısız yoldaşlarımızdan Zeynep (Gurbetelli Ersöz) , Meryem Hazar Çolak, Canda Türk (Sanem Bertan), Helin Çerkez (Nermin Akkuş), Sarya (Nursen İnce) yoldaşlar da Beritan’ın ardılları olarak Ekim ayında yıldızlaştılar. Karadenizli Çiğdem arkadaş da (Hüsna Akgül) de 10 Ekim 1995’te TC-KDP saldırısında ölümsüzleşti. 23 Ekim 1998’de Çatak’ta Türk devlet güçlerinin saldırısı sonucu şehit düşen Ronahi (Andrea Wolf) arkadaş da dahil olmak üzere Ekim şehitleri aynı zamanda hangi halktan olursa olsun kadınların özgür yaşamdaki ısrarı ve birliğinin de sembolüdür. Kürt, Türk, Çerkez, Alman, Arap kadınlar devrim saflarında yerlerini alarak kapitalist sisteme karşı mücadele etmiş, bugün daha da büyüyen demokratik ulusun, demokratik konfederal sistemin temelini atmışlardır.

Güneşimizi Karartamazsınız öncüleri

Ekim Şehitleri, uluslararası komployla hesaplaşma ve Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlama amacıyla mücadeleyi yayma ve büyütmenin de kararlaşmasıdır. 9 Ekim 1998 uluslararası komplosuna karşı bedenini ateşten çember yapan Güneşimizi Karartamazsınız Eylem Şehitlerimizi Rotinda ve Kûrde yoldaşlar şahsında bir kez daha saygıyla anıyoruz. Uluslararası komployla Rêber Apo şahsında kadınların, Kürt halkının ve kader birliği yapan Ortadoğu halklarının özgürlüğü esaret altına alınmak istendi. Kürt halkına soykırım politikası dayatılırken, öncüleri tasfiye ve Özgürlük Hareketi terörize edilerek karşı mücadele ve direniş bitirilmek istendi. Kadınların ve toplumun teslim alınması amaçlandı. Özgürlük tarihimizde Ekim ayı Şehitleri erkek egemen sisteme, komplocu zihniyete karşı direnişin, mücadelenin yükselişini temsil eder. En son 4 Ekim 2022’de Süleymaniye’de Jineoloji Akademisi Üyesi Nagihan Akarsel’in katledilmesi faşist Türk devletinin kadın özgürlük fikriyatından ne denli korktuğunu göstermiştir. Biliyoruz ki, hiçbir saldırı, katliam kadınları özgürlük amacından, eyleminden ve örgütlenmesinden alıkoyamayacak, vazgeçiremeyecektir. Jineoloji bilimiyle aydınlanmış kadınlar, toplumun yeni zihniyet dünyasıdır. Jineolojinin toplumsal bilinç düzeyi kazanması, kapitalist devlet ve iktidar sisteminin zihniyetiyle birlikte çözülerek, çökmesini getirecektir. Nagihanlar bu uğurda mücadele bayrağını taşırken vuruldular. Kanları yerde kalmayacak, emekleri yarım kalmayacaktır.

Tarihi kör düğümü İmralı’da çözmek

Kadın Hareketi olarak Ekim Direniş Şehitlerini anma, komplocu güçlere ve kadın düşmanlarına karşı yeni bir hamlesel mücadele dönemini radikal örgütleme, kadın devrimini gerçekleştirmedir. Uluslararası komplonun başlangıcı olan 9 Ekim 1998’den bu yana tam 25 yıldır Rêber Apo şahsında uygulanan tecrit ve savaş kadınlara, halklarımıza kırım, mutlak faşizm, ekonomik yıkım, düşünsel ve fiziki teslimiyet dayatmasıdır. Kapitalist sistem güçlerinin ve faşist Türk devletinin İmralı tecridinde ısrarı, kadınlar üzerindeki baskı ve kölelik sisteminde ısrarıdır. Tarihi kör düğümü değiştirmek için mücadele eden kadınların imha edilmesidir. İmralı tecridinde ısrar, Kürt halkına dayatılan soykırım ve darbe mekaniğinin sürdürülmesidir. Kürt sorununun inkar ve imha politikası cenderesinde tutulmasıdır.  İmralı tecridinde ısrar, savaş rantıyla iktidarlaşan ve faşizmle toplumu susturan, dincilik ve milliyetçilikle kendisini örgütleyen, cinsiyetçiliği derinleştiren tek adam rejimi Erdoğan’ın Türkiye’de, Barzani’nin Başûre Kurdistan’da saltanatını sürdürmesidir. İmralı tecridinde ısrar, halkları birbirine düşmanlaştırma politikasıdır. Türkiye ve Ortadoğu’nun demokratikleşmesini engelleme, Kürt sorununu çözümsüzlüğe mahkum ederek çıkmazı dayatmadır. Ortadoğu’yu savaş sarmalında tutmadır. AKP-MHP faşizmi herkesi esaret altına almışken, dincilik-milliyetçilik-cinsiyetçilikle toplum kuşatılmışken, kapitalist modernite güçleri çıkarları uğruna halkları kurban edip dünyayı yok ederken, ekolojik yıkımı dehşet düzeyinde sürdürürken tecrite son vermek herkesin özgür, demokratik, ekolojik yaşamı için gereklidir. Bu anlamda Rêber Apo’nun özgürlüğünü merkeze alarak mücadeleyi Kürdistan, Ortadoğu ve dünya çapında sürdürmek ve bütünlüklü yürütmek elzemdir. Ekim Şehitlerimizin izinde komplocu, sömürgeci, egemen erkek dünyasına karşı savaşımızı, mücadelemizi kararlıca sürdüreceğiz, JIN JIYAN AZADİ felsefesini yayarak kadın devrimini gerçekleştireceğiz.