Diana Elizabeth Hamilton Russell, Güney Afrikalı feminist bir yazar, akademisyen ve aktivistti. Kadınlara yönelik cinsel şiddet üzerine 45 yılı aşkın süre araştırmalar yaptı. Evlilik içi tecavüz, kadın cinayeti, ensest, kadın düşmanı cinayetler ve pornografi üzerine çok sayıda kitap ve makalenin yazarıdır. Hayatını kadınlara karşı işlenen suçlarla mücadeleye adamış bir sosyologdu.
Diana Russell, 6 Kasım 1938’de Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde dünyaya geldi ve orada büyüdü. Babası James Hamilton Russell Güney Afrikalı, annesi Kathleen Mary ise İngilizdi. Ailesinin altı çocuğundan dördüncüsüydü ve ikizi vardı. Kızlara özel bir Anglikan yatılı okulu olan Herschel Kız Okulu’nda eğitim gördü. Cape Town Üniversitesi’nden psikoloji alanında lisans derecesini aldı ve ardından 19 yaşındayken İngiltere’ye gitti. İngiltere’de, London School of Economics and Political Science’da Sosyal Bilimler ve Yönetim alanında Yüksek Lisans Diploması’na kaydını yapıp 1961’de Üstün Başarı ile Diploma’yı geçti ve programdaki en iyi öğrenci ödülünü aldı. 1963 Sonbaharı’nda Harvard Üniversitesi’nde disiplinlerarası bir doktora programına kabul edilince ABD-Boston’a taşınarak sosyoloji ve Güney Afrika’daki apartheid karşıtı hareketle başlayan devrimci hareketler üzerine araştırmalarını yoğunlaştırdı. Sosyoloji profesörü olduktan sonra, Kaliforniya-Oakland’daki Mills College’da ders verdi ve üniversitenin sunduğu ilk kadın dersini aldı. Programı, Mills College’in, ABD ve dünyada türünün ilk örneklerinden biri olan yenilikçi Kadın Çalışmaları programının temelini oluşturdu.
Güney Afrika’daki apartheid rejim karşıtı, radikal bir aktivist
Russell, bir yandan da Güney Afrika’daki apartheid rejimi karşıtı hareket içinde yer alarak radikal bir aktivist olma yoluna girdi. 1963 yılında, Güney Afrika Liberal Partisi’ne üye oldu. Cape Town’daki barışçıl bir protesto eylemi sırasında diğer bazı parti üyeleri ile birlikte tutuklandı ve Afrikalı Beyaz devlet polisinin şiddet ve baskısına karşı şiddet içermeyen stratejilerin sonuç alamayacağını anladı. Apartheid ile mücadele eden, hükümet mallarını bombalama ve sabote etme stratejisi yürüten illegal bir devrimci hareket olan Afrika Direniş Hareketi’ne (ARM) katıldı. Sosyal ve politik değişim stratejileri ve taktiklerine ilişkin geliştirdiği analizi, “İsyan, Devrim ve Silahlı Kuvvet: Küba ve Güney Afrika’ya Özel Vurgu Yapılarak On Beş Ülkenin Karşılaştırmalı Bir İncelemesi” (1974) adlı kitabında genişçe açıklanmaktadır.
Araştırmacı, yazar, akademisyen ve radikal bir mücadeleci
Diana Russell akademik kariyeri boyunca kadınlarla 900’e yakın uzun röportaj gerçekleştirdi ve bu röportajlar kitaplarının temelini oluşturdu. Araştırma ve yazılarının odaklandığı temel konulardan biri, tecavüz ve erkeklerin kadınlara yönelik cinsel sömürü ve istismarının diğer biçimleriydi. “The Politics of Rape” (Tecavüz Politikası, 1975) adlı kitabında, ‘tecavüzün sapkın sosyal davranışlar yerine sosyal olarak tanımlanmış erkeklik algılarının bir göstergesi olduğunu’ savundu. Bu konuda başka kitaplar da yazdı. “Evlilikte Tecavüz” (1982), “Cinsel İstismar: Tecavüz, Çocuk Cinsel İstismarı ve İşyeri Tacizi” (1986) bunlar arasındadır. Ensest cinsel istismar üzerine ilk bilimsel araştırma çalışmalarından birini 1986 yılında yayınladı: “The Secret Trauma: Incest in the Lives of Girls and Women” (Gizli Travma: Kadın ve Kızların Yaşamlarında Ensest). Bu çalışması, 1986’da C. Wright Mills Ödülü’ne layık görüldü. 1993’te, erkekler tarafından ve onlar için üretilen pornografiyi ve kadınlar üzerindeki etkisini araştırmaya başladı. Çalışmaları sonucunda, pornografiye feminist bir bakış açısı sunan “Making Violence Sexy: Feminist Views on Pornography” (Şiddeti Seksi Hale Getirmek: Pornografi Üzerine Feminist Görüşler) adlı bir antoloji düzenledi. 1994 yılında, “Pornografiye Karşı: Zararın Kanıtları” adında, 100 pornografik fotoğrafın yer aldığı, pornografinin erkekleri tecavüze teşvik ettiğini ve tecavüz olaylarının artmasına yol açtığını ortaya koyan bir kitap yayınladı.
‘femicide’ terimini türetti
Russell, 1976’da ‘feminine’ (dişil) ve ‘homicide’ (cinayet) kelimelerini birleştirerek, kadın cinayeti demek olan ‘femicide’ terimini türetti. Böylece, “nefret, aşağılama, haz veya kadınlara yönelik bir sahiplenme duygusuyla” işlenen kadın cinayetlerini “kadınların erkekler tarafından kadın oldukları için öldürülmesi” olarak yeniden tanımladı. Amacı, bu terimi siyasallaştırmak ve kadınlara yönelik ölümcül suçların arkasındaki kadın düşmanlığına dikkat çekmekti. Ona göre, ‘cinayet’ gibi cinsiyet ayrımı gözetmeyen terimler durumu açıklamıyordu. ABD’deki kadın gruplarının ‘femicide’ terimine lakayt kalmalarından rahatsız olarak, ABD ve dünya genelindeki kadın gruplarına bu terimin kullanılmasını savunmayı sürdürdü. Irk temelli nefret suçları gibi, “kadın cinayetlerinin de (aynı zamanda) ölümcül nefret suçları” olduğunu ve erkeklerin kadınları öldürmesinin çoğunlukla “erkek egemenliğinin ve cinsiyetçiliğinin aşırı tezahürleri” olduğunu kabul etmenin gerekliliğini dile getirdi.
ilk Uluslararası Kadına Karşı Suçlar Mahkemesi’ni kurdu
İki yıl süresince diğer feministlerle lobi faaliyetleri sonucunda 1976’da Brüksel’de ilk Uluslararası Kadına Karşı Suçlar Mahkemesi’ni kurma başarısını gösterdi. “Femicide” (Kadın cinayeti) terimini de ilk kez bu mahkemede yaptığı bir konuşmada kullandı. Dört gün süren mahkemeye 40 ülkeden 2 bin kadın katıldı. Kadınlar cinsiyetleri nedeniyle maruz kaldıkları çeşitli şiddet ve baskı biçimlerine dair kişisel deneyimlerini aktardılar. Simone de Beauvoir mahkemeye bir mektupla katılım sağlamıştı ve açılış konuşması olarak okunan mektubunda, “Uluslararası Mahkeme’yi kadınların radikal dekolonizasyonunun başlangıcı olarak selamlıyorum” diyordu. Russell, mahkemeyi birlikte kurduğu Belçikalı feminist ve gazeteci Nicole Van de Ven ile birlikte mahkeme belgelerini “Kadına Karşı Suçlar: Uluslararası Mahkeme’nin Tutanakları” (1976) adıyla kitaplaştırdı.
İyi bir örgütleyici ve kurucuydu
Diana Russell, 1977’de, kar amacı gütmeyen bir Amerikan yayın kuruluşu olan Basın Özgürlüğü Kadın Enstitüsü’ne (WIFP) üye oldu. Enstitü, kadınlar arasındaki iletişimi artırmak ve kamuoyunu kadın odaklı medya biçimleriyle buluşturmak için çalışmaktadır. Aynı zamanda 1977 yılında kurulan dünyanın pornografi karşıtı ilk feminist örgütü olan Pornografi ve Medyada Şiddete Karşı Kadınlar (WAVPM) örgütünün kurucularından biriydi. Ayrıca, nükleer silahların geliştirilmesinde ataerkil yapının rolünü kınayan Feministlerin Nükleer Karşıtı Grubu-FANG’ın kuruluşunda da yer aldı. Diana Russell, 1987 yılında apartheid karşıtı hareketteki aktivistlerle görüşmek üzere Güney Afrika’ya döndü. Orada yaptığı röportajlar, onu “Cesaret Dolu Hayatlar: Yeni Bir Güney Afrika İçin Kadınlar” (1989) adlı kitabını yazmaya sevk etti. 1992’de, “Femicide: Kadın Cinayetlerinin Politikası” adlı bir antolojinin ortak editörlüğünü yaptı. Yukarıda belirtilen eserlerden ayrı olarak kaleme aldığı başka kitapları da vardır. “Cinsel İstismar: Tecavüz, Çocuk Cinsel İstismarı ve İşyerinde Taciz” (1984), “Nükleer Fallasileri Açığa Çıkarmak” (1989) bunlar arasındadır.
1993’te, ensest mağdurlarına faillerine karşı harekete geçmeleri için hukuki yardım sağlayan “Kadınlar Ensestle Mücadele Birliği” adlı bir örgüt kurdu. Yine, Güney Afrika’da ensest mağdurlarının deneyimlerini bizzat anlattıkları ilk televizyon programını yarattı.
Üretken bir akademisyen ve yorulmak bilmez bir eylem kadını
Meksika, Guatamala, Kosta Rika, Şili ve El Salvador gibi birçok Latin Amerika ülkesindeki feminist hareketler, Diana Russell’in siyasallaştırılmış “femicide” kavramını benimseyerek, kendi ülkelerindeki kadınlara yönelik ölümcül şiddeti ele almak için sosyal, politik ve yasal olarak başarıyla kullandılar. Diana Russell, “Gizli Travma” adlı kitabı ile 1986’da C. Wright Mills Ödülü’nü kazanırken 2001 yılında da Amerikan Hümanist Derneği tarafından Hümanist Kahraman Ödülü’ne değer görüldü. Üretken bir akademisyen ve yorulmak bilmez bir eylem kadınıydı. ABD, Güney Afrika ve Avrupa’da feminist gösterilerin ön safında yer aldı. Mahkemeler, tiyatrolar ve devlet kurumları önünde protesto eylemleri düzenledi. Kadın düşmanı işletmelerin duvarlarına feminist sloganlar yazıyor, gazete bayilerindeki pornografik dergileri imha ediyordu. Kızkardeşlik değerlerine sadık kalarak bir kadın topluluğunda yaşadı. Vefatından önce anılarını yazma sürecindeydi ve daha tamamlamamıştı. 28 Temmuz 2020’de, 81 yaşındayken, ABD’nin Kaliforniya Eyaleti’nin Berkeley kentinde solunum yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi.
