Şiddetin gerçek yüzü: Kadının hiç suçu yok

Sözün yankısı...

- editor
174 views
Jess Hill’in çalışması, erkek şiddetinin bireysel değil sistematik olduğunu gösterirken, kadınların “neden gitmedi?” diye sorgulanmasına güçlü bir yanıt veriyor.

Kadına yönelik erkek şiddeti çoğu zaman bireysel trajediler olarak anlatılır. Oysa gazetelerde gördüğümüz her “aile içi kavga”, her “kıskançlık krizi” ya da her “anlık öfke” haberinin arkasında çok daha derin bir gerçeklik yatıyor: sistematik bir iktidar ilişkisi. Kadının Hiç Suçu Yok adlı kitap, tam da bu gerçeğin üzerindeki sis perdesini kaldırıyor.

Avustralyalı gazeteci ve araştırmacı Jess Hill, yıllara yayılan saha çalışmaları, mahkeme dosyaları, uzman görüşleri ve kadınların tanıklıkları üzerinden erkek şiddetinin nasıl işlediğini ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Hill’in en önemli katkılarından biri, şiddetin yalnızca fiziksel saldırıdan ibaret olmadığını göstermesi. Kontrol etme, izolasyon, ekonomik baskı, psikolojik manipülasyon ve tehdit gibi yöntemler, erkek egemenliğinin gündelik araçları olarak karşımıza çıkıyor.

Kitap aynı zamanda sıkça sorulan ama yanlış kurulan bir soruyu tersine çeviriyor: “Kadınlar neden gitmiyor?” Hill’e göre asıl soru şudur: “Erkekler neden şiddet uyguluyor ve toplum bunu neden durduramıyor?” Bu perspektif değişikliği, sorumluluğu mağdurlara yükleyen yaygın söylemleri güçlü biçimde sarsıyor.

Kadının Hiç Suçu Yok, yalnızca şiddetin mekanizmalarını anlatan bir araştırma değil; aynı zamanda devlet politikalarından adalet sistemine, sosyal hizmetlerden medya diline kadar uzanan geniş bir eleştiri sunuyor. Hill, şiddeti mümkün kılan yapısal koşulları gösterirken çözüm yollarına da işaret ediyor: Erken müdahale programları, faile odaklanan politikalar ve kadınların güvenliğini merkeze alan bir yaklaşım.

Devrimci kadın hareketi açısından bu kitap önemli bir hatırlatma yapıyor: Kadına yönelik şiddet, bireysel bir “sapma” değil, patriyarkanın sürekliliğini sağlayan politik bir araçtır. Bu nedenle mücadele de yalnızca bireysel dayanışmayla değil, toplumsal dönüşüm hedefiyle yürütülmelidir.

Kadının Hiç Suçu Yok, erkek şiddetinin görünmez kılınan mekanizmalarını açığa çıkaran, kadınların deneyimini ciddiye alan ve sorumluluğun yerini doğru biçimde gösteren güçlü bir çalışma. Kadınların değil, şiddetin ve onu üreten düzenin sorgulanması gerektiğini hatırlatan önemli bir kitap.

Kitap: Kadının Hiç Suçu Yok
Yazar: Jess Hill
Orijinal Adı: See What You Made Me Do: Power, Control and Domestic Abuse
Çeviri: Duygu Akın
Yayınevi: Tellekt Yayınları
Basım Yılı: 2022
Tür: Araştırma / Toplumsal inceleme
Sayfa: 400 

 Jess Hill, Avustralyalı araştırmacı gazeteci, yazar ve konuşmacıdır. Çalışmaları özellikle kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet ve güç-kontrol ilişkileri üzerine yoğunlaşır. Gazetecilik kariyerine ABC Radio’da yapımcı olarak başlamış, daha sonra The Global Mail için Ortadoğu muhabiri olarak çalışmış ve ardından araştırmacı gazeteciliğe yönelmiştir. 

2014’ten itibaren özellikle aile içi şiddet ve “zorlayıcı kontrol” (coercive control) üzerine yaptığı araştırmalarla tanındı. Gazetecilik çalışmaları birçok ödül aldı; bunlar arasında Walkley Ödülleri ve Amnesty International Medya Ödülü de bulunur. 

2019’da yayımlanan kitabı See What You Made Me Do (Türkçede Kadının Hiç Suçu Yok), kadına yönelik şiddetin arkasındaki güç ilişkilerini inceleyen önemli bir araştırma olarak kabul edilir ve 2020 Stella Prize’ı kazanmıştır. 

Jess Hill, kadına yönelik şiddet üzerine yaptığı derinlemesine araştırmalarla tanınan önemli gazetecilerden biri ve çalışmaları dünya çapında feminist tartışmalarda önemli bir referans haline gelmiştir.